banner246

banner176

banner242

banner191

banner249

banner148

banner244

banner179

banner248

banner145

01.08.2007, 12:26 21095

İTÜ Denizcilik Fakültesi: Değerleri yaratan kurum

Günümüz dünyasında, özelliklede gelişmiş ülkelerde,  üniversiteleri birer “işletme” gibi gören anlayış giderek egemen duruma geldi.

Yani topluma, sanayiye hizmetini veya iş dünyasıyla ilişkisini giderek artıran, artırmaya teşvik eden bir anlayış baskın durumda.

Bu çerçevede, sadece iş ilişkilerine ve para kazanmaya öncelik veren üniversitelerle birlikte araştırma ve eğitim-öğrenim kalitesini yükselten kurumlar da ortaya çıkıyor.

Bizde de böyle olmalı.

Toplum, üniversiteleri, iş yapmaya, çok yönlü üretkenliğe zorlamalı.

Sadece üniversite diploması vererek öğrenci mezun etme dönemi tüm gelişmiş ülkelerde kapandı artık.

Bilimde üretkenlik, teknolojide yenilikçilik, topluma ve çevresine çok yönlü katkı önemsenmeli. Toplumun önünü açacak yeni düşünceler,
hemen her alanda toplumun toplam kalitesini yükseltecek bütün faaliyetler,  üniversiteden beklentiler arasında.

Haklı bir beklenti.

Değil mi ki üniversite, günümüzde toplumda ana katma değerlerin filizlerini yaratan kurumlar! Konularında elit ve uzman insanların toplandıkları yerler,  toplumun da bu kurumlardan faydalanmak istemesinden daha doğal ne olabilir.

Ancak,  bu yaklaşıma aykırı görüşler, özellikle de ülkemizde gücünü koruyor.

Üniversitelerin çok yönlü üretkenliğini göz ardı ederek, salt eğitim-öğrenim, hatta mezunları, “eksikleri tamamlayıcı” olarak değerlendiren bir görüş var.

Dahası, bu görüşün denizcilik camiasında egemen olduğunu da söyleyebiliriz.

Bu görüşün, “İhtiyaç var ve bu ihtiyaç en kısa yoldan ve daha ucuza nasıl giderilebilir” görüşünün tozunun atılması, silkelenmesi gerekiyor.

Bu görüş sahiplerine soruyorum;

İhtiyaçları ve bu ihtiyaçların giderilmesi için yapılacakları bir proje olarak görüyor musunuz, Görmüyor musunuz?

İhtiyaçları bir üst düzey nitelikte tanımlayarak bir projeye dönüştürmek, belirli hedefler gözetmek ve bu projeyi gerçekleştirmek için çaba sarf etmek, doğru olmaz mı?

Aslında, Toplumsal devingenlik ve bunun yarattığı gereksinimlerin farklılaşmasını veya niteliğinin yükselmesini doğal karşılamalıyız.

Son söz Denizcilik Fakültesi Dekanı, İdarecileri ve Akademisyenlerine;

Sektörün sizlerden bir beklentisi var.

Sizler fakültenin nitelikli bilim insanları öğretim üyeleri olarak, kaliteyi, hizmeti bir üst düzeye çıkarıp, böylelikle yaratacağı “toplumsal fayda”yı çoğaltarak iyileştirirken kapasiteyi mümkün olduğunca artırmak adına neden bir araya gelerek guruplaşamıyorsunuz, ağırlığınızı koyamıyorsunuz, fakülteye hedefler belirlemiyorsunuz, projeler üreterek yapılacak işleri sıralamıyorsunuz ve böyle bir beklentiyle camianın önüne çıkmıyorsunuz?

Neden acaba? 

Yorumlar (4)
Serhat Davul 14 yıl önce
1000 metre uzunluğunda iki çizgi çizilir. bir çizginin başında mühendis, diğerinin basında da bir filozof durmaktadır. ellerine birer sopa verilen mühendis ve filozofun amacı her seferinde bir önce gittikleri mesafenin yarısı kadar ilerleyerek çizgilerin sonundaki adamlara ulaşmak ve onları dövmektir. (yani ilk seferde 500, sonra 250, sonra 125 m... seklinde.)



bir sure geçtikten sonra mühendisin çizginin sonundaki adamı dövmeye başladığı görülür. filozof da ise bir hareket yoktur. ilk önce filozofa gider ve sorarlar neden vurmuyorsun adama diye. o da derki "her seferinde bir öncekinin yarısı kadar yol alarak bu noktaya ulaşmam mümkün değil. bu sonsuza kadar sürer". hakli bulurlar adamı çünkü dediği doğrudur. sonuçta ne kadar yaklaşılırsa yaklaşılsın ulaşılmak istenilen nokta ile şahıs arasında çok da az olsa bir mesafe kalacağı açıktır. o zaman bu mühendis ne halt ediyor sorusu gelir akıllarına ve mühendise sorarlar niye dövüyorsun adamı diye. cevaben "kardeşim ben vuracak kadar yaklaştım" der mühendis...
Kpt Ahmet KÖSEOĞLU 14 yıl önce
Serhat Bey

Anlatmak istediğiniz ile ilgili bundan daha güzel bir anektod olamaz. Çok hoşumuza gitti,tebrik ederim.

Fakat toplumda insiyatifi ile sopa atabilecek adamlar olması gerektiği kadar , düşünerek fikir üretecek, gerektiğinde bu mühendis yığınının kendisine yeterince yaklaşan herkesi dövmemesi gerektiğini söyleyecek filozoflara da ihtiyaç var. Bırakalim filozoflar da olsun , mühendisler de.

Selamlar.
Faruk Yemenici 14 yıl önce
toplumsal acidan ihtiyac olan fakat kar getirmeyen bazi sektorlerde devletin bu durumu ele alarak uyguladigi politikanin amacidir. genellikle egitim ve saglik gibi ihtiyaclarda kendini gosterir. fakat neoliberal yaklasima gore fayda kavrami ozellikle sosyal fayda kavrami yerine devlete karsi ekonomik ozgurluklerin korumasi uzerinde yogunlasirlar. bu anlayis içinde, temel hak ve ozgurluklerin pozitif anlami degil, negatif anlami geçerli deger tasir. egitim ve saglik hizmetleri ile sosyal guvenlik sisteminin bile ekonomideki kaynak tahsisi ne kadar yetersiz olursa olsun devletin karismadiği piyasa mekanizmasinca yonetilmesini ve yonlendirilmesini isterler.
Münip Uca 14 yıl önce
boşa didinmek fayda vermez

her geçen gün daha beter dünden

böyle gelmiş böyle gitmez

sömürü zulüm devam etmez

kaldırmadıkça başlarımızı

sefaletimiz bitmez



elindeki bu boş tencere

dolar mı kendi kendine

eğer razı olursan sen

kendi kötü kaderine

kaldırmadıkça başlarımızı

sefaletimiz bitmez



ruhi su
15
parçalı bulutlu
banner102
Günün Karikatürü Tümü