Uluslararası Denizcilik Odası (ICS) Başkanı Emanuele Grimaldi, için kaleme aldığı özel yazısında, denizcilik sektörünün karşı karşıya olduğu değişen jeopolitik ve düzenleyici baskıları ayrıntılı biçimde ele aldı.
Grimaldi’ye göre sektör, jeopolitik ve ticari istikrarsızlığın istisna olmaktan çıkıp kural haline geldiği bir dünyada faaliyet gösteriyor. Bu durum yalnızca şirketlerin değil, denizcilik sektörünün genel hedeflerine ulaşmasını da zorlaştırıyor. Bu denli çok risk faktörünün bulunduğu bir ortamda, sektör liderlerinin dış gündemlerden arındırılmış, güvenilir bilgiye erişimi her zamankinden daha kritik hale geliyor.
Grimaldi, “İhtiyaçlarımızı en iyi şekilde karşılayan rotadan sapmamak için gereksiz ayrıntıları ayıklamak zorundayız” diyerek, liderlerin iş risklerini gerçekten neyin yönlendirdiğini net biçimde görmesi gerektiğini vurguluyor.
Jeopolitik Dalgalanma Kalıcı Hale Geliyor
Çatışmaların, tarife değişikliklerinin ve diplomatik yeniden yapılanmaların eş zamanlı yaşandığı bu dönemde, denizcilik liderlerinin kısa vadeli gürültü ile uzun vadeli eğilimleri ayırt edebilmesi büyük önem taşıyor. Grimaldi, jeopolitik ve ticari dalgalanmaların artık geçici değil, kalıcı bir gerçeklik haline geldiğine dikkat çekiyor.
Bu ihtiyaca yanıt olarak geliştirilen ICS Denizcilik Barometresi, küresel gelişmelerin sektörde yarattığı operasyonel baskıları izlemek amacıyla oluşturuldu. Beşinci yılına giren yıllık rapor, hızla değişen siyasi söylemleri ve piyasa spekülasyonlarını filtreleyerek, sektör için güvenilir bir referans sunuyor.
Barometre, üst düzey denizcilik liderlerinin risk algılarını ve güven seviyelerini izleyerek, hem endişe alanlarını hem de fırsat başlıklarını açık biçimde ortaya koyuyor.
Ortak Endişeler: Siyasi İstikrarsızlık Başrolde
Siyasi istikrarsızlığın, barometrede yıllardır en büyük risk faktörlerinden biri olarak öne çıkması sürpriz değil. Grimaldi, bu durumun hükümet politikaları ve belirsizliklerin işletmeler üzerindeki çarpan etkisini açıkça ortaya koyduğunu belirtiyor.
Geçen yılki bulgular, siyasi belirsizliğin; siber güvenlik risklerinden ticaret akışlarının ve finansman modellerinin yeniden şekillenmesine kadar pek çok alanı etkilediğini gösterdi.
2024–2025 döneminde artan korumacılık, Kızıldeniz’deki aksaklıklar ve küresel jeopolitik parçalanma; yeni gümrük tarifeleri, değişen tedarik zincirleri ve devlet bağlantılı siber müdahalelere dair endişeleri daha da artırmış durumda.
IMO ve Net-Sıfır Tartışmaları
Grimaldi, Ekim 2025’te IMO bünyesinde yapılan Deniz Çevresini Koruma Komitesi (MEPC) toplantılarında Net-Sıfır Çerçevesi (NZF) tartışmalarında jeopolitiğin rolünün göz ardı edilemeyeceğini vurguluyor.
Önceki raporlarda küresel bir karbon düzenlemesine yönelik temkinli iyimserlik öne çıksa da, NZF’ye ilişkin kararların gecikmesi bazı oyuncular için riskleri artırırken, bazıları için stratejik fırsatlar yaratıyor.
Öne Çıkan Fırsatlar
ICS Denizcilik Barometresi yalnızca riskleri değil, ortaya çıkan fırsatları da izliyor. Veriler; emisyon azaltımı, biyoyakıtlar, metanol ve amonyağa yönelik uzun vadeli güvenin arttığını, LNG’ye olan ilginin ise yıllardır istikrarlı biçimde sürdüğünü ortaya koyuyor.
Düzenlemelerdeki yavaş ilerleme, rüzgar destekli tahrik sistemleri gibi alternatif teknolojilere olan ilgiyi de dönemsel olarak artırıyor. Raporda ayrıca, artan siber riskleri yönetmeye yönelik çözümlere ve uyum maliyetlerini azaltacak dijital uygulamalara olan talebin her yıl yükseldiği belirtiliyor.
Buna ek olarak, denizde ve karada nitelikli denizcilik iş gücüne olan artan ihtiyaç, sektör için dikkate alınması gereken önemli bir trend olarak öne çıkıyor.
Ortak Zemin Üzerinde İlerlemek
Grimaldi, denizcilik sektörünün pandemi, jeopolitik şoklar, siber saldırılar ve yeni düzenlemeler karşısında olağanüstü bir uyum ve direnç sergilediğini hatırlatıyor. Ancak önümüzdeki dönemde başarının, risklerin nasıl etkileştiğini doğru analiz etmeye ve iş birliğinin en gerekli olduğu alanları tespit etmeye bağlı olduğunu vurguluyor.
ICS Denizcilik Barometresi’nin amacının çözüm dayatmak değil, sektör paydaşları için en kritik başlıkları görünür kılmak olduğunu belirten Grimaldi, raporun hükümetler, düzenleyiciler ve sektör için ortak bir kanıt tabanı sunduğunu ifade ediyor.
Grimaldi yazısını, “Denizcilik karar alma süreçlerini gerçekten neyin yönlendirdiğini anlayarak ve ortak noktaları belirleyerek, ilerlemenin açıklık, istikrar ve bilinçli iş birliği üzerine kurulmasını sağlayabiliriz” sözleriyle tamamlıyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: