Aliağa-2 Kılavuzluk İhalesi: Turkuaz %82 Kamu Payı Teklifiyle Kazandı
Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından düzenlenen Aliağa-2 Bölgesel Hizmet Sahası kılavuzluk hizmeti ihalesi bugün tamamlandı. İkinci ve son turda Turkuaz'ın %82 kamu payı teklifi karşısında UZMAR artırım yapmayınca, 20 yıllık işletme hakkı Turkuaz grubu üzerinde kaldı.
Ancak süreç henüz tamamlanmadı. İhale komisyonu kararının Bakanlık tarafından onaylanması ve ardından sözleşme imzalanması gerekiyor. İdare, 618 sayılı Kanun uyarınca ihaleyi yapıp yapmama konusunda takdir yetkisine sahip.
İhale böyle gelişti
İhaleye dört katılımcı başvurmuştu: DEKAŞ, UZMAR, Turkuaz ve Damla (OGG dahil). İlk turda DEKAŞ ve Damla çekildi.
İkinci tura Turkuaz %80, UZMAR ise %81 kamu payı teklifiyle girdi. Turkuaz %82'ye yükseltince UZMAR artırmayarak ihaleden ayrıldı. Böylelikle Yaman Şen'in yönetim kurulu başkanlığını yaptığı Turkuaz şirketi ihaleden zaferle ayrılmış oldu.
İhale, 618 sayılı Limanlar Kanunu'nun Ek 1. maddesi uyarınca %40 taban oran üzerinden pazarlık ve açık artırma usulüyle yapıldı. 4046 sayılı Özelleştirme Kanunu hükümleri uygulandı.
İhale 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na tabi değil. Bakanlık komisyonu yürüttü.
%82 ne anlama geliyor?
Kılavuzluk ihalelerinde artırılan oran, brüt hasılattan devlete gidecek payı gösteriyor. %82 kamu payı demek, her 100 liralık gelirin 82 lirasının kamuya, sadece 18 lirasının işletmeciye kalması demek.
Bu 18 lira içinden yakıt, bakım, sigorta, kılavuz kaptan maaşları, 7/24 vardiya giderleri ve tüm yatırımların karşılanması gerekiyor. Bu nedenle sektörde "sürdürülebilirlik" tartışması sürüyor.
Sektör "tutarsızlık" sorununu dile getiriyor
Son dönemde gerçekleştirilen kılavuzluk ihalelerinde benzer kamu payı oranlarının farklı muamelelere tabi tutulması, sektörde "çifte standart" tartışmasını alevlendirdi. Bazı ihaleler iptal edilirken, benzer ve hatta daha yüksek oranlı ihalelerin onaylanması, hangi kriterin uygulandığı konusunda belirsizlik yarattı.
İptal edilen ihaleler:
- Kocaeli-1 (HAS Kılavuzluk): %89,5 kamu payıyla kazanıldı, gerekçe belirtilmeksizin iptal edildi
- Gemlik: %88 kamu payıyla sonuçlandı, iptal edildi
- Ambarlı (ilk ihale - Mentor): %95 kamu payıyla kazanıldı, "ekonomik sürdürülemezlik" gerekçesiyle iptal edildi
Onaylanan ihaleler:
- Aliağa-1 (UZMAR): %89,75 kamu payı ile onaylandı (Bu oranın kazanan şirkete zarar yazacağı söyleniyor)
- İskenderun : %88 kamu payı ile Turkuaz şirketi kazanmıştı; ancak onun yerine ikinci sırada %81 ile teklif veren DEKAŞ'a ihalenin verildiği söyleniyor (Mevcut gelirlerle her iki oranın da zarar ettireceği sektörde konuşulmakta)
- Kocaeli-1 (ikinci ihale - Turkuaz): %80 kamu payı ile onaylandı.
Sektör kaynaklarına göre, aynı %88 oranı Gemlik'te ve İskenderun'da iptal gerekçesi olurken ve benzer şekilde %89,5 oranı Kocaeli-1'de iptal nedeni sayılırken Aliağa 1'de %89,75 sorun teşkil etmedi.
Kocaeli-2'de tartışmalı süreç
Kocaeli-2 ihalesi ise ayrı bir tartışma yarattı. Sektörde dolaşan bilgilere göre, %90,5 ile birinci olan DEKAŞ ve %90 ile ikinci olan MARKAŞ elendikten sonra, üçüncü sıradaki HAS Kılavuzluk'un %84'lük teklifinin "mantıklı" bulunarak işletme hakkının bu firmaya verildiği iddia ediliyor.
Bu uygulama, Kılavuzluk ve Römorkörcülük Hizmetleri Hakkında Yönetmelik'in 14. maddesinin 4. fıkrasıyla çelişiyor görünüyor. İlgili fıkra açıkça şunu belirtiyor: "İhale üzerinde kalan isteklinin sonradan gerekli şartları taşımadığı anlaşılırsa yahut sözleşme imzalanmazsa ihale en yüksek ikinci teklifi veren istekli üzerinde bırakılır. İki isteklinin de gerekli şartları taşımadığının anlaşılması durumunda ihale iptal edilir."
Hukuki çerçeve ve takdir yetkisi
Kılavuzluk ihaleleri 618 sayılı Limanlar Kanunu'nun Ek 1. maddesi ile 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun çerçevesinde yürütülmektedir. Bu ihaleler 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu'na tabi değildir.
618 sayılı Kanun uyarınca İdare, ihaleyi yapıp yapmama konusunda geniş takdir yetkisine sahiptir. Ancak bu yetki, idari işlemlerin temel ilkelerinden olan "hukuka uygunluk", "eşitlik" ve "öngörülebilirlik" ilkeleri çerçevesinde kullanılmalıdır.
İdare hukukunda yerleşik içtihat, takdir yetkisinin "keyfiliğe" dönüşmemesi gerektiğini vurgular. Benzer durumlarda farklı kararlar alınması, ancak bu farklılığın objektif ve haklı gerekçelerle açıklanabilmesi halinde hukuka uygun kabul edilir.
Sırada ne var?
Komisyon kararı Bakanlık'ın onayına sunulacak. Onay çıkarsa özel hukuk hükümlerine tabi işletme hakkı devir sözleşmesi imzalanacak.
Öte yandan ihalelerin dayanak yapıldığı Kanun ve Yönetmelik henüz hukuki denetleme sürecini tamamlamadı. Kanun hakkında Anayasa Mahkemesinde yürürlüğün durdurulması ve iptal davası, Yönetmelik hakkında Danıştay'da açılmış çeşitli iptal ve yürütmenin durdurulması talepli davalar bulunuyor. İdare, bu denetlemenin sonucunu beklemeden ihaleleri hızlı bir şekilde tamamlamak istercesine hareket ediyor.
Yorumlar 4
Kalan Karakter: