Antalya merkezli ARES Shipyard, küresel genişleme stratejisi kapsamında Suudi Arabistan'da dev bir yatırıma imza atıyor. Şirket, Suudi yerel ortağı Sat-el Arab ile iş birliği yaparak Krallık bünyesinde "ARES Naval" adıyla yeni bir şirket kuracağını ve iki farklı noktada tersane operasyonlarına başlayacağını duyurdu.
Türk gemi inşa şirketi ARES Tersanesi, Suudi Arabistan Krallığı’nda Suudi yerel ortak Sat-el Arab ile birlikte ARES Naval adı altında yeni bir şirket kurmayı planlıyor. ARES CEO’su Oğuzhan Pehlivanlı, bu bilgiyi Breaking Defense’e verdiği demeçte paylaştı.
Pehlivanlı, Ocak ayında yaptığı röportajda şunları söyledi:
“Amacımız, Suudi Arabistan’da ARES Naval için iki tersane kurmak: biri Dammam, diğeri Cidde’de. Nihai hedefimiz, deniz platformlarının üretimine odaklanan ve son kullanıcıları bakım, onarım ve modernizasyon (MRO) hizmetleriyle destekleyen iki tersaneye sahip olmak.”
Pehlivanlı, yeni kurulacak şirkette hisselerin büyük bölümünün ARES’e ait olacağını belirterek, ARES Tersanesi’nin özellikle yeni Suudi Arabistan şirketine ve devlet tarafıyla çalışmaya odaklanacağını ifade etti. Bu kapsamda özellikle Suudi denizcilik şirketi Sofon ile iş birliğinin önemine dikkat çekti. Pehlivanlı, “Sofon, deniz projelerinden sorumlu ana yüklenici ve Suudi Donanması ile Sahil Güvenliği’nin ana tedarikçisi konumunda” dedi.
ARES CEO’su, şirketin önceliğinin “ihracat projeleri” olduğunu vurgulayarak, Suudi Arabistan’daki yeni ortaklığın ötesinde Körfez İşbirliği Konseyi (GCC) bölgesinde daha güçlü bir varlık oluşturmak için görüşmeler yürüttüklerini söyledi.
“GCC, gelecekte ARES için en önemli ihracat pazarlarından biri olacak” diye ekledi.
Pehlivanlı, Breaking Defense ile 19 Ocak’ta Katar’da düzenlenen Dimdex 2026 denizcilik fuarı sırasında konuştu. Fuarda, Katar Sahil Güvenliği standında ARES tarafından üretilen ULAQ insansız suüstü aracı (USV) sergilendi. Pehlivanlı, Katar Sahil Güvenliği’nin istihbarat, gözetleme ve keşif (ISR) görevlerine yönelik iki adet ULAQ USV kullandığını, ancak bunların Türk Donanması konfigürasyonundan farklı olduğunu belirtti.

“Türk konfigürasyonu, isteğe bağlı denizaltı savunma harbi yükü de bulunan bir suüstü harbi versiyonu. Boyu 12 metre. Ancak 11 metrelik Katar versiyonu tamamen farklı. Bu bir ISR platformu; elektro-optik direktör ve uzaktan komutalı silah istasyonu ile donatılmış durumda” dedi.
Pehlivanlı, Katar versiyonu ULAQ’ın yasa dışı göçle mücadele ve mülteci kurtarma operasyonları gibi görevlerde kullanılabildiğini, otomatik olarak ayrılabilen can salı sistemleriyle donatıldığını da sözlerine ekledi.
ARES Tersanesi’nin Katar Sahil Güvenliği ile daha büyük ULAQ versiyonları için görüşmelerini sürdürdüğünü belirten Pehlivanlı, “Katar Sahil Güvenliği Komutanlığı’ndan gelecek değerlendirmeyi bekliyoruz” dedi.
ARES Shipyard, önümüzdeki hafta düzenlenecek World Defense Show’a da katılacak. Fuarda sistemlerinin modellerini sergileyecek ve ortak üretim seçenekleri sunacak.
Pehlivanlı’ya göre Körfez ülkeleriyle ortak üretim, şirketin temel hedeflerinden biri. Bu yaklaşım, Suudi Arabistan’ın Vizyon 2030 programıyla da örtüşüyor. Vizyon 2030, 2030 yılına kadar savunma sanayisinde yüzde 50 yerlileşme hedeflerken, yabancı firmaların Krallık’ta yerel üretim yapmasını veya Suudi şirketlerle ortak üretime gitmesini şart koşuyor.
Yorumlar
Kalan Karakter: