Küresel ticaretin can damarı olan deniz taşımacılığı, 2026 yılıyla birlikte "yeşil fatura" şokuyla sarsılıyor. Avrupa Birliği’nin 2024’ten bu yana kademeli olarak uyguladığı Emisyon Ticaret Sistemi (EU ETS), bu yıl itibarıyla %100 kapasiteye ulaştı. Artık Avrupa limanlarına uğrayan her gemi, saldığı karbonun her gramı için ödeme yapmak zorunda.
Karbon Sürşarjları (ETS Surcharge) Tırmanışta
Sektör devleri Maersk, Hapag-Lloyd ve MSC, 2026'nın ilk çeyreğinde müşterilerine gönderdikleri bildirimlerle emisyon ek ücretlerinde (ETS Surcharge) ciddi artışlara gitti. Analizlere göre:
-
%45 Artış: 2025 yılındaki %70'lik kapsamdan %100'e geçiş, navlun kalemlerindeki emisyon maliyetini ortalama %45 artırdı.
-
Sadece CO2 Değil: 2026 itibarıyla kapsama sadece karbon değil, metan (CH4) ve azot oksit (N2O) gazları da dahil edildi. Bu durum, özellikle LNG yakıtlı gemiler için beklenmedik ek maliyetler doğurdu.
-
Navlun Payı: Asya-Avrupa hattında konteyner başına düşen ETS maliyeti, toplam navlun bedelinin %6 ila %12'sine kadar yükseldi.
"Yavaş Seyir" ve Arz Fazlası Kıskacı
Navlun piyasası, bir yandan artan emisyon maliyetleriyle boğuşurken, diğer yandan 2026’da teslim edilen çok sayıda yeni geminin yarattığı arz fazlası nedeniyle fiyatları yukarı çekmekte zorlanıyor. Şirketler, karbon vergisini minimize etmek için gemi hızlarını düşürme (slow steaming) yoluna gidiyor; bu da tedarik sürelerinin uzamasına neden oluyor.
2026 yılı itibarıyla Türkiye’den Avrupa’ya yapılan deniz yolu taşımacılığı, emisyon kurallarının tam kapasiteyle devreye girmesiyle yeni bir maliyet gerçekliğiyle yüzleşiyor. Özellikle Ambarlı (İstanbul) - Rotterdam gibi stratejik hatlarda bu durum navlun faturalarına doğrudan yansımış durumda.
Ambarlı - Rotterdam Hattında "Emisyon Şoku"
AB dışı bir limandan (Ambarlı) AB limanına (Rotterdam) yapılan seferlerde, emisyonların %50'sivergilendirilmektedir. 2026 itibarıyla bu %50'lik dilimin %100'ü (yani toplam emisyonun yarısının tamamı) için karbon sertifikası ödenmesi zorunlu hale geldi.
-
Ek Ücret Artışı: Hapag-Lloyd ve Maersk gibi taşıyıcılar, 2026'nın ilk çeyreğinde ETS sürşarjlarını bir önceki yıla göre yaklaşık %45 oranında artırdı.
-
Konteyner Başına Maliyet: Ambarlı - Rotterdam rotasında, 2025'te konteyner başına 40-60 Euro bandında olan emisyon ek ücretleri, 2026 Şubat ayı itibarıyla 85-120 Euro seviyelerine tırmandı.
-
Yeni Gazlar: Sadece CO2 değil, metan ve azot oksit gazlarının da hesaplamaya dahil edilmesi, özellikle bu hatta çalışan yeni nesil LNG'li gemilerin maliyet avantajını bir miktar törpüledi.
İhracatçı İçin Çifte Kıskaç: ETS ve SKDM
Türkiye'nin Avrupa'ya olan ihracatında sadece navlun artışı değil, gümrükte devreye giren Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (SKDM / CBAM) da baskıyı artırıyor:
-
Navlun + Vergi: Ambarlı'dan çıkan bir demir-çelik yükü hem geminin emisyon ek ücretini (ETS) ödüyor hem de Rotterdam'a vardığında ürünün karbon içeriği üzerinden gümrük vergisi (CBAM) ile karşılaşıyor.
-
Rekabet Riski: Bu durum, Türkiye'nin Avrupa pazarındaki lojistik maliyet avantajını zorluyor.
Ro-Ro Rotalarındaki Durum
Türkiye'den Avrupa'ya giden Ro-Ro hatları (örneğin Pendik-Trieste veya DFDS hatları) bu durumdan en hızlı etkilenenler oldu:
-
DFDS Verileri: Şubat 2026 verilerine göre, AB içi ve bağlantılı rotalarda ETS ücretleri ton başına karbon fiyatlarının 80-85 Euro seviyesinde seyretmesiyle en yüksek seviyelerine ulaştı.
Yorumlar
Kalan Karakter: