Bu Sene Kesin Kupa Alacağız

Toksöz Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Toksöz, 2007 yazında başladığı yelkencilikte bu sene bir hayli iddialı. Kendi gayretiyle şirket çalışanlarından bir takım oluşturan ve

Bu Sene Kesin Kupa Alacağız

Geçen sene acemiliğe geldi, bu sene kesin kupa alacağız

Toksöz Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Toksöz, 2007 yazında başladığı yelkencilikte bu sene bir hayli iddialı. Kendi gayretiyle şirket çalışanlarından bir takım oluşturan ve geçen sene yedi yarışa katılan Toksöz, "Bu seneki yarışlar için aylardır çalışıyoruz. Bu sene kesin kupa kaldıracağız" diyor.
 
Ekonomik durgunluktan hemen her sektör olumsuz etkilenirken, gıda ilaç gibi sektörler için kriz daha hafif ve atlatılır görünüyor. Son dönemin öne çıkan gruplarından biri olan Toksöz Holding, sadece bu iki alanda faaliyet gösteren şanslı şirketlerden biri. 35 yıl önce Şişli'de beş kişilik bir ekiple ilaç sektörüne giren grup bugün 2 bin kişinin çalıştığı ve 820 milyon TL cirosu olan ve binin üzerinde kişinin istihdam edildiği bir holdinge dönüşmüş durumda.

Grubun amiral şirketi olan Sanovel İlaç, ciro sıralamasında sektördeki en büyük on şirket arasında yer alıyor. 2005 yılında başlatılan global büyüme projesi kapsamında yurtdışında ihracat faaliyetlerine başlayan şirket bugün Gürcistan, Azerbaycan gibi ülkelere ilaç satışı gerçekleştiriyor.

Holdingi son dönemde kamuoyunun karşısına çıkaran ise Sagra oldu.

77 milyon dolar vererek TMSF'den Sagra ve markalarını alan Holding, geçtiğimiz ekim ayında ürünlerini tüketicilerle buluşturdu. Tadelle, Sarelle, Gol, Gofy ve Sagra markalarıyla pazara iddialı bir giriş yapan Sanset Gıda'nın bu yılki hedefi 100 milyon YTL ciro.

Ahmet Toksöz son dönemde yıldızı parlayan grubun ikinci kuşak yöneticisi. Babası Erol Töksöz'ün kurduğu Sanovel İlaç'ın genel müdürlüğünü yapan Ahmet Toksöz aynı zamanda Holding'in yönetim kurulu üyesi. Sagra operasyonunda ise satış ve pazarlamadan sorumlu. Boğaziçi Üniversitesi'nden kimya mühendisi olarak mezun olduktan sonra, Fransa'da MBA yapan Toksöz, 1997'den bu yana aktif olarak holdingde çalışıyor.

Ahmet Toksöz, kabına sığmayan, hareketli ve sürekli yeni şeyler öğrenmeye açık bir işadamı. Zaten kendisiyle tanışmamız da bu şekilde oldu. İki sene önce motosiklet kullanmayı öğrenmek için BMW Rider Academy'nin İstinye'deki eğitim merkezine yazılmıştım. Yaklaşık 10 kişilik bir gruptuk ve Toksöz de o grubun içindeydi. Bütün bir hafta sonunu birlikte geçirmiştik. O gün motosiklet ehliyeti almak için başlayan dostluğumuz bugün -her ikimizin de motosiklet kullanmamasına rağmen- halen devam ediyor.

İkiz çocuklarının doğmasıyla motosikleti şimdilik ikinci plana atan Toksöz'ün şu sıralar en büyük hobisi ise yelkencilik. Hatta geçen sene iş arkadaşlarını organize ederek bir yelken takımı da kurmuş. Bazı yarışlara da katılmışlar ama asıl hedefleri bu sene. Bu yılki yarışlardan en az birkaç kupa bekliyorlar. Bunun için ocak ayından bu yana yoğun bir antrenman temposu içindeler.

Toksöz'ün daveti üzerine bu antrenmanlardan birini izlemek için Ataköy Marina'ya gittim. Bu sırada merak ettiğim soruları da sordum:
 
Yelkenciliğe merakınız nasıl başladı?

2007'nin yazında Sanovel'in yönetici kadrosuyla birlikte bir hafta sonu Fethiye'ye gitmiştik. Şu an hocamız olan Arif Gürdenli'nin önerisiyle yelken eğitimi almaya karar verdik. Bir yelkenli kiraladık ve eğitimlere başladık. Amacımız hem hoşça vakit geçirmekti hem de iş konuşmaktı. Daha önce hiç yelken yapmamıştık. Fakat tahminimizin de ötesinde eğlendik. Sadece dönüşte bir hafta bel ağrısını çektik. (Gülüyor)
 
Devam ettiğinize göre ağrılar sizi durduramamış.

Aynen öyle oldu. Devam etmeye karar verdik. Fethiye'ye 15 metrelik bir gezi yelkenlisi ile ilk eğitimimizi almıştık. Aynı kadro Arif Hoca'ya İstanbul'da bu kez 12 metrelik bir yarış yelkeni kiralayıp açıldık. Yarış yelkeni ile çok daha rahat ettiğimizi görünce bu işe odaklanmaya karar verdik. Önce takım oluşturmalıydık. Bütün şirkete mail attık ve takıma katılmak isteyenleri belirledik. Yaklaşık 60 kişi başvurdu. İçlerinden 20 kişiyi takıma aldık.
 
20 kişi fazla kalabalık değil mi?

Evet ama yedekli gittik. O 20 kişiden iki takım oluşturduk. En iyileri birinci takıma aldık. Geriye kalanlar yedek kuvvet gibi oldu. Takımda herkesin bir yedeği var. Böylelikle biri aramızda olmayınca hemen yedek devreye giriyor. Ben dümendeyim. Diğer takımdaki dümenci benim yedeğim. Fakat her iki takımda sürekli eğitim aldı. Hem teorik hem pratik eğitim aldık. Cumartesi günleri A takımı denize açılırken pazarları B takımı denize açıldı.

Ne sıklıkta antrenman yaptınız?

Geçen sene ocaktan mayısa kadar çok sıkı antrenman yaptık. Teori eğitimlerini hiç atlamadık. Her pazartesi sabahı toplantı odasında bir araya gelip, hafta sonunu tartıştık. Bu toplantılara hocamız da iştirak etti. Hafta sonu kameraya çektiğimiz görüntüleri pazartesi günleri izledik ve tartıştık. Bu bize hatalarımızı görme ve tekrar etmeme şansı tanıdı.
 
Bu arada kendi teknenizi de aldınız değil mi?

2008'in başında ikinci el bir tekne bulduk. Aslında tekne sahibi olmak için biraz erkendi ama cazip bir fiyatı yakalayınca kaçırmak istemedik. Tekneyi boyattık, yelkenleri yeniledik, üstündeki sticker'ları Sanovel'e çevirdik. Hatta bununla yetinmeyip tüm ekibe Sanovel logolu elbiseler diktirdik. Şu an tüm ekibi şirket çalışanlarından oluşan ve konuya bizim kadar profesyonel yaklaşan bir şirket takımı da yok.
 
Geçen sene kaç yarışa katıldınız?

Geçen sene yedi yarışa katıldık. Aslında kötü başladık. İlk yarışımızda yelkenimiz yırtılmıştı. Genelde ortalarda tamamladık yarışlarımızı. Ama bu sene çok daha iddialıyız. Sezonun kapanmasıyla birlikte sıkı bir antrenman temposu içine girdik. Bu sene kesin kupa bekliyoruz. Yaklaşık 30 yarışa katılmayı düşünüyoruz. Geçen hafta ilk yarışımıza da katıldık. İki ayrı grup 15'er yarışa katılacağız bir terslik olmazsa.
 
Güney Yarışları'na da katılacak mısınız?

İstanbul-Bodrum arası gerçekleşen Güney Yarışı yaklaşık 1 hafta sürüyor. Bu sene Güney Yarışı'na da katılmayı planlıyoruz. Ekip üyeleri izinlerini ona göre almaya başladılar. Bu sene tatilimizin bir haftasını bu şekilde değerlendireceğiz.
 
Yaklaşık iki senedir yelken yapıyorsunuz. Beklediğinizi buldunuz mu?

Kesinlikle. Müthiş zevk alıyorum. Bir kere arkadaşlarımla çok eğleniyorum. Rüzgarın az olduğu günlerde Burgazada'ya gidip yemek yiyoruz. Bazen yemeğin ardından rüzgar çıkınca tekrar antrenman yapıyoruz. Diğer taraftan her kademeden arkadaşımla birlikte olma şansım var. Tekneye çıktık mı, hepimiz arkadaşız. Sahadaki arkadaşlarımla daha çok konuşabilme, onları dinleyebilme şansım oluyor. Bu sene şirket içinde aldığımız birkaç tedbir hep tekne sohbetlerinden çıktı.
 

YORUM EKLE
YORUMLAR
yılmaz
yılmaz - 10 yıl Önce

ahmet tokgözü tebrik etmemek elde değil açıkçası,çalışanlarını toplamış kendi takımını kurmuş ve son hızla ilerliyor bitiş noktasına..hayalini kurduğum fakat hiç birzaman çalışamadığım bir şirket politikasıyla ama yanlız olmadığım da aşikar.çünkü her tekne bu kadar iyimser değil bitiş noktasına ulaşmakta..şimdi sorarım,ahmet bey o dümende değilde yanlızca sponsor olarak destek verseydi çalışanlarına(bir ihtimal)ne olurdu?ne mi olurdu sekiz kollu bir dümenin sekiz kişi herbiri bir kolundan tutardı.kaldı takımda iki kişi biri yelkenler fora derken diğeri ise onun söylediklerini dümendekilere iletirdi..sonuçmu tabiki finish noktasına varırdı açıkara sonuncu olarak.bu hezimetten sonra tabiki birde bunun suçlusunu aramak var.suçlu belli sekiz kişinin tuttuğu bir dümende suçlu aramak olmaz öyle değilmi:)çalışanlarıyla beraber yükselmiş ahmet bey nereden geldiğini unutmamış ki,kısa zaman zarfında güneşin yansıttığı o kupayı klavuzu olarak görüyor.deniz haberden ricam böyle haberleri sitemizde çok yayınlayalım ki,örnek olsun:)saygılar

banner112
SIRADAKİ HABER

banner209

banner191

banner148

banner145

banner179

banner176