İstanbul ve çevre illerdeki balıkçıların yıllardır denize çıkış noktası olarak kullandığı Tuzla Balıkçı Barınağı’ndaki rıhtım, balıkçıların kullanımına kapatıldı. Aynı zamanda gemi bakım ve ağ tamir işleri için de kullanılan rıhtım, balıkçılar tarafından İstanbul’un Marmara kıyısına bakan dört önemli balık çıkış noktasından biri olarak kabul ediliyordu.

Gayri resmi gelir elde ediyorlar

Tuzla Belediyesi, boşaltılan balıkçı barınağının olduğu alanı ‘Sahil Güvenlik Proje Alanı’ olarak tanımlıyor. Belediyenin Tuzla Liman Başkanlığı’na balıkçıların alanı boşaltmak için gönderdiği tebligatta ise barınak ‘’Mega Yat Limanı’ olarak adlandırılıyor. Balıkçı barınağının balık çıkış noktası olduğunu belirten Tuzla Su Ürünleri Kooperatifi, belediyenin eksik ve yanlış bilgiyle ceza kesmeye çalıştığını söylüyor.

Tuzla Belediyesi ve balıkçılar arasındaki gerilim, Tuzla Marina Projesi’nin tesliminde balıkçılara ait 11 metre alanın marina sınırlarına eklenmesiyle başlamış. Daha sonrasında Viaport Marina’nın kooperatif rıhtımına yat bağlamasıyla devam etmiş. Bağlanan yatlar için önceki yönetimlerin ses çıkarmadığını söyleyen Çakıroğlu, “Marinanın kendi tamir ve yat bağlama noktası var. Şu an ki durumda bize engel yaratıyor. Kendi bakım ve tamir işlerimizi yapmamızı engelliyor” diyerek rıhtım alanında yaşanan sorunu anlatıyor. Barınak alanın belediye tarafından Viaport Marina’ya verileceğini aktaran Çakıroğlu, “Bu alandan gayri resmi olarak yıllık 1 - 2 milyon lira arasında gelir elde ediyorlar. Biz de bunu resmi bir şekilde yapmalarını, devlete vergi vermelerini istiyoruz” diyerek balıkçıların çıkarıldığı alandan belediye, marina ve liman işletmesinin kayıt dışı kazanç elde ettiğini söyledi.

Tam anlamıyla kaos oluşacak

Balıkçıların hem pandemi hem de müsilaj yüzünden ekonomik olarak çok sıkıntı çektiğini söyleyen Çakıroğlu, rıhtımın kapatılmasının sadece İstanbul’daki balıkçılara değil, aynı zamanda çevre illerdeki balıkçılara da zarar vereceğinin altını çizerek “Tamir ve bakım yapan balıkçı arkadaşlarımızı barınaktan çıkarmak zorunda kaldık. Belediyenin zabıtaları tarafından giriş kapımız söküldü. Balıkları ön soğutmada kullandığımız buz makinelerimize mühür takıldı. Biz balıkçılar olarak barınakta balığımızı piyasaya sunmanın, ekmeğimizi kazanmanın peşindeyiz fakat Viaport Marina kendi gemilerini tamir etmenin, Tuzla Belediyesi ise ticaretin derdinde. Buradaki balıkçıların nereye gideceğine dair çözüm üretmeden ‘burayı boşaltın’ diyorlar. Tam anlamıyla kaos oluşacak. Tuzla’yı kullanan balıkçılar başka bir noktayı tercih etmez, başka bir yer için mazot yakmaz. Mesele 50 - 100 geminin buradan balık çıkarması değil. Bursa’dan, Yalova’dan gelen balıkçılarımız da burayı kullanıyor. Çok büyük bir sorun oluşturacak” dedi.

Bıçak kemiğe dayandı

Balık çıkış noktasının işlevini koruyabilmek için yasalar ve hukuk kuralları çerçevesinde sonuna kadar mücadele edeceklerini ifade eden Çakıroğlu, rıhtımın balıkçılardan hiçbir somut delil gösterilmeden alınmaya çalışılmasının bardağı taşıran son damla olduğunu söyledi.

Tuzla Belediyesi’nin uzun bir süredir kooperatif bünyesindeki balıkçılara karşı sistematik bir şekilde yıpratma politikası uyguladığını belirten Çakıroğlu şöyle konuştu: “En sonunda tarafımıza cezalar kesilmeye başlayınca işler değişti. Liman işletmesi ve belediye geliyor ‘ceza yazarım’ diyor. Arkadaşlarımız gemilerinin muayenesinin yapılmamasıyla ve denize çıkış izni verilmemekle tehdit edildi. Balıkçılarımıza yaptırım uygulanmaya başlayınca bıçak kemiğe dayandı. Bu alanın boşaltılması başlı başına kanunsuzluk. Biz bunlarla uğraşamıyoruz. Balıkçımız da çok yoruldu. Kanunsuz, hukuksuz iş yapıyorlar. Ceza ve zabıta tehditleriyle direncimiz kırılıyor, balıkçımızın morali bozuluyor. Marinanın kendi tamir noktası var. Biz de kendilerine yardımcı oluruz ama marina yetkilileri bizden alanı tamamen boşaltmamızı istiyor.”

Tuzla Balıkçı Barınağı’nın kapatılması üzerine Tuzla Su Ürünleri Kooperatifi tarafından dün barınağın önünde basın açıklaması gerçekleştirildi. Basın açıklamasında konuşan Çakıroğlu, kapatılan barınaktan yıllık ortalama bin 500 ton balığın çıkarıldığını hatırlattı. Balık çıkış noktalarının AB Uyum Süreci’nin zorunlu bir uygulaması olduğunu belirten Çakıroğlu, “Tuzla Belediyesi’nin rıhtım konusundaki olumsuz tutumu sadece kooperatifimize karşı değil aynı zamanda Balıkçılık ve Su Ürünleri Genel Müdürlüğü’nün uygulamalarına karşı bir saldırıdır.” dedi.

Kaynak: Ogün Akkaya - DUVAR