banner244

banner242

banner176

banner246

banner191

banner249

banner148

banner145

banner179

banner248

banner243

Küçük Tonaj Armatörü Daha Şanslı

2004’te büyümeye başlayan denizcilik sektörünün 2007’de abartılı bir seviyeye ulaştığını söyleyen DTO Meclis Başkan Vekili Levent Karaçelik , 2009 beklentilerini dile getirdi.

SEKTÖRDEN 16.01.2009, 13:27
1816
Küçük Tonaj Armatörü Daha Şanslı

Küçük tonaj armatörü daha şanslı

Geçen yıl piyasalarla ilgili yapılan bütün ezberlerin bozulması nedeniyle yorum yapmaktan çekindiğini söyleyen DTO Meclis Başkan Vekili Levent Karaçelik, 2009’da gerçekleşmesi tahmin edilen yük hareketi ve navlunlarla ilgi beklentileri dile getirdi.

2004’te büyümeye başlayan denizcilik sektörünün 2007’de abartılı bir seviyeye ulaştığını söyleyen DTO Meclis Başkan Vekili Levent Karaçelik, “2008’in ikinci yarısında ise inanılmaz bir düşüşle bugüne geldi. 8 Ocak 2008’de 8 bin 730 olan Baltic Dry Indeks’i 7 Ocak 2009’da 789’a düştü” dedi. 

Bu krizden en az etkilenecek gemilerin handysize tonajı olacağına inanan Karaçelik, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Bir panamax’ın time charter’ı 5 bin dolara kadar düşmüşken, 26 bin tonluk bir gemi yine 6 – 7 bin dolara çalışma imkanı bulabiliyor. Aslında yorum yapmaktan çekiniyorum. Çünkü geçtiğimiz yıl için yapılan yorumların ne kadar yanlış olduğu ortaya çıktı.”

Çin’in 2009’da 515,5 milyon ton, 2010’da 570 milyon ton, 2011 için 616,4 milyon ton demir çelik üretimi planladığını vurgulayan Karaçelik şöyle devam etti: “Bunun bizi ilgilendiren kısmı cevher tüketimi. Çin, 2008’de 528 milyon ton cevher tüketimi planlamıştı, 435 milyon ton tüketim gerçekleşti. Bu da navlunların düşmesinin sebeplerinden bir tanesiydi. Çin, 2009’da 489 milyon, 2010’da 549 milyon, 2011’de 656 milyon ton cevher tüketimi planlıyor.

Çin’in şu anda 220 milyon ton rezervi olduğu söyleniyor. Çin bu rezervden vazgeçemiyor. Dolayısıyla gerçek cevher ithalatının 480-490 milyon ton olacağı söyleniyor. Navlun açısından bu ithalatın dağılımı çok önemli. Çin, cevherin yüzde 55’ini Avustralya, yüzde 15’ini Brezilya’dan alacak. Bu demektir ki yükün tamamı capesize ve panamax gemilerle taşınacak. Çin’in ithal edeceği cevherin yüzde 80’i cape gemilerle taşınacak. Bu da aşağı yukarı 380 cape demek.”

Kömür kilit rol oynayacak

Çin’in 2009’da 463 milyon ton çelik üretimi gerçekleştireceğini ve bunun yüzde 3’lük artış anlamına geldiğini söyleyen Karaçelik, konut inşaatında yüzde 29’luk azalma beklendiğini ve bunun da Çin’in çelik ihracatı yapacağı anlamına geldiğini vurguladı. Bunun handysize ve handymax piyasasına olumlu etki yapacağını belirten Karaçelik konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Çin, 2009’da 368 milyar ton kömür üretimi, buna karşılık 2,83 milyar ton kömür tüketimi öngörüyor. Üretim miktarı yüzde 13 artmakta. İhracatta azalma olacağı tahmin ediliyor. Ama Çin ciddi anlamda kömür ithal edebilir. Kömür ithalatının 7,9 milyar tonu capesize gemiyle olacak. Çünkü bu ithalat Avustralya’dan yapılacak. Kalan kısmı Endonezya’dan ithal edilecek diye tahmin ediyoruz. Çin’e yapılacak günlük taşıma miktarının 400 milyon ton olacağı varsayılıyor. 175 bin tonluk gemilerle taşınması demek senede 2 bin 200 sefer demektir. Bir capesize geminin yılda 6 sefer yaptığını varsayarsak yılda 380 gemi demektir. Kömür 2008’de ve özellikle 2007’de navlun piyasasında çok önemli hammaddelerden bir tanesiydi. Kömür sevkiyatı navlunlarda çok etkin rol oynuyordu. Ama bu maalesef 2008’de yüzde 50 azaldı.”

Çimento umut vaat ediyor

Krizden etkilenen ülkelerle Çin arasındaki ticaretin özellikle inşaat sektöründe durduğunu söyleyen Karaçelik,

 “Ama krizden çok fazla etkilenmeyen ülkeler de var. Batı Afrika ülkeleri çok yoğun biçimde çimento alımı yapıyor. Aralık ayında Antalya’da sadece bir çimento fabrikasından 80 bin ton çimento yüklendi. Batı Afrika ülkelerine Türkiye’den ayda 100-150 bin ton çimento ihraç ediliyor. Bu ülkelerin en büyük tedarikçisi İspanya ve Portekiz’dir. Bu kriz bittikten sonra bu ülkeler tekrar Batı Afrika’ya taşıma yapmaya başlayacaklardır” diye konuştu.

Navlunlarda en önemli emtialardan birisinin hububat olduğunu hatırlatan Karaçelik, hububat üretiminin 2009’da 1 milyar 700 milyon tona çıkmasının beklendiğini kaydetti. Ancak hububat ticaretinin 230 milyon tonda kalacağının öngörüldüğünü söyleyen Karaçelik “Bu ticaretin döneceği bölge de büyük ölçüde Akdeniz ve Karadeniz olacak. Dolayısıyla Türk armatörünün büyük ölçüde faydalanacağı bir durum söz konusu” dedi.

 

Yorumlar (0)
6
az bulutlu
banner102
Günün Karikatürü Tümü