'Global kriz navlunu da etkiler'

Yayınlanma: 15.02.2008 13:54 Güncelleme: 15.02.2008 13:54

Denizcilik Müsteşarı Hasan Naiboğlu , ABD' de başlayıp , dünyaya yayılma tehlikesi gösteren global bir ekonomik krizin navlun piyasasını olumsuz etkileyebileceğini söyledi.

HASAN NAİBOĞLU 'Global kriz navlunu da etkiler'Denizcilik Müsteşarı Hasan Naiboğlu , ABD ' de başlayıp , dünyaya yayılma tehlikesi gösteren global bir ekonomik krizin denizcilik sektörünü ve navlun piyasasını olumsuz etkileyebileceği uyarısında bulundu .Denizcilik Müsteşarı Hasan Naiboğlu, Türkiye 'nin denizcilik alanında sözü geçen bir ülke olması için Uluslararası Denizcilik örgütü ' nde etkin olması gerektiğine dikkat çekerek , " Çünkü kararlar orada alınıyor ve uygulanıyor . Orada etkin olursanız , ülkeniz , bayrağınız ve filonuz için önemli kararları aldırabilirsiniz . Değilse başkalarının koyduğu kurallara tabi olursunuz . Türkiye, bu yeteneğe sahip ama daha çok yol almak gerekiyor " diye konuştu . Denizcilik Müsteşarı Naiboğlu , Transport ' a denizcilik sektörüne ilişkin son derece önemli açıklamalarda bulundu . Denizcilik Müsteşarlığı ' nın personel yapısı , sektörün isteklerine , özlemlerine yanıt verebilecek özellikte mi ? Ulaştırma Bakanımız Sayın Binali Yıldı rım 'ın ve önceki Müsteşarımız İsmet Yılmaz ' ın çalışmalarıyla denizci kadrolar getirildi . Bu çabalar sonunda denizci personel sayısı artırıldı . Denizci personel oranı yüzde 6 ' dan , yüzde 24 ' e kadar çıktı . Bu kadrolar güzel hizmetler üretti . Sektörle aynı dili konuşan insanlar , sektörün söylediğinden anlayan , sorunları iyi teşhis eden ve onlara tedaviler uygulamaya çalışan insanlar yönetime geldi . Büyük adımlar da atıldı . Ben , sektörde işlerin iyi gittiğini düşünüyorum . Somut örnek verebilir misiniz ? Kilo ile metreyle ölçülür gibi somut bir gelişme . Türk bayraklı gemiler , kara listede , kara listenin de en kötü yerinde bulunuyordu . Bu dönemdeki çalışmalarla kara listeden gri listeye geçildi . Bu ne zaman açıklandı ? 2007 yılının haziran ayında açıklandı . Türk bayraklı gemileri , Avrupa limanlarında alıkoyuyorlar , tutuyorlardı . Bu neye yol açıyordu ? Geminizin eksik malzemesini oradan tedarik etmek zorunda kalıyordunuz . Bu durumda normal zamanda 3 liraya alacağınız bir malzemeyi orada 13 liraya almak zorunda kalıyorsunuz . İkincisi , gemi çalışacaktı ve para kazanacaktı . Alıkonulduğu için buradan da bir kayıp oluyordu . Yük ve sigorta şirketleri , kara bayraktaki gemilere yük vermekte ya da sigorta yapmakta isteksiz davranıyordu . En önemlisi de Türk bayrağı dolayısıyla filo , ülke aşağılanmış oluyor . Bu tabii insanın ağrına gidiyor . Türkiye , ne zaman beyaz listeye geçecek ? Japonya bile gri listede . Beyaz listeye önümüzdeki yıllarda geçeceğimizi öngörüyorum . Ama bir miktar gri listede kalıp sonra beyaz listeye geçmenin daha iyi olacağını düşünüyorum ( bunu biz beyaz listeye geçmeyelim anlamında söylemiyorum ) . Kara listeden gri listeye geçiş bir süreç işiyse , gri listeden beyaz listeye geçiş de bir süreç işidir . Bu önceki kara listeden gri listeye geçiş kadar zor olmayacak .Son dönemi dikkate alırsak bir özeleştiri yapılırsa , neleri başardınız , hangi noktalarda başarısız oldunuz ? Denizcilik otoritesinde görevli olan elemanların kaliteleri önemli ; ama , sektörün otoriteye destek vermesi de bir o kadar önemlidir . Bu desteği sağladık . Sektörde , bu işi iyi bilen insanlar var . Bizim ne yapmak istediğimizi gördüler ve anladılar . Karşılıklı olarak birbirimizi anladık .Tabii , navlun piyasası da iyi seyretti , öyle değil mi ? Şansımıza navlunlar iyi seyretti . Bu , armatörün ve gemi sahiplerinin bizim söylediklerimizi yerine getirirken nazlı davranmamasına yardımcı oldu . Zaman zaman ' Efendim , işte navlun iyiydi , şansınız vardı ' deniliyor . Evet , navlun iyi olur , bu bir şanstır . Ama bu şansı da iyi değerlendirmek gerek . Biz , bu şansı iyi değerlendirdik . Iskalamadık . ABD ' de başlayıp , dünyaya yayılma tehlikesi gösteren ekonomik kriz , navlunu olumsuz etkiler mi ? Şüphesiz . Hepsi birbirine bağlı . Ben , ekonomist değilim , gemi inşa mühendisiyim ama sonuçta her şey gidiyor paraya dayanıyor . Dünyada denizcilik sektörünün ekonomik büyüklüğü nedir ? Bu pastadan Türkiye ' ye düşen pay nedir ? Dünyada 300 milyar dolarlık bir pasta olduğu belirtiliyor . Bu sadece taşımacılık değil . Bunun içinde navlun , tersanecilik faaliyeti , bakımonarım , denizlerden elde edilen hak ve menfaatler var , balıkçılık ve transit taşımacılık var . Türkiye , 3 milyar dolar alıyor . Yani yüzde 1 dolayında . Türk armatörlerinin yabancı bayrak çekerek , taşımacılık faaliyeti yürüttüğü biliniyor . Neden ? Bu soruyu Türk bayrağından kaçış mı var diye de sorabilirsiniz . Aynı şey bu alanda son derece güçlü olan Yunanistan ' da da var . Buna kaçış denilemez . Armatör , karı yada çıkarı neredeyse oradadır . Dünyada bu anlamda bir taşıma tonajı var . Bunun yüzde 85 ' i kolay bayrak ülkelerinde bulunuyor . Kalan yüzde 15 ' i kendi ülkelerinde . Bu oran Japonya ' da yüzde 90 , Almanya ' da yüzde 80 . Türkiye , bunlara göre yine iyi konumda . Türk bayraklı gemilerin yarısı kadar Türk sahipli ama yabancı bayraklı gemi var . Siparişte olan gemiler var . Bunlar tamamlanınca şu andaki Türk bayraklı gemiler kadar Türk sahipli ama yabancı bayraklı gemilere sahip olacağız . Çok önemli şirketlerivar . Yabancı bayrakla çalışıyor . mız Adam dış kredi alıyor . Üçüncü ülkelere taşıma yapıyor . Bu daha çok işine geliyor . Bu alanda anlaşılıyor ki ulusal kaygılardan daha çok ekonomik yarar , çıkar ve kar öne çıkıyor . Öyle mi ? Doğru , ama insan istiyor ki Türk bayrağında olsun gemiler . Ülkemizin itibarı daha da yükselsin . Türkiye limanlarının , Singapur yada Rotterdam ' daki gibi transit taşımacılıkta veya bu alandaki diğer faaliyetlerde öne çıkma olasılığı nedir ? Türkiye , transit yüklerde önemli bir ülke olabilir . Türkiye ' nin limanlarının fiziki ya pısının yanı sıra transit yüklerin gelmesini engelleyen gümrüklerden de kaynaklanan bazı sıkıntılar var . öncelikle limanlarımızın fiziki yapısının iyileştirilmesi gerekiyor . Türkiye , dünyadaki her bölgeye yakın , örneğin Türkiye ' de büyük ana limanlar olabilir . Şimdi kapıdan kapıya taşıma başladı . Kişi , yükünü kutuya koyuyor , getiriyor limana ve bırakıyor . Bu yükler ya daha küçük gemilerle yada trenle yerine ulaştırılıyor . Türkiye ' ye konteynırlarla yük taşınır . Oradan Karadeniz ' e küçük gemilerle yükü yerine ulaştırabilirsiniz . Gemi inşa sektöründe durum nedir ? Bu sanayi emek yoğundur . Türkiye ' de çok sayıda işsiz var . Gemi inşa sektörü çok güzel istihdam yaratır , örneğin , bir fabrika açılıyor . 200 kişi çalışıyor . Ne kadar çok adam çalışıyor diye düşünüyoruz . Ünye ' de , 2004 yılında bir tersane açıldı . Bu , küçük ölçekli bir tersaneydi . Sanırım , genel seçimlerden önceydi ; gemi indirme törenine gittim . Kaç kişi çalıştığını sordum . 500 kişinin çalıştığını söylediler . Tersanelerin çok sayıda iş koluyla doğrudan ya da dolaylı irtibatı vardır . Ortalama , bir tersanenin 6 yan sanayiye etkisi oluyor . Bir de kendisi var yedi . Tersanede çalışan 500 kişiyi , 7 ile çarpmak gerekiyor . Marangozu , borucusu , elektrikçisi ve diğer elemanları . . . Bu 3 bin 500 kişiyi aileleriyle hesaplarsak 14 bin kişi bu tersaneden ekmek yiyor demektir . Tersane yatırımlarının böyle olumlu etkisi var . Sacı , makineyi dışarıdan alıyoruz denilebilir . Ne kadar çok yerli katkı yapılırsa , ülkemiz için o kadar yararlı olacaktır . Gemi sacını Türkiye ' de üretsek , gemi makinesi üreten fabrikalar kurabilsek bunlar ekonomimize ve istihdamımıza olumlu etkide bulunur . Türkiye , 2002 yılında gemi inşada 22 ' inci sıradaydı . Şu anda 4 ile 5 " ınci sıralarda gidip geliyor . Bu aldığı yeni sipariş ve teslim ettiği gemiye göre değişiyor . İsveç ' e , Norveç ' e , Danimarka ' ya hatta Yunanistan ' a gemi yapıyoruz . Bu sadece fiyatla olmuyor . Teslim süresi kadar kalite de önemli . Sen , çok ucuz da yapsan kalitesizse müşteri sana sipariş vermez . Türkiye ' nin özgüveni oldu . ' Ben , İsveçliye , Norveçliye , Danimarkalıya ve Yunanlılar ' a da gemi yaparım ' özgüveni oluştu .TRANSPORT Dergisi

Devamını Okumak İçin Tıklayınız