G-20 Dünya'ya Söz Verdi!

İngiltere'nin başkenti Londra'da bir araya gelen G-20 ülkeleri maliye bakanları, yayınladıkları ortak bildiride, mali ve finansal politikaların, 2. Dünya

Savaşı'ndan bu yana yaşanan en kötü ekonomik krizden sonra iktisadi durgunluğun ikiye katlanması olasılıklarını azaltmak için gerektiği sürece 'genişlemeci' kalacağını bildirdiler.

Bildiride, mevcut krizi körüklemekle suçlanan prim geleneği hakkındaki endişeler vurgulanarak, bankacıların ölçüsüz ödemeleri üzerinde kısıtlamalara gidilmesi sözü de verildi.

G-20 ülkeleri maliye bakanları ayrıca, gelişmekte olan ülkelere uluslararası mali kuruluşlarda daha fazla söz hakkı verilmesi konusunda da fikir birliğine vardı.

Toplantıya ev sahipliği yapan İngiltere Maliye Bakanı Alistair Darling, mali piyasaların dengelendiği ve küresel ekonominin yoluna girdiğini belirtirken, büyüme ve işlerin genel görünümü konusunda ihtiyatlı olmayı sürdürdükleri kaydetti.

Başbakan yardımcısı Babacan

Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan, sona eren G-20 maliye bakanları ve merkez bankası başkanları toplantısında görüşülen konularla ilgili olarak düzenlediği basın toplantısında, Londra'daki Türk basını ile görüştü.

Ali Babacan, çalışma toplantılarında özellikle, uluslararası kuruluşların yönetimi, dünyadaki finans sisteminin daha yakından izlenmesi, takip edilmesi ve dünya finans sisteminin düzenlenmesi ile ilgili ortak bir duruş ortaya konabilmesi yönünde çeşitli konuların ele alındığını söyledi.

Babacan, en önemli konuların, mali istikrarı sağlamlaştırmak ve dünyada büyümeyi sağlayabilmek olduğuna işaret ettiği konuşmasında, bütün bu çalışmaların hedefinde de, bu iki konunun yer aldığını belirtti.

Devlet Bakanı Babacan, Türkiye'nin G-20 içinde oldukça önemli bir yere sahip olduğunu ve aktif olarak tüm çalışmalara destek verdiğini söyledi.

İki gün süren toplantılarda, küresel ekonomik krizin genel bir değerlendirmesinin yapıldığını ve bu konuda ortak kanaatin ise dünyada ekonomik daralmanın artık sonuna gelindiği ancak, bundan sonra göreceli ve kırılgan bir iyileşmenin başlayacağı yönünde olduğunu dile getirdi.

Toplantıdaki izlenimlerini gazetecilerle paylaşan Babacan, Avrupa ekonomisi ile ilgili beklentilerin pek olumlu olmadığını söyleyerek, yaşanan toparlanma sürecinde, Avrupa'nın, Amerika ve Asya bölgelerinin gerisinde kalacak şekilde, çok daha yavaş bir toparlanma yaşayacağına da dikkat çekti.

Babacan ayrıca, Türkiye'nin, pek çok Avrupa ülkesine göre, önümüzdeki dönemde daha büyük bir performans göstereceğini de söyleyerek, IMF ve Dünya Bankası gibi birçok uluslararası kuruluşun da kanaatinin bu yönde olduğunu ifade etti.

"Türkiye'nin yetkisi daha da artıyor"

Babacan, Dünya Bankası ve IMF gibi uluslararası kuruluşların yönetiminin de bundan sonra büyük önem taşıyacağına dikkati çekerek, "Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin bu kuruluşlardaki sesinin daha güçlü olması ve sesinin daha yüksek temsil edilmesi ortak karar olarak açıklandı" dedi.

Ali Babacan ayrıca, 2007'den itibaren yapılan girişimlerin sonucu olarak, Türkiye'nin hisselerinde artış olduğunu söyledi ve "Bundan sonraki yönetim ve temsil ile alakalı reformlarda, hem Dünya Bankası, Hem IMF'de, Türkiye'nin hissesi daha yüksek noktalara çıkacak. Hangi formülü uygularsanız, uygulayın, bu artık ortaya çıkıyor" dedi.

Babacan, son günlerde Türkiye'de sıklıkla tartışılan 'demokratik açılım' konusuyla ilgili, meslektaşlarından bir soru alıp almadığının sorulması üzerine, toplantılarda, sadece ekonomi konuşulduğunu söyleyerek yanıt verdi.

"Banka sahibi olmak sorumluluk gerektiriyor"

Babacan, İngiltere'de ekonomik kriz sonrası halkın büyük tepkisini çeken bankalar ve yüksek maaş alan banka yöneticilerinin hatırlatılması üzerine, "banka yöneticilerinin sorumluluğu ile çeşitli dönemlerde alacağı ikramiyelerin arasında bir denge oluşturulmazsa, işler farklı noktaya gidebilir" uyarısında bulundu.

Türkiye'de zamanında alınmış olan tedbirlerin faydasına da değinen Ali Babacan, "Biz bu dengeyi zamanında kurduk. Türkiye'de banka sahibi ve yönetici olmak ciddi bir sorumluluk gerektiriyor. Türkiye'de bankalar çok dikkatli ve emin adımlarla ilerliyorlar. Biz de bundan memnunuz" yorumunda bulundu.

Ali Babacan toplantılar sırasında, IMF ve Dünya Bankası başkanları ile Avrupa Merkez Bankası Başkanı ve birçok ülkenin bakanlarıyla ikili görüşmelerde bulundu. Babacan, çok verimli ve faydalı geçtiğini söylediği toplantıların sonunda, beraberce ortak bildirinin imzalanmasının ardından, Türkiye'ye dönmek üzere Londra'dan ayrıldı.

Strauss-Kahn: Sorun işsizlik

Uluslararası Para Fonu Başkanı Dominique Strauss-Kahn, küresel krizin henüz geride bırakılmadığını ve işsizliğin halledilmesinin zor bir sorun olmaya devam edeceğini söyledi.

Strauss-Kahn, Londra'da düzenlediği basın toplantısında, krizin geride bırakılmadığını ve krizin birçok sonucunun üstesinden gelinmesi gerektiğini belirterek, bu sonuçların başında bir süre daha halledilmesi zor bir sorun olarak kalan işsizliğin geldiğini ifade etti.

IMF Başkanı, "şu an, krizden çıkış stratejilerini yürürlüğe koyma zamanı olmadığını, talebi desteklemeye devam edilmesi gerektiğini" belirtti.

Strauss-Kahn, İngiltere'nin başkenti Londra'da yapılan G-20 zirvesinin, G-20 ülkeleri ve IMF'nin her defasında iyileşen ilişkisi çerçevesinde, "beraber yürüdüğünü" gösteren iyi bir toplantı olduğunu da ifade etti.

Zirvede alınan önlemlerle ilgili olarak Strauss-Kahn, yapılması gerekenler konusunda büyük bir uyumun olduğunu ancak şimdi somut önlemlerin gerektiğini kaydetti.

G-20 ülkeleri maliye bakanları bugün, küresel ekonomiyi ayağa kaldırmak için canlandırma önlemlerini sürdürme sözü vermişler, gelişmekte olan ülkelere uluslararası mali kuruluşlarda daha fazla söz hakkı verilmesi konusunda da fikir birliğine varmışlardı.(aa)

Editör: TE Bilişim