Pericles Panagopoulos adına

Yunan denizciliğinin divalarından Pericles Panagopoulos'un teröristler tarafından kaçırıldığını duyduğumda, Çırağan Sarayı'nda bir özel sohbetle tanışmak imkanını bulduğum, yüreği bence annesinin geride bıraktığı İstanbul'u, Fener ve Balat semtlerindeki anıların hasret kokan sıcaklığını hatırlayarak birkez daha üzüldüm.

Hayli yüklü bir fidye karşılığı hayatı kurtarıldığında gangsterler onu Atina'nın dışında Skaramanga'daki bir parkta onu bir kanepeye oturtmuşlardı. Bu tablo terörle tanışmaya başlayan Yunanistan için hayli ağır bir acı olmalıydı!

Yıllar öncesinde Pericles Panagopoulos ile sohbet imkanını sağlayan dostlarım ise Yakın Doğu Deniz Acenteliğinin bilgeç lideri Aldo Campaner ve oğlu Gino Campaner olduydu.

Turistik yolcu gemiciliğinde, feribot taşımacılığında Attica Enterprises- Super Fast Ferries ile önce Adriyatik'te, sonraları Kuzey Denizi bölgelerinde bir devrim yaratan oydu. Blue Star Ferries ile Yunan Adaları arasında son derece estetik yüklü yolcu ve araç taşımacılığını kurdu. Bunları yaparken AB'nin yakın limanlar arası yük ve yolcu taşımacılığı felsefesinden ve programlarından ilham aldı.

Yunan Denizciliği'nin son derece saygınlıkla sahip çıktığı Lloyd's List Yunan Denizcilik Ödülleri'inin sahiplerinden biri de Pericles Panagopoulos oldu.

Şimdilerde Yunanistan giderek artan gangsterlik olaylarıyla ve çete haberleriyle çalkalanıyor. Hatta "teröristler ve terör" sözcüğü Yunan halkının günlük yaşamı üzerine karabasan gibi çökmekte.

Armatör Pericles Panagopoulos, sahil kasabası Kavouri'deki evinden ofisine giderken maskeli üç silahlı kişi tarafından şoförüyle birlikte kaçırıldı. 74 yaşındaki armatöre ve şoförüne kelepçe takan saldırganlar her ikisini de yakınlarda bekleyen bir minibüse koydu. Daha sonra şoförü Atina uluslararası havaalanının yakınlarında serbest bırakan saldırganlar Panagopoulos'u bilinmeyen bir yere götürdü.

Yunanistan'da haziran ayından bu yana üçüncü büyük kaçırma olayı olarak kayıtlara geçen bu olay, sol eğilimli gerilla grubu Devrimci Kavga'nın Yunan polis teşkilatının terörle mücadele birimi tarafından soruşturulduğu bir döneme gelmesi açısından ilgi çekiyor. Ancak Yunan Emniyet kaynaklarına göre kaçırma olayı daha ziyade Yunanistan'da tırmanma mafyalaşma eğilimine girmiş olan suç örgütü tarafından fidye istemek amacıyla gerçekleştirilmiş olmasının daha büyük olasılık olarak görülmekte.
 
Attica Enterprises- Blue Star

Pericles Panagopoulos 1970 yılında Royal Cruise Line'ı kurdu. Zaman içinde bu haklarını Norveç'li armatörlük grubuna devretti. Günümüzdeki adı Norvegian Royal Cruise Lines olarak ihtişamlı gemilerle servis veren şirketin asıl yaratıcısı Pericles Panagopoulos olarak anımsanmalıdır.

1990 'da, Brinidisi- Igoumenitsa ve Patras arasındaki yoğun TIR,araç ve yolcu hareketini değerlendirerek her biri 24 knots seyir süratine sahip Superafast Ferries'i Attica Group ile gerçekleştirdi. 2007 ortalarında bu şirketinin kontrol hakkını Marfin Yatırım Grubu 'na 285 milyon Euro'ya devrettiyse de şirket Koropi 'deki kendi merkez binasında çalışmalarına devam etti.

74 yaşındaki bu yaratıcı kişiden durmak beklenemezdi. Aile şirketi olan Magna Marine ile kuru dökmeyük gemilerinden oluşan bir alanda çalışmalarına devam ediyorken, haziran ayından buyana gangasterler veya teröristler tarafından kaçırılan üçüncü işadamı ve ilk armatör oldu.
 
Yaşamını yeniden anarken

Çırağan Sarayı'nda emsalsiz bilgeçliklere tanık olduğum harika bir öğle yemeğinin ardından sahile doğru yürüdük. 1907 'de babası ,yani annesinin ikinci eşi Yunanistan'dan Amerika'ya göç etmişti. ve 20 yıl Amerika'da muhtelif işlerde çalıştı. Büyük ekonomik kriz patlak vermeden 1927 'deYunanistan'a döndüğünde birikmiş hayli parası vardı.Atina civarında Lycourgou Caddesi üzerinde Veto adını verdiği bir otel inşa etti.Annesi de ilk eşinden ayrılmış ve İstanbul'dan Atina'ya göç etmişlerdi. Bu evlilikten Pericles Panagopoulos ailenin ilk çocuğu olarak Koliatsou Meydanı civarındaki Patmou Caddesindeki evde 1935 yılında dünyaya geldi.

Çocukluğunun 14 yılı içinde Kaftanoglu Sokağı'nın anıları yer tutuyor. II. Dünya Harbi yıllarında Alman işgaline uğrayan Yunanistan 'da Panagopoulos ailesi de Gestapo'nun baskısına maruz kaldığı gibi Yunan milis grubu içinde olduğundan şüphelenen Gestapo tarafından işkence gördü ve aldığı dayak darbelerinden sonra beş ay yatağa mahkum oldu ve bu onun ömrünün sonu demekti. Aile, babasının ilk eşinden olan iki üvey kardeşinden birinin 1944'de veremden vefatıyla bir kez daha sarsıldı.
 
Annesi İstanbullu

Annesi İstanbul'lu bir Rum aileden gelmekte. Taksim'deki Zappeio veya Zaphion Lisesi'nden mezun olduğu gibi, bu okulda öğretmenlik yaptı. Pericles Bey İstanbul'a ne zaman gelirse Zeppeio Lisesi'ne gittiğini merdivenlerden çıkarken duvarda dizili geçmiş nice yılların öğretmelerine ait fotoğraflar arasında annesinin fotoğrafını seyrettiğinde çok duygulandığını anlatmıştı.

Annesi İstanbul yaşamında Fener'li bir Rum sanatkarı beyle evlenmişti. Nedense bu evlilik sürmedi.Yaşamındaki geniş ufukları hazırlayacak olan I. Dünya Harbi sonundaki göçler olmuştur. Annesi ailesiyle birlikte Yunanistan'a göç eder ve 1933'de yeniden evlenir.

Pericles 14 yaşına bastığında onun öğrenimi İsviçre'de yerleşmiş bir işadamı ve Yunan gençlerinin daha iyi yetişmesine kendini adamış eğitim sevdalısı olan Eugenius Eugenidis üstlenir ve 1953 yılına kadar bu ülkede öğrenimini tamamlar. Aldığı eğitim ekonomi ve işletmecilik olmuştur. Atina'ya döndüğünde ise trigonemetri, fizik ve kimya kurslarına katılır.

Eugenides, bu çok başarılı genci bir yıl sonra ileride sahip olduğu birkaç geminin işletmeciliğini üstlenmesi amacıyla Güney Amerika'ya da yollamış ve Londra'da kendi şirketine atamıştır. Pericles'in armatörlüğe giden yolun başlangıç noktası Londra'dır.

Eugenides 1954 yılında vefat ettiğinde ise kendi ayakları üzerinde durma kararını verir.

Bir yıl sonra Eugenides'in Londra ofisi kapanınca üç aylık bir kurs için on yılının geçtiği Genevre'ye gelir. Üç ay, unutulmayacak bir aşk öyküsünün başlangıç günleriyle dolacak ve Bruna isimli dünya güzeli bir kıza aşık olacaktır ve birkaç yıl içinde evleneceklerdir. Mutlu ailenin iki çocuğu dünyaya gelir.
 
Pericles- İşine ve çalışanlarına adanmış bir yaşam

Yorulmak bilmeyen bir yaratıcılık dolu, işine çalışanlarına hudutsuz saygılı bir işadamı ve hepsinin önünde bir Yunan armatörü. Uzağı gören çok usta bir pazar araştırmacısı. Pire'deki şirketinin kara ve deniz personeli sayısı 1500'ü aşıyordu. San Francisco'daki şirketlerinde çalışanların sayısı 246'ya yükselmişti. Yunan denizcilinin hitap ettiği alanda 32. büyük gücü olmuştu.

Yaşam bazı büyüleri bozuyor demek zorundayım; Catherine, Pericles'in ikinci eşidir. Halen üç de torunu vardır. Eşini kurtarmak için yaşamını ortaya atan eşi Catherine olmuştur.

1971'den başlayarak sağlığı bozulmuş ve şeker hastalığı nedeniyle giderek zayıflamasının ardından kuşkular devamlı ilaç tedavileri ve doktor denetimini kaçınılmaz kılmıştı.

Kendine ayıracak özel zamanı olmadığını söylerse de Miconos'daki geleneksel Yunan mimarisini yansıtan sade evlerini çok sevdiğini hatırlatır. O, Yunanistan'ın turizm sanayiine olası en yüksek önceliği vermesini savunanların başında gelmiştir. Der ki "Daima faydalı eserler yaratmak için aklını kullan. Gece gündüz demeden çalışmaktan zevk al."

Sonra da muzipçe gülerek devam eder;" Nasıl olsa bir gün istediğinden fazla tatil yapacaksın.. "