İzleme servislerine göre, boğazdan sınırlı miktarda yük geçişi gerçekleşiyor ve bu trafiğin büyük bölümü İran’ın kontrolündeki Qeshm ve Larak limanları üzerinden geçen bir rotayı izliyor. İran devlet medyası ise, Hindistan ve Çin dahil olmak üzere birçok ülkeyle geçiş koşullarına ilişkin görüşmelerin sürdüğünü öne sürüyor.
Öte yandan, İran’a ait tankerler; ABD’nin İran bayraklı gemilere serbest geçiş izni vermesi ve Cuma günü itibarıyla İran petrolüne yönelik yaptırımları kaldırması sayesinde yükleme ve transit faaliyetlerine devam ediyor.
Geçtiğimiz hafta İran, küresel LNG sıvılaştırma kapasitesinin yaklaşık %6’sını devre dışı bıraktı; ayrıca Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz kıyısındaki petrol altyapısına zarar verdi ve çatışma bölgesine 2.000 milden daha uzak bir konumda bulunan Diego Garcia’daki ABD-İngiltere üssünü hedef aldı.
Şu ana kadar Kuveyt’ten Umman’a uzanan Körfez hattı boyunca onlarca petrol ve doğalgaz sahası, liman ve gemi çatışmaların hedefi haline geldi.
Çeşitli analistler, yakın vadede öne çıkan muhtemel gelişmeler arasında; ABD’nin, Trump’ın 48 saatlik tehdidine bağlılığını göstermek amacıyla ABD/İsrail koordinasyonunda İran’ın elektrik şebekesine yönelik saldırılar düzenlemesini; İran’ın ise buna karşılık olarak komşu ülkelerdeki yüksek değerli altyapı hedeflerine misilleme yapmasını sayıyor. Bunun yanı sıra, İran’ın Hürmüz Boğazı üzerindeki kontrolünü sürdürmesi ve özellikle Asya’daki tüketicileri etkileyecek şekilde küresel petrol, doğalgaz ve rafine ürün arzı üzerindeki baskının devam etmesi de olası senaryolar arasında yer alıyor.
İsrail Savunma İstihbaratı’nda İran dosyasından sorumlu eski yetkili Danny Citrinowitz ise durumu şöyle değerlendiriyor: “İran, Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmayacak; bu senaryo gerçekçi değil. Önümüzdeki günlerde, özellikle ABD’nin kritik altyapıya yönelik saldırıları halinde, Tahran’ın ‘Körfezi ateşe vermekle’ tehdit etmesini bekleyebiliriz.”
Citrinowitz’e göre, bu tür söylemler ABD’nin tehditlerine karşı İran’ın pozisyonunu değiştirmeyecek. Aksine, İran yönetimini zor bir tercihle karşı karşıya bırakıyor: ya daha geniş çaplı bir savaş riskini göze alarak gerilimi tırmandırmak ya da geri adım atarak ABD’nin caydırıcılığını daha da zayıflatmak.
Yorumlar
Kalan Karakter: