banner242

banner176

banner246

banner191

banner249

banner148

banner145

banner179

banner248

banner243

05.04.2021, 14:02 462

M/V Nebil ve bir filmin başına gelenler

M/V Nebil ve bir filmin başına gelenler!

Sevgili Kayhan Çındemir Ağabey, “ Nebil gemisinin hikayesini biliyor musun?” deyince “tamam” dedim, “güzel bir hikaye geliyor”

Döneminin dünyaca ünlü oyuncularının başrolünde yer aldığı, finalinde krizlerin çıktığı ve Türkiye’de gösteriminin yasaklandığı filmin ve filmin merkezine oturan Nebil gemisinin hikayesini Kayhan Ağabey anlattı.
Öyle bir hikaye ki, hikaye içinde hikaye ama önce filmle ilgili bazı ayrıntıları paylaşmak istiyorum.

Atatürk rolü için jön seçilmeyince…

Bundan tam 51 yıl önce, Türkiye’de “Paralı Askerler” (You can’‘t win ‘em all) ismini taşıyan bir film çekiliyor.
Başrollerini Tony Curtis, Charles Branson, Michele Mercier ile Fikret Hakan ve Sahil Güney’in paylaştığı film, 1922 yılında Kurtuluş Savaşımız sırasında iki paralı askerin silah satmak amacıyla Anadolu’ya geçmesi ve daha sonra biz Türklerin yanında yer almasını, milis güçleri ve Kuvayi Milliye arasındaki ilişkileri anlatıyor.

Filmin senaryosu ülkemiz tarafından iyice incelenip onaylanıyor. Türkiye ve Türkler aleyhine tek satır olmamasına dikkat ediliyor.

Her şey yolunda gidiyor ancak bir anda ortalık karışıyor ve filmin son sahnesi krize yol açıyor.

Final sahnesinde Atatürk iki maceraperesti kabul edecek ve onurlandıracaktır. 10 saniyelik Atatürk rolü için bir jön yerine karakter oyuncusu seçilmiştir. Aslında Türkiye’nin lehine olan film bir anda skandala dönüşür. Medya ve devlet yetkilileri olayı kınar. Filmin Türk oyuncuları hadiseyi protesto ederler. Sorun, son sahnedeki iki kahramanın Atatürk’ün huzuruna değil de başka bir Türk komutanın karşısına çıkarılmasıyla halledilir.

Film, “Kybele” adlı bir Karadeniz takası ile başlar ve son 15 dakikasında “Nebil” gemisi ile devam eder. Filmde Mustafa Kemal yerine Mustafa Kayhan ismi kullanılmaktadır. Filmde Efes harabelerinin, Çırağan Sarayı’nın, Sait Halim Paşa Yalısı’nın eski hallerini görebiliyorsunuz.

Bu filmi YouTube’da seyretmek mümkün. Buraya tıklayarak izleyebilirsiniz.

Bizi ilgilendiren kısmı, filmin çekimleri sırasında kullanılan Nebil isimli gemi.

Bu geminin hikayesini de Sevgili Kayhan Çındemir’in anlatımı ile sizlere aktarıyorum;

Kosterden frigoya çevriliyor

“İlginç bağlantıları ve seferleri olan efsane gemi. İlk ismi Verna olan ve 1914’de İsveç’de inşa edilen M/V Nebil’i, 1954 yılında Tahsin Cerrahoğlu satın alıyor ve adını Akçakoca olarak değiştiriyor. 1927 yılında Rize’den İstanbul’a göç eden rahmetli Hüseyin Avni Kalkavanlar 1956 yılında geminin yeni sahibi oluyor ve adını Nebil olarak değiştiriyor. 1959 yılında ise 480 HP dizel makine konularak makinesi sitimliden dizele çevriliyor. Uzun bir müddet navlunda çalıştırdıktan sonra 1964 yılında Amerikalılara kiralanıyor.

Amerika’dan getirilen jeneratör, kompresör, mantar ve bir takım izolasyon malzemeleriyle kalafat yerinde (Perşembe Pazarı) donatılıp Türkiye’nin ilk kosterden frigo gemisine dönüştürülüyor.

Üç yıl Sinop, Samsun, Trabzon arası Amerikalıların et, balık, tavuk gibi gıdalarını taşıyor.

1967 yılında sözleşme bitip tekrar kalafat yerinde kostere dönüştürülüyor. Söküm sırasında atılan mantarların denizde gemi gibi yüzmelerini ve bir kısmının da genellikle hamalların toplayıp can yeleği haline getirerek Haliç’te yüzmelerini seyrederdik.

Film icabı” Star of İslam” oldu

1969 yılında Haydarpaşa’da yük boşaltırken biz de gemide tamir için bulunuyorduk. Hüseyin Amca gemiye gelip, “Arkadaşlar. Gemiyi Amerikalı filmcilere kiraladım” dedi. Bana da, “Oğlum sen de ayrılma. Belki senden isteyecek bir şeyleri olabilir” dedi.

Filmcilerin ön ekibi geldi. Gemide oldukça fazla değişiklik yapılmasını istediler. Baca şekli ve forsu, isimler – ismi Star of İslam olarak değiştirildi – köprü üstüne çıkış merdivenleri, göğüs önüne ahşap görünümlü kontraplaklar yerleştirdik. Kontraplakların arasında güverteden ateş edildiğinde manyeto vasıtasıyla patlatılıp kurşun deliği görüntüsü verilmesi için fünyeler yapıştırıldı.

Biz hazırlıklarımızı tamamladık. Hangi artistler gelecek diye bekliyoruz derken geldiler. Tony Curtis, Charles Bronson, Anjelik dizilerinin ceylan gözlü efsanesi Michele Mercier…

Gözlerimize inanamıyoruz. Dünyaca ünlü üçlü ile küçücük geminin içinde hep beraberiz. Benim favorim Mercier ama gemi kaptanı Ali Kaptan (Muallim Ali) göz açtırmıyor.

Tüfek denize düşünce…

Çekimler esnasında ilginç bir olay da yaşandı. Figüranlardan birisi, askeriyeden ödünç alınan tüfeklerden birini denize düşürdü. Tabiki herkes panik içinde. Derken oldukça yaşlı bir gemici soyunup evliya donuyla denize atladı. Herkes rıhtımda merakla beklerden adam bir türlü sudan çıkmıyor. Eyvah boğuldu galiba diye düşünmeye başladık. Meğer tüfek geminin altına doğru gitmiş. Yaşlı gemici de öbür taraftan çıkıp yüze yüze rıhtıma geldi. Alkışlar, kıyamet kopuyor. Amerikalılar da yaşlı gemiciye maaşının belki üç katı para vermişlerdi.

Charles Bronson hamamda itiraz edince

Çektikleri filmin adı “Paralı Askerler”, orijinal adı ise “You Can’t Win ‘Em All” 1970 yılında gösterime giren bu film ülkemizde yasaklanmıştı. Nedeni ise gazetecinin biri, Charles Bronson ile hamamda röportaj yapmaya kalkmış. Bronson da, “burası yeri mi?” diye tepki gösterince, gazeteci de gitmiş devlet yetkililerine, “ülkemiz aleyhine film çekiyorlar. İtibarımızı zedeleyecekler” dediklerini duymuştum.


Yetkililer de araştırmadan soruşturmadan yasak kararı çıkartmışlar. Yıllarca oynatılmamıştı bu film.

Filmin başka sahneleri için de bir ahşap çektirme kiralanmıştı. Bu arada biz de hem dünya çapında yıldızlarla bir arada olduk hem de iyi paralar kazandık. Tek üzüntüm birlikte bir fotoğraf çektirmeyi ihmal etmemizdir”

Nebil gemisine daha sonra neler mi oldu!

1990 yılında Cevat Genç ve ortakları tarafından satın alınan Nebil, 1996 yılında Ahmet Ünsal Kırımlı ve Ömer Kaya tarafından satın alınıp Sinop 1 adını taşımaya başlıyor. Buradan da hurdaya gidiyor.

Yorumlar (0)
9
parçalı bulutlu
Günün Karikatürü Tümü