Avrupanın Dediği Oldu

NATO Genel Sekreteri Jaap de Hoop Scheffer, Türkiye'nin uzun süren direncine rağmen Danimarka Başbakanı Anders Fogh Rasmussen'in NATO Genel Sekreteri olması konusunda anlaşma sağlandığını açıkladı.

Göreve nezaman başlıyor?

Rasmussen 1 Ağustos'ta yeni görevine başlayacağını açıkladı.

Erdoğan'dan ilk açıklama

ABD Başkanı Barracak Obama'nın Türkiye'nin çekinceleri konusunda güvence verdiğini vurgulayan Başbakan Recep Tayyip Erdoğan "Obama'nın garantörlüğü olunca oluru verdik." dedi.

Rasmussen "yakın işbirliği" dedi

Zirvenin ardından bugün bir basın toplantısı düzenleyen Anders Fogh Rasmussen ise “Türkiye'nin endişelerin anladığını” belirtti ve “genel sekreterlik görevi boyunca Türkiye ile yakın işbirliği içinde olacağını”söyledi. “Türkiye'nin stratejik olarak önemli bir ittifak üyesi olduğunu” belirten Rasmussen, “Türkiye'nin aynı zamanda Avrupa ve Ortadoğu arasında köprü rolü oynadığını” bildirdi.

“Türkiye'nin bölücü terör örgütünün Danimarka'dan TV yayını yapması” ve “karikatür krizi” ile ilgili olarak çekincelerinin hatırlatılması üzerine Rasmussen, “Türkiye'nin endişelerini tamamen anlıyorum. Türkiye ile yakın işbirliği içinde olacağım. Müslüman dünyası ile iyi ilişkiler kuracağım” dedi.

Rasmussen, bölücü terör örgütünün yayın organı ile ilgili olarak gerekli kanıtlarını sağlanması ve mahkemenin bu konuda karar alması halinde Danimarka'nın da gerekeni yapacağını ifade etti.

Türkiye nasıl ikna oldu

Başbakan Erdoğan, Rasmussen'in NATO Genel Sekreterliği konusunda Türkiye'nin nasıl ikna olduğunu şu sözlerle anlattı:

''Bugün sabahtan itibaren tekrar Avrupa liderleri aradı görüşmelerimiz oldu, Cumhurbaşkanı Gül de sürekli görüşmeler yaptı. Son gelinen noktada cekincelerimizin ABD Başkanı Obama garantörlüğünde çözüldüğüne dair bize bilgiler geldi. Bunun üzerine Cumhurbaşkanı Gül de bu noktadaki 'olurumuzu' verdi. Çekincelerimiz konusunda verilen garantiler umarım yerine getirilir. Zannediyorum Obama TBMM'de yapacağı konuşmada da bu konuya değinebilir. Rasmussen İstanbul'daki Medeniyetler İttifakı'na da katılacak. Büyük ihtimal orada da bu konuda açıklama yapacaktır. Roj TV'nin yayınının durdurulması, İslam ülkeleri ile NATO arasında ittifakın kurulması, birinci derecede yardımcıları arasında Türk'ün yer alması ve komuta kademesinde askerlerimizin bulunması önem arzediyor. Bu konuda taahhüt aldık. Ben Başbakan olarak ülkenin bana yüklediği sorumluluk neyse o sorumluluğu yerine getirdim.

Gül, Türkiye'nin nasıl ikna olduğunu anlattı

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, NATO Genel Sekreterliği konusunda Danimarka Başbakanı Rasmussen'in ismi üzerinde nasıl anlaşıldığını düzenlediği bir basın toplantısında anlattı. İşte Gül'ün açıklamasından satırbaşları:

- NATO stratejik bir dönüşüm içindedir

- NATO dünya barışı için büyük fedakarlıklar yapıyor

- Yeni genel sekreterlik de çok önemli. Bu süre içinde biz de görüşlerimizi ilettik. Bizim en temel önceliğimiz NATO'nun misyon ve ilkelerinin korunması ve geliştirilmesi.

- Dün gece yarısına kadar çetin görüşmelerimiz oldu. Ben de görüşlerimi muhataplarıma açıkladım. Bizim görüşlerimize hak verilmesinden büyük memnuniyet duydum.

- Dün akşam yine de bir neticeye ulaşamadık

- Bugün sabah çalışmalara yeniden başladık

Obama ile ikili görüşme

- Obama ile benim aramda ikli uzun görüşme yaptık. Bu görüşme çok faydalı oldu. Bir anlayış birliğine vardık. Sonra Rasmussen'in katıldığı üçlü bir toplantı yaptık ve görüşlerimizi paylaştık.

İsteklerimiz kabul edildi

- Neticede isteklerimizin kabul edildiğini görünce NATO'nun gelenekleri ve kültürü gereği mutabakata ulaştık

- Obama'ya da katkılarından dolayı teşekkür ediyorum, Rasmussen'e de başarılar diliyorum

Sorular:

- Size verilen güvencelerden tatmin oldunuz mu yoksa uzlaşı gerekliliğinin hasıl olduğunu mu düşündünüz?

İkna olmasaydık en tabi hakkımızı kullanmaktan çekinmezdik. Bu konuda da Obama'nın büyük katkıları oldu. Güvencelerin yerine getirileceğinden en ufak kuşkum yok. Bu konuda çok açık konuştuk çünkü

Rehn talihsiz bir açıklama yaptı

- AB'de konuya dahil oldu. Rehn, ''AB ile ilişkilere zarar verir'' dedi

Biz NATO toplantısındayız, AB toplantısında değildik. Bunu muhataplarımıza da söyledik. NATO'nun üyeleri, amaçları ve karar mekanimaları farklıdır. AB'de alınan karar NATO'da uygulanır diye bir şey yoktur. Biz neticeye sabahleyin ulaşmamış olsaydık o zaman biz başka şeyleri masaya getiririz. O zaman AB'ye yakışmayan bir çalışma ortamı ortaya çıkar. Birazcık hoş olmayan, talihsiz bir açıklamaydı. Babacan da kendisini arayıp gerekenleri söylemiştir. 

- Bu süreç içinde biz kaygılarımızı Rasmussen'le çok açık olarak konuştuk. Ama Rasmussen büütn bunları dikkate aldığını söyledi. İslam dünyası ile sıkı bir diyalog içinde olacağını, yapıcı bir çalışma içinde olacağını söyledi. NATO'nun başarılı olması için de öyle davranmak gerekir.

Berlusconi'nin Rolü

- Biraz daha Türkiye Rasmussen'e daha iyi bir diyalog kurulması için nasıl yardımcı olacak İslam dünyasıyla? Berlusconi ile Başkana Erdoğan telefonda konuştu. Berlusconi ne gibi bir rol üstlendi bu süreçte?

Problemleri konuşmamak lazım. Geleceğe bakmak lazım. Öne çıkarttığımız kayıpları giderici bir sürecin içine giriyoruz. Berlusconi de büyük arzusu neticeye ulaşmaktı. O da elinden gelen her türlü çalışmayı yaptı. Kendisine teşekkür ederiz.

- Ülkeniz şimdiye kadar Gazze saldırıları konusundaki tavrından dolayı destek görmüştü. İsrail-Türkiye ilişkileri bu noktadan sonra nasıl ilerleyecek?

Dünyanın en büyük problemlerinden birisi Ortadoğu meselesidir. Kalıcı bir barış sağlanmadan dünyanın huzura kavuşması mümkün değil. Gazze herkesin vicdanını sızlattı. Şimdi ateşkes var. İsrail'deki yeni hükümet de muhalefetteki söylemlerini bırakır, bundan önceki anlaşmaları, kabule dilen ortak ilkeleri kabullenir ve neticede Filistin'le bir barış görüşmelerine başlar. Bu da iki bağımsız devleti yan yana yaşayabilmesini kabulden geçer. Bunun için de zamana ihtiyaç var. Türkiye de bu süreçte elinden gelen yardımı yapacaktır. Ortadoğu meselesinin diğer ayağı Suriye ve Lübnan'dır. Burdan Suriye ve İsrail en önemlisidir. Biz ülke olarak Gazze olayından önce önemli bir noktaya getirmiştik. Bunların başlatılmasını Türkiye'den İsrail ve Suriye talep etti. Biz kendilerinin samimiyetlerini test ettik. Önemli bir noktaya da geldi ama Gazze'de yaşanan olay ortada bıraktı. Şu anda askıya alınmış durumda. Eğer uygun ortam sağlanırsa biz barışa katkı yapmaya hazırız.