HÜRMÜZ KRİZİNİN PERDE ARKASI: “ASIL HEDEF ÇİN VE AVRUPA’NIN EKONOMİK OLARAK ZAYIFLATILMASIDIR”
Habertürk TV akşam haberlerinde spiker Hülya Hökenek’in konuğu olan denizcilik hukuku uzmanı Av. Kapt. Cahit İstikbal, İran-İsrail gerginliği sürecinde Hürmüz Boğazı’nda yaşanan mayın krizini ve Amerika Birleşik Devletleri’nin bölgedeki stratejik hamlelerini kapsamlı biçimde değerlendirdi.
MAYIN TEMİZLİĞİNİN TEKNİK BOYUTU
İstikbal, öncelikle mayın temizleme sürecinin teknik çerçevesine ilişkin açıklamalarda bulunarak, mayın tarama gemileri marifetiyle bölgede tarama yapılmak suretiyle mayın tehdidinin bertaraf edilebileceğini, bu amaçla özel olarak imal edilmiş gemilerin mevcut olduğunu beyan etti. İran’ın daha evvel kendi karasuları dahilinde güvenli bir geçiş güzergâhı ilan ettiğini hatırlatan İstikbal, hâlihazırda söz konusu güzergâh üzerinden uluslararası deniz trafiğinin idame ettirilebildiğini ifade etti.
“ABLUKA HENÜZ KALDIRILMIŞ DEĞİLDİR”
İstikbal, teknik temizlik sürecine rağmen Amerika Birleşik Devletleri’nin bölgedeki ablukasını henüz kaldırmadığına dikkat çekerek, bu hususun tesadüfi olmadığını vurguladı. Uzman avukat-kaptan, Amerika’nın son on yıllık dış politika pratiğine bakıldığında, bugün gelinen noktanın sürpriz bir gelişme olmayıp, aksine adım adım örülmüş stratejik bir planın tezahürü olduğunu savundu.
ÜÇ AŞAMALI STRATEJİK PLAN İDDİASI
İstikbal’in röportajda öne sürdüğü özgün tezine göre, Amerika Birleşik Devletleri uluslararası arenada üç aşamalı bir strateji yürütmektedir:
Birinci aşama olarak Rusya-Ukrayna savaşına işaret eden İstikbal, bu süreçte müzakerelerin Amerika tarafından sekteye uğratıldığını, Rusya’nın Ukrayna’ya saldırmaya adeta zorlandığını, akabinde Avrupa’nın Rus enerjisine kapılarının kapatılarak kıtanın ekonomik olarak zayıflatıldığını ileri sürdü.
İkinci aşama olarak nitelendirdiği hâlihazırdaki dönemde ise uluslararası hukukun fiilen askıya alındığını, Birleşmiş Milletler’in ve hatta NATO’nun dahi etkisizleştirildiğini belirten İstikbal, Trump’ın iktidara gelişinin bu stratejik planın zorunlu bir unsuru olduğunu savundu. İstikbal’e göre, Rusya Ukrayna meselesiyle meşgul edilmemiş olsaydı, Suriye’deki gelişmeler de bu seyirde tezahür etmeyecekti.
“AMERİKA’NIN İRAN İLE BİR HESABI YOKTUR”
Röportajın en dikkat çekici tespitlerinden birinde İstikbal, Amerika Birleşik Devletleri’nin İran ile doğrudan bir husumetinin bulunmadığını açık bir dille ifade etti. Uzmana göre Amerika’nın asıl hedefi, Hürmüz üzerinden küresel enerji fiyatlarını yükseltmek, Çin’in “Kuşak ve Yol” projesi kapsamındaki geçişini engellemek ve hem Çin’i hem de Avrupa Birliği’ni ekonomik açıdan köşeye sıkıştırmaktır. İstikbal, “İran İsrail için stratejik bir hedef olabilir; ancak Amerika Birleşik Devletleri için değildir. Hatta daha ileri giderek söylüyorum: İran’ın nükleer kapasiteye sahip olması dahi aslında bir bahaneden ibarettir” ifadelerini kullandı.
VENEZUELA-İRAN PARALELLİĞİ VE ENERJİ FİYATLARI
İstikbal, İran hamlesinin Venezuela’dan önce icra edilmediğine özellikle dikkat çekerek, önce Venezuela petrolünün kontrol altına alındığını, ardından İran-Hürmüz ekseni üzerinden küresel enerji fiyatlarının yükseltildiğini belirtti. Uzman, bu fiyat seviyesinin iki-üç yıl boyunca yüksek seyrini sürdüreceği öngörüsünde bulundu.
NATO TARTIŞMALARINA FARKLI BİR BAKIŞ
Trump yönetiminin NATO’ya yönelik eleştirilerinin tesadüfi veya kişisel olmadığını savunan İstikbal, bu söylemin Avrupa Birliği ülkelerinin askeri harcamalarını yükseltmeye matuf bilinçli bir strateji olduğunu vurguladı. İstikbal, Fransa Cumhurbaşkanı’nın NATO’nun “beyin ölümü gerçekleşmiş bir kuruluş” olduğu yönündeki tespitine katıldığını da ifade etti.
DOLAR HEGEMONYASI VE ALTIN GERÇEĞİ
Röportajda somut verilerle de konuşan İstikbal, Amerikan dolarının uluslararası transferlerde yüzde elli beş oranında kullanıldığını, Euro’nun payının yüzde on altı, altının payının ise yüzde on sekize yükseldiğini belirtti. Altının ve Euro’nun paylarındaki artışın Amerika Birleşik Devletleri açısından doğrudan bir tehdit teşkil ettiğini ve bu tehdidin bertaraf edilmesi için rakip ekonomilerin zayıflatılmasının zorunluluk arz ettiğini savundu.
“İRAN SATRANÇTA AKILLI BİR HAMLE YAPTI”
İran’ın Hürmüz’ü yeniden açma kararını satranç metaforuyla değerlendiren İstikbal, Tahran yönetiminin hamlesini şöyle yorumladı: İran, Hürmüz’ün kapalı kalmasını asıl talep edenin Amerika Birleşik Devletleri olduğunu fark etmiş ve ateşkesle birlikte boğazı açmak suretiyle verdiği sözü yerine getirerek Amerika’yı stratejik bir köşeye sıkıştırmıştır. İstikbal’e göre bu hamle, satranç tahtasındaki son derece mahirane bir müdafaa taktiğidir.
TRUMP “ELVERİŞLİ BİR FİGÜRDEN İBARETTİR”
Röportajın kapanışında İstikbal, yürütülen stratejinin şahsi bir Trump politikası olmadığını, Amerikan devletinin kurumsal iradesinin tezahürü olduğunu vurgulayarak, “Bunu yapan Amerikan devletidir. Trump orada yalnızca elverişli bir figür olarak konumlandırılmıştır” tespitinde bulundu.
İstikbal: ABD’nin Asıl Hedefi İran Değil, Çin ve Avrupa
Av. Kapt. Cahit İstikbal, Habertürk’te Hürmüz krizini değerlendirdi: “Amerika’nın İran’la savaşı yok; amaç petrol fiyatlarını yükselterek Çin ve AB’yi zayıflatmak.”
Yorum Yazma Kuralları
Lütfen yorum yaparken veya bir yorumu yanıtlarken aşağıda yer alan yorum yazma kurallarına dikkat ediniz.
Türkiye Cumhuriyeti yasalarına aykırı, suç veya suçluyu övme amaçlı yorumlar yapmayınız.
Küfür, argo, hakaret içerikli, nefret uyandıracak veya nefre
Yorumlar
Kalan Karakter: