Güney Ege'de yat limanlarının kapasitesinin dolmak üzere olduğunu vurgulayan Güven Duran, "Tekneler körfezde yaz, kış barınabilir. İnsanlar yazın teknelerini alıp güneye gider, kışın da teknesinde kahvaltı yapar" diye konuştu.

Geçtiğimiz Mayıs ayında İzmir Liman Başkanlığı'na atanan Güven Duran, İzmirlilerin denizden daha fazla yararlanması gerektiğini söyledi. Güney Ege'de yat limanlarının kapasitesinin dolmak üzere olduğunu vurgulayan Duran, "İzmir Körfezi yaz, kış teknelerin barınabileceği bir yer olabilir. İnsanlar yazın teknelerini alıp güneye gider, kışın da teknesinde kahvaltısını yapar" diyor. Duran, denize kıyısı olan büyükşehirlerde olduğu gibi İzmir'in de denizi ulaşım açısından daha çok kullanması gerektiğini belirtiyor.

* Bize kendinizi tanıtır mısınız? Denizciliğe ilginiz ne zaman başladı?

Ben, İstanbul Teknik Üniversitesi Denizcilik Fakültesi Makine Bölümü mezunuyum. Bu okuldan mezun olan her öğrenci gibi uluslararası ticari gemilerde dördüncü, üçüncü, ikinci ve baş mühendis olarak çalıştım. Kimyasal tankerlerde, dökmeci gemilerde görev yaptım. 1999-2003 yılları arasında Dilovası'nda bir kimyasal depolama tesisinde operasyon mühendisi olarak çalıştım. 2003'te İstanbul'da Liman Devleti Denetim Uzmanı olarak Denizcilik Müsteşarlığı'nda çalışmaya başladım. Daha sonra Gemi Sörvey Kurulu uzmanı oldum. Tuzla Liman Başkanlığı'nda 3 yıl çalıştım. 2007 Haziran'ında İzmir Gemi Sörvey Kurulu Başkanlığı'na atandım. Mayıs'tan bu yana İzmir Liman Başkanı olarak görev yapıyorum.

* İzmir Liman Başkanlığı'nın görev sınırları nedir?

Geçmişte Dikili'den Fethiye'ye kadar 12 liman Denizcilik Müsteşarlığı İzmir Bölge Müdürlüğü'ne bağlıydı. Ancak Denizcilik Müsteşarlığı'nın Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı'na bağlanması ile 7 bölge müdürlüğü kapandı. Bundan sonraki süreçte her liman başkanlığı bağımsız olacak. Liman başkanlıkları kendi kararlarını verebilen, etkin ve sektöre daha fazla destek olabilecek bir yapıya kavuşacak. Uzman ve personel yoğunluğu İzmir'de olduğu için tüm işlemleri yine burada yapıyoruz. Ama iş yüküne göre personeli ve uzmanları diğer limanlara dağıtacağız. İzmir Liman Başkanlığı'nın görev alanı ise Foça'dan Çeşme'ye kadar olan deniz alanı ile sınırlı kalacak.

Yolcu Sayısı Düştü

* İzmir'in deniz kenti olmasına rağmen, denizden yeterince yararlanamadığı söylenir hep. Siz de böyle mi düşünüyorsunuz?

Evet. İzmir'in denize kıyısı var ama denizden, körfezden yeterince yararlanamıyor. Örneğin 2010 yılında körfez gemilerinde yolcu sayısı 14 milyon iken, geçen yıl bu sayı 12.5 milyona düştü. İnsanlar vapurların yerine İZBAN'ı tercih ediyor. Oysa denizi geçerken deniz kokusu alıyorsunuz, dinleniyorsunuz, çayınızı içerek, gevreğinizi yiyerek seyahat ediyorsunuz. Büyükşehir 15 tekne için ihale yaptı. Yüksek hızlı teknelerin ilki önümüzdeki yıl teslim edilecek. Yeni teknelerle yolcuların tercihini değiştirebiliriz. Diğer taraftan Pasaport'taki dalgakıran içinde, Turan'da yat limanları yapılacak. Kruvaziyer limanımız yenilenip kapasitesi artacak. Böylece aynı anda 5 yolcu gemisi yanaşabilecek.

* Yolcu taşımaya yönelik deniz seferleri artırılamaz mı?

Son yıllarda nasıl havayolu rağbet gördü, aynı şeyi denizyolunda da yapabiliriz. Önemli olan İstanbul, İzmir gibi büyükşehirlerde trafiği denizyoluna aktarmak. İzmir'de şehir merkezine araba ile geldiğinizde otopark sorunu var. Ekim ayına kadar Kordon kapalı. Bu açıdan denizi daha çok kullanmalıyız. Ayrıca dış körfezde de seferler artıyor. Foça-Karaburun, Foça-Mordoğan seferleri başladı. İnsanlar bir kıyıdan bir kıyıya rahatlıkla geçebiliyorlar. Önemli olan hattı oturtmak.

* Körfezde deniz güvenliğini artırmaya yönelik proje hangi aşamada?

Seyir emniyeti ve deniz güvenliğini artırmak, deniz kazalarını azaltmak amacıyla otomatik tanımlama sistemi hizmet veriyor. Her gemideki otomatik tanımlama cihazı gemi trafik merkezi tarafından algılanıyor. Rotanız neresi, hangi yükü taşıyorsunuz, bunlar belli oluyor. Biz Bayraklı'da merkezi olan bu sistem ile Çeşme'den Dikili'ye kadar uzanan bölgede tüm gemi hareketlerini takip edeceğiz. Yıl sonunda bu sistem devreye girmiş olur.

* Kuzey Ege Çandarlı Limanı projesi geçen yıl başladı. Liman bölgeye ne getirecek?

Kuzey Ege Çandarlı Limanı'nın tamamlanması ile bölge ana ticaret merkezi konumuna ulaşacak. Bugün İzmir Körfezi'nde derinlik 12 metre. Büyük konteyner gemileri yanaşamıyor. Hem Bakanlığımız hem Büyükşehir körfez dibini temizlemek için iki koldan çalışıyor. Çandarlı'ya ise büyük gemiler yanaşabilecek. Çandarlı da Pire, Singapur gibi merkezlerden biri olacak. Mothership dediğimiz ana gemiler burada yükü boşaltacak. Küçük gemiler yükü dağıtacak. Şu an dalgakıran inşaatı devam ediyor. Sonra liman geri sahasının kazandırılması çalışması var. Limanın 2015'e doğru bitmesi planlanıyor.

* İzmir Körfezi içinde yeni yat limanları kurulması planlanıyor. Sizce körfez içinde bir yat limanı talep görür mü?

Türkiye'de marina yat kapasitesi 15 bin civarında. Özellikle yaz mevsiminde kıyılarda yat barınacak yer yok. İzmir hem yaz hem kış tekneleri barındırabilir. Yazın teknesini kullanmak üzere güneye gidebilir. İzmir'e kış gelmiyor ki. Kışın da gider teknesinde kahvaltı yapar, yemeğini yer. Bugün İstanbul'da Ataköy'de, Kalamış'ta marinalar var. İzmir Körfezi'nde de yat limanları güzel olur.

Bayrak değişimi

* Teknelerin yabancı bayraktan Türk bayrağına geçişiyle ilgili yeni çalışmanız var mı?

2009'da Bakanlar Kurulu kararıyla Türk bayrağına geçiş için Motorlu Taşıtlar Vergisi kaldırıldı. İlk alım ve ikinci el bin 322 tekne Türk bayrağına geçti. Bunların 851'i İzmir bölgesine, 93'ü İzmir Limanı'na bağlıydı. Şu an bu konu ile ilgili liman başkanlıkları olarak 'yeni bir uygulama olursa kaç tekne Türk bayrağına geçebilir?' konusunu araştırıyoruz. Talep olursa Bakanlık konuyu değerlendirecek.

Gemilerimiz dört yıldır beyaz listede

* Dünyada Türk denizciliğinin itibarı nasıl?

En gurur duyduğumuz şey Türk bayraklı gemilerin beyaz listede olması. Biliyorsunuz gemiler yurtdışında uzmanlar tarafından teknik açıdan denetleniyor. Denetimden geçemeyen gemiler alıkonuluyor. Bu maddi zararlara yol açıyor. Ülke prestijini zedeliyor. Biz denizcilikle ilgili okullardan mezun olan uzmanlar ile bu denetimleri sıklaştırdık. Yurtdışına çıkmadan önce biz denetliyoruz. 2002 yılında Denizcilik İdaresi'nde yüzde 4 olan denizcilik okulu mezunları yüzde 24'e çıktı. 2003'te denetime başladık. 2006'da gri listeye, 2008'de beyaz listeye geçtik. Başarıyı elde edersiniz ama orada kalmak önemli. Biz 4 yıldır beyaz listede devam ediyoruz.