banner209

banner191

banner148

banner179

banner176

17.01.2008, 17:42

Trak Faciasının 64. Yıldönümü

 S/S TRAK 1938–1944

 

18 Ocak 1944’de İstanbul-Bandırma hattının en güzel ve Lüks yolcu gemisi, Devlet Deniz Yollarının gözbebeği güzel Trak Vapuru bu tarihte bir kaza neticesi batmıştır.

Belki bugün hatırlayanı azdır ama Trak zamanının en lüks gemilerinden biridir.

Bu zamana kadar Denizyolları bünyesinde bulunan tüm gemiler 2. el olarak satın alınırken Büyük Kurtarıcı Atatürk’ün emriyle Almanya’da yeni inşa olarak yaptırılmıştır.

İsimleri de yine Büyük Kurtarıcı Atatürk tarafından verilmiştir. 

Bu devirde Trak’ın kardeşleri Sus ,Marakaz ve diğerleri Tırhan Etrüsk ve Kadeş   gibi 1938 Mayıs’ında Devlet Denizyolları bünyesine katılan Trak 75 metre boyunda 11 metre eninde saatte 19 mil hız yapabilen 1414 Grostonluk bir teknedir.

Alman, Kiel tezgâhlarında Krup yapımı bu gemi biridir.

Merhum Gazeteci  Celal Ergun'un 1938 yılında yazdığı,  "Güzel Trak'ın İlk Seferi" başlıklı yazıda o günlerin İstanbul'u ve gemiye duyulan merak şöyle anlatılıyordu:

"Aylardan beri bütün Marmara mıntıkası halkının beklediği Trak nihayet geçen hafta geldi. Dörtte üçü denizle çevrilmiş Türkiye Cumhuriyeti halkı için bundan daha mes'ut bir hadise olamaz. Çünkü ecdadı denizci olan bir milletin elbette deniz filolarına muhabbet ve sevgisi aşikârdır. Misal mi istiyorsunuz?.. Sabahları Kadıköy'den gelirken vapur daha köprüye yanaşmadan halkın hücum edercesine Trak'ın bulunduğu tarafa koşması ve herkesin yüzünde sevinç âsarının görülmesi yetişmezse, Pazar günü Galata'dan kalkarken binlerce halkın yaşa nidaları ve alkışları zannedersem Türk milletinin denizciliğe olan merbutiyyetini [bağlılığını] ispat eder. Türk denizcidir. Evet! Geçenlerde limanlarımızdan birine giden donanmamızı gezmek için gelen halkın hepsini alamıyan kumandana ağlıyarak yalvaran, Yavuzu görmek için donanma ianesi [para yardımı] olarak 300 lira vermeyi kabul eden ve yine Yavuz'un dağıttığı rozetlere iane vermek isteyen ve sonra da uğradığı her limanda, merkezden ta şehrin ortalarına kadar takı zaferler, halılar seren millet donanmayı, denizi ve vapuru seviyor demektir. O bunun hakkıdır da... İlk seferi için Galata limanından yola çıkmıştır Trak gemisi... Mudanya'ya yapılacak bu ilk seferin yolcuları arasında Denizbank Genel Müdürü Yusuf Ziya Öniş, Amiral Şükrü Okan, Deniz Ticaret Müdürü Müfit Necdet ile üniversite dekanları, hocalar, bürokratlar, diplomatlar ve onların eşleri de vardır.

22 Mayıs pazar günü program mucibince saat 8,45 geçe İstiklâl marşı ile rıhtımda biriken binlerce halkın alkışları arasında hareket ettik.

Bizim hareketimizle beraber limanda bulunan bütün vapurlar Türk Deniz Ticaret filosunun bu ilk yeni ve gelin kadar zarif ve süslü gemisini düdük çalarak selâmlıyorlardı.

Hareketimizle limandan çıkışımız pek ani oldu.Şöyle bir gemiyi gezdim; her köşede bir neş'e, her salonda bir canlılık, kimi makine dairesini geziyor, kimi sür'atini tetkik ediyor, kimisi güverteye çıkmış denizin mavi köpüklerine bakıyor.

Bir ara bu geminin bahtiyar süvarisi Kenan Özeş’le karşılaştım.

Dünya gemilerinin en genci Trak hakkında bazı malûmat istedim.

Bütün denizcilere has nezaketle ricamı kabul ederek anlattılar.

'Vapur en son teknik icaplara göre yapılmıştır; sür'ati saatte 19 mildir. Makinasının devir sür'ati 250 dir. Makine 18 mille çalıştığı zaman 3600 ve 19 mille çalıştığı zaman da 4000 beygir kuvvetindedir. Makine türbin ve kazanın tazyiki 15 atmosferdir. Yani 350 libre tazyik demektir. Dümen çok iyi oturtulduğu için geminin manevra kabiliyeti de o nispette kolaydır. Kazana gelince su boruludur. Başka gemilerin hazırlanması arasında çok fark vardır. Meselâ bizim gemi yarım saatte sefere hazır bir vaziyete gelebilir. Halbuki diğer gemiler 12 saatte ancak hazırlanabilirler. Vapurun telefon merkezi, telsiz tertibatı, yangın ihbar cihazları, otomatik iskandil âleti, sahille mesafeyi ölçen âlet vardır ki bu âlet sisli havalarda çok işe yarar. Bundan başka geminin en mühim ihtiyacı olan hava ve sıcak, soğuk su tertibatı vardır.'

Süvari Kenan Özeş’e teşekkür ederek ayrıldım.

Deniz çarşaf gibi, 18 mille seyreden vapurumuzun arkada bıraktığı köpüklere bakıyorum.

Denizyolları'nın son Mudanya seferini yapan emektar Ülgen vapuruna yetişiyoruz ve her iki tarafın mütekabil selâmları arasında uzaklaşıyoruz.

Bir aralık Denizbank Umum Müdürü Yusuf Ziya Öniş'in vapuru dolaştığı ve bütün davetlilerin ayrı ayrı hatırını sorarak ellerini sıktığını gördüm.

Arkadan bir arkadaş sesleniyor: Armutlu göründü. Hakikaten soluma bakıyorum memleketimizin bu şirin ve yemyeşil ağaçlıklı köyü nazarlarla ne kadar hoş görünüyor.

Biraz sonra Mudanya iskelesi ve kalabalık bir halk kitlesi...

Mudanya iskelesi bu özel gün için bayraklar ve defne dalları ile donatılmıştı.

Otomobil ve otobüslerle gelen Bursalılar iskelede gemileri Trak'ı beklemekteydi...

Trak ile gelen konuklar otobüs ile Bursa'ya geçtiler, istanbul'dan Mudanya'ya iki saatte gelen Trak yolcuları, 36 kilometrelik yolu bir saate yakın bir sürede aldılar böylece.

Çelikpalas'da konakladıktan sonra Bursa'da Yeşil Camii'i, Sümerbank Merinos Fabrikası'nı ziyaret ettiler. Ve akşam saatlerinde tekrar İstanbul'a döndüler."

***********

Eski Türk kökenli Trak kavminden olan bu gemimiz 1938’den 1944’deki batışına kadar Marmara hattında seferler yapmış halkın çok sevdiği güzel Trak dediği bir teknedir.

Daha pek çok hizmet edebilecek durumda iken talihsiz bir kaza onu bizlerden alıp Marmara’nın sularına gömmüştür.

Bu facianın oluş nedeni fırtınada geminin ufaklığı nedeniyle istenilen şekilde gemiye hakim olamayıp geminin (Aya Andrea kayalıklarına) Fener Adası kayalıklarına bindirerek batmasıdır.

Kapıdağ  Yarımadası bünyesinde ki bu kayalıklara bindiren Trak 18 Ocağı 19 Ocağa bağlıyan 1944 gecesinde ilk imdat sinyalini 11.55’te veren Trak kayalıklara bindirmiş 5–10 dakikada su alan Trak yan yatmış batma tehlikesi arz etmiştir.

Bunun üzerine Suvari Nedim Cemşit Gemiyi terk emri verip kayalıklara çıkılmasını istemiştir. 

Artık facia başlamıştır.

İstanbul’dan Alemdar Sus Bandırma’dan Çanakkale vapurları kaza yerine yollansa da havanın kar yağışlı fırtınalı ve karanlık oluşu personelin kurtarılmasını engellemiştir.

Gemiyi terk sırasında veya kayalıklara tırmandıktan sonra soğuktan ölen personel çok kayıp vermiştir.

Kazazedelerin ilk kurtarılışı fenerdeki bekçinin ve Sus vapurunun sandallarının ulaşmasıyla başlamış kurtarılan kazazedeler Sus’a alınmışlardır.

***********

19 OCAK 1944 GÜNÜ BATAN TRAK GEMİSİNİN MÜRETTEBAT LİSTESİ

S.No  Görevi Sicil No Adı ve Soyadı Durumu

  1. Kaptan  557 Nedim CEMŞİT Gaip Olmuştur.
  2. 2.Kaptan 1851 Arif TURAN Gaip Olmuştur.
  3. Baş Makinist 706 Sabri DENGİZ Bandırma'da Defnedilmiştir.
  4. 2.Makinist 762 Cahit SAYDUN Kurtuldu
  5. 3.Makinist 790 Osman DALGAKIRAN Gaip Olmuştur.
  6. G.Lostromosu 639 Nazmi BULUT Kurtuldu
  7. Ambarcı 2257 Şevket İŞGÖREN Kurtuldu
  8. Dümenci 1098 Mansur KATMER Kurtuldu
  9. Dümenci 2027 Ahmet DENİZ Kurtuldu
  10. Gemici 2684 Mustafa KAYIN Mezunen İstanbul'da kalmıştır.
  11. Gemici 2576 Yunus Delişmen Kurtuldu
  12. Gemici 3255 Abdülmecit YÜCEL Kurtuldu
  13. Gemici 3171 OsmanYETKİNER Bandırma'da Defnedilmiştir.
  14. Mk.Lostromosu 191 Ahmet DEMİRKAN Kurtuldu
  15. Mk.Lostromosu 367 Halit DEMİREL Kurtuldu
  16. Yağcı 391 Ali Alaca Bandırma'da Defnedilmiştir.
  17. Yağcı 546 Kadir YILDIZ Kurtuldu
  18. Yağcı 2609 Rüştü ARMAĞAN Bandırma'da Defnedilmiştir.
  19. Yağcı 3286 Adem PARLAK Kurtuldu
  20. Ateşci 856 Nuri AK Kurtuldu
  21. Ateşci 1244 Mehmet İKİZ Kurtuldu
  22. Ateşci 1040 Vahap Sarı Bandırma'da Defnedilmiştir.
  23. Ateşci 578 Osman AZAKCI Kurtuldu
  24. Ateşci 1085 Hasan OĞUZ Kurtuldu
  25. Ateşci 2842 Şükrü BAYRAM Kurtuldu
  26. Ateşci 2943 Mevlüt ESER Bandırma'da Defnedilmiştir.
  27. Ateşci 2300 Kerim DİNÇ Bandırma'da Defnedilmiştir.
  28. Kömürcü 2788 Mehmet UZUN Mezunen Bandırma'da kalmıştır.
  29. Kömürcü 2674 Mustafa BİLEN Bandırma'da Defnedilmiştir.
  30. Kömürcü 2574 Celal ABACI Bandırma'da Defnedilmiştir.
  31. Kömürcü 3079 İsmail YILMAZ Mezunen Bandırma'da kalmıştır.
  32. Kömürcü 3185 Süleyman KURTÇENLİ Kurtuldu
  33. Telsiz Memuru 1511 Muzaffer EROL Gaip Olmuştur.
  34. Elektrikçi 1380 İhsan ANIL Kurtuldu
  35. Katip 1429 Sadri AKKKUZU Bandırma'da Defnedilmiştir.
  36. Kamara Memuru 2307 Abdullah KELEŞOĞLU Bandırma'da Defnedilmiştir.
  37. Kamorot 606 Osman YAVUZOĞLU Kurtuldu
  38. Kamorot   Recep PEKER Mezunen İstanbul'da kalmıştır.
  39. Kamorot   Hüseyin ANDAÇ Mezunen İstanbul'da kalmıştır.
  40. Kamorot 1860 Necmi TOKER Bandırma'da Defnedilmiştir.
  41. Kamorot   Hüseyin SANDULUÇ Mezunen İstanbul'da kalmıştır.
  42. Kamorot 1195 Hakkı KALPAK Gaip Olmuştur.
  43. Kamorot 2145 Sami ŞALLI Kurtuldu
  44. Kamorot 1285 Osman KAYNAR Bandırma'da Defnedilmiştir.
  45. Kamorot 2057 Baki PAL Kurtuldu
  46. Kamorot 2290 Tahsin ÖNER Kurtuldu
  47. Kamorot 1526 Refik TARI Kurtuldu
  48. Kamorot 2016 Mehmet AKTAY Mezunen İstanbul'da kalmıştır.
  49. Baş Aşcı 100 Celal KUROĞLU Bandırma'da Defnedilmiştir.
  50. 2.Aşcı 172 Fahri BOZKURT Kurtuldu
  51. 3.Aşcı 386 Ziya DURUSOY Bandırma'da Defnedilmiştir.
  52. Sağlık Memuru 864 Murat İNCE Bandırma'da Defnedilmiştir.
  53. Kantinci   Mustafa Bandırma'da Defnedilmiştir.
  54. Kantinci   Hayri Bandırma'da Defnedilmiştir.
  55. As Mk Yzb   İbrahim Kurtuldu
  56. As Topçu Eri   Mustafa Bandırma'da Defnedilmiştir

Bu kazada 23 gemici hayatını kaybetmiştir bunlardan 18'nin cesidi bulunmuş ve Bandırma'da Toprağa verilmiştir. Kalan beş kişi ise Gaip olmuştur

Trak kazasında şehit olan personel Deniz Yollarının o zamanki tabirle şehitler mezarlığında (şimdiki tabirle eski mezarlıkta) aldığı mezar yerlerine 21 Ocak (Cuma günü) 1944 tarihinde Deniz yolları üst düzeyde yetkililerinin de katıldığı bir törenle defnedilmişlerdir.

Törende 19 şehit gömülürken daha sonra bulunan 4 şehit naaşı da burada gömülmüştür.. 18 Ocak 1944’de gerçekleşen Trak faciasını kalbimiz burkularak anıyor. Bu kazanın şehitlerine Tanrıdan rahmet dilerken huzurlarında saygı ile eğiliyorum. 64 yıl önce geçekleşen bu kazada batan Trak şüphesiz Ayaandrea kayalıkları önünde Marmarada yatıyor. Onu deniz gözlerimizden gizliyor. Ama şehitler için bu böyle olmamalı onların anısı mutlaka yaşatılmalıdır. Ruhunuz şad olsun Tark şehitleri unutulmuş görünse de hala hatırlayanlarınız var her 18 Ocakta mutlaka hatırlanacaksınız.

 

 

 NEDİM ÇEMŞİT

12 Ekim 1907 – 19 Ocak 1944


 

 

Yorumlar (14)
Mehmet Başoğlu 12 yıl önce


Trak faciası ile ilgili olarak okul gemimiz olan Hamit Naci'deki güverte bölümü stajımız esnasında kaptanımız olan rahmetli Seyfettin Gezer Trak gemisinin Aya Andrea kayalığına oturmasına kar tipisinden başka kayalığın bulunduğu yerdeki ''Magnetic Anomaly'' ninde sebep olduğunu Magnetic pusulanın etkilendiğini tarafımıza Bandırma'ya gidimiz esnasında tarafımıza söylemişti. Bu ifadenin ilgili haritada belirtilmiştir.Ayrıca kurtulanların kayalıklar üzerinede sabaha kadar donmamak için güreştiklerinide ifade etmiştir.Şehit olan kaptan Mahmut Nedim Cemşit aynı zamanda Seyfettin Gezerin sınıf arkadaşıdır.Her iki kaptan büyüğümüze Tanrıdan rahmet dilerim.



Saygılarımla/Mehmet Başoğlu

Feyzan Katırcıoğlu 12 yıl önce
Deniz yolculuğunun halkın yaşamında vazgeçilmez bir yerinin olduğu yıllardı. İstanbul ile Mudanya arası onunla iki saate inecekti. Büyük bir ilgi ile karşılanan Trak gemisinin ilk seferinin öyküsü...



Almanya'da Kiel'de Krup tezgahlarında Türkiye'nin siparişi üzerine bir yılda inşa edilmişti. Adı Trak'tı... 1938 yılının mayıs ayında İstanbul'a geldiğinde deniz ticaret filomuzun ilk gemilerinden biri olarak bütün gözler üzerindeydi...

Trak gemisi gelene dek deniz ticaret filomuz, Avrupa'da çok uzun yıllar kullanılmış ve eskimiş olan gemilerden oluşuyordu. Bu yüzden büyümeye ve Kurtuluş Savaşı'nın yaralarını sarmaya çalışan o yılların Türkiye'sinde Trak gemisi ayrı bir önem taşıyordu...

İstanbul'la Mudanya'yı iki saatte birbirine bağlayacaktı. Uzunluğu 75 metre, genişliği 11 metreydi, saatte 19 mil yapıyordu. Ağırlığı da 1414 grostondu.

Celal Ergun'un yazdığı, 1938 tarihli "Güzel Trak'ın İlk Seferi" başlıklı yazıda o günlerin İstanbul'u ve gemiye duyulan merak şöyle anlatılıyordu: ' "Aylardan beri bütün Marmara mıntıkası halkının beklediği Trak nihayet geçen hafta geldi. Dörtte üçü denizle çevrilmiş Türkiye Cumhuriyeti halkı için bundan daha mes'ut bir hadise olamaz. Çünkü ecdadı denizci olan bir milletin elbette deniz filolarına muhabbet ve sevgisi aşikardır.

Misal mi istiyorsunuz?.. Sabahları Kadıköy'den gelirken vapur daha köprüye yanaşmadan halkın hücum edercesine Trak'ın bulunduğu tarafa koşması ve herkesin yüzünde sevinç âsarının görülmesi yetişmezse, Pazar günü Galata'dan kalkarken binlerce halkın yaşa nidaları ve alkışları zannedersem Türk milletinin denizciliğe olan merbutiyyetini [bağlılığını] ispat eder. Türk denizcidir. Evet!.. Geçenlerde limanlarımızdan birine giden donanmamızı gezmek için gelen halkın hepsini alamıyan kumandana ağlıyarak yalvaran, Yavuzu görmek için donanma ianesi [para yardımı] olarak 300 lira vermeyi kabul eden ve yine Yavuz'un dağıttığı rozetlere iane vermek isteyen ve sonra da uğradığı her limanda, merkezden ta şehrin ortalarına kadar takı zaferler, halılar seren millet donanmayı, denizi ve vapuru seviyor demektir. O bunun hakkıdır da...

İlk seferi için Galata limanından yola çıkmıştır Trak gemisi... Mudanya'ya yapılacak bu ilk seferin yolcuları arasında Denizbank Genel Müdürü Yusuf Ziya Öniş, Amiral Şükrü Okan, Deniz Ticaret Müdürü Müfit Necdet ile üniversite dekanları, hocalar, bürokratlar, diplomatlar ve onların eşleri de vardır.

 

Celal Ergun'un kaleminden yolculuğun ayrıntılarına devam edelim..."22 Mayıs pazar günü program mucibince saat 8,45 geçe İstiklâl marşı ile rıhtımda biriken binlerce halkın alkışları arasında hareket ettik. Bizim hareketimizle beraber limanda bulunan bütün vapurlar Türk Deniz Ticaret filosunun bu ilk yeni ve gelin kadar zarif ve süslü gemisini düdük çalarak selâmlıyorlardı. Hareketimizle limandan çıkışımız pek ani oldu.

Şöyle bir gemiyi gezdim; her köşede bir neş'e, her salonda bir canlılık, kimi makine dairesini geziyor, kimi sür'atini tetkik ediyor, kimisi güverteye çıkmış denizin mavi köpüklerine bakıyor. (...)

Bir ara bu geminin bahtiyar süvarisi Kenan'la karşılaştım. Dünya gemilerinin en genci Trak hakkında bazı malûmat istedim. Bütün denizcilere has nezaketle ricamı kabul ederek anlattılar.



 

Vapur en son teknik icaplara göre yapılmıştır; sür'ati saatte 19 mildir. Makinasının devir sür'ati 250 dir. Makine 18 mille çalıştığı zaman 3600 ve 19 mille çalıştığı zaman da 4000 beygir kuvvetindedir. Makine türbin ve kazanın tazyiki 15 atmosferdir. Yani 350 libre tazyik demektir.

Dümen çok iyi oturtulduğu için geminin manevra kabiliyeti de o nispette kolaydır. Kazana gelince su boruludur. Başka gemilerin hazırlanması arasında çok fark vardır. Meselâ bizim gemi yarım saatte sefere hazır bir vaziyete gelebilir. Halbuki diğer gemiler 12 saatte ancak hazırlanabilirler.

Vapurun telefon merkezi, telsiz tertibatı, yangın ihbar cihazları, otomatik iskandil âleti, sahille mesafeyi ölçen âlet vardır ki bu âlet sisli havalarda çok işe yarar. Bundan başka geminin en mühim ihtiyacı olan hava ve sıcak, soğuk su tertibatı vardır."

 



Modern Türkiye Mecmuası sahibi Celal Ergun iki saat süren yolculuğun sonunu şöyle anlatmış: "Süvari Kenan'a teşekkür ederek ayrıldım. Deniz çarşaf gibi, 18 mille seyreden vapurumuzun arkada bıraktığı köpüklere bakıyorum. Denizyolları'nın son Mudanya seferini yapan emektar Ülgen vapuruna yetişiyoruz ve her iki tarafın mütekabil selâmları arasında uzaklaşıyoruz. Bir aralık Denizbank Umum Müdürü Yusuf Ziya Öniş'in vapuru dolaştığı ve bütün davetlilerin ayrı ayrı hatırını sorarak ellerini sıktığını gördüm. Arkadan bir arkadaş sesleniyor: Armutlu göründü. Hakikaten soluma bakıyorum memleketimizin bu şirin ve yemyeşil ağaçlıklı köyü nazarlarla ne kadar hoş görünüyor. Biraz sonra Mudanya iskelesi ve kalabalık bir halk kitlesi..."



Mudanya iskelesi bu özel gün için bayraklar ve defne dalları ile donatılmıştı. Otomobil ve otobüslerle gelen Bursalılar iskelede gemileri Trak'ı beklemekteydi... Trak ile gelen konuklar otobüs ile Bursa'ya geçtiler, istanbul'dan Mudanya'ya iki saatte gelen Trak yolcuları, 36 kilometrelik yolu bir saate yakın bir sürede aldılar böylece. Çelikpalas'da konakladıktan sonra Bursa'da Yeşil Camii'i, Sümerbank Merinos Fabrikası'nı ziyaret ettiler. Ve akşam saatlerinde tekrar İstanbul'a döndüler...





Trak gemisinin bu ilk seferinden bir hafta sonra gemiyi edebiyatımızın ünlü isimlerinden Suat Derviş Hanım ziyaret etti. İzlenimlerini de "Trak Vapurunda Bir Saat" başlığı ile Modern Türkiye mecmuasına yazdı.

"Gemi taze boya, yeni tahta kokuyor. Bir merdivenden çıkıyoruz. Bir salona girdik. Lüks trenlerdeki koltuklara benzeyen kırmızı marokenden geniş yumuşak kanepeler, aralarında birer masa... Geniş pencereler... Zemin yeşil, kanepeler kırmızı, duvar kahverengi... Elektrik fanusları fevkalade zarif, kübik değil fakat gemiye yakışacak güzellikte, dahilî tezyinat çok yerinde ve zevkli... Kanepeler iki üç saat sürecek bir seyahat için ne kadar konfortable...

Arkadaki küçük bar; daha sevimli. Rahat kanepeleri, güzel koltukları döşiyen dallı kumaşların çeşidi ve renkleri pek güzel... Fakat burada da ben zevkime göre daha sade olmasını isterdim.

Ötede bir kış bahçesi var. Tahta kanepeler, yukarıya doğru açılan camlar... Bu kış bahçesinin arkasında vapurun kıçındaki küçük güverteye konulmuş filizi tente koltuklar ve filizi masalar dahilî tezyinat içinde en güzel kısım. Geminin üç birinci, üç de ikinci mevki kamaraları var. Bu kamaralardan birinci mevkilerin de içleri çok rahat, çok geniş bir karyolası ve karşısında icabında yatak gibi hazırlanabilecek bir şezlongu var.





Biz gemiyi gezmekteyken bize iltihak etmek nezaketini göstermiş olan Birinci kaptana soruyorum:

- Madem ki vapur yalnız Mudanya'ya işleyecek ve siz de Mudanya'ya iki saatte gidecek diyorsunuz.

Bu kamaralar kimler için yapılmış?

- Hastalar için, cevabını alıyorum. Malûm ya, geminin işlediği yerler; banyo yerleridir. Oraya giden bir hasta  olabilir  ki   bacağını   rahat uzatmak,  dinlenmek   istirahat  etmek ister, işte onlar için burası düşünülmüştür.

İkinci mevki kamaralar daha dar ve üst üste iki yataklı... İkinci mevki ve üçüncü mevki salonlarda barlar da pek güzel... Her bir âleti elektrik motörile kullanılan güzel mutfağa girdik. Gemi aşçısının kamarasını gezdik.

 

Gemi zabitlerine mahsus sade küçük ve radyolu yemek salonuna baktık. Nihayet en üst güverteye çıktık. Kaptan Kenan Özeş bizi kendi kamarasına davet etti. Dinlenirken birer sigara içiyor ve konuşuyoruz. Kaptan Kenan Özeş anlatıyor:

- Gemiyi ben gidip aldım. Seyahatimiz on beş gün sürdü. Ve çok güzel geçti. Bahri muhitte hafif bir fırtınaya tutulduk, fakat gemimiz çok küçük olmasına rağmen iyi mukavemet gösterdi. Yolda Brest'e, Lizbon'a, Cezayir'e ve Malta limanına uğradık,   kömür   aldık.   Ve   Malta'dan doğru İstanbul'a geldik. Mürettebatımız 43 kişiydi. Seyahat güzel geçti.

- Gemi ne kadar zamanda yapılmıştır, diye sordum.

- Bu gemi bir sene zarfında yapıldı, cevabını verdi."

 

Coşkulu ilk seferin ardından ikinci Dünya Savaşı yıllarının karmaşasına gömülür Türkiye de. Trak'a da görev düşer ve askeri birlikleri taşımada kullanılır.

18 Ocak 1944 tarihinde askeri birlikleri Gelibolu'ya götürür. Tam İstanbul'a geri dönecekken aldığı bir telsiz emriyle Bandırma limanına doğru yola koyulur: İstanbul'a gelmek isteyen yolcuları almak için Bandırma'ya gitmesi gerekmektedir.



 

Yolda birdenbire bir kar fırtınası patlak verir ve deniz karışır. Tipi yüzünden görüş neredeyse imkânsızdır. 20.30 sıralarında Mudanya açıklarında, Kapıdağ önlerinde kayalıklara bindirir Trak. 23 kişinin hayatını kaybettiği bu korkunç kazadan çok az kişi kurtulabilir...

Trak'ın ömrü çok kısa olmuştur...

Trak gemisini Avrupa'nın ünlü gemi tezgahlarında yapılan yeni gemiler izler ve Türk deniz ticaret filomuz yıllar içinde büyüyerek genişler. Bu uzun yolda atılan o ilk adımı yazısının sonunda anlatan Suat Derviş'in satırları bizim yazımızın da son satırları olsun: "Ticaret filoları çok mükemmel olan bir memleket olmak, sahilleri bu kadar geniş olan bizim memleketimizin hakkıdır. Ve bu hedefe atılan ilk adımı bütün Türkiye büyük bir sempati ve alâka ile karşılamış bulunuyor."

Ali Akkoçlar 12 yıl önce
18 Ocak 1944’de İstanbul-Bandırma hattının en güzel ve Lüks yolcu gemisi, Devlet Deniz Yollarının gözbebeği güzel Trak Vapuru bu tarihte bir kaza neticesi batmıştır. Belki bugün hatırlayanı azdır ama Trak zamanının en lüks gemilerinden biridir. 1938 Mayıs’ında Devlet Denizyolları bünyesine katılan Trak 75 metre boyunda 11 metre eninde saatte 19 mil hız yapabilen 1414 Grostonluk bir teknedir. Alman, Kiel tezgahlarında Krup yapımı bu gemi Cumhuriyetin ilk aldığı gemilerden biridir. Adını eski Türk kökenli Trak kavminden olan bu gemimiz 1938’den 1944’deki batışına kadar Marmara hattında seferler yapmış halkın çok sevdiği güzel Trak dediği bir teknedir. Daha pek çok hizmet edebilecek durumda iken talihsiz bir kaza onu bizlerden alıp Marmara’nın sularına gömmüştür. Gerçi bu kazada birazda karadaki yöneticilerin hatalı emirlerinde ısrarının payıda yok değildir. Bu yönden Trak faciasını İnebahtı faciasına benzetmekte mümkündür. Çünkü ikiside inat ifade eden emirler neticesinden olmuştur. Hatırlayalım Sokollu, kaptanı Derya Hasan Paşa’ya “Osmanlı donanması Haçlılardan kaçtı dedirtme mutlaka onlarla dövüş” mahiyetinde emir yollamasaydı Hasan Paşa donanmadaki kaptanların fikrini dinler Haçlılar ile açık denizde dövüşmez İnebahtı faciası olmayabilirdi.

Ama Sokollu’nun emrinden korkan Hasan Paşa elinden geleni yapsada İnebahtı faciası olmuştur. Aynı durum Trak faciasında da vardır. Eğer Trak Süvarisi Nedim Cemşid Bandırma acentasınden ısrarla Bandırma’ya gel emrini almasaydı denizin fırtınalı olduğunu havanın bozulduğunu bildirmesine karşılık Bandırma acentasının Bandırma’daki Çanakkale gemisinin telsizi vasıtasıyla Bandırma tarafında hava iyi ille gel diye yanıltcı ısrarını sürdürüp onu harekete zorlamasaydı bu facia olmayacaktı. Zaten Bandırma’da Çanakkale gemisi mevcutken Trak’ın çağrılması ısrarla çağrılmasını anlamakta zordur.

Trak vapurunun batış tarihi farklı kaynaklarda farklı verilir “Eski fotoğraflarla Bandırma” isimli resimli eserde 17 Ocak 1944 olarak verilen batış tarihi olmasına karşılık zamanın gazetelerinin incelenmesi Trak’ın batış tarihi olarak 18 Ocak 1944 tarihini verir. Ne tuhaftır ki tarihte yanılan kaynaklar günde uyuşma halindedir ve Salı olduğunda hem fikirdir. Bugün eski Devlet Deniz Yolları’nın varisi olan kuruluşun yani Türkiye Denizcilik İşletmeleri Anonim Şirketi’nin bu konuda verdiği resmi bilgide de batış tarihi 18 Ocak 1944 olarak verilmektedir. Bu nedenle Trak faciasının yıldönümü tarihi 18 Ocak tarihidir. Bu facianın oluş nedeni fırtınada geminin ufaklığı nedeniyle istenilen şekilde gemiye hakim olamayıp geminin (Aya Andrea kayalıklarına) Fener Adası kayalıklarına bindirerek batmasıdır. Kapıdağ Yarımadası bünyesinde ki bu kayalıklara bindiren Trak 18 Ocağı 19 Ocağa bağlıyan 1944 gecesinde ilk imdat sinyalini 11:55’te veren Trak kayalıklara bindirmiş 5-10 dakikada su alan Trak yan yatmış batma teklikesi arzetmiştir. Bunun üzerine Suvari Nedim Cemşit Gemiyi terk emri verip kayalıklara çıkılmasını istemiştir.

Artık facia başlamıştır. İstanbul’dan Alemdar Sus Bandırma’dan Çanakkale vapurları kaza yerine yollansada havanın kar yağışlı fırtınalı ve karanlık oluşu personelin kurtarılmasını engellemiştir. Gemiyi terk sırasında veya kayalıklara tırmandıktan sonra soğuktan ölen personel çok kayıp vermiştir.

Kazazedelerin ilk kurtarılışı fenerdeki bekçinin ve Sus vapurunun sandallarının ulaşmasıyla başlamış kurtarılan kazazedeler Sus’a alınmışlardır.

Ne yazıkki Devlet Deniz Yollarının bu günkü varisi Türkiye Deniz İşletmeleri Anonim Şirketi bu konuda bilgi verememiştir verdiği bilgide ancak 7 şehit ismi mevcuttur. Trak kazasında şehit olan personel Deniz Yollarının o zamanki tabirle şehitler mezarlığında (şimdiki tabirle eski mezarlıkta) aldığı mezar yerlerine 21 Ocak (Cuma günü) 1944 tarihinde Deniz yolları üst düzeyde yetkililerinin de katıldığı bir törenle defnedilmişlerdir.

Törende 19 şehit gömülürken daha sonra bulunan 4 şehit naaşı da burada gömülmüştür. Zaten şehitlik olan Çanakkale şehitlerinin kabristanı olan bu mezarlık bu tarihten itibaren Trak şehitlerininde kabristanı olmuştur. Her ne kadar mezarlık belediyece boşaltılsın dendiğinde bu şehitlerin bazısı alındıysa da bir kısmı burada yatmaktadır. Tabii ki alınanların kan ve etleri de buranın toprağındadır. Bu nedenle burası hala Çanakkale şehitliği olduğu kadar Trak şehitlerininde şehitliğidir. Birgün burada bir şehitlik söz konusu olursa bir anıt yükselirse bu şehitlerde unutulmamalıdır.

Umarım bu vazife birilerince Bandırmalı adına mutlaka gerçekleştirilir. 18 Ocak 1944’de gerçekleşen Trak faciasını kalbimiz burkularak anıyor. Bu kazanın şehitlerine Tanrıdan rahmet dilerken huzurlarında saygı ile eğiliyorum. 63 yıl önce geçekleşen bu kazada batan Trak şüphesiz Ayaandrea kayalıkları önünde Marmarada yatıyor. Onu deniz gözlerimizden gizliyor. Ama şehitler için bu böyle olmamalı onların anısı mutlaka yaşatılmalıdır. Ruhunuz şad olsun Tark şehitleri unutulmuş görünsenizde hala hatırlayanlarınız var her 18 Ocakta mutlaka hatırlanacaksınız.

Serhat Kurt 12 yıl önce
O eski yıllarda BURSA-ISTANBUL Seferini yapmış olan başlıca dört adet gemi bulunmaktadır. Bunlar MARAKAS-SUS-TRAK ve SEVINC isimli vapurlar Gemlikten kalkan vapurlar Mudanya ve Imralıya uğradıktan sora Istanbul a yanaşırlar imiş.

26-Aralık-1927 günü Mudanya açıklarında Marmara adlı bir gemi ile çarpışan Sevinç vapuru batmış.Eskiler çok sayıda insanın öldüğünü söyleselerde ,şahsen ben internetten yapmış olduğum aramalar neticesinde sizlere vermiş olduğum tarih ve çarpıştığı geminin adı dışında başka bilgiye ulaşamadım.Ancak anne tarafım Gemlikli olduğu için bildiğim bir şey var ki ,günümüzde Gemlikte var olan sevinç eczanesinin adı o kazanın yadigarı. Eczanenin sahibi o kazadan kurtulduğu için eczaneye sevinç adını vermiş.

Daha sonra ki yıllarda Trak vapuruda bir başka denizde batmış Fakat ikiz olan Marakas ve Sus vapurları uzun yıllar bu hatta hizmet vermiş.

Zeki Müren in anılarında da sıkça bu vapurların adı geçmektedir.

Adlarina gelince, Nafia ve Munakalat vekaletinin (yani Ulastirma Bakanligi) 1930 larda Almanyaya verdigi buyuk paket gemi siparisinin parcalaridir.

Bu buyuk sipariste olupta Turkiyeye teslimati yapilabilen gemilerin adlari ve tipleri soyledir

1)3 adet Orta tonajli Karisik yolcu-yuk gemisi,adlari

Kades-Tirhan ve Etrusk

2)3 adet Marmara hatti yolcu gemisi

Marakaz-Sus-Trak (Trak 2.dunya savasi yillarinda Marmarada batmistir)

3)2 adet sehir hatlari vapuru

Ulev ve Suvat (bu serinin ucuncu vapurunun teslimati arkadasimizin belirtigi gibi 2.Dunya savasinin baslamasi nedeni ile yapilamamistir)



Bu dokuz geminin de adlandirmasi ne daha onceki ne de daha sonraki gemilerin adlandirilmalarinda uygulanan hicbir sablona uymamaktadir ve zannedersem o zaman Ankarada hakim olan politik gorusu yansitmaktadir.



Yani kisaca bu guruptaki butun gemilerin adlarinin Ataturkce verilmis olabilecegi ihtimali oldukca kuvvetli bir ihtimal gibi geliyor.



Saygilar,







Seda Toplan 12 yıl önce
Gemiyi gördüklerinde metheden insanların günümüz feribotlarındaki teknolojiyi hayal edememeleri muhtemel. Bu betimleri dinlerken, şimdi hayal edemediğimiz nice teknoloji ürününün gemilerde kullanılacağını düşünmeden edemedim..

selamlar:)
Yavuz KAB 12 yıl önce
Ali Abi,

Bu yazın ile bizlere Denizyolları İşletmesi'ni hatırlattın. Özellikle Denizyolalrı İşletmesi'nin tarihi ile ilgili yazılarının devamını bekliyoruz.

Yavuz KAB
A.Mustafa Mükan 12 yıl önce
Sayın Ali Bozoğlu,

Nefis yazılarınızı keyifle okudum. Bilhassa Sayın büyüğümüz Kaptan Mehmet Başoğlu'nun açıklamaları da oldukça ilgi çekici.



Rahmetli babamın 2.Mk. olarak görevli bulunduğu esnada İstinye açığında demirli olduğu halde yanan S/S TARSUS gemisi ile de ilgili bir yazınızı heyecanla bekliyorum. (Geminin yangın sonrası bazı siyah-beyaz fotoğrafları da elimde mevcuttur)

Bu vesile ile saygılarımı sunarım.



Mustafa Mükan

Arkas Denizcilik ve Nakliyat.A.Ş.

DTF Personel Müdürü
ercan küçüktaş 12 yıl önce
sayın ali bey dün kudret beyin atölyesinde sizden bu sitenin adresini almıştım,her yazıyı son satırına kadar okudum.trak ve üsküdar faciaları beni çok etkiledi sağ olun.elinize sağlık.ercan küçüktaş
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
19°
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?