Öğrencilerden Yönetmeliklere Eleştiri

İTÜ Denizcilik Fakültesinde 1 Temmuz günü yapılan ve Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın da katıldığı mezuniyet töreninde tüm öğrenciler adına  konuşan Dönem Birincisi Ali Kesgün; son yayınlanan ve yabancı gemiadamlarına Türk Bayraklı gemilerde çalışma imkanı getiren Gemiadamları Yönetmeliği başta olmak üzere yönetmeliklere eleştiri getirdi.

Verilen tüm sözlere rağmen yayınlanan Yönetmeliklerin giderek artan düzeyde Üniversite Öğrencilerinin aleyhine çıktığını ileri süren konuşmanın tam metnini sizlere sunuyoruz.


1 Temmuz 2010 İTÜ Denizcilik Fakültesi Mezunişyet Töreni Dönem Birincisi Konuşma Metni

Sayın bakanım, sayın müsteşarım, sayın rektörüm, sayın dekanım, değerli öğretmenlerim, kıymetli ağabeylerim ve canımdan çok sevdiğim arkadaşlarım, kardeşlerim ve fedakar ailelerimiz, saygıdeğer konuklar.
 
Denizcilik eğitiminde Hamit Naci’den bu yana öncü olan okulumuzun 101’inci mezuniyet töreninde diğer mezun arkadaşlarımla birlikte bulunmaktan ve siz değerli konukların huzurunda bu kürsüye davet edilmiş olmaktan çok mutluyum, onur duymaktayım.
 
Ulu Önder Atatürk’ün biz denizciler için hedef olarak belirlediği “Denizciliği Türk’ün milli ülküsü olarak benimsemeli ve onu az zamanda başarmalıyız” sözünü bize öğreten ve bu söz ışığında bizlere en iyi eğitimi vermeye çalışan öğretmenlerimize teşekkürü bir borç bilirim.
 
Denizcilik camiasına ve denizcilik eğitiminin temelini atan okulumuza adım atışımızın 4’üncü yılının bitiminde mezun oluyoruz.
 
Bu süre içerisinde denizcilik eğitimini daha kaliteli bir hale getirmek için okulumuzdaki arkadaşlarımız, kardeşlerimiz ve diğer okullardaki arkadaşlarımızla birlikte “Denizcilik Lisans Öğrencileri Derneği”nin 4 Haziran 2010 tarihinde kuruluşunu tamamladık.
 
Derneğin amacı kısaca: Denizcilik lisans öğrencileri arasında koordinasyon sağlamak, birlik ve beraberliği arttırarak ulusal/uluslararası alanlarda etkin, yenilikçi ve sürdürülebilir faaliyetler yürütmek, diğer fakültelerdeki fakülte temsilcisi öğrenci arkadaşlarımız ile koordineli çalışmalar sağlayacak bir organizasyon anlayışını oluşturmaktır.
 
Diğer üniversiteler ile fikir alışverişinde bulunarak yapılacak çalışmalar ile “Türkiye” adını dünya denizlerinde daha çok duyurma amacı hedeflenmektedir.
 
Denizcilik mesleği tek bir konu üzerine yoğunlaşmış bir meslek dalı değildir. Bunun tüm lisans öğrencileri olarak farkındayız ve biliyoruz ki bizler yeri geldiğinde gemilerde birer avukat, iktisatçı; bir konsolos kadar diplomat, bir yaralıya müdahale edip onun sızılarını dindirebilecek kadar bir tıp uzmanı ve hatta psikolog olmaktayız. En zor deniz şartlarında karşımıza çıkabilecek her türlü karmaşık teknik sorunları en kısa sürede çözebilme becerisini göstermek zorundayız.
 
Uluslararası platformlarda “Uzak Yol Ehliyetiyle” Türk bayrağını ona yakışan şeref ile dalgalandıran ve yabancı bir bayrak altında dahi Türk ulusunu layıkıyla temsil eden bizler, denizcilik mesleğinin sadece gemi üzerindeki usta-çırak ilişkisi ile kazanılamayacağı düşüncesindeyiz.
 
Mesleki beceri ve yeterlilik sadece denizde geçirilen zaman ile değil, fakültelerde aldığımız dünya standartlarındaki temel teorik eğitim ve gemilerde, bir mühendis gözü ve yaklaşımı ile edinilen pratik tecrübenin bir araya gelmesi ile oluşmaktadır.
 
Türk denizciliği, işte bu mesleki yeterliliği taşıyan fakülte mezunları sayesinde çok daha ileriye götürülecektir. Ülkemiz, bu anlayış ile geleceğine güvenle bakacaktır.
 
Ancak, son zamanlarda beklenin dışında bir yaklaşım ile karşı karşıya bulunduğumuzu belirtmek isterim. 28 Mayıs 2010 tarihinde yürürlüğe giren Yeni Gemiadamları Yönetmeliği bunun son örneğidir.
 
Bu yönetmelikle birlikte, 4 yıllık üniversite eğitimi ile alınabilecek Uzakyol Vardiya Zabitliği yeterliliği hakkı, 6 aylık ilave bir ücretli kursu tamamlamak şartıyla 2 yıllık yüksek okul mezunlarına da verilmiştir. 4 yıllık üniversite eğitimi ile 2-2,5 yıllık bir yüksek okul eğitimini aynı gören bu uygulamayı kabul etmek mümkün değildir; nitekim camiamızın desteğinde, Mezunlar Derneğimiz tarafından da konu yargıya taşınmış olup yargı yolu ile hakkımızı alacağımıza inanıyoruz.
 
Bunun da ötesinde, 2 yıllık eğitimin üzerine verilecek bu 6 aylık ücretli kurslar sayesinde eğitimde eşitlik anlayışı da bir kenara bırakılıyor; parası olan istediği ehliyeti daha kısa sürede alma hakkına sahip oluyor; parası olmayan ise aynı hakkı elde edebilmek için 1 buçuk sene daha fazla okuyor. Bu uygulamanın ülkemize ve denizciliğimize yarar değil, aksine, uzun vadede büyük zarar getireceğini düşünüyoruz.
 
Vurgulamak isteriz ki, bu eşitsizliğin sorumlusunun 2 yıllık yüksek okullardaki arkadaşlarımız, kardeşlerimiz değil; konuyla ilgili olarak önceden bizlerle ve STK’larımızla fikir birliğine varmadan bu yönetmeliği hazırlayan, onay ve destek veren makamlar olduğu inancındayız.
 
Türk bayrağının beyaz listeye girmesinin haklı sevincini yaşarken, daha büyük başarıların kazanılması için bizler, eğitimin ve eğitilmiş zabitlerin şimdikinden çok daha kaliteli olması gerektiği ve bunun da 4 yıllık lisans, fakülte düzeyindeki bir eğitim ile başarılabileceği fikrindeyiz.
 
Her yıl balık gününde ve diploma törenlerinde STK başkanlarımız, çıkan yönetmeliklerin çalışma sahalarımızı sınırladığını belirtmişlerdir. Hatırlayacağınız gibi, 2009 Aralık ayında fakültemizde düzenlenen Geleneksel Balık Günü’müzde, devletimizin en yetkili makamından bu konuda çözüme dair söz almamıza rağmen aleyhimize çıkan yönetmeliklerin sayısı ne yazık ki artmaya devam etmektedir. Öğrenci Yurdunun temeli atılırken bizlerden en az 5 yıl denizde çalışma sözü istendiğinde biz öğrenciler olarak bu sözü verdik. Ancak, çıkan diğer bir yönetmelikle, Yeni Gemi İnşa Yönetmeliği ile bizlere tersanelerde kontrol mühendisi olarak çalışma olanağı tanınmayarak karadaki iş imkanlarımız da azaltılmış, deyim yerinde ise ömür boyu denizde çalışmaya mahkum bırakılmış durumdayız.
 
Bizler, bizden sonraki kardeşlerimizin çok daha iyi bir eğitim alarak çok daha iyi yerlere gelmesini istemekteyiz; ancak sağlanan şartlarda bazı eksiklikler çıkmaktadır. Fakültemiz bünyesinde inşa edilen Seyir Kulesi ve inşasına başlanan Yurt Binası, eğitime yapılan katkıların birer güzel örneğini oluşturmaktadır. Ancak kulenin bir an önce faaliyete geçmesini ve okulumuzda gerçek anlamda bir yatılılık sisteminin hayata geçirilmesini beklediğimizi bir kez daha hatırlatmak isteriz.
 
Büyük bir dayanışma içerisinde olan, hiçbir öğrencisini ve mezununu yarı yolda bırakmayan 101 senelik Yüksek Denizcilik Okulu’ndan, yeni adıyla İTÜ Denizcilik Fakültesi’nden mezun olan bizler ve yıllardır desteklerini eksik etmeyen, sektörün duayeni olmuş camiamızdaki ağabeylerimiz, sektör ve devlet büyüklerimiz eminim ki yine siz kardeşlerimin eğitimi ve geleceği için ellerinden geleni yapmaya devam edeceklerdir.
 
Buradan son olarak mezuniyet töreninde boru trampet takımı ile yanımızda olan kardeşlerimize ve mezun arkadaşlarıma seslenmek istiyorum:
 
Kardeşlerim! Emekleriniz için hepinize tek tek dönemim adına teşekkür eder, eğitim-öğretim ve gelecekteki meslek yaşamınızın başarılarla geçmesini dilerim.
 
2010 mezunu olan, 4 seneyi beraberce geçirdiğimiz arkadaşlarım! Biliyorum ki bugün bir ayrılık değil, denizlerde kesişecek yollarımızın başlangıç günüdür. Sizlere meslek hayatınızda sağlık ve başarılar diliyorum.
 
PRUVANIZ NETA OLSUN!
 
ALLAH SELAMET VERSİN!

Ali Kesgün

Dönem 1.si

İTÜ Denizcilik Fakültesi 2010 Mezunları Adına