banner246

banner176

banner242

banner191

banner249

banner148

banner244

banner179

banner248

banner145

"Araplarla birlikte Türkleri çöle gömdük"

"Kardeşlerimle, biz ağabeyimle gemideydik. Gemi hareket etti ama nereye gittiğini bilmiyorduk. Geminin Akka limanına gittiğini söylediler."

GÜNCEL 20.04.2010, 16:53
2627

'Osmanlı'ya karşı hatamızı kabul ediyoruz'

Filistin'e Dönüş Hareketi lideri Dr. Ali Ebu Hasan'dan önemli açıklamalar.

Suriye'de yaşayan Filistin'e Dönüş Hareketi lideri ve uluslararası ilişkiler uzmanı Dr. Ali Ebu Hasan, "Türkiye ile (Arap dünyası) uzun yıllar birbirimizden ayrı kaldık. Çünkü biz, Arap alemi olarak kandırıldık. Ben bir Arap olarak şunu söylüyorum ki, biz Osmanlı'ya ve Türklere karşı yaptığımız hatamızı kabul ediyoruz" dedi.

Hasan, yaptığı açıklamada, Osmanlı Devleti'nin Arap coğrafyasına hükmettiği döneme ilişkin Arap kamuoyunda yanlış bilgilerin olduğunu belirterek, "Filistin'in İngiltere eli ile Yahudileştirilmesi" adlı bir kitap hazırladığını söyledi.

"Kitabında, acı da olsa gerçekleri ortaya koymaya çalıştığını" ifade eden Hasan, "Bizim (Arap dünyasında) bütün kitaplarımızda Osmanlı dönemi işgal ile tanımlanır. Ben kitabımda Osmanlı varlığı, Osmanlı hakimiyeti ifadelerini kullandım. Yaptığımız hatayı telafi etmeye çalışıyorum" diye konuştu. Kitabının Türkler tarafından belgesel veya film haline getirilmesini isteyen Hasan, "Hiçbir karşılık beklemiyorum. Bu kitap film veya belgesele dönüştürülürse bölge kamuoyunun tarihi de değişecektir. Bütün Arap ülkeleri bu film ile kendi tarihlerini temizlemek zorunda kalacaklardır" dedi.

"FİLİSTİN'İN BİR HİÇ UĞRUNA GİTTİĞİNİ GÖRDÜM"
Dr. Ebu Hasan, uluslararası ilişkiler alanında doktora tezi için İngiltere Arşiv Merkezinde araştırma yaptığı sırada 1914 yılı ve sonrasına ait çok sayıda belgeyi incelediğini söyledi.

"Doktora tezimi hazırlarken İngiltere'deki Arşiv Merkezine gittiğimde aklım başımdan gitti. Filistin'in bir hiç uğruna gittiğini ve bir hiç uğruna Türklerle ihtilafa düştüğümüzü gördüm" diye konuşan Ebu Hasan, Mekkeli Şerif Hüseyin ve İngiltere'nin Mısır Yüksek Komiseri Sir Henry McMahon arasındaki yazışmaları şaşkınlıkla okuduğunu vurguladı. Ebu Hasan, "1917 yılındaki İngiltere Savunma Bakanı bir açıklamasında 'Eğer biz, Şerif Hüseyin'e verdiğimiz sözü tutarsak Arap ülkeleri tek bir coğrafya olarak kalacak ve Filistin koruma altına alınacak' diyordu. Belgelere göre, Şerif Hüseyin'e dediler ki, 'Türkleri buradan kovalım, size bağımsızlığınızı verelim.' Biz Araplar, onlara inandık. 1916 yılında İngiliz ve Fransızlar kendi aralarında topraklarımızın nasıl bölüşüleceğine dair başka bir anlaşma daha yapmış" dedi. Söz konusu dönemde bölgede bulunan bir İngiliz komutanın kitabında yer verdiği "Şöyle bir bakıyorum, Araplarla birlikte çöllerde Türkleri nasıl hezimete uğrattığımız hiç gözümün önünden gitmiyor" ifadesini unutamadığını anlatan Ebu Hasan, "Kur'an-ı Kerim'de 'sizden olmayana inanmayın' diyor ama biz buna uymadık, kardeşlerimizle savaştık" diye konuştu.

"TÜRKLER KUDÜS ZARAR GÖRMESİN DİYE SAVAŞMADILAR"

II. Abdülhamit'in Filistin davasına ilişkin tavrının Arap dünyasında tam olarak bilinmediğini kaydeden Hasan, "II. Abdülhamit, Filistin davasını, Arap lideri olarak tarihe geçen Enver Sedat veya Melik Hüseyin'den çok daha şerefle ve daha fazla sahiplendi" dedi. Ebu Hasan, "Türk askerlerinin kutsal mekanların zarar görmemesi için Kudüs'te savaşmadığını ve yenilgiyi kabul ettiklerini" belirterek, "Yüzlerce asker Kudüs'te şehit oldu. Buna benzer birçok bilgiyi kitabımda işledim. Ben, Türkiye ile İsrail'in ilişkilerinin kesilmesini istemiyorum. Ben, Filistin ile ilgili kirli oyunun ve Osmanlı Devleti ile ilgili gerçeklerin ortaya çıkmasını istiyorum. Bunu tarihi bir görev addediyorum" diye konuştu.

"1-2 YIL SONRA DÖNECEĞİMİZİ DÜŞÜNÜYORDUK. 62 YIL KALACAĞIMIZ AKLIMIZA GELMEMİŞTİ"

Babasının Osmanlı ordusunda askerlik yaptığını belirterek, 1948 yılında o dönemde Filistin toprağı olan Hayfa'dan ayrılış hikayesini anlatan Dr. Ebu Hasan, şunları söyledi:

"Ben 1938 yılında Hayfa'da doğdum. Babam sık sık 'Nerede o Türklerin olduğu günler' derdi. Filistin'de İngiliz idaresinin sona erdiği 15 Mayıs 1948 gecesi Hayfa'daki bütün önde gelen Filistinlileri çağırdılar. Babam sabaha karşı 03.00'e doğru geldi. Evimizin karşısında bir Yahudi yerleşim birimi vardı, oradan evimize ateş ediyorlardı. Kapılar elek gibi oldu. Önce teyzemin Hayfa dışındaki evine sığındık. Annem ve kardeşlerimle birlikte kamyon kiralayıp Hayfa limanına doğru gittik. Limana yakın bir camiye sığındık. Ben daha 10 yaşındaydım. Abimle ben, insanların bir yere gittiğini gördük, onlarla birlikte yürüdük ve bir gemiye bindik. Babam teyzemin evinde, annem camide diğer kardeşlerimle, biz ağabeyimle gemideydik. Gemi hareket etti ama nereye gittiğini bilmiyorduk. Geminin Akka limanına gittiğini söylediler. Akka o zaman Filistin toprağıydı. Akka limanında günlerce gelen cesetlere annem, babam, kardeşlerim var mı diye baktık. Annem kardeşlerimle birlikte, karayoluyla Akka'ya ulaşmış ve bizi buldular. Bir hafta sonra babam geldi. Yol boyunca binlerce ceset görmüş. Bizi bir trene bindirdiler, 28 vagon vardı. Yol boyunca bazı yerlerde durdular ve isimlerini saydıklarının inmesini istediler. Kimisini Beyrut'ta indirdiler, kimisini Lübnan'ın köylerinde, Şam'da. Bu operasyonu kimin yaptığını hala bilmiyorum.

En son biz kaldık ve bizi Halep'te indirdiler. Sonraki günlerde de Filistinliler gelmeye devam etti. Biz, 1-2 yıl sonra döneceğimizi düşünüyorduk, 62 yıl kalacağımız aklımıza gelmemişti. 1 yıl sonra da kızkardeşim iki çocuğu ile geldi. Eşi kaybolmuştu ve nereye gittiğini hala bilmiyoruz."

"FİLİSTİN'E YA ŞARTLARIMIZ KABUL EDİLİRSE YA DA TANKLARIN ÜSTÜNDE DÖNERİZ"

Filistin davasının çözümünde Türkiye'nin rolünün çok önemli olduğunu vurgulayan Dr. Ebu Hasan, "mevcut Filistin yönetimi ile barışın sağlanamayacağını" savundu. El Fetih'i "Filistin Kurtuluş Örgütü'nün ruhunu çalmakla" suçlayan Dr. Ebu Hasan, "Filistin dışında yaşayan Filistinliler olarak geri dönüşümüz ancak iki şekilde gerçekleşebilir. Filistin'e ya şartlarımız kabul edilirse ya da tankların üstünde döneriz" dedi. Dr. Ebu Hasan, 14 Nisan 2007'de kurduğu Filistin'e Dönüş Hareketi çerçevesinde Filistin dışında yaşayan Filistinlilere kimliklerini unutturmamak ve bilinçlendirmek üzere çalışmalar yürüttüğünü söyledi...

Yorumlar (4)
Hamdi Temiz 12 yıl önce
Filistinliler Osmanlıya yaptıkları ihanetin diyetini daha çok öderler. Sıra Irak'ta rahmetli Saddam'a yapılan ihaneti yapanlara gelecek.
KÜRŞAT YILMAZ 12 yıl önce
HERŞEYİN BEDELİ VAR VE BUNU ARAPLAR BUGÜN ÖDÜYORLAR..YAZIKTIR BU BEDELİ ŞUAN Kİ MASUM FİLİSTİN HALKI ÇEKİYOR....AMA BATMAYAN GÜNEŞ BUNDAN SONRADA BİLE HER COĞRAFYADA IŞIYACAK MAALESEF
12 yıl önce
Mesele ihanet etme yada bedel ödeme meselesi değil o fasıl geçeli zaten çok oldu.Adamın derdi bu süreçte her ne olduysa kim ne yaptıysa açık açık yazılması bunu herkezin bilmesi.
ALPAY ARAS 12 yıl önce
Zaman herşeyin sonucunu en güzel ve anlaşılır şekilde bizlere gösteren tek kavramdır.Günümüzde karşımızdaki oyuncular aynı oynanan oyunlar aynı fakat bu kez söz konusu olan ne yazıkki sevgili TÜRKİYE mizdir.Çünkü EMPERYALİZMİN bizlere tanıdığı süre sona ermiştir.Süreç artık sadece güçlünün ve kudreti elinde tutan bir zümrenin tüm dünyaya hükmetme ihtiraslarını ortaya koyma zamanıdır.Tüm dünya onlara köle olacaktır çünkü onlar vadedilmiş bir geleceğin tek sahipleridir.Onların haricinde hiç bir kültür yaşamlarını özgürce yaşayamacaktır ve onların kontrolünde olacaklardır.Ama unuttukları görmezden gelmeye çalıştıkları bir şeyler var işte onları aşağıdaki şiirimde anlatıyorum.Yer bir zamanlar bizim olan topraklar ve gönlüm yeis dolu demirde beklerken sahile bakıp aşağıdaki dizeleri yüreğimden kağıda döktüm ve sizlerle paylaşabilmek için en uygun yer burası.Ömrünü denizlerde geçirmiş benim gibi DENİZ ve TÜRKİYE AŞIĞI insanlarla paylaşmak en güzeli



SEVGİ VE SAYGILARIMLA

KAPTAN ALPAY ARAS





BİR SEVDA BİR AŞKTIR VATAN



TURNALAR GELİR GEÇER EZELDEN BERİ TÜRKÜN DİYARLARINDAN

KANATLARINDA SEVDA YÜKLÜ

ATA YURTLARINDAN YÜKLEYİP GETİRDİKLERİ SEVDALARDIR ONLAR BİZE



RÜZGARLAR ESER EZELDEN BERİ TÜRKÜN DİYARLARINDAN

BİZE VATAN OLMUŞ BU DİYARLARA

HÜZÜNLE FISILDARLAR KULAKLARIMIZA YOK OLUP GİTMİŞ

İMPARATORLUKLARIN HİKAYELERİNİ



GÜNEŞ HER GÜN BİR BAŞKA DOĞAR EZELDEN BERİ BU DİYARLARDA

SON DOĞAN GÜNEŞİMSİN SEN BENİM

SÖYLE BANA AH NARİN YURDUM NASIL SEVDALANMAM BEN SANA



HERBİR YANINI ÇEVİREN BU DENİZ EZELDEN BERİ BURADA DURUR ÖYLECE

BİR DAMLASI BİLE AYNI DEĞİLKEN TANIKLIK EDER TÜRKÜN YAZDIĞI TARİHE

O BİLE ŞAŞKIN ÜSTÜNDE YÜZEN GEMİLERİN GÜN GELİP KARADAN GİTMESİNE



KAH SİMSİYAH UFUKLARIN KURŞİNİ DALGALARDA BULUŞTUĞU GECELERDE

KAH BİLGE BİR GÖNLÜN YAŞAMININ SON DEMİNDEKİ HUZURUN SAKİNLİĞİNDE

KARADENİZİN ÇANAKKALENİN EGENİN AKDENİZİN KIYILARINDA SAYGIYLA DURUR HUZURLARINDA

YÜREĞİNDE BİR ALLAH BİR VATAN AŞKIYLA TOPRAKLARINI KANLARIYLA SULAYAN ŞEHİTLERİNİN



TARİH YAZARIM BEN DÜNYA VAR OLDUĞUNDAN BERİ BU DİYARLARDA

YEDİ CEDDİM ŞEHİTLİĞE SUSAMIŞ SENİN UĞRUNA

TÜRKÜN YÜREĞİ SESSİZ AĞLAR ATALARININ NAAŞLARINA

EVLATLARI HALEN ŞEHİT OLUR BU GÜZEL VATANIN UĞRUNDA



TÜRKÜN OĞLU SUSAMIŞKEN ŞEHİTLİĞE DÜŞMAN YOL BULMAZ

AŞKINA DÜŞEN TÜRK OĞLU VATAN SEVDASINDAN VAZGEÇMEZ

PASİFİKTEN ATLANTİĞE AYAK BASMADIĞIM KANLA SULAMADIĞIM TOPRAK KALMAMIŞKEN

SEN GÖNLÜNÜ HİÇ DARALTMA AH NARİN YURDUM

ATALARIMDAN ALDIĞIM EMANETİ TORUNLARIMA EMANET EDERİM ALLAH IN İZNİYLE



RAB YAĞMUR DİYE RAHMET VERİR DÜŞMAN VATANIMA KAST ETTİMİ

TÜRKÜN OĞLU VATAN UĞRUNDA YAĞAN YAĞMURLAR MİSALİ ŞEHİTLERİNİ VERİR

PEYGAMBER VASİYETİYLE ALMIŞIM BEN DÜNYA İNCİSİ İSTANBUL'U

SÖYLEYİN DÜŞMANLARIMA BU VATAN BİZE ALLAH EMANETİ

KİMSE GÖRMEDİ HAMD OLSUN TÜRKÜN ÖLMEDEN TOPRAK VERDİĞİNİ



BU ULUSUN KANIYLA SULANMIŞKEN BU TOPRAKLAR

BUNCA ŞEHİDİM SERİLMİŞ YATARKEN SENİN BAĞRINDA

BUNCA ŞAN DOLU HÜZÜN DOLU TARİHİM VARKEN

SÖYLE BANA AH NARİN YURDUM NASIL SEVDALANMAM BEN SANA





KAPTAN ALPAY ARAS SURİYE TARTOUS 06.02.2010 01.30

16
parçalı bulutlu
banner102
Günün Karikatürü Tümü