banner246

banner176

banner242

banner184

banner191

banner148

banner179

banner145

banner182

banner263

Tamer Kıran: ‘’Savaşın olumuz etkilerini çok yakından hissediyoruz’’

İMEAK Deniz Ticaret Odası Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı, 7 Nisan 2022 Perşembe günü saat 16.00'da hem Büyük Kulüp’te fiziki olarak hem de video konferans sistemi üzerinden gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan İMEAK DTO Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran bölge gündemi hakkında değerlendirmelerde bulundu.

SEKTÖRDEN 07.04.2022, 18:04 08.04.2022, 19:47 Halit Emre İbrahimoğlu
165
Tamer Kıran: ‘’Savaşın olumuz etkilerini çok yakından hissediyoruz’’

İMEAK Deniz Ticaret Odası Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı, 7 Nisan 2022 Perşembe günü saat 16.00'da hem Büyük Kulüp’te fiziki olarak hem de video konferans sistemi üzerinden gerçekleştirildi. Toplantıda konuşan İMEAK DTO Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran bölge gündemi hakkında değerlendirmelerde bulundu.

İMEAK Deniz Ticaret Odası Nisan Ayı Olağan Meclis Toplantısı, 7 Nisan 2022 Perşembe günü saat 16.00'da hem Büyük Kulüp’te fiziki olarak hem de video konferans sistemi üzerinden gerçekleştirildi.

Toplantıda konuşan İMEAK DTO Yönetim Kurulu Başkanı Tamer Kıran bölge gündemi hakkında değerlendirmelerde bulundu. Başkan Kıran şu ifadeleri kullandı;

‘’Savaşın olumuz yansımalarını çok yakından hissediyoruz’’

İki yılı aşkın bir süredir insan ve toplum hayatına ekonomi ve ticaret alanlarına olumsuz etki eden Covid-19'u tam def ettik diye sevinirken, tam küresel ekonomide yavaş yavaş pandemi öncesi değerlere dönülmesini beklediğimiz bir dönemde, Karadeniz'de çok iyi komşuluk ilişkilerini sürdürdüğümüz dış ticaret ortaklarımız Rusya ve Ukrayna arasındaki savaş ile karşı karşıya kaldık. Mevcut şartlarda küresel büyümede yavaşlama, enflasyonda artış getirmesi beklenen savaşın daha uzun sürmesi halinde ülkemizin de öncelikli olarak enerji, tarımsal ürün ticareti ve turizm alanlarında ciddi olumsuzluklar gelişeceği aşikâr. Türkiye olarak iki ülke arasındaki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ediyoruz. Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan'ın her iki ülkenin liderleriyle devamlı temasta bulunarak barışın tesisi için harcadığı çabayı takdir ile izliyoruz. Ülkemizi mart ayı içinde biri Antalya diğeri İstanbul’da olmak üzere taraflar arasındaki barış müzakerelerine ev sahipliği yapması bu çabaların en somut göstergesi olarak dikkat çekiyor. İstanbul'da yapılan son toplantıda barış rüzgarlarının esmesi geleceğe yönelik umutlarımızı artırdı. İnşallah dünyanın sükûnete ihtiyaç duyduğu bir zamanda, bu savaş bir an önce biter, Karadeniz’de barış ve istikrarı yeniden tesis etmek mümkün olur. Denizcilik sektörü olarak Karadeniz’deki savaşın olumuz yansımalarını çok yakından hissediyoruz. Ukrayna limanlarında mahsur kalan Türk sahipli gemiler ve personeli Ukrayna kıyılarına yerleştirilen ve yerlerinden kopan mayınların deniz trafiğinde yarattığı güvenlik tedbiri Karadeniz’in önemli bir bölümünün riskli bölgeler kapsamına alınmış olması nedeniyle bölge ile ticaretini devam ettirmek niyetinde olan veya bölgede mahsur kalmış gemilere yönelik fahiş sigorta teminatları, Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ile başlayan süreçte, ABD, İngiltere ve Avrupa Birliği tarafından açıklanan yaptırım kararları ve kısıtlamalar ile bölgede ticaret yapmanın her geçen gün zorlaşması sorun yaratan en önemli gündem maddemiz.

‘’Gemilerin emniyeti için tüm tedbirler hayata geçirilmeli’’

Geldiğimiz noktada iki ülke arasındaki savaş nedeniyle bu ülkelerin Azak Denizi limanları, Karadeniz limanları ve denizlerdeki durumu şu an için belirsizliğini korumaktadır. Bölgede deniz ticaretinin sürdürülmesi ve gemilerin can, çevre ve mal emniyetinin sağlanması için tüm tedbirlerin ivedilikle hayata geçirilmesi büyük önem arz etmektedir. Karadeniz çanağında deniz ticareti veya ulaştırması faaliyetleriyle iştigal eden üyelerimizin yaşadıkları endişeler nedeniyle Karadeniz’de faaliyetlerini yapma isteklerinin her geçen gün azaldığını da gözlemlemekteyiz. 4 Nisan itibarıyla Ukrayna’nın muhtelif limanlarındaki Türk gemi sahipleri veya işletenlerin kontrolündeki gemi sayısı 22 iken, limanlarımızdaki Rusya federasyonu bayraklı gemilerin sayısı hatırı sayılır ölçüde artmıştır. Karadeniz’deki durum nedeniyle Türk sahipli gemi filomuzun bölgedeki ticari faaliyetlerden çekilme düşüncesinde olduğu görülmektedir. Bu durum öncelikle güvenlik endişesi, sigorta teminatları ve sonunda gemi sahibi veya işletmecisi Türk firmaların gelebilecek yaptırımlardan duyduğu çekincelerden kaynaklanmaktadır.

‘’174 deniz çalışanının güvenli bir şekilde çıkışları gerçekleştirilmelidir’’

Odamız ilgili tüm bakanlarımızla yakın iş birliği içerisinde bölgedeki deniz ticaretinin güvenli bir şekilde devamlılığının sağlanması amacıyla temaslarda bulunmuş, bulunmaya devam etmektedir. Hedefimiz bölgede faaliyet gösterecek Türk sahipli filomuzun güvenliğinin sağlanması ve sigorta teminatı sorunlarının çözülmesi ile tekrar deniz ticareti faaliyetlerinin kontrollün ele alınmasını sağlayabilmektir. Bunun için Ukrayna limanlarında mahsur kalmış olan Türk sahipli gemilerimiz ve bu gemilerimizdeki 83'u Türk vatandaşı toplam 174 deniz çalışanına yönelik bir deniz koridoru oluşturularak savaş bölgesinden güvenli bir şekilde çıkışları gerçekleştirilmelidir, Karadeniz’de tespit edilen ve tehdit yaratan mayın ve benzeri unsurlar arındırılmalı, deniz ticareti güvenliğinin sağlanması için tüm ülkenin karasularında güvenli gemi geçiş koridoru oluşturulmalıdır. Kerç Boğazı’ndan geçen Türk sahipli gemilerin, Rusya federasyonunun kontrol gerekçesiyle bekletilmesi ve mağduriyet yaratması artık sona erdirilmelidir. Romanya Bulgaristan Gürcistan limanları ile Karadeniz’de bulunan limanlarımıza yönelik deniz ticaretinin güvenli bir şekilde sürdürülmesi için tedbirler alınmalıdır. Tüm bu hususlarda, Dış İşleri Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı nezdinde iş birliklerimiz ve çalışmalarımız devam etmektedir.

‘’Rusya ve Ukrayna’ya ihracatımız yara aldı’’

Pandemi döneminde ortaya çıkan tedarik zinciri bozulması etkisiyle hem küresel hem de yerel olarak tarihi fiyat yükselişlerine şahit olmaktayız. Hal böyleyken savaşın etkisiyle Rusya ve Ukrayna’nın ihracatçısı olduğu ürünlerde mart ayı itibariyle oldukça oynak ve yukarı yönlü fiyatlanmalar oluşmuştur. Brend petrol fiyatları 28 Şubat'ta 101 dolar iken, 31 Mart'ta 108 dolar, doğalgaz fiyatı 4,40 dolar iken 5,64 dolar, demir cevheri 147 dolarken 151 dolar, buğday fiyatı 928 dolar iken 1006 dolara çıkmıştır. Enflasyondaki hızlı yükseliş, büyük merkez bankalarını da sıkılaşma yönünde harekete geçirmiştir. ABD’de mart ayında 25 baz puan faiz artırımının ardından ülkede yüzde 8’lere yaklaşan enflasyon FED'in faiz artırımı konusunda daha da agresif hale getirecek gibi görülmektedir. Buna Rusya Ukrayna savaşı ile birlikte artan ham madde fiyatlarının enflasyonu yukarı yönde çekeceği aşikardır. Kısa vadeli faiz oranlarının yukarı doğru artırılacağı önümüzdeki süreçte ise piyasaların beklenenden daha hızlı sıkılaşabileceği ve bunun daha kötü sonuçlara yol açabileceği endişesi değerlendirilmektedir. Küresel ekonomideki yavaşlama eğilimi ile enflasyonist baskıların olumsuz yansımaları ülkemizde de kaçınılmaz bir şekilde kendisini göstermektedir. Türkiye ekonomisinde enflasyon etkisini mart ayında da göstermiş ve yıllık bazda TÜFE yüzde 61,14, ÜFE yüzde 114,97'ye yükselmiştir. Hafta başında açıklanan diğer bir veriye göre ülkemiz ihracatının 2021 yılında yakaladığı ivmeyi 2022 yılında da sürdüreceğini memnuniyetle gözlemliyoruz. Türkiye’de mart ayında ihracat yüzde 19,8 artarak 22,7 milyar dolara ulaştı. Ayını dönemde ithalat 30,9 milyar dolar olarak gerçekleşti. Böylelikle 2022 yılı mart ayı ihracatı en yüksek mart ayı ihracatı olarak tarihe geçti. Yine dikkat çekici nokta Rusya’nın Ukrayna’yı işgali sonrasında bu iki ülkeye olan ihracatımızın yara alması oldu. Ukrayna ile olan ihracatımız geçen mart ayına göre yüzde 80 azalarak 207,5 milyon dolardan 41,7 milyon dolara inerken, Rusya’ya ihracatımız aynı dönemde yüzde 40 düşüşte, 419,8 milyon dolardan 252,94 dolara geriledi. Turizm sektörünün gidişatı dengelerin sağlanması açısından çok büyük nem taşımaktadır. Bu veriler ülkemizin büyük çabalarıyla devam eden barış görüşmelerinin olumlu sonuç alınmasının ne kadar önemli olduğunu göstermektedir. Temennimiz Türkiye’nin de öncü ve arabulucu rolüyle savaş ortamının bir an önce sona ermesidir.

Denizcilik piyasalarına baktığımızda şubat ayında genelde pozitif gelişmelerin ardından mart ayında Baltık kuru yük endeksi yüzde 12,3 düşüşle 2069, tankerde ise yüzde 11,7 düşüşle 1279, ve konteyner endeksi yüzde 12 azalmıştır. Bu dönemde global gemi filosu 2022 yılı mart ayının sonunda yıllık bazda yüzde 2,50 artarak 2 milyar 200 milyon DWT'a ulaşırken toplam dağılıma bakıldığında kuru yük gemisi filosu 952 milyon ton, konteyner gemisi filosu 295 milyon ton ve tanker ise 656 milyon DWT'dur. Bununla birlikte yeni inşa fiyatları neredeyse 20 yıldır en keskin atışın görülmesiyle birlikte gemi inşa sektöründe de enflasyonist eğilimler çok ve belirgin olmuş durumdadır. Yine gemi inşa faaliyet fiyat endeksi mart sonu itibariyle 156,17 yıllık dolar bazlı olarak 25 puan artarak Haziran 2009'dan bu yana en büyük seviyesine ulaşmıştır.

Mart ayında özellikle deniz turizmi ile iştigal eden üyelerimizi yakından ilgilendiren bir gelişme de çevre şehircilik ve iklim değişikliği bakanlığınca Göcek koylarına tekne bağlama amaçlı şamandıra sistemleri yatırım ve işletme ihaleleri olmuştur. Toplam 6 parsellik bölümler ve her parselde 4 koyun yer aldığı ihalede 1. 2. ve 3. ihaleler yapıldı ancak henüz karara bağlanmadı. Gelinen noktada Göcek koylarının korunmasını, kirliliğe karşı önlem amacıyla yola çıkılan ihalenin bu amaca tam olarak hizmet etmeyebileceğinden endişe ediyoruz. İhalelerdeki fiyatların karşılığında verilecek hizmetlerin çok yüksek bedeller olacağının aşikâr olması nedeniyle kamu yararının ortadan kalkacağı endişesini taşıyoruz. Çevre Şehircilik ve İklim Bakanlığımız ile görüşerek ki kendilerine teşekkürlerimizi iletiyorum, çünkü ne zaman toplantı isteğimizi iletsek bizlere hızla cevap vererek taleplerimizi karşıladılar, bu işin gelen yönetimler ve bu bölgede geçimlerini sağlayanlar ile birlikte STK’ların da içinde olduğu bir yapıyla tek elden yürütülmesinin doğru olacağı görüşümüzü paylaştık. Süreci dikkatle takip ediyor, yeni bir düzenleme ile kamunun yararına olacak bir sonucun oluşmasını temenni ediyoruz.

Dikkatle takip ettiğimiz bir diğer konu da Marmara denizinin özel çevre koruma bölgesi ilan edilmesi konusudur. Bildiğiniz gibi geçen yıl mayıs ayında Marmara denizinde ortaya çıkan Müsilajın olumsuz etkileri sonrasında 22 maddeden oluşan Marmara denizi eylem planına hazırlanarak 6 Haziran tarihinde kamuoyu ile paylaşılmış ve alınan bu 22 maddelik karar 5 kasım tarihinde resmi gazetede yayınlarak yürürlüğe girmiştir.

Kaynak: DENİZHABER.COM
Yorumlar (0)
24
açık
banner102
banner93
Namaz Vakti 04 Temmuz 2022
İmsak 03:31
Güneş 05:30
Öğle 13:13
İkindi 17:13
Akşam 20:47
Yatsı 22:36
Günün Karikatürü Tümü