ABD’nin İzlanda Açıklarında Gemiyi Alıkoyması ABD–Rusya Hattında Gerilimi Tırmandırdı
ABD Sahil Güvenlik güçlerinin İzlanda sularında seyreden bir gemiye el koyması ve geminin Venezuela’ya yönelik yaptırımları ihlal ettiği iddiası, ABD ile Rusya arasında yeni bir diplomatik ve hukuki gerilim yarattı. Olay, iki ülke arasında karşılıklı suçlamalara yol açarken, deniz hukuku açısından da tartışmalı bir örnek olarak öne çıktı.
ABD makamları, gemiye el konulmasının bir ABD federal mahkemesinin verdiği kararın uygulanması kapsamında gerçekleştiğini savundu. Rusya ise Tass haber ajansına yaptığı açıklamada, bu müdahalenin uluslararası deniz hukukunun açık ihlali olduğunu belirtti. Açıklamada, “Hiçbir devletin, başka bir devletin yargı yetkisi altında usulüne uygun şekilde kayıtlı bir gemiye karşı güç kullanma hakkı yoktur” ifadelerine yer verildi.
Rus tarafı ayrıca, daha önce Bella 1 adıyla bilinen ve sonradan Marinera olarak yeniden adlandırılan geminin, 24 Aralık’ta Rus bayrağı altında seyir için geçici izin aldığını öne sürdü.
Bayrak, Yaptırım ve Deniz Hukuku Tartışması
ABD’nin müdahalesi, Venezuela petrolünü taşıdığı iddia edilen gemilere yönelik daha önceki uygulamaları da yeniden gündeme getirdi. Washington, bugüne kadar genellikle devletsiz gemileri ya da sahte bayrak taşıdığı şüpheli olan gemileri hedef almıştı. Bu tür gemiler, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nin (UNCLOS) 92. maddesiuyarınca herhangi bir bayrak devletinin korumasından yararlanamıyor.
Uluslararası deniz hukukuna göre, devletsiz gemiler açık denizlerde son derece savunmasız kabul ediliyor. Çünkü bu gemilerin, üzerlerinde münhasır yargı yetkisi ileri sürebilecek bir bayrak devleti bulunmuyor.
UNCLOS ayrıca, bir geminin iki veya daha fazla devletin bayrağı altında seyredip duruma göre bayrak değiştirmesi hâlinde, bu geminin söz konusu devletlerin hiçbirine karşı milliyet iddiasında bulunamayacağını hükme bağlıyor. Bu durum, geminin hukuken devletsiz sayılmasına yol açabiliyor.
Bu çerçevede, Marinera/Bella 1’in 31 Aralık’ta bildirilen bayrak değişikliğine kadar, yalnızca ABD değil, herhangi bir devlet tarafından da devletsiz gemi olarak değerlendirilebileceği ifade ediliyor. Bu da gemiyi, açık denizlerde alıkonulmaya ve müdahaleyi yapan devletin iç hukukunun uygulanmasına karşı savunmasız hâle getiriyor.
“Sıcak Takip” Tartışması
Olayda bir diğer tartışma konusu ise “sıcak takip” ilkesi oldu. UNCLOS’a göre, bir devletin sıcak takip hakkı, takip edilen gemi kendi bayrağını taşıyan devletin veya üçüncü bir devletin karasularına girdiğinde sona eriyor. Sözleşmede, geminin daha sonra bayrak kazanmasının sıcak takibi sona erdiren bir durum olduğuna dair açık bir hüküm bulunmuyor.
Bu durum, ABD’nin, gemiyi bayrak değiştirdiği sırada zaten takip ettiğini ve bu nedenle takibi sürdürme hakkına sahip olduğunu savunmasına imkân tanıyor. Ancak hukukçular, sıcak takibin devletin kendi deniz yetki alanlarında başlaması gerektiğini, açık denizde başlayan bir takibin bu kapsama girmediğini hatırlatıyor.
ABD ve Rusya’dan Karşılıklı Hukuki İddialar
Rusya Ulaştırma Bakanlığı, ABD’nin eyleminin UNCLOS 92. maddeye aykırı olduğunu savunuyor ve bayrak değişikliğinin 24 Aralık’ta gerçekleştiğinde ısrar ediyor. ABD ise, Rus bayrağının gemiye ait olarak 31 Aralık’ta bildirildiğini, dolayısıyla müdahale anında geminin hukuki statüsünün tartışmalı olduğunu ileri sürebilir.
UNCLOS 92. maddesi ayrıca, bir geminin seyir sırasında veya bir limandayken, mülkiyet devri ya da sicil değişikliği dışında bayrak değiştiremeyeceğini düzenliyor. Uzmanlara göre, burada yasaklanan durum sicil değişikliği olmadan yapılan bayrak değişimi. Eğer gemi gerçekten Rus siciline kaydedildiyse, fiziksel bayrak veya gövdeye çizilen bayrak bu kaydın bir göstergesi sayılabilir.
Emsal Niteliğinde Bir Olay
Takip altındayken bayrak değiştirildiği iddiası, uluslararası deniz hukukunda nadiren karşılaşılan ve emsali sınırlı bir durum olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle olayın nasıl sonuçlanacağı, gelecekte benzer vakalar için önemli bir referans teşkil edebilir.
Uzmanlara göre, hangi tarafın hukuki argümanlarının daha güçlü olduğunun netleşmesi için ABD ve Rusya’nın bu süreçte ortaya koyacağı resmi ve hukuki açıklamaların dikkatle izlenmesi gerekecek.
Yorumlar
Kalan Karakter: