banner246

banner176

banner242

banner191

banner148

banner179

banner248

banner145

Boğaz Büyük Tehlike Atlattı

Giant Pescadores adlı 228 metre boyunda gemi Boğazın en dar yerinde arıza yaptı. Boğazı tıkayan geminin arkasından gelen gemiler tehlike atlattı. Bora adlı gemi sahile çarptı.

BOĞAZLAR 19.03.2010, 20:50
1935
Boğaz Büyük Tehlike Atlattı

Boğaz Büyük Tehlike Atlattı

Giant Pescadores adlı 228 metre boyunda gemi Boğazın en dar yerinde arıza yaptı. Boğazı tıkayan geminin arkasından gelen gemiler tehlike atlattı.

Kaza yarım saat önce meydana geldi.

Giant Pescadores adlı, Panama Bayraklı 31709 Gross Tonajlı yüklü gemi, Gibraltar'dan Ukrayna'ya gitmekteydi.

Marmara'dan İstanbul Boğazına giren gemi, Boğaz'ın en dar yeri olan Kandilli önlerine geldiğinde arıza yaptı.

Acil demir atmak zorunda kalan gemi, Boğaz'ı tıkayınca arkasından gelen gemiler geri dönmek zorunda kaldı.

Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü'ne ait Kurtarma 3 römorkörü ve KEGM 6 hızlı tahlisiye botu olay yerinde.

Gemi, Boğaz'ın 100 metre üzeri derinliği olan en derin bölgesinde demirlediği için demir tarıyor.

Kurtarma 3 Römorkörü gemiyi yedekledi.

Gemi, Kılavuz Kaptan ve Kurtarma 3 römorkörü tarafından Ahırkapı demir yerine götürülüyor. Kurtarma 1  römorkörü de yardıma geldi.

Gemi 21:40 itibariyle boğaz çıkışı yaptı.

Boğaz bir tehlikeyi daha ucuz atlatmış oldu.

BORA Adlı Gemide Hasar var

Giant Pescadores adlı gemi dümen arızası yapıp acil demir attığı anda arkasından gelmekte olan BORA adlı gemi, sürüklenerek Giant Pescadores'e çarptı. Bu esnada Giant Pescadores'in filika güvertesinde iskele tarafında hafif çapta hasar oluştu.

Diliskelesi'nden Beryansk'a gitmekte olan Belize bayraklı BORA adlı 5983 GT'luk 119,6 metre boyundaki gemi, daha sonra  acil olarak iskele dönüşü yaparak geri dönmek istedi. Bu esnada boğazın en dar yerinde dönüşü yaparken sahile sürüklenen gemi, sahile 10 metre kala durmayı başardı. Güney yönde yoluna devam eden BORA adlı gemi Ahırkapı demiryerine demirletildi.

BORA adlı geminin Giant Pescadores'e çarpmasından dolayı baş sancak tarafında ve Bulb'ında hasar oluştu. Kazada yaralı veya can kaybı yok.

 

Video Deniz TV'de

Kazanın video görüntüleri Deniz TV'de. Görüntüler yayına hazırlanıyor, www.deniztv.com adresinde yayınlanacak.

Yukarıdaki fotoğraf kazadan hemen sonra çekildi.

 

Ship Picture Giant Pescadores

Bebek önlerinde dümeni arızalanan Giant Pescadores adlı Panama bayraklı dökme yük gemisi (Üstte) Kazada geri dönüş yaparken Bebek sahiline çarpan BORA adlı gemi (Eski adı Sambor)

Ship Picture SAMBOR

Yorumlar (6)
AHMET KAKALOĞLU 12 yıl önce
BU FOTOĞRAFTAKİLER AYNI GEMİ OLMASA GEREKİR.
Kurdoğlu Muslihittin Reis 12 yıl önce
Konvoyda vagon kazası olmuş. Geçmiş ola. Emniyet demirini sıkı bağlayın gemilerin frenleri tutsun.
Selim AKTURK 12 yıl önce
Ben Boranin Carptigi noktanin 2 metre yanindaki M/Y nin Kaptaniyim boyle Terbiyesizlik olmaz Olay aninda Misafirlerle beraber 4 kisiydik,sokaktan gecen insanlarin uyarmasiyla carpismaya ramak kala sokaga kacabildik,Ne bir Telsiz Cagrisi ne bir uyari sinyali hic bisey boyle Cani kaptanlarda var ,akabinde hemen telsizle ulasmaya calistim manevradaymis cevap vermedi devamindada Sektorun cagrisina catisma olmadigini beyan ederek yalan soyledi,birakin gemileri allah bizi boyle insanlardan korusun ben kaptan diye hitap edemiyorum sahsa!
sintine pompasi 12 yıl önce
re: Ben Boranin Carptigi noktanin 2 metre yanindaki M/Y nin Kaptaniyim boyle Terbiyesizlik olmaz Olay aninda Misafirlerle beraber 4 kisiydik,sokaktan gecen insanlarin uyarmasiyla carpismaya ramak kala sokaga kacabildik,Ne bir Telsiz Cagrisi ne bir uyari sinyali hic bisey boyle Cani kaptanlarda var ,akabinde hemen telsizle ulasmaya calistim manevradaymis cevap vermedi devamindada Sektorun cagrisina catisma olmadigini beyan ederek yalan soyledi,birakin gemileri allah bizi boyle insanlardan korusun ben kaptan diye hitap edemiyorum sahsa!



Sayın Kaptan, size Süvari Bey diye hitap edemeyeceğim. Çünkü, keyif teknenizde (pleasure craft) "misafirlerinizle" vakit geçirirken malesef kendi görevlerinizi de ihmal ettiğiniz anlaşılıyor. Ya da en azından, yazdıklarınızdan çıkarabildiklerim bu yönde. Madem yüzer teknenin üzerindesiniz, sektörü ve onaltıncı kanalı dinlemekte miydiniz? Telsizinizin sesi yeteri kadar açık mıydı?



Siz hiç gerçekten "tehlikeli bir durum" atlattınız mı, ya da içine düştünüz mü? Arıza geçiren geminin kaptanının saniyeler ve saniyenin de kimbilir kaçta kaçı kadar kısa anlar içinde gemisinin kumandasını elinden kaybetmemek için kaç ayrı unsuru kafasında tartmak ve mümkün olan en kısa sürede kaç tane karar almak zorunda kaldığını biliyor musunuz, ya da hissedebiliyor musunuz? Sizi temin ederim ki Bora gemisinin kaptanı sürüklendiği noktada hem kendi gemisinin, hem de etrafındaki unsurların emniyetini düşünmekte idi. Ancak bu meslek, bilgisayarlarımıza yüklediğimiz gemi simülatörlerinden öğrenilmiyor, ya da parmaklarımıza kuvvet orada burada yazdıklarımızdan öğretilmiyor.



Geçmiş olsun!
Ahmet Ceren 12 yıl önce
Boğazlar ve Marmara`nın uluslararası trafik risklerinden korunması açısından en temel öğelerden biri olan `Zorunlu Kılavuzluk Hizmeti` Montrö gereğince uygulanamıyor. 12 kez rota değiştirilerek geçilebilen İstanbul Boğazı`ndan geçen her gemi kaptanının bu noktaları bilmesi mümkün olmamasına karşın, kılavuz alıp almama inisiyatifi, kaptanlara bırakılmış... Antlaşma Boğazlar ve Marmara Geçidi`nde seyreden gemilerden her ton için büyüklüğüne göre 0.42-0.21-0.10 `Altın-Frank` alınmasını öngörüyordu. `Altın-Frank (1 gr. altının, Fransız Frangı karşılığı değeri) `Boğazlar ve Marmara Geçidi`ni kullanan gemilerin ödemelerinde kullanacakları ortak bir para birimi olarak belirlenmişti. 25 Şubat 1983 tarihine kadar; Bakanlar Kurulu Kararları`ndaki altın fiatları esas alınarak hesaplanıyordu. Bu fiatların uygulanması özellikle o zamanki adıyla SSCB (Bugün BDT) gemileri ile büyük sorunların yaşanmasına neden oldu. Daha sonra yine Türkiye aleyhine, T.C. Merkez Bankası Kambiyo Genel Müdürlüğü`nün 25.2.1983 tarihli `Gizli` kararıyla, bir `Altın-Frank`ın değeri, indirilerek 0.8063 olarak belirlendi. ( 1 Altın-Frank, o tarihte 1 gram altının Fransız Frangı karşılığı 0.8063 olarak kabullenildi)... Komik geçiş ücretleri Yılda ortalama 70-80 bin geminin geçtiği bu uluslararası su yolunda; halen 1936 yılı`ndaki seyir-emniyet tesislerinin sayı ve kalitesine göre belirlenen geçiş ücretleri; hala, bu son kararla yukarıda belirlenen dolar paritesi üzerinden alınmaya devam ediliyor. Türkiye ekonomisinin en büyük girdilerinden birini oluşturması mümkün bir kazanımın nasıl yitirildiği de, böylece ortaya çıkıyor. Gemilerden alınan geçiş ücretleri ise, 66 yıl öncesinde kararlaştırılan birim fiatlarla hesaplanıyor. Antlaşmanın Türkiye aleyhine işleyen en önemli maddeleri tümüyle yoruma açık. Örneğin `Transit Geçiş` kavramı, ( Md.2) çok geniş bir biçimde yorumlanmış ve tarif edilmiş. Türkiye`nin herhangi bir limanından kalkıp Boğazlar`dan geçen bir gemi `Transit` sayılamayacağı halde, bu gemiler de `Transit` kapsamına alınmış. Montrö`nün kesinlikle değiştirilmesi gereken, ama antlaşmaya imza koyan hiçbir ülkenin kabullenmediği `İhtiyari` yani isteğe göre kılavuzluk hizmeti maddesinin neden olduğu facialara, her gün bir yenisi eklenirken; Boğazlar ve Marmara`daki kültürel-doğal yitiklerin nasıl geri getirilebileceğini sormak bir yana, düşünmek bile yetkilileri korkutmuş. Sinyalizasyon ve Radar Sistemleri`nin yetersizliği gündeme getirilemezken; LPG ve petrol yüklü dev tankerlerin `Tuna Kanalı` açıldıktan sonra Boğazlar ve Marmara Geçidi`ni tam bir `Petrol Kanalı` na dönüştürmesini T.C. hükümetleri, yalnızca izlemişler. Çünkü her yeni hükümet, öncekilerin de bildiği gibi, Montrö Kuralları`nın değiştirilemezliğinin bilincinde sorumluluk üstlenmiş... Kılavuzluk hizmetleri `ihtiyari` Türkiye`nin de taraf olup imza koyduğu SOLAS, MARPOL, COLREG gibi antlaşmalardaki düzenlemelerin tümünde; karasularından geçilen ülkelerin zarara uğramaması, doğanın ve yaşam hakkının korunması kararlaştırılmıştır. Ama kimse çıkıp da, Montrö`de yer alan aleyhte kuralları düzeltmeye yönelik bir girişimde bulunamamıştır. Çünkü Montrö`ye göre Boğazlar ve Marmara Geçidi uluslararası bir su yoludur ve bu su yolunu kullanan ticaret gemileri bile, dokunulmazdırlar. Kılavuzluk ve Römorkaj Hizmetleri, onlar için de ` İhtiyari ` yani isteğe bağlıdır. Türk makamları ile tek ilişkileri 3. maddede öngörülen `Zorunlu Sıhhi Kontrol `dür. Rüsum ve vergi zorunluluğu, ücretlerin ödenmemesi halinde uygulanacak tek bir cezai yaptırıma Montrö`nün hiçbir paragrafında rastlanamaz. Antlaşmaya taraf olan devletlerden birinin bayrağını taşıyor olsalar da; donatanları çoğunlukla özel şahıslar gemiler, antlaşmanın bütün maddelerinden yararlanmaktadırlar. Geçiş ücretlerini ödememeleri halinde, Türkiye Cumhuriyeti hükümetlerinin uygulayabileceği tek bir cezai yaptırım bile belirtilmemiştir. Türkiye`nin yaptırım gücü yok `Transit` konumunda geçen gemilere karşı yapılabilen tek işlem, Boğaz girişlerinde Hudut ve Sahiller Sağlık Genel Müdürlüğü`nce sağlık belgelerini kontrol etmektir. Yükü ne olursa olsun, Liman Tüzüğü gereğince, herhangibir Türk limanından kalkmış olsa da, her geçen gemi transit kabul edilmekte ve hiçbir zorunlu hizmet verilememekte, yetkisizlik nedeni ile de, hiçbir yaptırım uygulanamamaktadır. Bu gemiler borçlu olsalar bile, Boğazlar ve Marmara Geçidi`ni yeni bir seferde kullanma aşamasında istedikleri an; Türkiye kendine bu borçlu gemilere de, istedikleri tüm hizmetleri vermek zorundadır. Çünkü Montrö Kuralları gereği gemi `Transit`tir...
Selim AKTURK 12 yıl önce
Sayın Kaptan, size Süvari Bey diye hitap edemeyeceğim. Çünkü, keyif teknenizde (pleasure craft) "misafirlerinizle" vakit geçirirken malesef kendi görevlerinizi de ihmal ettiğiniz anlaşılıyor. Ya da en azından, yazdıklarınızdan çıkarabildiklerim bu yönde. Madem yüzer teknenin üzerindesiniz, sektörü ve onaltıncı kanalı dinlemekte miydiniz? Telsizinizin sesi yeteri kadar açık mıydı?



Siz hiç gerçekten "tehlikeli bir durum" atlattınız mı, ya da içine düştünüz mü? Arıza geçiren geminin kaptanının saniyeler ve saniyenin de kimbilir kaçta kaçı kadar kısa anlar içinde gemisinin kumandasını elinden kaybetmemek için kaç ayrı unsuru kafasında tartmak ve mümkün olan en kısa sürede kaç tane karar almak zorunda kaldığını biliyor musunuz, ya da hissedebiliyor musunuz? Sizi temin ederim ki Bora gemisinin kaptanı sürüklendiği noktada hem kendi gemisinin, hem de etrafındaki unsurların emniyetini düşünmekte idi. Ancak bu meslek, bilgisayarlarımıza yüklediğimiz gemi simülatörlerinden öğrenilmiyor, ya da parmaklarımıza kuvvet orada burada yazdıklarımızdan öğretilmiyor.





Bak Guzel kardesim oncelikle seni bilmem ama birinci derecede akrabalarimla senin tabirince ben keyif yapamam bebekte bagli olmam bebekli oldugumu gostermez burada kelimelerinize dikkat edin lutfen .Yatta calisiyo olmam Yat kaptani oldugumu gostermez,ben gemiye Ankaradanda binmedim denizi ordada gormedim dogma buyume Zonguldak Eregliliyim evimde limandan 20 metre ben denizde dogdum buyudum Bozhaneliyim ben ,balikciligindan tutda yelkenciligine kadar bircok kez karadenizde madalyalarim var,gezmedigim ulke kalmadi ,bir ikincisi oyle sizin dediginiz gibi 16 kanaldan degil burasi bogaz trafik kanal 13 hani bilmiyorsaniz diye ! Bir ikincisi sektorde Ais takip var gemi rotadan ciktigi anda geminin istikametinde zarar gorebilecek noktalara direk cagri yapabilirdi !Ayrica Bebek koyundaki tek tekne ben degilim hadi ben duymadim hickimsemi duymadi !Eyer burda size deniz tecrubelerimi anlatmaya kalkarsam ne gunler yeter ne geceler sayin sintine pompasi.Ayrica denizde kaybedilmemisi gereken birsey varsa oda soguk kanliliktir,gemiyle aramda 10 metreden az mesafe kalmis ben annemi babami o yasli insanlari hic bisey olmamis gibi disari cikarabiliyorsam !

banner255
4
az bulutlu
banner102
banner85
Günün Karikatürü Tümü