banner244

banner242

banner176

banner246

banner191

banner184

banner148

banner145

banner179

banner248

banner243

'Osmanlı’nın Hasta Adamı İyileşti'

DTO Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan: "Her gün resmi bir karar diğerini izliyor ve ekonomik gelişme yavaşlatılmaya çalışılıyor. Türkiye’nin çok büyük bir makro konforu var."

GÜNCEL 29.01.2011, 01:07
'Osmanlı’nın Hasta Adamı İyileşti'

Lord Mayor olarak bilinen Londra Londra Belediye Başkanı Michael Bear'ın ziyareti nedeniyle DTO'da dün düzenlenen seminerin açılış konuşmasını yapan DTO Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan, İngiltere ile Türkiye ilişkilerinin çok eskiye dayandığını söyledi.

Osmanlı’nın Hasta Adamı İyileşti

Türkiye’nin hızla ilerlediğine değinen Kalkavan, sözlerini Şöyle sürdürdü: "Osmanlı’nın hasta adamı hızla iyileşti. Her gün resmi bir karar diğerini izliyor ve ekonomik gelişme yavaşlatılmaya çalışılıyor. Türkiye’nin çok büyük bir makro konforu var. Ekonomik açıdan bütçe açığı problemi dışında bir sorun yok. Her alanda tarihimizin en güzel oranlarını yaşıyoruz.Hükümetin borçlanma oranı, faiz oranı, Enflasyon oranı gerçekten çok iyi durumda. Biz enflasyonla büyüdük. İlk defa enflasyonun bu kadar düşük olduğunu görüyorum."

‘Denizcilik öğrencilerinin sayısını birkaç binden 32 bine çıkardık’

Türkiye’nin gelişmekte olan ülke kategorisinin üstüne çıktığını söyleyen Metin Kalkavan, Türkiye’nin 20 milyon öğrencisi olan güçlü bir güçlü bir ülke olduğunu ve 32 bin öğrencinin denizcilik okullarında okumakta olduğuna değindi. Denizcilik fakültesinde okuyan öğrenci sayısını birkaç binden 32 bine çıkardıklarını dile getiren Kalkavan, bu durumun son 8 yıl içerisinde gerçekleştiğini söyledi.

‘Ekonomik krizden çok kötü darbe aldık’

Denizcilik sektörü açısından bakıldığında Türkiye’nin iyi durumda olduğunu söyleyen Kalkavan, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘Türkiye krize kadar çok iyi durumdaydı. Avrupa’nın en çok gemi üreten ülkelerden biriydik. Ama ekonomik krizden çok kötü darbe aldık. Bu krizden devlet yardımı olmadan ve çok büyük yara almadan kurtulabildik. 67 tersanemiz var şuanda Türkiye’de ve 40 bin doğrudan 100 binden fazlada taşeronlukla alınan işçimiz bu tersanelerde çalışmaktaydı. Çok özgün, çok yaratıcı tasarımlarımız vardı, gemi üretimi ve bakımı, onarımı konusunda çok önlerdeydik. Aynı zamanda sipariş bazında da en çok sipariş alan ülkelerden biriyiz. 10 Milyar dolardan fazla gemi siparişimiz elimizde var. Tabi denizcilik sektöründe finansman bulmakta zorlanıyoruz ama bu sektörde bu sıkıntının tüm dünyada yaşandığının farkındayız. ‘

İngiltere’den denizcilik konusunda çok şey öğrendiklerini söyleyen Metin Kalkavan, İngiltere ile ilişkilerin devam edeceğini gelecekte daha sıkı ilişkiler içerisinde olunacağı söyleyerek sözlerine son verdi.

 

Yorumlar (1)
Kurdoğlu Muslihiddin Reis 10 yıl önce
O terimin aslı Osmanlı'nın hasta adamı değil, Boğaz'daki hasta adam olacak. Batı'nın Osmanlı için kullandığı bir terimdir, Boğaz'daki hasta adam terimi: "The Sick Man upon the Bosphorus". Bu terim, bir anlamda da Osmanlının hayatta kalışında Boğazın oynadığı rolü vurgular. Çünkü Batı için Osmanlı aynı zamanda Boğaz'dır; çünkü Boğaz'ı elinde tutmaktadır. Baktığında Boğaz ve onu elinde tutan hasta adamı görmektedir.

Bu hasta adama ne oldu? Bu hasta adam maalesef öldü. Padişah Vahdettin'in imzalamayıp salonu terkettiği Sevr anlaşmasını hükümeti (damat Ferit) imzaladı. Ama zaten kurtulma imkanı yoktu hastanın.

Bu benzetme geçtiğimiz haftalarda Haggai Carmon adlı bir ABD'li yazar tarafından tam ters manada da kullanıldı. Ama hiçbirisi gerçeği ifade etmiyordu.
12°
parçalı bulutlu
banner102