Bunun nedeni ise, Avrupa Birliği'nin ortak balıkçılık politikasıyla getirdiği sınırlamalar.

Trolla denizin dibi taranarak yapılan balıkçılıkla, balıkların boyu, cinsi standartlara uymadığında ya da kota aşıldığında av yasadışı hale geliyor.

Balık Mücadelesi adıyla bir kampanya başlatan ünlü aşçı Hugh Furnley Wittingstall, ''delice bir israf'' olarak nitelediği uygulamanın sona erdirilmesi ve Avrupa Birliği'nin politikalarını gözden geçirmesi çağrısında bulunuyor.

York Üniversitesi'nden Prof. Callum Roberts da, ıskartaya çıkarma uygulamasının en kötüsünü şöyle özetliyor:

''Yeni bir balık yakalandığında, kota aşılmak üzereyse ya da yeni yakalanan balık teknedekilerden daha değerliyse, o zaman daha önce yakalanmış olan balık atılıyor ki yenisine yer açılabilsin. Aslında Avrupa Birliği'nin politikası yakalanmasına izin verilen balık miktarıyla ilgili.''

''Ama uygulamada bu kıyıya getirilmesine izin verilene dönüşmüş durumda. Getirilen kaydediliyor, ama atılan istatistiklere girmiyor. Balıkçıların yakaladıklarını getirip satabildikleri, ama balık stoğunu sürdürülebilir miktarda tutmamızı sağlayacak denetim mekanizmalarının olduğu yeni bir sisteme ihtiyacımız var.''