Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, sosyal medyada yer alan Türkiye ile Suriye arasındaki yeni sınır kapısı iddialarına ilişkin, “Şunu anlatmaya çalışıyorlar; Türkiye kapıları açacak, ne kadar Suriyeli varsa Türkiye’ye gelecek. Sosyal medyada benim gördüğüm dezenformasyon aşağı yukarı bu yönde. Bu doğru değildir” dedi.

Dışişleri Bakanı Mevlit Çavuşoğlu, Yunanistan Dışişleri Bakanı Nikos Dendias ile depremin en yoğun hissedildiği illerden bir tanesi olan Hatay’da yurt dışından gelen arama kurtarma ekiplerini çadırlarında ziyaret etti. Burada konuşan Çavuşoğlu, Yunan mevkidaşı Dendias’ın Türkiye ile olan dayanışmalarını göstermek için gelmesinin anlamlı olduğunu vurgulayarak, “Ülkeler arasında problemler olabilir, görüş ayrılıkları olabilir. Yunanistan ile de çözülmemiş meselelerimiz uzun zamandır devam ediyor. Yer yer gerginlik artıyor, diyalog ön plana çıkıyor fakat özellikle böyle afet ve felaketler zamanında her zaman birbirine koşan iki devlet ve millet olmuşuz, komşu olmuşuz. O anlamda bu zor günlerde Yunanistan’ın verdiği gerek ekipler, gerek insani yardımlar desteği, gerekse de Dışişleri Bakanı Dendias’ın ziyaret etmesi anlamlı buluyoruz. O yüzden bir kere daha teşekkür etmek istiyorum” diye konuştu.

Türkiye ile Suriye arasındaki yeni sınır kapısı iddiaları doğru değil

ABD’den, İran’ın petrokimya satışına yardım 20 gemiye yaptırım ABD’den, İran’ın petrokimya satışına yardım 20 gemiye yaptırım

Bir gazetecinin sosyal medyada yer alan Türkiye ile Suriye arasında yeni bir sınır kapısı açılacağı iddialarını sorması üzerine Çavuşoğlu, sosyal medyada böyle kriz dönemlerinde dezenformasyonun çok yaygın bir şekilde kullanıldığını belirterek, sözlerine şöyle devam etti:

“Bizim söylediklerimiz gayet açık ve net. Türkiye’deki depremde Türkiye’ye gelen yardımlar ile birlikte yine Suriye’de meydana gelen depremden bahsediyoruz. Deprem Suriye’yi de etkiledi. Orada da ölen insanlar var. uluslararası toplum bize yardım gönderiyor ve uluslararası toplum aynı zamanda Suriye’de depremden etkilenen insanlara da yardım gönderiyor. Biz Türkiye olarak bir taraftan kendi yaralarımızı sararken; Suriye’ye gidecek yardımları da desteklemek, onların geçişini sağlamak bizim insani görevimiz. Ülkeler bize bunu teklif ettiği zaman, ‘sizin üzerinizden biraz Suriye’ye de yardım göndereceğiz’ dedikleri zaman memnuniyet duyuyoruz. Bazıları da doğrudan Suriye’ye gönderiyor. Hava sahamızı o uçaklara açıyoruz. Bizim burada söylediğimiz açık ve net.

BM Güvenlik Konseyinin Hatay Cilvegözü, Bab-el Hava sınır kapısının BM’nin insani yardımlar konusunda kullanması için bir kararı var. Bu sınır kapısının öbür tarafında deprem sebebiyle maalesef yollar tahrip edilmiş, yıkılmış. BM insani yardımları kaç yıldır buradan geçiyor zaten ve biraz azaldı. Biz bu yolun tamir edilmesine de destek verdik. 3 gün önce 6, sonra 12 ve gün itibariyle 22 tır geçti. Her gün artıyor. Sonuçta buradaki zor durumda olan insanlara da daha önce de olduğu gibi deprem zamanında da yardım gitmesi için gerekli desteği veriyoruz.

Diğer taraftan özellikle bu sınırdaki yollar tahrip edilince bizim Kilis’te açık olan iki tane sınır kapımız var. Özellikle terörden temizlediğimiz bölgelere ulaşmak için kullanılan iki kapı. Biz BM’ye ve uluslararası topluma bu iki kapıyı da bu anlamda kendilerine açabileceğimizi ve kullanabileceklerini de söyledik. BM bunu BM Güvenlik Konseyi kararında yer almamasını rağmen değerlendiriyor. Geçişler tek taraflı. Bu kapılar zaten eskiden beri açık. Dolayısıyla bu kapılardan Türkiye’ye gelecek olanlar, kimin girip çıkacağı tamamen Türkiye’nin kontrolünde gerçekleşiyor. Şunu anlatmaya çalışıyorlar; Türkiye kapıları açacak, ne kadar Suriyeli varsa Türkiye’ye gelecek. Sosyal medyada benim gördüğüm dezenformasyon aşağı yukarı bu yönde. Bu doğru değildir.”

"

Ayrıca sosyal medyada Amerikan savaş uçağının Mersin’e geleceği iddialarına da değinen ve böyle bir durumun söz konusu olmadığına dikkati çeken Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, “Doğu Akdeniz’de savaş gemileri her zaman oluyor, geliyor ve gidiyor. Uluslararası sularda kimin gemisinin olup olmayacağına biz karar vermeyiz ama Türkiye’nin kara sularına kimin gelip gelmeyeceği yönündeki kararı biz veririz. Amerika’dan da böyle bir talep gelmedi. Böyle bir talep gelse de buna da gerek yok, izin de vermeyiz. Böyle bir şeye ihtiyaç da yok. Savaş gemisine ne ihtiyacımız var. Yunanistan dahil bazı ülkeler turizm için kullanılan Cruise gemilerini bölgeye gönderebileceklerini ve özellikle evi yıkılan insanların da hazirana kadar burada kalabileceğini teklif ettiler. Biz böyle insani amaçla gelen tekliflere zaten hayır demiyoruz ama Amerikan savaş gemisinin Türkiye karasularına girmesine gerek yok, zaten böyle bir talepte yok" açıklamalarında bulundu.