banner244

banner242

banner176

banner246

banner191

banner184

banner148

banner145

banner179

banner248

banner243

"Kromozomlarda deniz ticareti sıfır!"

Referans Gazetesi Yazarı Osman Öndeş, Metin Kalkavan'ın "Türk denizciliğinde bir avuç Karadenizli" söylemini değerlendirdi.

GÜNCEL 21.08.2010, 09:42

Bir avuç Karadenizli!

Bu sözü Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Boğaziçi Üniversitesi mezunu Metin Kalkavan yakınarak söyledi.

Acaba algılanan, üstüne alınan, canı sıkılan, "koskoca Türk denizciliğinde neden bir avuç Karadenizli" diye tasalanan oldu mu!

Parmağımı basarım ki hayır. Hayır çünkü kromozomlarda deniz ticareti sıfır. Açın kocaman gazetelerimizi, çarşaf çarşaf en lüks otomobillerin üstünde caka satan birileri, derken uçaklarla ilgili özel sayfalar. Deniz yok, denizler yok, denizlerdeki ticaret yok.

Türkiye, turistik yolcu gemiciliğinde de yok! Gemisi yok, turistik yolcu gemiciliği alanında dünya devi olmuş armatörlük firmaları yok. Eğer limanlarımıza sefer yapmasalar Ege'deki Yunan adalarına gidecek bir tek Ankara feribotu var! Onu da gümrükçüler bir güzel basmakla kalmadılar, tarihe geçtiler!

50'li yılların İtalyan yolcu gemiciliği firması Adriatica Line o yıllarda çok mu büyüktü! Bilenler 50-60'lı yıllardaki Ankara, İstanbul, İzmir, Samsun, Sus, Marakaz, Etrüsk ve benzer gemileri hatırlarlar. Yunanlıların Sun Lines'ı, Royal Olypmic Lines'ı çok mu büyüktü!

Adriatica Lines'ın San Giorgio, San Marco, Ausonia gemilerini benim kuşağım bacasında Venedik'in kanatlı aslan figürüyle çok daha iyi anımsarlar.

II. Dünya Harbi'nden sonra Adriatica Line 9.314 grt'lik 472 yolcu kapasiteli MS Esperia'yı sipariş etmişti. Bu gemi 1949'da seferlerine başladı ve 33 sene çalıştı. 1951-1952'de MS Enotria ve Messapia isimli, fakat 5.200 grt'lik klasik tip yolcu gemileri inşa edildi. Bu üç gemi de İtalya, Yunanistan, Kıbrıs, İsrail, Suriye ve Türkiye'de İzmir, İstanbul uğrakları yapardı.

Adriatica özellikle Ege hattında gördüğü büyük yolcu talebi karşısında yine turistik yolcu gemiciliği temelinden hareket ederek 1956'da Trieste'deki Cant. Riuniti dell'Adriatico'de 4.755 grt'lik San Marco ve San Giorgio yolcu gemilerini inşa ettirdi. Bu iki gemide İtalyan yolcu gemiciliğinde Denny-Brown yalpa önleyici sistem bulunuyordu.

San Marco ve San Giorgio İtalya'da Genova veya Trieste, Yunanistan'da Pire ve diğer Yunan Ege adaları ve Türkiye'de İzmir, İstanbul, İskenderun, Mersin hattında 9 liman uğraklı olmak üzere çok bereketli turistik programları yıllarca sürdürdüler. Bu gemilerde 92 birinci sınıf, 45 ikinci sınıf ve 66 turist sınıfı kamara vardı ve gemi tamamiyle soğuk hava donanımlıydı. Aslında hap kadar gemilerdi.

2 kız kardeş gemiye yeni yaşam

San Giorgio 20 yıl bu hatlarda çalıştıktan sonra Pire'den Andreas ve George Kyrtatas ortaklığına satıldı ve bütünüyle turistik yolcu gemisi olarak çalışmak üzere yenilendiği gibi adı City of Andros oldu. Ardından San Marco'yu alan aynı şirket adını City of Mykonos olarak değiştirdi ve Venedik-Pire hattına koydu. City of Mykonos satıldıktan sonra 1991'de Eleusis Körfezi'nde patlak veren fırtınada bağlı olduğu yerden sürüklenerek battı.

İlk adı San Giorgio olan City of Andros 1984'te Ocean Cruise Lines'e satıldı. Gemi tamamiyle yenilendi ve Ocean Islander adını aldı. Gemi yaz aylarında Dalmaçya-Venedik hattında, kışın ise Karayipler ile Barbados adalarında turistik gemi olarak çalıştı.

Ocean Cruise Lines 1990'da İsviçre-Afrika ortaklı Accor SA ve Chargeurs SA şirketlerine satıldı. İsviçreli şirket Afrikan Safari Club'ın sahibiydi ve gemiye Royal Star adı verildi. Bu yaşamında San Giorgio Mombosa ile Hint Okyanusu'nda Paradise Islands denilen Cennet Adaları arasında turistik seferler yaptı.

1990-2005 yılları arasında çok ciddi yenilemelerden geçerek yolcu kapasitesini artırdı. Bu klasik yolcu gemisi 2006'da denizlerdeki 50'nci yılını kutladı.

2007'de ise şirketin maruz kaldığı parasal sorunlar yanında Solas 2007 ve 2008 kuralları denizlerde sefer yapmasını iyice zorlaştırdı. 1 Haziran 2009'da bir açık artırma ile PV Ocean Mist Cruises'e satıldı. Bu kez PV Ocean Mist adını almıştı.

2010 Nisan ayındaki kayıtlara baktığımızda bir zamanların San Giorgio'su 55 yaşındaydı ve elan Mombasa, Zanzibar Tanzania hattında turist taşıyordu.

Şimdi duralım ve Türk deniz ticaretinde 1950-60'lı yıllardaki yolcu gemiciliğine ve onun gücüne bakalım. Ardından Haliç Tersanesi'nde tamamiyle turistik yolcu gemisi olarak yenilenen İzmir gemisini yakanların bu geminin batmasına neden olduklarını da hatırlayarak dünya turistik yolcu gemiciliğinden kayboluşu düşünelim. Bunu ‘bir avuç Karadenizli' zaten senelerdir düşünür durur da başkaları havalara bakmaktan başlarını indiremediklerinden denizlerdeki zenginliklerden nasiplenemezler.

Yorumlar (17)
10 yıl önce
bu ülkede devletci zihniyet oldugu ve onlar korundugu sürece boş
10 yıl önce
Aslında Osmanlı zamanında Fransız, ıtalyan, Ingiliz armatörlüklerinin desteklediği bir avuç Rum un elinden alınıp



Kabotajla bir avuç Karadenizlinin eline verilmiştir Deniz ticaretimiz.



Onlar da mal bulmuş mağribi hesabı eline geçirdikleri yağlı minibüs hattını sonuna kadar kullanmışlardır. Bugün o ailelerden birinin temsilcisinin bu soruyu sorması tuhaftır?



Kayserililerin geninde deniz ticareti yok muydu. Türkiye de ticaret adamları akıllı adamlardır. O günler için uluslarası deniz ticareti onlar için hayal edilebilecek bir şey bile değildi.Bunun bilincindelerdi isteselerdi de yetişmiş adam bulmaları zordu. Kabotaj ticareti birilerinin faaliyet sahasıydı oraya da girilemezdi.



Osman ÖNDEŞ beyin bu konuları belgeselleştirme çabalarını takdirle karşılıyorum. Türkiye Denizlerindeki deniz ticaret bahriyesinin tarihçesini araştırmasını ancak tüm gerçekleri ile yansıtmasını rica ediyoruz
10 yıl önce
Kayserili gemi aldı da ona kim karşı çıktı. bir avuç karadenizli nin deniz geçmişi 50 tonluk ağaç teknelere dayanır. bu bir süreçtir. demir doğramacı, şimdi tersaneci olmuştur. bakkalın market olduğu gibi. Kayserili denizi görmediği ve ufku kapalı olduğu için gemi yapmamıştır. veya ona deniz ticaretini bilmediği için riskli gelmiştir.

saçma sapan yönlere olayı çekmeyim. bugun kayserilinin, adanalının ve kürt' ün de gemisi var. ama armatör değildirler sadece gemi sahibidirler.

varsa paran bas parayı al gemiyi. bu kromozon olayı felan değildir. son derece saçma bir yorum. malesef bu şekildeki yorumlar sonunda büyük tartışmalara dönüşüyor.

bugun 2 turlu denızcı var ulkemızde.

bırıncısı babadan dededen gelen bır avuç karadenızlı armatör,

diğeri ise sonradan gemi sahibi olan çoğunluk,

artık ülkede karadenizli gemi sahibi azınlıktır. hukumetlere yakın olan 2 aıle bunların arasından bırsekılde bır takım kontaklarını kullanarak sıyrılmıştır. hepsi o . ama dedıgınız gını kurumsal olmadıkları ıcın hıcbır zaman belırlı bır mesafeden ılerı gıdemezler. ve nesıl degısıncede sönüp giderler. çünki lider yönetmelidirler. (ilişkiilerde). diğer karadenizli armatörler ise siyasi alanda ve başka alanlarda kuvvetli olmadıklarından gelişememişlerdir.

armatorluk kredili bazında buyuyen bır meslek koludur. devlet armatorler ıcın krız donemı kredısı cıkartıyor. onuda 10 buyuk armator kendı arasında paylasıyor.

birileride çıkıp konuşuyor. Ama malesef DTO veya bır takım bilikler karadenızlının dısındakı gemı sahıplerını tanımıyorlar bıle.

zavallı karadenızlıde sanıyor kı ülkede benden başka gemı sahıbı yok.



gemı sahıplıgi artık karadenızlılerin elinde ki bir meslek değildir.



neden DTO bırturlu kalkavan ve kaptanoğlu hemegonyasından kurtulamıyor ????

neden armatorler kooperetıfı yıllardır kaptanoglu hemogonyasında ???????

armatorler bırlıgı neden halen kalkavan hemogonyasında???????



zamanında kımler kooperatıf ımkanlarını kullandı gemı yaptı?????????????



adam olan cıkar ortaya konusur. kımse demesın bıravuç karadenızlı armator felan. çok ayıp.





bende karadenızlı bır armatorum...
10 yıl önce
İşte yorumun hedeflediği zihniyette budur. Dedelerimiz ağaç teknelerde ömürlerini çürüttüler dolayısı ile bu iş bize genetik bir mirastır.

Bu hoş bir romantizmdir. Dedenizin ağaç teknesinin ofise siyah beyaz resmini asın çok güzel nostalji olur. Hiç bir banka kredi kuruluşu ya da yatırımcı bu fantazilere prim vermiyor arkadaşlar. Efendim şu gemi sahibi olmuş bu gemi sahibi olmuş da nasıl olmuş safsatasını bırakın. Türkiye de de önemli bir kapital var eğer güven verici kurumsal nitelikli kuruluşlara dönüşürseniz parayı denizcilik sektörüne çekersiniz (tersanesi ve operatörü ile) ondan sonra memleket toplam tonajda nal toplar iken

ahh be 2-3 aileyiz şunun şurasında diyerek numaradan hayıflanmaları işitmeyiz.
10 yıl önce
Beyim, sizler bu camianın içinde olmadığınız için dışardan konusmak koyal oluyor. Zihniyet budur dediğn zümre cumhuriyet tarihinden beri denizciliği sırtlamıştır.

bir kaç uyanık bankaları batırarak kendine sermaye yapmış sizde alkış tutuyorsunuz.

Deniz Ticareti hukumet ile birlikte yürüyenbır sektordur. biz kundura satmıyoruz.

önceki yazıda belirttiğim gibi yapılan yardım bile 3/5 armatörün cebine inmiş ve inmektedir.

bu konuda yorum yapabilmenis için sizinde sektörde olmanız gerekir. yoksa yapmış olduğunu yorum nafiledir.

yaptığınız yorumdan bile sektörden olmadığınız anlaşılmaktadır.

Ülkemızde hıc bır zaman denız sektoru ne gereken kolaylıklar saglanmamıstır.

Neden biliyormusunuz ?????

Sizin bahsettiğiniz en büyük banka kuruluşu ki, şu an adını zikretmiyeceğim, kendileri ile yapmış olduğumuz görüşmelerde hukuki zaafları olduğunu kendilerine söylediğimizde güldüler. ne yazıkkı ekonomik kriz başladığında kredili bütün gemilerine el konuldu. Dolayı ile anlatmak istediğim şudur ; siz, bu sitemleri önce sigorta kurumlarına yapacaksınız ? ülkede güvenilir ve bu işi tam anlamı ile yapabilen bir sigotra kurumunuz varmı ?

Türk tabanlı P&I klubunuz varmı ? bırakın bunları , sigorta brokeriniz varmı ? var derken sakın aracılık hızmetı yapanlardan bahsetmeyın. armatorun veya gemı sahıbının riskini uluslararası pıyasada satabılen varmıdır. tabıkı yok.

butun bunlar varda, bizmi kredı almadık ????

bakın beyim, denız sektoru kredı ıle yurur. gemı ıpotek edılır, edilirken neye guvennılır ? gemıyı sıgırta yapan fırmaya. varmı ulkede boyle bır fırma ?? yok.



o halde bılıp bılmeden mıllete perde arkası yazı yazmayın. bırı cıktı kromozon dedı ellı akıllı o kromozonu bulamaz olacak yakında.

kromozon degıl beyım... bunun adı kredı.

yurtdısında adam gemıyı kredılendırıp satıyor. bu nedemek bılıyormusun ??

atıp tutmak kolay. paran varmı ?? gel bana kredi ver. karşılıgında A sınıfı firmaya riski satılmıs gemiyi sana karsılık gostereyım . ne dersın ???? Yiğitsın ya, burda yazı yazıyorsun ya, hadi bakalım, Yiğido



murat birecik 10 yıl önce
3. emekliliği'nin keyfini süren; dz. albay

osman öndeş'in, tuzu nasıl da kuru, bre?!



kendisi, sektörümüzün çok dışındadır ve de

''tasfiye halinde türkiye emlak bankası aş'' hk. da, gerçek bilgi ve bulgulara ulaşması da mümkün değildir!



naçizane bildiririm...



saygılarımla

murat birecik
10 yıl önce
Karadenizli armatör beyefendiye deniz ticaretinin hükümet ile yürümesi gerektiğini ( bundan anlaşılan devlet desteğinin gerektiğidir)düşünüyorsunuz haklısınız. Devlet de bu desteklerin verilmesi taraflısı görünmüyor pek Allah yardımcınız olsun. Son krizden sonra sizin Karadenizli ağalardan biri de umduğunu bulamayınca Türk Bayrağına savaş açmıştı, biliyorsunuz.



Buradan ben kimseye alkış tutmadım belki sözlerim yanlış anlaşıldı.



Yazının bundan sonraki kısmı maalesef benim için çok karışık

bu sözlerinize bir karşılık veremiyeceğim.



Malum ben sektörden değilim yazınızın sondan birinci ve üçüncü paragraflarını biraz daha detaylı anlatırsanız. Gerçekleri ben de anlamış olurum.



osman 10 yıl önce
Değerli Yorumcular

Sizlerin yazdığı yorumları okudum,izniniz ile bende bir şeyler yazmak istiyorum;*Memleketimizde Denizcilik belli kesimlerin hegamonyasından çıkabilmişmidir?Hayır

*Mememleketimizde finans ve sigorta sisteminin bu konuya uygun alt yapısı varmıdır hayır.

*Bürokrasi ve ülke bayrağını taşımak size büyük avantajlar sağlıyormu ?Hayır

*Sektörün yan sanayi ve tali kolları destekleniyormu ?hayır.



Bu hayırlardan sonra bakalım diğerlerine,

*Ülkemize gelen ve ülke çıkşlı ciddi yüklerden söz edilebilirmi?Evet

*Kabotaj hattı dışında bu yükleri yabancı bayrakla taşımanız mümkünmü?Evet

*Bu iş kolu diğerlerinden farklı olarak nereden isterseniz yönetebileceğiniz ve gemilerinizi istediğiniz yere gönderebileceğiniz imkan sunarmı?Evet

*T.C.Tabiyetinde olduğu halde yurt dışında şirket kurmuş ticaretini dışarıdan yürütmüş başarılı Armatörlerimiz varmı?Evet



Bunları özetlersek,ben memleket aşkından ölüyorum,benim ülkem burası efendim illa burada bir şeyler başaracağım devri geçmiştir.Sermaye ve emek nerede rahat ederse oraya gider helede en ürkek enstrüman sermaye olduğuna göre ve dahi bu sektör sermaye yoğun bir sektör olduğuna göre şikayet etmeye kimsenin hakkı yok kimin ekmeğini yiyebiliyorsanız onun bayrağını sallayınız.Edebiyat devri kapanmıştır iletişim ve ulaşım çağında yaşıyoruz burnumuzun dibinde Yunanlılar var onları örnek alın tabi birde onların işveren olarak çalışanlarına yaptıklarını verebiliyorsanızda ayrıca helal olsun derim.Sahip olacağınız menkul ve gayrimenkul değerleri size değer olarak dönebilecek neresi ise orada edininiz damardan gaza getirme devri bitti herkes bunu kabul etsin artık.



Saygılarımla

Osman
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
12°
açık
banner102