II. Dünya Savaşı 1 Eylül 1939 tarihinde Almanya’nın Polonya’yı istila etmesi ile başlamış, 1940 yılında Fransa’yı askeri bir hareketle istila etmiş, arkasından da İngiltere’ye hava akınlarını başlatmıştır.

Pendik Vapuru,.

Almanya 1941 yılının ocak ayında Macaristan, Romanya, Slovakya’yı topraklarına katmıştır. 17 Nisan 1941 tarihinde Yugoslavya ve Yunanistan’ı işgal etmiştir.

Bulgaristan ise Almanya ile iş birliği yapması neticesinde Almanya 1941 yılının Nisan ayı sonlarında Türkiye’nin Trakya sınırına dayanmıştır.

Türkiye 1940 yılından itibaren Trakya’dan gelecek saldırılarak karşı Trakya’da tahkimatlar kurmaya başlamıştır. Burada konuşlandırılan birliklere Anadolu yakasından, Asker, silah ve mühimmat taşınması için şiddetli bir şekilde araba vapurlarına ihtiyaç duyulmuştur. 1940 ve 1941 yılında Türkiye için İngiltere’de inşa edilen on iki adet araba vapuru Malta’dan İngiliz personel tarafından ikişer ikişer İskenderun’a getirilmiş burada Türkiye’ye teslim edilmiştir.

Mudanya Vapuru Unkanä±Nda

Bu vapurlar İskoçya Glasgow’da Ferguson Brothers Tersanesinde Askeri sevkiyatlarda kullanılmak üzere araba vapuru olarak inşa edilmiştir.

Boyu: 54,90 metre Eni: 12,26 metre Su derinliği ise 3,34 metre idi.692 Gros, 264 Net ve 447 DWT’luktu. Swan Hunter & Wigham Richardson yapımı 700 IHP gücünde kömürle çalışan üç genişlemeli buhar makinası vardı. Tek pervaneli olup 10 mil sürati vardı.

Mudanya Arabalä± Vp. 3

Mudanya arabalı vapuru

Gelen bu on iki adet araba vapurundan; Derince, Mudanya, Çardak ve Silivri adları verilen dört adat araba vapurları Devlet Denizyolları Genel Müdürlüğü’ne, Darıca, Şarköy, Lapseki, Erdek, Eceabat, Darıca, Silivri, Silivri, Kilya ve Tuzla adlı 8 adet araba vapuru ise Deniz Kuvvetleri Komutanlığı hizmetine verilmiştir.

Deniz Kuvvetlerine verilen bu sekiz araba vapuru Deniz Kuvvetleri Deniz Nakliyat Komutanlığı hizmetine verilmiştir.

Deniz Nakliyat Komutanlığı Marmara Denizi, Çanakkale ve İstanbul Boğazlarda bulunan önemli iskeleleri kendi sorumluluğu içine alarak Marmara Denizi’nde Trakya’ya yönelik askeri nakliyatı bu iskeleleri kullanarak Trakya’daki birliklere lojistik destek vermiştir.

Derince

Derince arabalı vapuru

Bu lojistik destekte bu araba vapurlarının büyük hizmetleri olmuştur. 1943 yılında bu araba vapurlarından Darıca ve Tuzla İngiltere’nin Akdeniz filosunu emrine verilmiş 1943 yılının temmuz ayında başlayan Sicilya çıkartmasında lojistik nakliyat için kullanılmış Müttefik kuvvetlerin İtalya’yı kontrol altına almasından sonra Türkiye’ye iade edilmiştir.

Derince Vapuru.pdf,.,.Pdf 2

Deniz Kuvvetleri envanterindeki bu sekiz adat araba vapurlarından Şarköy ve Silivri 1972 yılında, Darıca 1973 yılında, Eceabat 1976 yılında, Lâpseki ve Erdek 1982yılında, Kilya ve Tuzla araba vapurları ise 1986 yılında Deniz Kuvvetleri envanterinden çıkarılmıştır.

Devlet Denizyollarına verilen araba vapurları II. Dünya Savaşının bitiminden sonra Derince ve Mudanya Araba Vapurları Çanakkale Eceabat arasında Çardak ve Silivri Araba Vapurları ise Çanakkale’de Çardak-Gelibolu (Bu hat daha sonra Lâpseki-Gelibolu olarak değiştirilmiştir.) ve İstanbul’da Kartal-Yalova arasında çalıştılar.

Derince Vapuru.pdf,.,

1952 yılında Fransa’da Karaköy, Kuruçeşme, Kızkulesi ve Kasımpaşa İstanbul Haliç Tersanesi’nde 1954 yılında Kartal 1955 yılında Kabataş 1956 yılında İstanbul Camialtı Tersanesinde Karamürsel Araba vapurları inşa edilince araç taşımaya yeterince uygun olmayan bu vapurlar birer birer servisten alındı.

Bunlardan Çardak Araba Vapuru 1968 yılında filo dışına bırakıldı 1970 yılında sökülmek üzere de satıldı.

Derince Vapuru

Derince Araba vapuru 2 Kasım 1966 tarihinde Çanakkale – Eceabat seferi yaparken bir Rus gemisi ile çarpışması sonucunda battı. 101 yolcu kurtarılırken 7 kişi boğularak öldü. Araba vapurunda bulunan 8 vasıtada Çanakkale Boğazında sularına gömüldü.

18 Temmuz Silivri ŞEhitleri

Derince Araba vapurunun batması neticesinde o zamana kadar Kartal-Yalova arasında çalışan Mudanya Araba Vapuru hemen Çanakkale hattına verilerek, Çanakkale-Eceabat arasında çalışmaya başladı ve seferlerin aksamadan yapılmasını temin etti.

4 Temmiz 1947 Silivri Vapuru

Mudanya Araba Vapuru Kartal-Yalova arasında çalışırken 14 Ocak 1955 tarihinde İstanbul-İzmit Seferini yapan Pendik Vapurunun Tuzla önlerinde kayalıklara oturmuş, Pendik Vapuru’nda bulunan yolcuları kurtarmak için olay yerine giden Mudanya Araba Vapuru Pendik Vapurunda bulunan yolcuları kurtararak onları Yalova’ya götürmüştür.

4 Temmiz 1947 Silivri Vapuru

Mudanya Araba Vapuru Çanakkale- Eceabat, Gelibolu Lapseki ve Kartal Yalova arasında Bu hatta çalışmalarına 1974 yılına kadar devam etti.

Mudanya Araba Vapuru yeni inşa edilen araba vapurlarının birer birer servise girmesi neticesinde 1974 yılında seferden alındı 1976 yılında Haliç’te Unkapanı’nda kıçtan kara bağlanarak İstanbul Liman İşlemesi Taşıtlar Servisi’nin bürosu olarak kullanıldı.

Mudanya Arabalä± Vp. 3

Mudanya Araba Vapuru 1980 yılların ortalarında Haliç’in temizlenmesi çalışmaların başlamasıyla 1986 yılında bağlı olduğu Unkapanı’ndan alınarak sökülmek üzere Aliağa’da bulunan MKE Hurdasan tesislerinde götürüldü.

Araba vapurlarının dördüncüsü olan Devlet Denizyolları ve Limanları İşletmesi Umum Müdürlüğü’ne ait S/S Silivri Araba Vapuru ile ilgili olarak yakın bir tarihe kadar bir bilgiye rastlanmamıştı. Silivri Araba vapurları ile ilgili bilgiler ise Donanma emrindeki Silivri Araba vapuruna aittir.

Rahmet ve minnetle andığım üzerimde çok büyük emekleri olan Eser Tutel çok araştırmasına rağmen S/S Silivri Araba Vapuruna ait bir bilgiye ulaşamamıştı. Cumhuriyet Gazetesi arşivini incelerken 3 Temmuz 1947 tarihli nüshasında birinci sayfasında “SİLİVRİ VAPURU FACİASI” başlıklı Haber görünce S/S Silivri Araba Vapuru ile ilgili bir bilgiye ulaşmanı mutlu yaşamıştım.

Eser Tutel’e bilgi vermek isterdim ancak 2006 yılında Kaybettiğimiz Eser Bey’e bilgi verememenin sevinci yerine üzüntüsünü yaşamıştım.

Eser Beyi rahmet ve minnetle anıyorum nurlarda yatsın.

Cumhuriyet Gazetesi’nin 3 Temmuz 1947 tarihli nüshasında birinci sayfasında yayınlanan haberde; Devlet Denizyolları ve Limanları İşletmesi Umum Müdürlüğü ait S/S Silivri araba vapuru; İstanbul’dan İzmir Belediyesi ait dört otobüs ile Fethiye civarında bulunan “ KİLYOS” Tahlisiye vapuruna bin ton kömürü götürmek üzere İstanbul’dan yola çıkmış İzmir Belediyesine ait otobüsleri İzmir limanına bıraktıktan sonra Fethiye’ye doğru giden S/S Silivri Araba Vapuru 30 Haziran 1947 cumartesi günü saat 19,30’da Bodrum civarında Çatallar mevkii ile Kololimmos adası önlerinden geçerken serseri bir mayının vapurun makine dairesi altına çarpması ile şiddetli bir infilak neticesinde sulara gömüldüğünü yazmaktadır.

Dönemin şartları nedeniyle olay gazetelere 3 gün sonra ulaşmış dolayısı ile de halk da olayı üç gün sonra öğrenebilmiştir.

3 Temmiz 1947 Silivri Vapuru.,,.,...

30 Haziran 1947 tarihinde İstanbul’dan yüklediği İzmir Belediyesine ait dört adet otobüs ile bin ton kömür Fethiye’ye bulunan Kilyos Tahlisiye vapuruna götürmek için yola çıkan S/S Silivri asıl kaptanı Süreyya Bek’in izinli olması nedeniyle Kaptan Namık Yurdsan idaresindeydi.

Azami hızı 10,5 mil olana Araba Vapuru ’nun servis hızı 7,5 mildi.

Vapurda iki adet can filikası bir adat can Salı 29 adet can yeleği ve dokuz adet can simidi vardı. 30 kişi olan mürettebatından bir kişi rahatsızlığı nedeniyle İstanbul’da kalmış Mürettebattan İkici Makinist Naim Selçuker, usta gemici, Ahmet Can, gemici Nazım Çıkıt, gemici Ahmet Tufan, yağcı Dursun Sevinç, ateşçi Selahattin Gürer, kömürcü Nazım Yılmaz, telsizci Tevfik Osman, ahçı Mevlüt Türk kazadan kurtulmuşlardır. İkinci Kaptan Kazım Tekin, üçüncü kaptan Hakkı Dişli, çarkçıbaşı Ethem Talaykan, güverte lostraması Mehmet Öztürk, dümenci Hüseyin Morgül, gemici Zihni Bektaş, Niyazi Karadeniz, İbrahim Şahin, İsmail Morgül, Dursun Sevinç, ateşçi Sabri Özcan, Kasım Bıyık, Yunus Bıyık, Kamarot Abdullah Aydoğan, Ali Aziz Urer, Mustafa Yılmaz, Lostromo Saim Karan, Kumanyacı Hayri Akın ve vapurun geçici kaptanı Namık Yurdsan’dan haber alınamamıştır.

29 mürettebattan dokuzu hafif yaralı olmak üzere 10 kişi kurtarılmıştır.

Kurtulan bu dokuz mürettebat geminin filikası ile Çatallar adasına çıkmışlardır bir tanesi ise Rum kayıkçılar tarafından kurtarılmıştır.

Denizden ise o zamana kadar yedi ceset çıkarılmıştır.

S/S Silivri Araba Vapuru faciasının kaptanın yolda 10-12 millik bir mesafe kaybettiği için bunu kazanmak maksadı ile rotayı takip etmeyerek kestirme yoldan gitmesinden ve bu esnada Yunan karasularından geçerken Yunan mayın tarlalarına girmesinden ileri geldiği söylenmektedir.

Aynı bölgede Yunan kaynaklı haberlere göre de 3 adet vapur, bir yelkenli bir de motor bu serseri mayınlara çarpması sonucunda batmıştır.

Kaptanlara şu söz çok söylenir. “Gemi Yolda geç kalabilir gideceğin limana geç gidebilirsin. Bu takdirde Kaptan’a neden geç geldin demezler hoş geldin derler.”

Söylentiler ve yazılanlar doğru ise S/S Silivri Araba Vapuru kaptanı bu söze riayet etmemiş kaybettiği yolu kazanmak için başta kendisini olmak üzere onlarca insanın hayatına mal olan bu faciaya sebep olmuştur.