İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Bayraklı'ya kruvaziyer limanı yapılması gerektiğini, bu yöndeki görüşlerini Ulaştırma Bakanlığı yetkililerine de anlattığını belirterek, ''Ulaştırma Bakanlığının Alsancak Limanı'nda kruvaziyer gemileri için planladığı parmak iskele, Bayraklı'ya alternatif değildir, Bayraklı kruvaziyer limanı sorununa köklü çözümdür'' dedi. Aziz Kocaoğlu, gazetecilere yaptığı açıklamada, Bayraklı'ya kruvaziyer limanı projesini Pazartesi günü Ankara'dan birlikte döndüğü İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Ekrem Demirtaş ile de paylaştığını, Demirtaş'ın bu yöndeki sözlerinin bugünkü gazetelere yansıdığını söyledi. Ulaştırma Bakanlığının, Alsancak Limanı ile ilgili projesi olduğunu, Alsancak Limanı'nın gelişmesi gerektiğini belirten Başkan Kocaoğlu, İzmir'in gelişmesinin limanın gelişmesine bağlı olduğunu söyledi.

İzmir'de kruvaziyer limanı konusunda çalışmalar yaptıklarını anımsatan Kocaoğlu, şunları kaydetti: ''Ekrem Bey ile Pazartesi günü Ankara'dan birlikte geldik. Limanda yapılacak çalışmalar Ulaştırma Bakanlığının vereceği bir karar, uygulayacağı bir konu. Benim orada parmak iskele yapılmasın diye bir görüşüm yok. Benim görüşüm belli, limanın büyütülmesi. Parmak iskele yapılır, ondan sonra başka bir amaçla kullanılır, ya da tadilat yapılarak yük gemileri gelir boşaltma yapar, onun formülü bulunur. Ulaştırma Bakanlığının Alsancak Limanı'nda kruvaziyer gemileri için planladığı parmak iskele, Bayraklı'ya alternatif değildir, Bayraklı kruvaziyer limanı sorununa köklü çözümdür. Ulaştırma Bakanlığı'nın Devlet Liman İşletmeleri'nin, TCDD'nin yapması gereken ve Sayın Bakan'ın karar vereceği konular var. Yenikale'den limana kadar derinleştirme çalışmaları, liman geri sahasının büyütülmesi, limandaki vinçlerin, araç gereçlerin yenilenmesi ve kapasitesinin artırılması ve liman yanaşma yerlerinin geliştirilmesi, bir de kruvaziyer limanının yapılması.

Bu çalışmalar sürerken Sayın Bakan ile de görüşüyoruz, onlar parmak iskele yaparak daha fazla kruvaziyer gemisi yanaşmasını hemen çözüm olarak değerlendirdiler, bu yönde çalışmalar yapıyorlar. Limanın büyümesi aşamasında ise bizim de Sayın Bakan'a önerimiz olmuştu, bu da Bayraklı sahilinin Meles'ten Alaybey Tersanesi'ne kadar o şeridin ankrajlarla sağlamlaştırılması ve gerekli derinliğe ulaşmasından doğal bir limanın rıhtımın olabileceği... Sayın Bakan da bu konuya sıcak bakmış ama orta vade olarak değerlendirmişti. Biz limanın temizliğini konuşurken, oradaki malzemelerin çekilmesini konuşurken bizim dileğimizi, talebimizi hem Sayın Bakan'a iletmiştik hem de uçakta Sayın Ekrem Demirtaş ile bu konuyu paylaştık. Sanıyorum meclis toplantısında paylaştığı konu bu.''

BAYRAKLI İLE İLGİLİ ÖNERİMİZİ BİR YIL ÖNCE YAPTIK

Kruvaziyer limanı sorunu için parmak iskelenin geçici bir çözüm olduğunu belirten Kocaoğlu, şöyle devam etti: ''Diyelim ki körfez derinleştirildi, üçüncü nesil gemiler geldi. Limanda üçüncü nesil gemilerin girememe, iskelelerin yetersizliği problemi, konteynerlerin düzenleneceği geri sahanın darlığı ve makine ekipmanın bugünün teknolojisine uygun olarak limana kazandırılması sorunu var. Bu çerçevede geçici olarak kruvaziyer için parmak iskele yapılabilir ama sorunu bir bütün olarak görmek gerekir. Bayraklı ile ilgili önerimizi bir yıl önce yaptık. Hatta parmak iskele açıklandığında Bayraklı konusunun orta vadede doğru bir karar olduğunu da açıkladık. Büyükşehir olarak kentin planlamasından, körfezinden, kalkınmasından sorumlu olan bir kurumun başındaki kişi olarak önerilerimizi hem kruvaziyer limanı hem yük limanı konusunda öngördüğümüz çalışmalar yapılsın.

Kruvaziyer limanının da fazla bir maliyeti yoktur. Ulaştırma Bakanlığı üçüncü nesil gemilerin girmesi kararını verdikten sonra zaten o projeyi değerlendirecektir. Derinleşme olduktan sonra da kendiliğinden oraya yapılacak üç-dört kilometrelik rıhtımdır ki bu kadar büyük proje içinde parasının harcanması Ulaştırma Bakanlığı için hiç sorun olmayacaktır. Bu arada, o da hallolacaktır. Yapılan parmak iskelelerinde belki limanda kullanılması mümkün olacaktır.'' Başkan Kocaoğlu, Denizcilik Müsteşarı'nın, limanda otonom bir yönetim olabileceği şeklinde beyanı olduğunu, bu beyanının neleri kapsadığı konusunda kendisiyle görüşeceğini, kendisinin de daha öncelerde bu yönde açıklamaları olduğunu sözlerine ekledi.