Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Boğazlar'dan geçiş yapan gemilerden tahlisiye, fener ve sağlık ücreti adı altında altın frank kuru üzerinden harç alan Türkiye'nin, 1982'de kur ücretini sabitleyerek, son 28 yılda 10 milyar dolar (15.5 milyar TL) kayba uğradığı ortaya çıktı. Dışişleri, Enerji ve Ulaştırma Bakanlıkları, sabit kur sistemini kaldırmak için ortak bir çalışma başlattı. Çalışmanın tamamlanmasıyla birlikte Boğazlar'dan geçiş yapan gemilerden alınan ücretler, 16 kat artacak.

ÜÇ BAKANLIK KOMİTE OLUŞTURDU
Boğazlar'dan geçen gemilerin emniyetli seyir yapabilmesi için Montrö Sözleşmesi'ne göre altın frank kuru üzerinden gemilerden net tonuna göre para tahsil eden Türkiye, 1982'de gemilerden alınan ücretleri 10 kat oranında artırdı. O dönemde Sovyetler Birliği'nin rest çekmesi üzerine ücret yüzde 75 oranında indirildi. İndirimle birlikte altın frank kuru da sabitlendi. Geçtiğimiz günlerde Enerji Bakanı Taner Yıldız'ın "Gerekirse Montrö Antlaşması'ndan kaynaklanan altın-frank maddesiyle Boğaz geçiş ücretlerini artırabiliriz" açıklamasının ardından bu konudaki çalışmalara hız verildi. Ulaştırma, Enerji ve Dışişleri Bakanlıkları, bir komite oluşturdu. Komite, sabit kur sistemini ortadan kaldırmak için çalışıyor.

ÜCRETLER 16 KAT ARTACAK
Türk Boğazları'ndan uğraksız olarak geçen 2 bin tonluk bir gemi Türkiye'ye, 474 doları fener, 200 doları tahlisiye, 15 doları sağlık ücreti olmak üzere toplam 689 dolar ödüyor. Türkiye, Montrö Sözleşmesi'ne göre hakkı olan altın frank uygulamasını yürürlüğe koyduğu zaman 2 bin tonluk bir geminin ödeyeceği geçiş ücreti, 7 bin 584 doları fener, 3 bin 200 doları tahlisiye, 240 doları da sağlık olmak üzere toplam 11 bin 24 dolar olacak.