Uluslararası alanda tanınan hükümet (İDG) tarafından işletilen Yemen Sahil Güvenliği, Bab el Mendeb Boğazı’nda kapsamlı bir uyuşturucu operasyonu gerçekleştirdi. Aden-TV’nin 5 Ocak 2026 tarihli haberine göre, operasyonda dört kaçakçı gözaltına alınırken yaklaşık çeyrek ton amfetamin ve haşiş ele geçirildi.
Son dönemde Bab el Mendeb bölgesinde yapılan uyuşturucu ve silah yakalamalarının büyük bölümünün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından desteklenen ve daha önce Güney Geçiş Konseyi’ne (STC) yakınlığıyla bilinen Tümgeneral Tarık Salih liderliğindeki Ulusal Direniş Güçleri’nin (NRF) kıyı birliklerince gerçekleştirildiği biliniyor. Ancak bu son operasyonun Yemen Sahil Güvenliği adına duyurulması, sahadaki güç dengelerine ilişkin dikkat çekici bir gelişme olarak değerlendiriliyor.
General Tarık Salih’in NRF’nin X (eski Twitter) hesabından yaptığı paylaşımda, uyuşturucu ele geçirme operasyonuna değinilmezken, BAE ve Suudi Arabistan’ın sağladığı yardımlara vurgu yapıldı. Paylaşımda, NRF’nin mevcut önceliğinin Husilere karşı Sana’yı geri almaya yönelik kara operasyonları olduğu belirtildi. Bu durum, NRF’nin ana bağlılığını STC’den İDG’ye kaydırdığı, ancak her iki aktörle de ilişkilerini sürdürmeye çalıştığı şeklinde yorumlanıyor. Uyuşturucu operasyonunun Sahil Güvenliği’ne atfedilmesi ise, İDG’nin üstün otoritesinin kabulü anlamına geliyor.
Söz konusu gelişmenin, Yemen Sahil Güvenliği’ni yeniden yapılandırmayı hedefleyen bağışçı gruba öncülük eden İngiltere ve Suudi Arabistan tarafından memnuniyetle karşılanması bekleniyor. Kasım ayında İngiltere’nin Orta Doğu’dan sorumlu Bakanı Hamish Falconer, Aden’deki Yemen Sahil Güvenliği tesisini ziyaret etmiş ve 2011 yılında inşa edilen, 200 grostonluk devriye gemisi Aden’i (IMO: 4698611) incelemişti. İngiliz yardımı, geminin yenilenmesine katkı sağlarken, İngiliz yetkililer bu desteğin zorunlu bir müdahale değil, Yemen Sahil Güvenliği’nin zamanla kendi kapasitesini geliştirmesine alan açmayı amaçladığını vurgulamıştı.
Yorumlar
Kalan Karakter: