banner246

banner176

banner242

banner184

banner191

banner148

banner179

banner145

banner182

banner263

05.12.2011, 00:49 31840

Denizci neden yıpranmaz?

Denizcinin yıpranma hakkının elinden alınmasının üzerinden yıllar geçti.

Denizde yaşam ise aynı..

Denizciler  hasret ile  doğa ile, insanın yaşaması için doğanın öngörmediği günlük yaşamlarında ki sorunlar ile boğuşmaya devam ediyorlar.

Sularını tanktan içiyor, denizli havalarda yemeği unutuyor , normal şartlarda dahi günlerce taze sebze meyve yemedikleri zaman oluyor.

Ama inadına hala yıpranmayanlar listesinde yer alıyorlar.

Kalktıkları limanda yaza veda edip  vardıkları limanda kışa merhaba diyorlar ama  her nedense yıpranmıyorlar.

Anasının , babasının , eşinin , çocuklarının velhasıl yakınlarının hastalığında , ölümünde, neşesinde , acısında mesafelerin çaresizliğine mahkum bu insanlar birilerinin gözünde hala yıpranmıyorlar.
 
Basın çalışanları yıpranma haklarını tekrar geri almanın arifesindeler..

Yoğun bir şekilde çalışıyorlar..

Sendikaları ile, sivil teşkilatları ile ve kararlı bir şekilde..Yürütme ile yakın temasa da geçmiş durumdalar..

Van depremin de kaybettikleri arkadaşları basın çalışanları için bu konuda tetikleyici bir vaka oldu..

Saygı duyuyorum bu duyarlılığa,. Bu sahiplenmeye..

Keşke biz denizcilerde de olsa aynı duyarlılık.
 
Değerli Barbaroslar, denizcinin yıpranma hakkı kaldırıldığından bu yana  görevi başında  kaç denizcinin hayatını kaybettiğini bilenimiz var mı?..

Denizin karanlıklarında kaybolup gidip bir daha kendisine hiç ulaşamadığımız kaç meslektaşımız var ? 

Hakkında gaip kararı çıkarılan bu kardeşlerimizin sayısı nedir? Kimse kafasını yormasın..Bu soruların cevabını bilen yok..
 
 
Peki denizci yasa koyucunun gözünde ve kafasında neden yıpranmaz? 

Yasa koyucu denizcinin yaşamını bilmez mi?

Cumhuriyet tarihinin denizi bilen, denizciyi en iyi tanıyan bakanı Binali Beydir..

Gene Cumhuriyet tarihinde deniz bürokrasisin de hiçbir zaman bu kadar denizci bu seviyede yetki ve sorumlulukla donatılıp bir çok mevkide yer almamıştır..

Yine TBMM de  bu kadar çok denizci kökenli milletvekili ve bakan bulunmamıştır.

Peki ne olmuştur da deniz de hem ruhsal hem bedensel yıpranmanın alasını yaşayan denizcilerin elinden yıpranma hakkı alınmıştır ?.

Ve daha da önemlisi  neden  kimse bu hakkın geri alınması için sesini çıkarmamıştır.

Ulaştırma Bakanlığının isimlerinden birinin denizcilik olarak değiştirildiği bu sene denizcilerin ve denizciliğin bakanlık seviyesinde temsil edildiğini düşünüp bunun denizcinin sorunlarına bakış açısında  bir milat olmasını diliyoruz..
 
Yukarıda ki soruların cevabını bulmak  çözüme giden yolda bize  yol gösterecek ve  gerçekleri bulmamıza da yardım edecektir. 

Bunları tartışırsak tabii.
 
Bu sorun direk Türkiye Denizciler Sendikasını ilgilendirmekle birlikte bütün denizci dernekleri de bu konuda katkı vermekle yükümlü ve sorumludurlar..

Deniz Ticaret odası da elinde ki imkanları kullanıp denizcinin bu hakkı için pekala çalışmalar yapabilir..

Özetle, denizciler birlikte hareket etmek ve bu konuda ki dertlerini kendi bakanlığımıza anlatmak durumundadırlar..

Ben sayın bakanın bu konuda bir yasa tasarısı hazırlatacağından eminim.

Neden mi eminim?

Çünkü kendisinin duyarlılığına inanıyorum..

Yeter ki kendisine bu konuda yasanın hazırlanması için destek verilsin..
 
Son olarak ; denizcilerin birleşmesi için bir fırsat olarak gördüğüm Türkiye Denizciler Federasyonu benim de mezunu olduğum YDO/ İTÜ Denizcilik Fakültesi mezunlarının federasyonu olma görüntüsünden bundan sonra ki ilk genel kurulda kurtulmalıdır.

Kapılarını bütün denizci kardeşlerimize sözde değil pratikte açmalıdır..

Elit siyaset anlayışı ile elit cemiyetçi anlayış birbirlerinin ancak farklı projeksiyonlarıdır..

Yoksa özde aynıdırlar..İki anlayışın da kendi alanlarında geniş kitlelere arzu edilen faydaları dokunmaz.
 
Her gün , her gece, 24 saat, 365 gün , ülkemiz ve dünya denizlerinde , deryanın bir gün sükun, bir gün hırçın kucağında, uğultusu ninni olmuş dalgaların insafında, ama makine dairesinde, ama köprü üstünde, ama güvertede , ama ambarda , ama yalnızlığını en derin yaşadığı kamarasında  bulunan bütün denizci kardeşlerimize Allah selamet versin , yolları açık olsun.

Bir gün onların gerçekten yıprandıklarını kimsenin üzerinde münakaşa edemeyeceği şekilde anlatacağız inşallah..  
 
Sevgiler herkese

Yorumlar (9)
Capt. Özcan YAVUZ 11 yıl önce
Murat agabey,

yazılarını devamlı okuyorum , her zaman sanki deniz üstünde aktif çalışıyormuş gibi yazıyorsun, yine takdir edilesi güzel bir yazı yazmışsın çoook önemli 2 konuda (yıpranma payı ve tum denizcilerin federasyonu) ellerin dert görmesin.







Saygılar/

Capt. Özcan YAVUZ
mehmet özdemir 11 yıl önce
Gerçekten yıllar sonra bu konu hakkında bir yazı, bir görüş görmek çok güzel.Onca mücadeleye rağmen denizcilerin yıpranmadıklarını düşünen bir zihniyetin hüküm sürdüğü bir ülkede yaşıyoruz.Denizcilere yıpranma haklarını vermek başka şeydir, yıpranma haklarını elinden almak ise bambaşka birşey.Biz öncelikle hangisini ele alacağız?Denizciler bu soruyu cevapladıktan sonra ne yapacaklarına karar vereceklerdir.
erol 11 yıl önce
allahtan sizin gibi aklı selim insanlar varda bu memleket sahipsiz değil.tespitlerinizde sonuna kadar haklısınız ama cözüm gene sizin gibi degerli büyüklerimizde federasyon sadece tabela olarak duruyor okul derneğinden öteye gecemedi. halen kayıkcı kavgası devam ediyor sen o okulben bu okul denizciler olarak bir birimize bile tahammülümüz yok bir şeyler eksik oda anlayış halbuki deniz hepimize yeter ve herkez sınırları içersinde ekmek yer sz değerli büğümüzün yeni cıkıcak olan yönetmelikle ilgili düşüncenizi merek içersinde bekliyorum. sizce hakmıdır bu efendim yılların ortaköy sizin eski (ydo) oldugu okul beykoz dml 750 kw ve gross verilmesi kum gemisi bile yok o kriterlerde myo mezunları 3000 grs ve kw bu tonejda gemi kac tane var ve en acısıda 3.zbt ve 3 mak. zorunluluğu yok efendim bu insanlar nerde calışıp ehliyet yükselticek gemici veya yağcı hizmeti liman kabul etmiyor yeterliliğe uygun hizmet olmadığı için mezun olan denizcilik fakültesi mezunları denizde calışmıyor. nasıl çıkıcaz bu işin içinden lütfen bir yol gösterin saygı sevgi ver hürmetlerimle erol
11 yıl önce
gerçekten denizcilerin durumuna değindiniz.ben de uzun yıllar deniz hayatı olan bir gv.zabiti olarak dediklerinize aynen katılıyorum.teşekkürlerimi edip.saygılar sunuyorum.
hüsamettin canbilen 11 yıl önce
Sayın denizci dostlarım,

Yukarıdaki başlık durumu özetler niteliktedir.Hal böyle olunca yıpranma payını kaldıranlar acaba bunu hiç düşünmedi mi? Demiri,çeliği paslandırıp/ aşındıran su insan vücüduna ne yapmaz? kaldı ki işin birde psikolojik tarafı vardır.Eşinden,çocuklarından,çevrenden ,köyünden,kasabandan,şehrinden uzakta geçirilen ve kaybedilen pekçok değer.Bu hakkı elimizden alan zihniyeti lanetliyorum.Hakkımızı da helal etmiyoruz!!!!!
cumali bolkan 11 yıl önce
dogrudur cumhuriyet tarihinin en cok denizci vekilleri bu mecliste oldugu icin denizci yipranmasini alamaz cunku hepsi armatore calisiyor ve onlarin istedigi sekilde yasa cikariyor bunlar mecliste oldugu surece hic bir hak alamazsiniz unutunhatta ucretlerin dusmesi icin herturlu kolayligi saglarlar gurcu azeri ne varsa piyasaya dfodururlar zira biz bu ulkenini evlatlari degiliz bu yasayi cikaranlari gemiye cikarda 65 yasina kadar gemide calissinlar bakalim guvertede yuruyebiliyorlarmi ben kendi sahsimda yasayi cikaranlara allah katinda hakkimi helal etmiyorum
Burak Alkoç 11 yıl önce
Yazının her satırına katılıyorum. Milletvekili 2 senede emekli olabiliyor,denizcinin 2008de yıpranma payı kaldırılıyor, yukarıda belirtien şartlarda çalıştığı halde kara personeli ile aynı şartlarda olduğu kabul ediliyor. Belki de sorun yazıda da belirtildiği üzere meclise fazla armatör,denizci kökenli milletvekili göndermekten kaynaklanıyor!
fahri delibalta 11 yıl önce
Bir çok arkadaşımızın bahsettiği gibi 20 yıllık deniz hayatımda bütün zor şartlara katlananlar gemi adamlarıdır. denizciliğin cefasını çekenlerden birisi olarak bizzat kendimden söyleyebilirim.fakat işin kötü tarafı denizcilik sektörü türkiyede bitiyor diyebiliriz.bunun yanında denizcilik mesleği alanında binlerce genci okullardan mezun ediyoruz.Mezun etmesine mezun ediyoruz ama gençlerin yarısından çoğu gemilere çıkmıyor.yani anlaşılacağı gibi eğitim israfıda var. diğer yarısından azı da ehliyetinin yeni olması sebebiyle gemilere gidemiyor.bırakın bunları gemiye gidebilenlerin bir kısmı maaş alamıyor.bunun yanında gemide kuru bakliyata ve iaşe ürünlerinden en ucuzuna talim etmek zorunda kalıyor,fırtınası soğuk hava şartları cabası.birde dediğiniz gibi tatlı su tanklarındaki içme suyu pas kokuyor.evet bunların hepsini ben yaşadım ve işin kötü tarafı hala yaşıyoruz.bütün bunları hakketmeyen denizciler ne yapsın işe ihtiyacı var aşa ihtiyacı var.bizim meslekte art niyetli olmayanlarda yok değil tabi bunlar azınlıkta ama yinede denizcilerin referansını kötü yönde etkiliyor.yani inanın ortaya üç kişi çıkıp hadi haklarımızı savunalım diyen birileri çıksa en öne ben geçerim.diye düşünüyorum.bu yıpratılmadan dolayı birkaç yıl önce emekli olurum diye düşünüyordum ama her halde mezarda emekli oluruz.emeğini anlının teriyle kazanan tüm insanlara selamlar olsun.fahri çarkçı
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
28
parçalı bulutlu
banner260
banner102
banner93
Namaz Vakti 10 Ağustos 2022
İmsak 04:22
Güneş 06:02
Öğle 13:15
İkindi 17:06
Akşam 20:18
Yatsı 21:50
Günün Karikatürü Tümü