banner209

banner191

banner148

banner179

banner176

"Finans Sorunu Çözülmezse Sektör Çöker"

TOBB ve Deniz Ticaret Odası Başkan Vekili Halim Mete : "Eğer finans sorunu çözülmezse denizcilik çökme noktasına gelir. Bir daha da toparlanamaz" dedi.

GÜNCEL 05.02.2009, 12:00

"Finans Sorunu Çözülmezse Sektör Çöker"

TOBB ve Deniz Ticaret Odası Başkan Vekili Halim Mete : Eğer finans sorunu çözülmezse denizcilik çökme noktasına gelir. dedi.

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği ( TOBB ) ve Deniz Ticaret Odası Başkan Vekili Halim Mete, krizin en çok vurduğu sektörlerin başında denizciliğin geldiğini belirterek, eğer finansman sorunu çözülmezse denizciliğin de diğer tüm sektörler gibi zora düşeceğini söyledi.

Bu konuda hem bankacılar, hem de hükümeti göreve çağıran Mete," Karar alıcı dediğimiz hükümet, özel sektör ve finans kurumlan bir arada bu konuyu çözmek durumunda. Eğer çözülmezse diğer sektörler gibi denizcilik sektörü de çöker bir daha da toparlama imkanı bulunamaz" dedi.

Mete, yabancı finans kuruluşlarının Türkiye' ye bakış açısmı pozitife çevirmek için IMF anlaşmasının yararlı olabileceğini de belirterek," Kararlar bir an önce alınmalı. Yoksa bugün 1 liraya yapılacak işler, yarın 10 liraya bile yapılamayabilir" diye konuştu. Dünya ticaretinin yüzde 92' si deniz yoluyla Halim Mete, denizcilik sektörü ile ekonomik ve siyasi gündeme ilişkin DÜNYA' ya açıklamalarda bulundu.

Deniz taşımacılığının dünyadaki ekonominin en önemli göstergelerinden biri olduğunu ifade eden Mete," Çünkü dünya ticaretinde dolaşan malların yüzde 92' si deniz yoluyla taşınıyor. Ticarette bir daralma olursa, hele bugünkü gibi bir durgunluk olursa, bu doğrudan deniz taşımacılığına yansır. 15 Eylül' den sonra dünyada baş gösteren ekonomik krizin ilk vurduğu sektör denizcilik sektörü olmuştur" diye konuştu.

Ancak denizciliğin dinamik bir sektör olduğuna dikkat çeken Halim Mete, şöyle devam etti :" Kriz öncesinde denizcilikteki taşıma ücreti, navlunlar tarihinin en yüksek noktasına ulaşmıştı. Bugünse en düşük noktasın da. En yüksek noktasından hızla en düşük noktasına indi. Ama son bir aydır taşımalarda bir miktar yükselme oldu. Şimdi yavaş yavaş yukarılara doğru çıkıyor." Halim Mete, 2009 yılının sıkıntılı geçeceğini ancak 2010 yılından itibaren bir yükselişin söz konusu olabileceğini belirterek," Özellikle küçük gemilerle yapılan ve zorunlu gıda taşımalarının sektöre hareket getireceğini düşünüyorum. Büyük gemilerde de en kötü dönemden bu yana, aşağı yukarı yüzde 10 civarında bir yükselme oldu. Bu da olumludur. Bunun tamamen olumlu hale gelmesi için dünya ticaretinin 15 Eylül' den önceki durumuna dönmesi lazım" dedi.

Alınan navlunlarla sektör borçlarını ödeyemez

Sektörün önünün açılması için dünya ekonomisindeki gelişmeler kadar Türkiye' de de birtakım iyileşmelere ihtiyaç duyulduğunun alanı çizen Mete sözlerini şöyle sürdürdü :

"Yurtiçinde gemi inşa etmekte olan armatörlerin 4. 5 milyar dolarlık bir mevcut siparişleri var. Şu anda bir kısmının inşası devam ediyor. Kredileri durdurulmuş. Yurtdışına sipariş veren armatörler de 10 milyar dolarlık sipariş vermişler. 2. 5 milyar dolar da orada öz sermaye olarak yatırmış durumdalar. Gemi inşa etmemiş de gemi almış borçlu armatörler de var. Bunlar elde ettikleri navlunlarla borçlarını tam ödeyemez durumdalar. 2. 009 yılında bu sıkıntıların çözülmesi için birinci şart kredilerin ertelenebilmesi."

Bunu da bankaların yapabileceğini vurgulayan Mete,"Hükümetin bu konuda yapacağı çok fazla bir şey yok ama destek verebilir. Bu destek para değil de teminat şeklinde olabilir. Bunlar elbirliği ile çözülmeli. Karar alıcı dediğimiz hükümet, sektör ve de finans kurumları bir arada bu konuyu çözmek durumunda. Eğer çözülmezse diğer sektörler gibi denizcilik sektörü de çöker, bir daha da toparlama imkanı bulunamaz" diye konuştu.

Bankalarda kaynak var ama uygun ortam yok

"Türkiye' de denizcilikte olduğu gibi diğer tüm sektörlerde kredi kullanan firmalar sıkıntı yaşıyor" diyen Mete," Bu yüzden bankaların 2009 yılında iş dünyası ile birlikte sıkıntıları defetmesini bekliyoruz. Bankalar eğer 2009 yılını borçlulara rahat bir şekilde geçirtebilirse 2010 yılına Türkiye, daha mutlu, daha ileriye bakan, daha başarılı bir şekilde girecektir" diye konuştu.

Türkiye' de aslında finans kuruluşlannda yeterli kaynağın olduğunu ve bu kuruluşların da söz konusu kaynakları kullandırmak istediklerini belirten Mete ancak bunun yapılabilmesi için uygun bir ortamın bulunmadığım ifade etti.

IMF anlaşması bir an önce yapılmalı

Bu ortamı yaratmak için bir IMF ile yapılacak bir anlaşmasının yararlı olabileceğini belirten Mete, sözlerini şöyle sürdürdü :" IMF anlaşması yabana finans kuruluşlarının Türkiye' ye bakışı anlamında önemli olur. Şu anda IMF ile görüşmeler ertelendi. Çalışmalar devam ediyor. Umarım açıklamalar önümüzdeki günlerde olur. Önümüzde bir seçim var. Herkesin beklentisi seçimden önce bazı kararların açıklanması yönünde. Ama sanki seçimden sonraya kalacakmış gibi görünüyor."

Bugün bir lira ile yapılacak işler yarın 10 liraya da yapılamayabilir

"Bugün bir lira ile yapılacak işler yarın 10 liraya da yapılamayabilir" diyen Mete, dolayısıyla kararlann bir an önce alınması gerektiğini bildirdi. Türkiye ve Avrupa Birliği ( AB ) ilişkileri ile ilgili olarak ise Mete," Dışişleri Bakanlığından ayrılarak yeni bir baş müzakereci atanması olumlu bir karardır. Başbakan' ın uzun bir aradan sonra Brüksel' e gelmesi de çok önemliydi. ABye bundan sonra daha akılcı gözle bakmalı ve takip etmeliyiz. Biz bıraktığımız zaman Avrupalılar zaten bırakmaya hazırlar" görüşünü aktardı.

Yorumlar (0)
23°
açık
Günün Anketi Tümü
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?