Londra’nın tarihi Ağır Ceza Mahkemesi Old Bailey, denizcilik dünyasını sarsan ve "ağır ihmal" kavramının sınırlarını yeniden çizen bir davaya ev sahipliği yapıyor. Mart 2025'te Kuzey Denizi'nde bir denizcinin ölümüyle sonuçlanan konteyner gemisi kazasının duruşmasında, Rus kaptan Vladimir Motin hakkında ortaya çıkan detaylar mahkeme salonunda şok etkisi yarattı.
Görünmez Tehlike Değil, İhmal Zinciri
Savcılık makamı, Portekiz bayraklı Solong gemisinin kaptanı olan 59 yaşındaki Motin'in, ABD ordusu için jet yakıtı taşıyan Stena Immaculate tankerine çarpmadan önce yaklaşan felaketi önlemek için "hiçbir şey yapmadığını" iddia etti. Savcı Tom Little KC'nin mahkemeye sunduğu verilere göre, geminin radarı çarpışmadan tam 36 dakika önce karşıdaki tankeri net bir şekilde tespit etmişti. Ancak o sırada köprüüstünde tek başına nöbetçi olan Kaptan Motin, rotayı değiştirmek veya hızı düşürmek için hiçbir hamle yapmadı. Daha da vahimi, kaptanın nöbetçilerin uyumasını veya dalmasını engellemek için tasarlanan köprüüstü alarm sistemini kazadan aylar önce devre dışı bıraktığı ortaya çıktı.
Mürettebata Uyarı Yapılmadı
Kaptanın ihmali, 38 yaşındaki Filipinli denizci Mark Angela Pernia'nın hayatına mal oldu. Çarpışma anında geminin baş tarafında görevli olan Pernia, kendisine hiçbir uyarı yapılmadığı için yaklaşık 18 mil (16 knot) hızla gerçekleşen çarpışmanın şiddetiyle hayatını kaybetti. Savcı, kaptanın mürettebatına karşı taşıdığı "özen yükümlülüğünü" açıkça ihlal ettiğini ve yaklaşan çarpışmaya rağmen gemi içinde alarm vermeyerek personeli ölüme terk ettiğini savundu.
WhatsApp'taki İtiraf ve Örtbas Girişimi
Davanın en çarpıcı delili ise kaptanın telefonu incelendiğinde ortaya çıktı. Kazanın hemen ardından eşine WhatsApp üzerinden mesaj atan Vladimir Motin'in, "Bir felaket oldu, suçlu benim" yazdığı jüriye gösterildi. Eşinin ise bu itirafa karşılık olarak, kaptana yetkililere yalan söylemesini tavsiye ettiği ve "Cihazlarda görmediğini söyle" şeklinde mesaj attığı tutanaklara geçti.
Büyük Bir Çevre Felaketinin Eşiğinden Dönüldü
Mahkemede ayrıca olası bir çevre felaketinin büyüklüğüne de dikkat çekildi. Çarpılan geminin 220 bin varil jet yakıtı taşıdığı, Kaptan Motin'in idaresindeki geminin ise alkol ve temizlenmemiş sodyum siyanür konteynerleri yüklü olduğu belirtildi. İki geminin yüklerinin tehlikeli doğası, yaşanan kazanın çok daha büyük bir patlama veya çevre kirliliğine yol açabileceğini gözler önüne serdi. Kaptan Motin suçlamaları reddederken dava görülmeye devam ediyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: