banner191

banner148

banner179

banner176

Prof. Oral Erdoğan: 'Ummadığınız kurumlar batacak’

BADER tarafından Cumartesi günü düzenlenen seminerde konuşan Prof. Dr. Erdoğan, "Kriz bitmiş değil, 2009’ un Mart ve Nisan ayında çok dikkatli olunmalı." dedi.

Piyasalar 24.02.2009, 11:21
Prof. Oral Erdoğan: 'Ummadığınız kurumlar batacak’

Prof. Dr. Oral Erdoğan denizcileri uyardı: ‘Global Kriz büyük bir oyundur. Bu oyunları anlamayanlar global oyuncu olamazlar.'

Barbaros Denizciler Derneği (BADER)'in ‘Global Krizin Denizcilik Sektörüne Etkileri ve Alternatif öneriler’ isimli Panelin Oturum Başkanlığını yapan Prof. Dr. Oral Erdoğan, krizin dünyayı daha nasıl etkileyebileceği konusunda panele katılanları bilgilendirdi.

Prof. Dr. Erdoğan, “Amerika mali sisteminde “mortgage”lar (ipotek senetlerini) öncelikle çok sayıda fon tarafından satın alındı ve fon değerleri de bu süreçte yükseldi. Daha sonra, Amerika dışındaki ülke yatırımcılarına da satılan fon paylarının önemli bir kısmının alıcısı Avrupa bankaları oldu. Ondan sonra da mortgage ödemelerinin yapılacak olduğu ülke resesyona girdi derseniz, bu fonların değeri hızla düşer. Fonların değeri düştüğünde, özellikle Avrupa’daki bankaların varlıklarının değerini düşürmüş olursunuz. Bu iş finansal büyük bir oyundur,  sadece mortgage problemi değildir. Bu oyunları anlamayanlar global oyuncu olamazlar. Devletler de doğrudan oyuncu olabilmektedir.

Öte yandan, sektörümüze ilişkin; şu anda Brezilya Hindistan, Fransa, Çin, Kore, Kanada v.d. gemi inşaya doğrudan destek olmaktadır” şeklinde konuştu.

Önümüzdeki günlerde çıkması beklenen ekonomi pakette  ‘günü kurtaracak’ tedbirlerin alınacağını tahmin ettiğini anlatan Prof. Dr. Erdoğan, “IMF ile yapılan anlaşmalar doğrultusunda sadece denizcilik sektörünü kapsayan tedbir paketinin hazırlanması mümkün değil. Ondan dolayı günü kurtaracak tedbirlerin alınmasını bekliyorum. En büyük olasılık  Eximbank, Merkez Bankası veya bir devlet bankasının doğrudan bir kredi veya imkanı sağlamasıdır. Bunun yanında kredi öteleme uygulamasına başlanabilir. Fakat mali disiplinden ödün vermeden tedbir çıkartılacak deniliyor. Ancak, mali disiplinden ödün vermeden tedbir alınması da çok zor. Bu paketten ne çıkacağını önümüzdeki hafta bekleyip göreceğiz. Nihai karar ilgili Bakanlarımızdadır.” 

‘2009’un mart ve nisan ayında tedbirli olun ummadığınız kurumlar batacak’

Krizin henüz Türkiye’de sosyal hayatta hissedilmediğine dikkat çeken Prof. Dr. Erdoğan, “Kriz sadece ekonomik hayatı etkilemeye başladı. Krizin sosyal hayatımıza yansımaması için çalışmak gerekiyor. Kriz bitmiş değil,  2009’ un Mart ve Nisan ayında çok dikkatli olunmalı. Yeni hiç ummadığınız bazı kurumlar batmış olabilecek. ‘Kriz bizi de etkiler mi? diyenler varsa, kimlerle iş yaptığını tekrar iyi düşünsün. Mart sonu, Nisan başları sıkıntılı olabilir. Tedbirli olmak lazım. Önümüzdeki günlerde Doğu Avrupa  daha da çökebilir, isyanlar artabilir. Latin Amerika Arjantin başta olmak üzere ciddi çöküşler yaşayacak. IMF de  yeniden paket hazırlayacak. Onun için de Çinlilerin Japonların kapısında geziyor şu an. Eğer ABD para basmaya başlarsa gerçek kriz gelmiş demektir, o şu anda görünmüyor. Bir sinyal olarak o sürece kadar benim bir mikro beklentim ‘Japon yeni’ düşebilir” dedi.

Örneğin portföy oluşturma, sigortalama ve hedging mantığı  uygulamak şeklinde “risk transfer yöntemlerine” daha fazla önem verilmesi gerekir. Sigortalama mantığının hem reel anlamda hem mali anlamada oluşturulması gerektiğine vurgu yapan Prof. Dr. Erdoğan, “Türkiye’de bu anlamda ne reel sektör ne de mali sektör hiç kimse tam olarak bilmemektedir. Hedging (riske karşı pozisyon ayarlamak) yapmayı çok duyarız ama hiç birimiz yapmamışız. Hedge fona, riskli fon derler ama doğrudan bu değildir. Aksine riski azaltıcı özellikte bir metottur” diye konuştu.

Yorumlar (2)
11 yıl önce
peki mart nisan ayında bir kurum batmazsa ne yapacaksın? çıkıp kamuoyundan özür dileyecek misin? ben de batmayacak diyorum hadi bakalım.
IBRAHIM BURAK ÖZKAN 10 yıl önce
:)



Piyasalarda beklenilen yeni kriz dalgaları yaratilan kaynaklarin karşılığında reel karşılık oluşturaramak başka bir ifade ile kısa vadeli kazanımlar söz konusudur.



Dibe vurmus olan ekonomilerin 1 yıl gibi kısa bir vadede toparlanması zaten beklenemez. Asya kaplanları diye adlandırdığımız ülkelerin 1997 yılında yaşadıkları ve tüm dünyaya yaşattıkları krizin etkileri o bölgede halen günümüze kadar devam etmektedir. IMF in asya kaplanları diye adlandırılan ülkelere açmış olduğu büyük çapta krediye rağmen.:)



Bugün yaşadığımız global kriz, birbirine entegre olmuş hantal ekonomik yapıların tekrardan yapılandırılması gereği ile doğduğu kanısı yaygındır. Bu husus iktisatçıları sadece mali tablolari yorumlamaktan ziyade, mevcut ekonomik ve sosyolojik konular uzerinde kafa yormalari ve günümüz şartlarına uygun teoriler geliştirip ispatlama, sahip oldukların eğitimlerin hakkını vermeleri gereğini ortaya koymaktadır. :)



sözün özü;

İçimizdeki "ben" olgusundan hem bireysel olarak,hem kurumsal olarak hemde bu kadar ekonomileri birbirleriyle entegre olmuş devletler olarak kurtulmamız gerekir. :)



ve son olarak

Geleceğe dair "kriz" kelimesini telaffuz etmek geçmişte izlenen politikaların çok iyi sekilde analiz edildiği varsayımıyla kabul edilebilir. Tam donanım, araştırma ve kullanılması dogrultusunda çözümünüde beraberinde getirmeleridir. "Kriz" kelimesi Tek başına kullanıldığını kanımca bir anlam ifade etmemektedir.:)



saygılarımla :)



24°
parçalı az bulutlu
Günün Anketi Tümü
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?