Bir Türk denizci, İTÜ Denizcilik Fakültesi mezunu 3. Zabit Ali Yol, Birleşik Arap Emirlikleri’nde (BAE) tutuklu bulunuyor. Tutuklamaya gerekçe olarak, görev yaptığı gemide yaşandığı iddia edilen ve deniz altı internet kablolarına zarar verildiği öne sürülen bir olay gösteriliyor.
Birleşik Arap Emirlikleri'nin başkenti Abu Dabi’de tanker gemisinde 3. zabit olarak görev yapan Ali Yol (24), yaklaşık 3 ay önce gemiden denize düşen demirin internet kablolarına zarar verdiği iddiasıyla tutuklandı.
İddialara göre, Ali Yol’un görev yaptığı Panama bayraklı LPG tankeri ARD HORIZON adlı geminin demirleme sürecinde deniz altından geçen fiber optik kablolara zarar verildiği ileri sürüldü. Bu iddia üzerine başlatılan soruşturma kapsamında Ali Yol gözaltına alındı ve tutuklandı.
Ancak kamuoyunda asıl tartışma yaratan soru şu:
Bu tür bir olayın sorumluluğu gerçekten gemide görev yapan bir 3. zabitin omuzlarına mı yüklenebilir?
Gemi Serbest, Şirket Serbest, Denizci Cezaevinde
ARD HORIZON gemisine ilişkin bilgilere göre;
-
Gemi Sahibi: Iguana International SA
-
İşletmeci / Yönetici: Adam Energy Management Inc.
Buna rağmen gemi serbest.
Şirket serbest.
Gemi sahibi serbest.
Ama Türk denizci cezaevinde.
Denizcilik sektöründe demirleme kararlarının ve seyirle ilgili kritik operasyonların, bireysel bir zabitin inisiyatifinden ziyade kaptanlık, köprüüstü yönetimi, şirket prosedürleri ve gemi işletme talimatları çerçevesinde alındığına dikkat çekiliyor. Bu nedenle Ali Yol’un tek başına sorumlu tutulması, meslek çevrelerinde ciddi soru işaretleri doğuruyor.
Şirketin Hukuki Sahiplenmesi Sorgulanıyor
Daha da dikkat çekici olan nokta ise, olayın ardından gemi işletmecisi veya gemi sahibinin kamuoyuna yansıyan güçlü ve şeffaf bir hukuki sahiplenme ortaya koymamış olması.
BAE’de hangi avukatın görevlendirildiği, herhangi bir teminat yatırılıp yatırılmadığı, sigorta süreçlerinin devreye alınıp alınmadığı ve Ali Yol’un hukuki süreçte yalnız bırakılıp bırakılmadığına dair sorular şu ana kadar yanıtsız.
Denizcilik Camiasından Tepki
Denizcilik camiası, yurt dışında görev yapan Türk denizcilerin benzer durumlarda yalnız bırakılmaması, şirketlerin personeline açık ve güçlü bir hukuki destek sağlaması gerektiğini vurguluyor. Uzmanlar, olayın bireysel değil, kurumsal ve teknik boyutlarıyla ele alınması gerektiğini belirtiyor.
İTÜ Denizcilik Fakültesi mezunu genç bir 3. zabitin yabancı bir ülkede cezaevinde bulunması, Türk denizcilerin hukuki güvenceleri, şirket sorumluluğu ve diplomatik destek mekanizmalarını bir kez daha gündeme taşıyor.
Kamuoyunda ise soru netliğini koruyor:
Gemi serbestken, şirketler faaliyetlerine devam ederken, bir Türk denizci neden hâlâ cezaevinde?
Yorumlar
Kalan Karakter: