banner191

banner148

banner179

banner176

Savaş Konuştu, Meclis Karıştı!

Süleyman Savaş DTO Meclisinde konuştu. Kalkavan ve Kaptanoğlu sert tepki gösterdi. Hatta Kaptanoğlu tepkisinde "BİR YERLERİNİZE KINA YAKIN" ifadesini kullandı.

ÖZEL HABER 19.05.2005, 17:02
Savaş Konuştu, Meclis Karıştı!

SAVAŞ KONUŞTU, MECLİS KARIŞTI

Deniz Ticaret Odası; Olağan aylık meclis toplantısında konuşan Gemi Makine İşletme Mühendisleri Odası (GEMİMO) Başkanı Süleyman Savaş'a diğer konuşmacılar sert tepki gösterdi.

Aylık meclis toplantısında konuk konuşmacı olarak katılan Süleyman Savaş'ın sözlerine en sert tepkiyi, DTO Başkanı Metin Kalkavan ve AKP İstanbul Milletvekili Cengiz Kaptanoğlu gösterdi.

GEMİMO Başkanı "Eğitim Yasa Tasarısına" karşı yasal zeminde sürdürdükleri çalışmalara karşı kendilerine tavır takınılmasını eleştirdiği konuşmasında Lider İnsanın birleştirici, bütünleştirici ve bütün tarafları sabırla dinleyen kişi olması gerektiğini söyleyince kıyamet koptu.

DTO Başkanı Metin Kalkavan; bu sözleri üzerine alınarak Süleyman Savaş'a sert tepki gösterdi. Metin Kalkavan Konuşmasının bir bölümünde "Biz DTO Olarak oda üyelerimiz için çalışmıyoruz. Bizler TÜRKİYE için çalışıyoruz" sözü büyük alkış aldı.

Daha sonra "havayı yumuşatmak adına" kürsüye gelen AKP İstanbul Milletvekili Cengiz Kaptanoğlu "Bu yasa tasarısı Anayasa Mahkemesinden dönerse, Yarın Çinliler gelir gemimizde çalışır. Şu anda çalıştıracak ikinci kaptan bulamıyoruz. Çinliler gelip gemimizde çalışmaya başlarsa 'BİR YERLERİNİZE KINA YAKARSINIZ' " ifadesini kullandı.

Ortalığı karıştıran GEMİMO Başkanı Süleyman Savaş'ın konuşmasını virgülüne dokunmadan yayınlıyoruz. Bu konudaki yorumu okuyucuya bırakıyoruz...


SÜLEYMAN SAVAŞ'IN KONUŞMASI

18.05.2005 DTO  Meclis Toplantısı

 

 Yarın 19 Mayıs.

Özgür, Çağdaş ve laik Türkiye’nin filizlendiği gün hepimize kutlu olsun…

86 yıl önce bugün Mustafa Kemal, Kurtuluş Savaşı’nı başlatmak üzere Samsun’a çıkmıştı. 19 Mayıs 1919’dan sonra yaşananlar, akıllara durgunluk veren bir hızın, direnişin, iradenin, özverinin ve aklın ifadesidir.

Her aşaması, dünya tarihinde “ilkler”le dolu bir savaştır Kurtuluş Savaşı ve Cumhuriyet devrimi.

Ama Türkiye’de genel olarak tarih, özel olarak da Cumhuriyet tarihi “moda” olmadığı için, bir çok tarihsel gerçek birkaç kitabın tozlu sayfaları arasında unutulup gitmiştir.

Vatan, millet, kahramanlık, ar, namus, onur gibi kavramlar, çeyrek yüzyıldır “out” olduğu için yakın tarihi anmak ve anlatmak, sınırlı sayıda insanın gönüllü çabalarıyla yapılabiliyor.

Üzerinde düşünülmesi gereken bir konu…

Günün anlamı ile ilgili düşüncelerimi paylaşmak istedim…

Söz alışımın asıl sebebi, Başkanlığını gururla sürdürdüğüm örgütümüzü tanıtmak ve bir noktaya da açıklık getirmektir.

Biz TMMOB Gemi Makineleri İşletme Mühendisleri Odası olarak mütevazı tavrımızı her zaman ve her ortamda sergilemeye çalıştık. Alınganlık yapmadık.

Sürekli yapıcı olmaya çalıştık ve her kuruluşun fikrini dinledik.

Katıldıklarımız oldu. Katılmadıklarımız oldu. Çizgimiz doğrultusunda tavrımızı cesur bir şekilde koruduk ve korumaya da devam ediyoruz..

Ama son zamanlarda odamıza takınılan tavır neticesinde bazı gerçekleri hatırlatmanın gerekli olduğunu düşünüyorum.

Türk Mühendis ve Mimar Odaları birliğine bağlı olan Odamız, 6235 sayılı kanun ile, Tıpkı Çevre Bakanlığı gibi, tıpkı Ulaştırma  Bakanlığı gibi kanunla kurulmuş bir kamu kuruluşu sayılır… 

Kısacası biz bir dernek  değiliz. Karıştırılmaması gerekir.

Derneğe üye olmak isteğe bağlıdır. Odamıza ise, eğer mesleğinizi yapacaksanız üye olmak zorunluluğu vardır.

Ülkemizdeki 460 bin mühendis ve mimarı ilgilendiren mesleki, kültürel, toplumsal olaylarda taraf olan bir örgütüz.

60’ın üzerinde meslek disiplininin içinde yer aldığı 250 bin üyesine hizmet veren, mesleki etkinliklerin toplum yararına yapılmasını sağlamaya çalışan 23 Oda, bu Odalara bağlı 172 şube, 893 İl ve İlçe Temsilciliği, 145 mesleki denetim bürosu ve temsilcisi, 33 İl Koordinasyon Kurulundan oluşan, ülkemizin her yerine yayılmış bir örgütün parçasıyız.

Kurullarında binlerce üyemizin görev yaptığı, çalışmalarına binlerce üyemizin ve dostumuzun katıldığı bir örgütüz.

Hiç kuşkusuz, bu etkinliklerin önünde ve ardında ortaya konulan büyük çabalar dikkate alındığında, bu rakamların ne anlama geldiği daha iyi anlaşılmaktadır.

Bu yapıda ve anlayıştaki bir örgüt başkalarının fikirlerini dikte etmez. Özgürce kendi arasında tartışır ve ortak akılı bulur. Kendi kararını kendisi verir. Bu verdiği kararın da her ortamda arkasında durur. Üyelerinin menfaatleri söz konusu olduğunda ise duruşunu kararlılıkla korur. 

Bir arada yaşamak gerçekten zor…

Bir arada yaşama ihtiyacı bizlere demokrasiyi kurdurdu.

Demokrasi, insanlığın bulduğu hatası en az olan bir arada yaşama tarzı.

Daha iyisini henüz akıl edemedik. 

Birbirimizi kendimize benzetemediğimize göre, birbirimize razı olarak yaşayacağız. 

Parka tanımadığımız insanları görmek için gitmiyoruz.

Otobüse başkaları ile seyahat etmek için binmiyoruz.

Çarşıya başkalarının nasıl alış veriş yaptıklarını seyretmek için uğramıyoruz.

Oralarda varlıklarını kendimizin belirlemediği,seçmediği, hedeflemediği diğer insanlarla birlikte oluyoruz. 

Bu birlikteliklerde kimse kimseyi reddetmemeli ki bir arada yaşamayı becerdiğimizi

hem kendimize, hem de diğerlerine ispat edelim. 

Bu birlikteliklerde örgütlerin lider kadrolarına çok büyük görevler düştüğü kanısındayız. 

Liderler, her zaman ve her ortamda bir eğitici, bir öğretici, sevimli ve uyarıcı olduğunu unutmadan etrafını kendine çekmeli, ona önder ve örnek olmalıdır. Çok samimi oldukları arkadaş guruplarının dışındaki toplulukların ve özellikle de gençlerin önünde hareket , tavır ve konuşmalarına ayrı bir özen göstermelidir. 

Unutmamalıdır ki, topluluklarda gizlenmiş bir onur duygusu vardır.

Düzey konusunda kuşku duyunca gücenir, kırılır, küskünleşerek, susar ve çekilir. 

Eleştiri gerçeklerin bileşiğidir.

Her insan yalnız başına düşünüş ve davranışlarında yanlışlar yapabilir.

İyi niyete dayanan bir dost eleştirisi, bize en değerli rehberdir.

Her lider eleştiriye çok önem vermelidir ve bütün karalarını, fikir toplayıp danışarak, eleştiriden sonra vermelidir.

Böyle olunca hükümleri objektif ve doğru olur. 

İyi bir lider karşılıklı görüşür, tartışır ama baskı kurmaz.

Sorular yöneltir, görüş alır, kendi yanıtlarını, çözümlerini dayatmaz.

Karşı görüşte olanı ulu orta suçlamaz.  

Yanlışları korumak sadece yanlışları büyütür ve pekiştirir.

Bir yanlış bir başka yanlışla doğru olmaz, iki yanlış olur. 

Bir şeylere karar verirken iyice düşünelim.

Sonra konuşalım, konuşalım, konuşalım. 

Öncelikle “düşüncenin” ya da “düşünmenin doğru tanımlaması gerekir.

Düşünmek, bir kenara çekilerek bir tür “zihin jimnastiği” yapmak değildir.

Düşünmek, bir insanın kendisi ve çevresiyle ilgili sorunları görmesi ve bu sorunlar için, çözüm önerileri üretmesi ve geliştirmesidir. Ancak bu durumda, bir “düşünceden” söz edilebilir.

Ayrıca (eğer demokrasiye inanıyorsak), hiçbir düşünce, “yanlış”, “zararlı”, “mantıksız”, “tehlikeli” vb değildir.

Her düşünce, o düşünceyi paylaşan insan açısından “doğrudur”, “yararlıdır”, “mantıklıdır”, “tehlikesizdir”.

Bir insan bir başkasının düşüncesini, ancak kendince değerlendirebilir.

“Doğru mu, yanlış mı”, “yararlı mı-zararlı mı”, “mantıklı mı mantıksız mı”, “tehlikeli mı-tehlikesiz mı”, ancak “kendince değerlendirebilir.

Fakat bu değerlendirmeyi yapabilmesi için her şeyden önce, “karşısındakinin” düşüncesini bilmesi gerekir.

Eğer bu düşünceyi “duymamışsanız”, eğer bir düşünceyi “okumamışsanız”, eğer “tartışmadıysanız”; doğru mu, yanlış mı olduğuna nasıl karar verebilirsiniz? Bilmediğimiz bir konuda, nasıl karar verebiliriz? 

O yüzden tekrar ediyorum. 

Bir şeylere karar verirken iyice düşünelim.

Sonra konuşalım, konuşalım, konuşalım.

Ancak böyle olunca ortak akıllar bulunabilir diye düşünüyoruz. 

Odamızın görüşlerini paylaşmak istedim.

Saygılarımı sunuyorum…

 

Süleyman Savaş

GEMİMO

Yön.Kurulu Başkanı


 

DenizHaber.Com Özel

Yorumlar (32)
OZHUN ZBT. 15 yıl önce
ÇALIŞTIRIN SAYIN KAPTANOĞLU ÇİNLİ, FİLİPİNLİ, RUS. FAKAT BAZILARININ PİYASA KAHVELERİNDEN TOPLADIKLARI DENİZ EMEKÇİLERİNE MAAŞLARINI ÖDEYEMEDİKLERİNİ(!) VEYA 3 5 AY SONRA TAKSİT TAKSİT ÖDENEN MAAŞLARINI ÇİNLİ FİLİPİNLİ V.S. MANNING AGENCY LERE NASI ANLATMAYI DÜŞÜNÜYOSUNUZ. ORALARDAN BULDUĞUNUZ İNSANLARIN, TÜM MESAİ VE TATİL GÜNLERİ EKSTRALARI MAAŞDA PEŞİN OLARAK ÖDENMİŞTİR YAZAN AKİDLERİN ALTINA İMZA ATACAĞINIMI SANIYORSUNUZ? HERKES TÜRK DENİZCİLERİ GİBİ ELKANIM MI? SAYIN KAPTANOĞLU LÜFEN 2. KPT. BULAMAMANIZDAKİ SUÇUN KURSLARIN OLMADIĞINDAN DEĞİLDE KENDİ PERSONEL POLİTİKANIZDA ARASANIZ.2001 KRİZİNDEKİ DEVALÜASYONDA SONRA ÇOĞUNUZUN DOLARI SABİTLEMESİ ŞİMDİ İSE 2 YILDIR DOLAR ERİRKEN ÖDEMELERDE TCMB VERİLERİNİ DİKKATE ALMANIZ BİRAZ AYIP OLMUYOMU?

ÖYLEYSE MADEN OCAĞI OLAN DA ASGARİ ÜCRETLE ÇALIŞAN BULAMADIĞI İÇİN ÇİNDEN MADNCİ GETİRSİN SORUYORUM İSTİHDAMA TÜRKİYE YE HİZMET BU MU?.
Tacettin Uzun 15 yıl önce
Sayın Süleyman Savaş’ın konuşması birçok açıdan takdire değer. Fakat bazı açılardan sorunlu olduğu da bir gerçek.

Diyor ki: “Vatan, millet, kahramanlık, ar, namus, onur gibi kavramlar, çeyrek yüzyıldır ‘out’ olduğu için yakın tarihi anmak ve anlatmak, sınırlı sayıda insanın gönüllü çabalarıyla yapılabiliyor.”

Bu, 1980 sonrasına dönük ağır bir suçlama. Ne vatan ve millet, ne de ar ve namus kimsenin tekelinde değildir. Bu kavramlar önemli olmakla birlikte, bunların “sınırlı sayıda insan”ın tekelinde gösterilmesi, Sayın Savaş’ın daha sonra sergilediği demokratik tavırla çelişmektedir. Konuşmasına provakatif ifadelerle başlamış olması bir talihsizlik.

Sayın Savaş’ın bir başka sorunlu cümlesi şu: “Bu yapıda ve anlayıştaki bir örgüt....

Üyelerinin menfaatleri söz konusu olduğunda ise duruşunu kararlılıkla korur.”

Yukarıdaki vatan, millet ve kahramanlık kelimelerinin kullanıldığı ifadelerinden sonra Sayın Savaş’ın şunu demesi beklenirdi: “Bu yapıda ve anlayıştaki bir örgüt, ülke menfaatleri söz konusu olduğunda üyelerinin menfaatlerine kilitlenmez. Vatan ve milleti hatırlar.”

Sayın Savaş’ın konuşmasının son kısmı ise fevkalade güzel. Umarız beraber hareket ettiği herkes aynı anlayışı benimser.

ERKUT EKOL DENİZCİLİK EĞT. MER. 15 yıl önce
SAYIN CENGİZ KAPTANOĞLU'NU KONUŞMASI SIRASINDA VERDİĞİ ÖRNEKTEN DOLAYI KUTLUYORUM VE BU CÜMLENİN BİRİLERİNİN KULAKLARINDAKİ PASI SİLMESİNİ VE KAPAK OLMASINI DİLİYORUM...
Sarper 15 yıl önce
Sn. Cengiz KAPTANOĞLU'nun bu konuşmaını tebrik etmek istiyorum. ülkemizdeki denizciliği geliştirmek uğruna çalıştıklarına herzaman inanıyorum . kendi ülkmeizin insanlarına kısıtlama getirerek kendi ülkemizin insanı yaptığı veya yapacağı işlerden soğutuyoruz . artık bu anlayışı yenmemiz gerekli.dikkat ederseniz bu yasa tasarısına karşı kesim hep ortak bir kesim...niye insanları teşvik yerine onlara köstek olalım anlayışı hakim anlamak zor...
SÜLEYMAN PASLI 15 yıl önce
SN. BAŞKAN SÜLEYMAN SAVAŞIN KONUŞMALARINDAN , BU KADAR TARTIŞMA NASIL ÇIKMIŞ ANLAŞILIR GİBİ DEĞİL, BAŞKAN 19 MAYISA HİTABEN BİR KONUŞMA YAPMIŞ VE ODASINI TANITMIŞ, SANIRIM YANLIŞ ANLAŞILMIŞ, VE YİNE SANIRIM SN. VEKİL BİR TARAFINIZA KINA YAKIN DİYE BİR İFADE KULLANMAMIŞTIR. BİR CAMİAAYA BÖYLE BİR HAKARET VARİ SÖZ , SANIRIM YANLIŞ ANLAŞILMIŞTIR.

DENİZ TİCARET ODASINDA MECLİS ÜYESİ BULUNAN 12 KİŞİ YÜKSEK DENİZCİLİK OKULU MEZUNUDUR. DTO SI İLE YDO MEZUNLARI BİR BÜTÜN İÇİNDE ÇALIŞMAKTADIR, AKSİ TAKDİRDE, HAKARET OLSA BAŞTA ORADA GÖREVLİ OLAN MECLİS ÜYESİ TEMSİLCİLERİMİZ KARŞI ÇIKAR, BUNDAN DOLAYI KİMSE GÜNDEMİ VE DENİZCİLİĞİ BUNUN GİBİ KISIR TARTŞMALARLA GERMESİN

ALLAH SELAMET VERSİN



Okan DURU 15 yıl önce
Sevgili Okurlar;

Amacımız iş gücü kalitesini düşürmek ve işin kolayına kaçmaksa, adaletsizliği kabullenmekse buyrun devam edelim. Bugün teekay, chevron gibi dünya firmalarına zabit yetiştiriyoruz.

Peki neden yeni fakülteler ve resmi eğitim kurumlarını hizmete koymak yolunda uğraşmıyoruz yada vakit harcamıyoruz. DTO üyeleri neden bu yatırımları yaparak adaletli bir yol seçmiyor. Neden kolaya kaçıyoruz. Kimse yeni eğitim kurumlarının önünde engel değil. Netekim bu yönde çalışmaları olan üniversiteler var. Süleyman Savaş'ın konuşmasının başında ifade ettikleri esasen bir şeyi hatırlatmakta. Menfaat geçicidir. Ama bu devlet daima var olacaktır. Gençler için var olacaktır. Bu devletin kalitesini düşürmeye hiç bir insanın hakkı yoktur. Tırnaklarımızla kazıyarak kurduğumuz bu ülkeyi kolay yollarla adaletsizliğe itemezsiniz. Türk insanı buna izin vermeyecek.

Saygılarımla
S. B. 15 yıl önce
Denizciliğin olmadığı yerde denizciliğin kalitesi olmaz. Deniz adamı olmayı zorlaştırarak denizciliğin kalitesini artıramayız. Bu ülkenin eğitimin kurumlarından yetişip de dünya devlerine hizmet edenlerden önce, bu ülkeye hizmet edecek olanlara ihtiyaç var. Hamasetle, vatan-millet-Sakarya edebiyatının arkasına sığınarak kendi çıkarlarımızı savunmayalım. Rekabetin olmadığı yerde gelişme olmaz. Nicelik kadar nitelik de önemli. Ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz. İnsan eserinden ve çalışmasından belli olur. Herkese saygılar.
Yılmaz Kaptan 15 yıl önce
Rekabetin olmadığı yerde gelişme olmaz : Doğru. Denizcilik Fakültelerinin sayılarını arttıralım birbirleri ile rekabet etsinler, katılıyoruz.

Dünya devlerine hizmet etmeden önce, bu ülkeye hizmet edeceklere ihtiyaç var: Aynı anlayışı dünya bayraklarına gemilerimizi geçirmeden önce bu ülkenin bayrak gemisine ihtiyacı var diye de değiştirebiliriz ki her ikisi de doğru olmaz. Yurtdışına kaliteli işgücü ihracının bu ülkeye hizmet olmadığını söylemek yanlış bir teşhis olur.

Vatan-Millet-Sakarya edebiyatı: Elbette. Ama bir kesimin kendi çıkarları için de ülke denizciliğinin geleceğini karartmayalım. Çıkarlarımızı mesnetsiz önermeler arkasına saklamayalım.

Ayinesi iştir kişinin: Evet, kalite anlayışı olmayanların ayinesi Paris MOU kayıtlarında görünüyor. Lafa gerçekten de gerek yok.

Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
19°
az bulutlu
Günün Anketi Tümü
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?