Nobel odulu sizi ilgilendiriyorsa eger, bu odul kime verilir,neden verilir,kimler verir,odulu verenleri kim secer? gibi sorularin cevabini da asagi yukari bilirsiniz..Ama isterseniz gene de cok kisa hatirlayalim bu sorularin cevabini; Nobel odulu Alfred N

Nobel odulu sizi ilgilendiriyorsa eger, bu odul kime verilir,neden verilir,kimler verir,odulu verenleri kim secer? gibi sorularin cevabini da asagi yukari bilirsiniz..

Ama isterseniz gene de cok kisa hatirlayalim bu sorularin cevabini;

Nobel odulu Alfred Nobelin vasiyeti uyarınca, her yıl ulusların ve halkların kardeşliği, silah ve orduların azaltılması ve barış kongreleri düzenlemek için en çok çaba sarfeden kişi, kişiler veya kuruluşlara verilir.

Edebiyat ve  Barış Ödülü Oslo’ daki Norvec Nobel Komitesi tarafından verilir. Bu komitenin üyeleri Norveç parlamentosu tarafından seçilir. Kisa bilgi notu olarak boyle...

Bir de Alfred Nobelin bu konuda ki vasiyetine bakalim;

"Ardımdan bıraktığım gayrimenkulumun ve servetimin tamamı, aşağıdaki şekilde dağıtılacaktır. Kapital, emniyetli bir şekilde Fon'da toplanmalıdır. Bu fon'un geliri her yıl Insanlığa en büyük hizmeti yapan kişilere dağıtılmalıdır. Bu gelir beş ana bölüme ayrılmalı ve aşağıdaki şekilde dağıtılmalıdır. Bir kısım fizik sahasında en büyük keşfi yapan kişiye verilmelidir. Bir kısım kimya sahasında en büyük keşfi yapan kişiye verilmelidir. Bir kısmı fizyoloji ya da tıp alanında en büyük keşfi yapan kişiye verilmelidir. Bir kısım edebiyat sahasında en büyük eseri yazan kişiye verilmelidir. Bir kısım Milletlerarası barış ve kardeşlik için en büyük çalışmayı yapan kişiye verilmelidir. Fizik ve kimya konusundaki keşifler, Isveç ilim konseyince değerlendirilmelidir. Tıp konusundaki çalışmalar Stokholm'deki Caroline Enstitüsü tarafından değerlendirilmelidir. Edebiyat ve barış konusundaki mükafatlar İsveç Parlementosu tarafından seçilen beş kişilik bir heyet tarafından değerlendirilmelidir. En büyük ve kesin arzum mükafatlar adaylara dağıtılırken kesinlikle milliyet tefrika yapılmamasıdır. En mühimi, mükafatı alacak şahıs bir İskandinavyalı da olabilir, olmayabilir de."
 
—Alfred Bernard Nobel
Paris, Kasım 27, 1895
 

Alfred Nobel vasiyetinin ustunden 1 sene gecmeden beyin kanamasindan 1896 yilinda vefat etmis, 1900 yilindan sonra duzenli sekilde bu oduller verilmeye baslanmistir...

Silah yapimcisi ve saticisi bir babanin oglu olan Alfred Nobel hayatini nitrogliserini patlayici madde olarak kullanmaya adamis bunun sonucu barutu ve sonucta itici barutu bulmustur. Alfred Nobel bu calismalarinin askeri amacli kullanilabilecegini  Carlik Rusyasi ordusuna yillarca silah yapip satan bir babanin oglu olarak ve de 5 dil bilip cok iyi egitim almis bir aydin olarak pekala biliyor ya da on goruyordu..Bu calismalarin birinde meydana gelen patlamada kucuk kardesi ile birlikte 4 kisi de hayatini kaybetmisti..Kendisine karsi Isvicre de,  Fransa da  muhalif guruplar olusmus istenmeyen adam ilan edilmistir.Hatta yasaminin son yillarinda Fransayi terk edip Italyaya yerlesmek zorunda kalmisti..Yani yaptigi calismalarin bazilarinin bahsettigi uzere tamami ile insani amaclar icin kullanilacak masum calismalar olamayacagini tabiri caizse dunya alem biliyordu..Tabii ki Alfred Nobel de biliyordu.

Burda ki amac Nobel odulunu ya da Alfred Nobeli kotulemek degil..Haddime de dusmez..Ama sorgulamak..Tamami ile yansiz ve tarafsiz kisa da olsa bilgilenmeye calismak..Ve tabii ki kendi dusuncelerimizi de ama hiciv yaparak ama direk ortaya koyup sizlerle paylasmak..Yoksa insan Alfred Nobel orneginde oldugu gibi olumu oncesinde de aydinlanir..Ama ne bu aydinlanma ne de Nobel Baris odulu, 1900 lerden bu yana iki buyuk dunya savasi , yuzlerce  bolgesel savas yasamis dunyada Alfred Nobelin  hayatini adayip gelistirdigi patlayicilarin ve turevlerinin  yuz milyona varan insanin olumu ile yakinen ilintili oldugu gercegini ortadan kaldirmaz..Bu ilinti bundan sonra da devam edecek..Sadece patlayan silahlarin degil silaha ayrilan butcelerin de acligi ve yoksullugu nasil buyuttugunu dusundugunuz de patlayici silahlarin insanlik tarihinde  en buyuk acilarin ta kendisi oldugunu gorursunuz.

Gelelim Obamaya verilen bu patlayici odule pardon Nobel baris odulune....Alfred Nobel’in bulusundan sonra hizla gelisen patlayici silahlarin en son teknolojiye haiz orneklerini  ordusunun bunyesinde  tasiyan nerdeyse akla gelecek her turlu silahlara sahip ulkenin liderine milyonlarca Iraklinin ve binlerce kendi insaninin olumunden sorumlu bir ulkenin  baskani sifatiyla (kendisi sahsen bundan sorumlu olmasa da) Nobel odulu verilmesi bence ironik gibi gorunuyorsa da kendi icinde tutarli yani da var..Patlayiciyi bulanin odulu en cok patlayici kullanana gitmis oluyor..Sadece adina baris odulu deniyor...

Bakalim odulu alanin karnesine; Irakta ki isgal devam ediyor..Cekilme karari ise bir takvime bagli..Bu takvim icinde sadece Irakta degil baska ulkelerde ki gelismelerde bu cekilmenin kaderini belirleyecektir..Niyet ve cekilme takvimi olumludur mutlaka..Ama adi ne olursa olsun bir baris odulu icin yeterli midir?

Ortadoguda Israili dizginleyen gozle gorunur bir politikasi da yoktur su ana kadar Obama yonetiminin.Dogrudur; Israile Bush un verdigi destegi vermemekte, biraz mesafeli gorunmeye calismaktadir.Ama Israil  hala  bildik Israil..Bu bolgede Obamanin insiyatifinde bir baris kongresi falan da  duzenlenmis degildir..Oysa odulun sartinda bu var..Tek sarti degil ama var..

Peki tamam diger sartlara gecelim.....

Guantanama oldugu yerde durmaktadir..Bu konu da hic bir seffaflik yok..Halklarin kardesligi yargisiz infazlarda yok edilmektedir..Halklarin kardesligi odulun sartlarindan biri de ..

Afganistanda asker sayisi azaltilmiyor aksine arttiriliyor..Oysa ne diyor  baris odulunun sartinda  ; silah ve ordularin azaltilmasi...Ayrica ABD askeri harcamalarinda  oyle hatiri sayilir bir kisitlamaya da gitmis degil ABD yonetimi..Krizin yarattigi kisitlamalar sadece..Baris amacli degil..

Kubaya uygulanan insanlik disi ambargo devam etmektedir..Hani uluslarin ve halklarin kardesligi tekrar? Oyle diyor odulun baris sartinda..Ben demiyorum...

Hondurasta ki askeri ihtilale verilen sessiz destek baska bir oykudur..ABD nin savundugu butun degerlere terstir.Nobel odulune ise Yildiz ve Kible kadar terstir..Yine odulun sartlarindan biri olan uluslarin kardesligine ise tamami ile aykiri gecmektedir...

Obamaya bence bu odul pesin verilmis ve akillarinca Obama borclu kilinmistir..Niyetine ve dagittigi umutlara inanilarak..Eger izlerse baris yolunda onune cikabilecek  engellerde kendisine pesin destek verildigi tum dunyaya bu odulle ilan edilmis bununla butun dunya uluslarinin da Obamanin yaninda yer almasi istenmistir..Cunku dunyanin icinden gectigi donem icinden cikilmazsa savaslarla  sonuclanabilecek bir donem olarak siyasi dusunurler tarafindan degerlendirilmektedir..Dolayisi ile kendine dunyanin jandarmasi gorevini bicen ABD dusunce de baris yanlisi bir baskana sahip oldugu donem de  barisin fiilen en guclu koruyucusu olmakla gorevlendirilmis ve kendisine bu konuda pesin bir nisan takilmistir..Ben boyle dusunuyorum..Yoksa Obama su ana kadar bu odulu alacak bir sey yapmamistir..Bu odul de  Orhan Pamuk a verilen odul gibi siyasi maksatli olup gercekci degildir..Ayrica  Bush doktrinini devam ettirecek Cumhuriyetcilere dur deyip siyah Obamayi baskan yapan Amerikan halki baris beklentilerine verdigi destekle Obamadan daha fazla odule layiktir..Dunya barisini da eger saglarsa ne yapacaklari belli olmayan siyasetciler (cogu) degil dunya insaninin sag duyusu saglayacaktir..Bilisim cagi da bu baglamda bir sanstir...

Madem soz baristan acildi devam edelim  ve ulkemize donelim; ulkemizin bolgede baslattigi baris girisimleri ise baris yanlisi bir ulke olmamizi gostermesi acisindan onemlidir ve desteklenmelidir..Ancak Suriye ornegi Ermenistanla karistirilmamalidr..Suriye bolgede yalniz bir ulkedir ve siginacagi tek kapi Turkiyedir..Turkiye de bu firsati iyi degerlendirmistir.Ve bu baris iki ulkenin ozgur iradesi ile gerceklesmistir.Faydalidir..Mutluluk vericidir..Denizciler icin de Suriyede hatiri sayilir firsatlar vardir..Deniz sektorunde buyuk bir bilgi boslugu  oldugunu yetismis eleman sayisinin azligini oraya ziyaretlerde bulunan dostlarimizdan bizzat dinledim..

Keske benzer seyi Yunanistanla yapabilsek..Benim sokaktaki insan olarak yasarken gormek istedigim ve en arzu ettigim seylerden biridir Yunanistanla tamami ile dost ve kardes bir ulke olmak..Boyle bir bag hem ulkemiz hem Yunanistan acisindan ve tabii ki DENIZCILIK SEKTORUMUZ acisindan cok buyuk olanaklar saglayan  bir gelisme olacaktir..Dusunun baris denizi olan Ege de ki ozellikle yolcu gemisi trafigini..Limanlarin yogunlugunu..Acentasindan , kumanyacisina ,esnafindan sofurune kadar kimler kazanmaz ki bu senaryoda..Iddia ediyorum dunyanin en yogun turizm bolgesi olur Ege denizi...

Ermenistan ile baslatilan baris calismalarini ben farkli goruyorum....Oncelikle iki ulkenin ozgur iradesi ile baslayan gonullu calismalar degildir bu girisimler...Isteyen kizsin ama bu boyle. Bolge yerlesmis kuresel guclerin basta ABD ,Rusya (zaten bolgede),Fransa ve Almanyanin enerji yataklarini tehlikeye sokacak bir patirti gurultuyu istememelerin bir sonucudur bu girisim..Turkiye-Ermenistan yakinlasmasi ile Azerbeycanin uzerinde olusturulacak manevi baskiyla isgal edilen ozellikle yukari karabagi geri istemesinden vaz gecmesi geri kalan 5 bolgenin Azerbeycana verilerek  barisi kurma girisimidir..Ilk basit okunus boyle durmaktadir. Gerisini bilemem..Zorlu bir yoldur..Karsinizda uluslararasi diplomaside sozune en az guvenilen bir ulke ve Turk dusmanligi ile beslenen bir diaspora vardir..Soykirim yalanindan ve bati ermenistan iddiasindan vaz gecmeleri su asamada  imkansizdir..Ve Karabagin isgali bilmem kac bilinmiyenli denklemdir..Bu barisin olmazsa bin kere olmazi Ermenistanin Azerbeycan topraklarindan TAMAMEN cikmasidir. Ama Ermenistanin isgal ettigi topraklarin tamamindan cikma niyeti yoktur..Bolgenin en geri kalmis ve yoksul ulkesi Ermenistan sadece Rusyanin ve diasporanin yardimiyla muassir ulkeler seviyesine cikamayacgini artik anlamali halkini uyduruk soykirim yalanlari ile kandirmayi birakmali, olmayacak toprak iddialarindan vaz gecmelidir..Iki ulke halki mutlaka bir gun kucaklasmali birbirlerine verdikleri acilardan dolayi aglasmali ve barismalidir..Insan olmanin geregi budur..Bu iki ulke baris istegini once kendi ozgur iradelerine kabul ettirmelidir..Bu acidan ulkemizin onde oldugunu rahatlikla soyleyebilirim.Hem Ermenistan  hem Turkiyede ki baris severlerin isi zordur..Bu barisa en cok sinirin kapanmasindan dolayi fakirlesen Ermenistanda ki cocuklarin ve yoksul insanlarin ihtiyaci vardir..

Butun bunlarin denizle denizcilikle ne ilgisi var peki? Direk olarak hic bir ilgisi yok..Tamam da denizci adam gunun sonunda insanligi ilgilendirecek konularda neler oluyor sorusunu  dunya insani bir denizci olarak  sormayi  sorumlulugu olarak gorur..Denizci adam kupesteden asaga bakmaz ufka bakar..Gemici (gemici sifatini butun mevkide ki denizcileri kast ederek soyluyorum) ile denizcinin farki da buradadir..Dunyayi “gemiciler” degil “denizciler” yapilandirmistir..Gemici adam tekne ve deniz iliskisine ucuncu boyutu katamayandir..Ister Kaptan olsun ister baska bir gorev de bulunsun..Denizci ise kendi icinden baslayan yolculugun yasama uzanan rotasini bu iki boyuta ekleyendir.Yani yasamin hic bir boyutundan elinden geldigince kopmayandir.. Denizcinin hayati sadece deniz olamaz....Bu yolculugun icin de her sey vardir..Obamanin Nobeli de,edebiyat da,pozitif bilimler de, denizlerin firtinasi da,fenerlerin yol gosteren aydinligi da,  limanlarda serserilik de, salonlarda beyefendilik de, sorgulayan kafadan , dindar bir yurege dolayisi ile merhametin en derinine  kadar   hulasa insan ufkunun alacagi hersey vardir bu rotanin ustunde...Denizci olmak denizcinin pesinde kostugu ufuklar kadar engin olabilmenin beceresinden gecer..

Donelim ABD baskanina; peki Huseyin Barack Obama baris icin verdigi sozu tutmazsa ne olur? Pesin aldigi odulu geri mi verir ?.(Para odulunden soz etmiyorum onu hayir kurumlarina verecekmis) ..Insallah geri vermelidir diye dusunmeyiz bir gun..Yurekten temennimiz o..Dunyanin baska sikintilara ihtiyaci yok..Ozellikle su gunlerde..

Sevgiler herkese...