banner242

banner176

banner246

banner191

banner249

banner148

banner145

banner179

banner248

banner243

05.10.2010, 23:49 16325

Yalnızlaşan insancıklar...

Hep gidilecek!
Günü saatini bilen yok! Ama bilmeye de gerek yok.
Yaşıyorsun, yazıyorsun, okuyorsun,
duyuyorsun, düşünüyorsun,
                                  yetmez mi o kadarı!

Daha dünlerde birlikte yaşadığın insanların ardından kırık dökük satırlarla
onların gerçek yaşamlarını uzatmaya çalışmak boş bir çaba mı?
Yaşam neden bu denli acımasız?
Anlamını yitirmiş sözcükler,
                                      boşvermişlikler,
Ölümle yaşam arasındaki o ince çizgi.
Giderek yanlızlaşan insancıklar..

Yaşamı boş vererek bir yere varılmaz oysa…
Bebeğinin gözlerinde umudu yakalamak, geleceğin çiçeklerini toplamak…
Sevmek ve sevilmek!
Aşık olmak!
İnsan yüreği duyarlılığın, sevginin güzelliğin, sevecenliğin göstergesidir.

Zaman zaman unutuyoruz insan olmanın özelliklerini.
Kaba gururumuza yenik düşüyoruz.
İstediğimiz şeyleri yapamadan yaşayıp gidiyoruz.
Bunları da yaşamımızın parçası sayıyoruz.
O yaşamı çoğaltmak bizim elimizde ama ne yazık ki başaramıyoruz.

İnsan umutlarını çoğaltarak yaşar!
Biz acılarımızı hüzünlerimizi çoğaltarak yaşıyoruz.
Mutluluğu da, mutsuzluğu da uçlarda yaşıyoruz hep.
Gülerken birden ağlamaya başlıyoruz.

Umut ve umutsuzluk!
Sevgi ve sevgisizlik!
Acılarla ve hüzünlerle geçen yaşamımız.
Sevgi...
Kalmadı değil mi? Doğru, kalmadı.
Herkes bunları konuşuyor.
Sevgi kalmadı, dostluk kalmadı, sadakat kalmadı, vefa yok.
Ama neden kalmadı, bunlar neden yok?
İnsanlar parayı öğrendiler.
Parayla satın almayı, elde etmeyi sonra da bunlarla üstün olmayı öğrendiler.
İnsanlara “Parayla üstün olmak, özgürlüktür” dendi.
İnsanlar bu yeni özgürlüğe bayıldılar, paraya ve üstün olmaya koştular.
Artık özgürlük, düşüncelerin ya da duyguların özgürlüğü değildi.
Özgürlük daha çok parası olmak, daha üstün olmaktı.

Artık her şeyleri vardı. Bunları birbirine göstererek mutlu olacaklardı.
Ama mutlu olamadılar, hiç mutlu değillerdi.
Neden mutlu olmadıklarını da bilmiyorlardı,
İçlerinde hiçbir şeyle dolduramadıkları, büyük bir boşluk vardı?
Çünkü…
Sevgi yoktu,
Sevdikleri vardı, görmeden duramadıkları sevdikleri vardı ama sevgileri yoktu.
Sevgi paylaşıldıkça çoğalır.
Ama para, paylaşıldıkça azalır.
Üstünlük paylaşılırsa yok olur. .
Çok paranın olmasıyla çok üstün olunur belki.
Ama sevgiyi de dostluğu da bulma şansı hiç olmayabilir.

                *        *         *
2011 yılında da yeni savaşlar bekleniyor.
Yeni ölümler….
Afrikada on binlerce çocuk ölüyor…
Bir sürü insan daha işinden oluyor…
Bir o kadarı da yosullaşıyor…

Sabah işe geliken gördüğüm manzara gözümün önüne geliyor.
Bir çöp bidonu başında bir sürü çocuk.
Gözlerimi yumup öylece kalakalıyorum….

Yaşam öyle boş ve anlamsız mı ?..

Yorumlar (8)
Ali Can 11 yıl önce


Sn. Süleyman Savaş



Hepimize sevginin gücünü bir kere daha veciz bir şekilde hatırlatan,düşüdürücü çok güzel bir yazı kutluyorum. Saygılarımla. Ali Can

Cem MOHAN 11 yıl önce
Değerli Süleyman Agabeyim.



Yüreğine , kalemine saglıkne güzel yazmışsın herşeyi ,



Saygılar

Cem Mohan
murat birecik 11 yıl önce


''bir çöp bidonu başında bir sürü çocuk'' diyorsunuz...



o halde inip, yardım etseydiniz; sayın süleyman savaş!



kaldı ki, o çocuklar ''recycle'' endüstrisinin, hurda plastik, aluminyum vb kahramanları.



üzülmeyin, çöpten küflü ekmek aramıyorlar.



new york, doğu bronx'da ise çöpten ekmek toplayan yüzlerce insan var...



saygılarımla

murat birecik
sinan bayraktar 11 yıl önce
sn süleyman bey!böyle güzel düşüncelerinizden

dolayı sizi kutluyorum.her şeyin para olduğu

günümüzde sevmek-sevgi arka planda kalmıştır.

fakat parasız da hiç birşey olmuyor.şairi güzel

söyleten,alimi iyi düşündüren,işçiyi iyi çalış-

tıran paradır.önemli olan insanların parayı

namuslu yollardan kazanarak;kazandığı yere de

sadık olmasıdır...saygılarımla.başmüh.sinan bayraktar
mamhut kayacı 10 yıl önce
Gerçek sevginin bu toplumda gerçekleşmesi zor.Siz gerçekten kendnzde sevginin var olduğuna inanıyormusunuz? Gerçek sevgi sadece komunistlerde vardır.
Cengiz Kılıç 10 yıl önce
Gördünmü dünyanın gerçek yüzünü,

Eli güçlü olan alıp gidiyor,

Bakma namus bekçisinin sözüne,

Beli güçlü olan alıp gidiyor.



Hanı hamamı bırakmazlar sana,

Dini imanı pazarlarlar sana,

Açlık yoksulluk zaten hep sana,

Düzenin freni kopmuş gidiyor.



Böyle gitmemeli uyanmak gerek,

Hak hukuk ne imiş bir de biz bilek,

Haksızları hak divanında görek,

Haksız sırası dizin dizin gidiyor.







Aynur Demircioğlu 10 yıl önce
Hüzün bu mevsimde bulur bizi ne kadar saklansakda zamanın hızlı esen rüzgarından.Çökerken omuzlarımıza yaşam yükü,ağarır saçlarımız dolar gümüşi renklergeçen yıllara nişane.neHer nekadar zamana inat dirensede yürek bir çocuğun çöple uğraşan eli dert olmaya başlar bize.Bu hüzün zamanında taşlarımızı döküp hesaplaşırız kendimizle ve dünya ile keşkelerimiz çoğalırken yaşayamadıklarımız el sallar uzaktan yüzümüze.Hüzün zamanı aslında küçük mutluluklardan keyif alma zamanıdır.Tabii sağlığımız var oldukça.Ellerinize sağlık pek çoğumuza çok şeyleri hatırlatıyorsunuz.Umut ederimki umudu istemeyerek kırdıklarınıza da umut olmayı başarıyorsunuzdur.Şimdilik gitmeleri erteleyin yapacak çok iş var.İşsizlere iş bulmak zor durumda olan insanlara yardım etmek bazende paranında paylaşıldıkça artacağını anlatmak gerek.Mademki vakit az POZİF BİR BAKIŞ aşılamak sonradan gelenlere.Sağlıkla yeni yazıda görüşmek üzere.
Erdoğan Çalın 10 yıl önce
Olumsuzlukları, yoksulluğu, kötü gidişi, yok edemesek de, sanırım elbirliği ileazaltabiliriz.Bu yolda ışık tutan, el uzatan, kendini adayan,baş koyan, inançlı haliniz, elbette tabanı uyandırmaya dönüşecektir.Sevgilerimle.Erdoğan Çalın
17
parçalı az bulutlu
Günün Karikatürü Tümü