Korsanlar sigortacıları ikiye böldü

İngiliz kulüpler ödenen fidyeyi Tekne & Makine sigortası kapsamında değerlendirmeye olumlu yaklaşırken, Doğu Avrupa’daki klüpler korsanlık olaylarını teminat dışında bırakıyor. Önde gelen brokerlik şirketleriyle korsanlığı konuştuk.

Bu yıl artan korsan saldırıları P&I (Hasar ve Tamin)sigorta kulüplerini ikiye böldü. Sigorta klüpler mevcut sigorta poliçelerinde çok net olarak ifade edilmeyen korsanlık olayları için yeni bir poliçe hazırladı. Kidnap and Ransom (Kaçırma ve Fidye) diye adlandırılan sigorta poliçesi, ödenecek fidye ve her türlü masrafı teminat altına alıyor.

Önde gelen brokerlik şirketleriyle korsanlık teminatlarını ve sigorta kuluplerinin korsanlık olaylarına bakışlarını sorduk.

Marsh: Korsanlık savaş teminatı kapsamına alınacak

İngiliz klozlarına göre, bu yıla kadar Tekne & Makine sigortası kapsamında değerlendirilen korsanlık (piracy) teminatı, son yıllarda boyut değiştirince sigorta şirketleri harekete geçti. Marsh Sigorta Deniz Sigortaları Grup Müdürü Kaptan Kutlay Özmenlikan, sigorta şirketleri korsanlığı bu yıl savaş(harp) poliçesi kapsamına alacağını söyledi.

Korsanlık olaylarının bu yıl başlamadığını ve yıllarca var olan bir eylemin boyut değiştirdiğini söyleyen Marsh Sigorta ve Reasürans Brokerliği A.Ş Deniz Sigortaları Grup Müdürü Kaptan Kutlay Özmenlikan, Somali’de son iki senedir farklı bir korsanlık türünün ortaya çıktığını belirtti. Korsanlığın tamamen adi suç kapsamında değerlendirildiğini kaydeden Özmenlikan, “Terörizm olarak kabul edilse çok daha farklı uygulamalar olacak ve o bölgede seyreden savaş gemilerinin yaptırımı da çok daha farklı olacaktır” dedi.

Aden Körfezi’nin ve Somali sahillerinin çok büyük bir deniz sahası olduğunu ve bu sulardan yılda 20 bin geminin geçtiğini vurgulayan Özmenlikan şöyle devam etti: “Son dönemde kaçırılan gemiler için 2 milyon dolardan 10 milyon dolara kadar fidye talebinde bulunuldu. İstatistiki olarak gemilerin çoğu; gündüz kaçırılıyor, yeni ve yüklü gemiler kaçırılıyor. Bu korsanların arkasında çarkı iyi kontrol eden organizatörler var. Artık korsanlarla değil çok ciddi çalışan profesyonel firma veya gruplarla pazarlık ediyorsunuz. Marsh’ın yaptığı araştırmalara göre 6 ay içinde 550 bin dolar fidye ödeyerek kurtulan gemiler olduğu gibi 2 milyon dolar ödeyerek de kurtulan olmuş. Bir hafta içinde kurutulan da oldu, 110 gün içinde kurtulan da. Bu son dönemdeki fidye talepleri 20 milyon dolara kadar çıktı. Ancak denizcilik firmalarının ne kadar ödediğini açıklamaması gayet doğaldır.”

Malaca Boğazı'nda azalırken, Somali’de arttı

Artan korsanlık olaylarının bölgenin ticaretini de etkilediğini söyleyen Özmenlikan,“Birçok denizcilik firması, gemilerinin ek maliyetlerini göze alarak Aden ve Süveyş rotasını kullanmama, Afrika’nın güney ucundan geçme kararları aldılar. Bildiğim kadarıyla Süveyş Kanalı Mısır devletinin, Turizm ile birlikte en büyük gelir kaynağı” dedi.

Korsan saldırılarıyla ilgili bazı istatistiki bilgileri paylaşan Özmenlikan şunları söyledi: “2004 ile 2007 yılları arasında mukayese yapıldığında; 2004 yılında kayıtlı, saldırıya uğramış gemi sayısı 329 iken 2007 de bu rakam 263’e düşmüştür. 2004 yılında kaçırma ve rehin alma oranı % 53 iken 2007 de bu oran % 83’e ulaşmıştır. 2004 yılında, Malaca Boğazı’nda gerçekleşen korsanlık saldırıları 132 iken 2007 senesinde 50’ye düşmüştür. 2004 yılında, Aden körfezi ve Somali sahillerinde gerçekleşen korsanlık saldırıları 2 iken 2007 senesinde 44’e yükselmiştir. Yine Aden körfezi ve Somali sahilleri yakınında 2008 yılında da 50’nin üzerinde korsan saldırısı rapor edilmiş. Bunun 33’ü rehin alma ile sonuçlanmıştır. Bu kaçırılan gemilerin 20 farklı ülke bayrağı taşımakta olup, ortalama 60 günlük rehin süresi mevcuttur.”

Marketler farklı yorumluyor

İngiliz Klozlarında korsanlığın Tekne & Makine sigortası kapsamında değerlendirildiğini söyleyen Özmenlikan, gemi batırılsa dahi, korsanlık sebebiyle oluşmuş fiziki hasarların tamamen teminat altında olduğunu belirtti. Norveçli sigorta kuruluşlarının klozlarında ise korsanlığın Tekne & Makine kapsamı dışında tutularak savaş teminatı içinde değerlendirildiğini ifade eden Özmenlikan, “Boyut değiştirmesi nedeniyle korsanlık olaylarının bu yıldan sonra İngiliz sigorta kuruluşlarında da savaş teminatı içine alınacağı bilgisine ulaşmış durumdayız.” dedi.

K&R var mı diye sorulması lazım

Korsan saldırılarında rizikoların artması ve fidye talep edilmesiyle gündeme gelen Kidnapping and Ransom sigortalarına da değinen Kaptan Özmenlikan konuşmasını şöyle sürdürdü: “Kidnapping and Ransom olaylarını tekne hasarı olmaması, yüklü ise yüke zarar gelmemesi ve personelin zarar görmemesi için yapılacak olan bir fedakarlık olarak kabul ediliyor. Kaçırılan gemilerin büyük kısmı yüklü. Son derece bilinçli bir hareket. Kargo tarafının da fedakarlığın altına girmesi talep ediliyor ve müşterek avarya ilan edilebiliyor. K& R teminatı bu tür bir fedakarlığı teminat altına alan, çeşitli limitlerde satın alınabilen bir poliçe türüdür. K&R aslında markette çok uzun süredir vardı ancak boyutlar buraya kadar ulaşmadığı için işlevliği çok fazla değildi. Kaçırmalar artınca bu teminat yeniden gündeme geldi. Bu teminatlarda geminin ve personelinin kurtarılması için ödenecek 3-5 milyon dolarlık bazı limitler var. Bunu seferlik yapabileceğiniz gibi yıllık da yapabilirsiniz. Tekne & Makine sigortalarının oldukça yüksek muafiyetleri vardır. Olası bir durumda ödenilen bir fidye sizin hasar prim dengenizi direk olarak etkileyecektir. Yenilemelerde de, büyük prim artışlarına neden olacaktır. Ancak K&R teminat sadece fidye ve masraflarını içeriyor. Bazı marketler şimdiden fidyeyi ödemeyeceklerini bildirdiler. Doğu Bloğundaki sigorta şirketleri birkaç ay önce Aden Körfezi ve Somali yakınlarından kaçırılmalarda ödenecek fidyeyi ödemeyeceklerini bildirdi. Bu sigorta şirketlerinden tekne makine sigortası yaptıran armatörler/gemi işletmecileri bu teminatları kesin almalarında fayda görüyorum.

Bu bölgeden geçiş yapan armatörlerimizi bu doğrultuda bilgilendirmekteyiz. Bunun sonucunda da çoğunluk müşterimiz bu ek teminatı almakta tereddüt etmediler. Bu, Marsh olarak görevimizi yapmış olmanın rahatlığını bize sağladı.

Nasıl ki kiracılar armatörlerin P&I teminatlarını sorguluyorsa, armatörler de kiracılarına “charterer’s liability” (kiracı sorumluluğu) teminatlarını sorsunlar. Kiracı Sorumluluk sigortaları içinde açıkça K&R teminatının olup olmadıklarını sormalarında fayda görmekteyim. Bu teminatı olan kiracılar da, kiraladıkları geminin bu sebeple karşılaştığı gün kayıplarını ödemede daha rahat olacaklarını sanırım söylememize bile gerek yoktur. Böylelikle armatörün olabilecek gün kayıplarını kiracısından, dolayısıyla kiracısının sigortacısından tahsil etme imkanı olacaktır.”

AON: Kaçırmalar artınca K&R gemilere uyarlandı

Yurt dışına çok sık seyahat eden işadamlarını güvence altına almak için geliştirilen ve Avrupa’da çok yaygın olarak kullanılan Kaçırma ve Fidye (K&R) sigorta poliçesi, kaçırılmalar artınca gemilere uyarlandı.

Tekne & Makine sigortalarında korsanlara verilen fidyenin teminat altında olup olmadığıyla ilgili açık bir madde olmadığını söyleyen AON Türkiye Deniz Sigortaları Müdürü Murat Volkan, İngiliz sigortacıların fidyeye daha pozitif yaklaşırken Orta ve Doğu Avrupa’daki klüplerin olumsuz yaklaştıklarını kaydetti. Artan korsanlık olaylarının ardından İngiltere’deki sigorta klüplerinin tekne ve harp sigorta poliçelerinde değişen bir şey olmadığını söyleyen Volkan, “İngiltere pozisyonunu korusa da bazı marketler Aden Körfezi’nde olası bir kaçırma durumunda fidyeyi ödemeyiz diye bildiriyorlar. Türkiye’de oldukça fazla müşterisi olan bir sigorta şirketi korsanlık olayları artınca, Aden Körfezi’nde meydana gelecek korsanlık olaylarında teminat vermiyoruz diye müşterilerine bir mesaj gönderdi” diye konuştu.

Mevcut sigorta teminatlarında korsanlara verilen fidye ödenir diye açık bir madde olmadığını söyleyen Volkan, “Geminin yüklü olması durumunda müşterek avarya şeklinde değerlendirilip gemiyi ve yükü yakın bir tehlikeden korumak için değerlendirilip fidyeyi yük ve gemi sigortası ortak karşılayabiliyor” dedi.

İngiltere’de korsanlık olaylarının artmasından sonra Kidnapping and Ransom (K&R-Kaçırma ve Fidye)) adında yeni bir ürün geliştirildiğini ifade eden Volkan şunları söyledi: “K&R poliçeleri veren İngiltere’deki klüplerde çok büyük bir ekip var. Bu yurt dışına seyahat eden iş adamlarının başına gelebilecek olaylara karşı yapılan gizli bir sigortaydı. İnsanların kaçırılması için olan bu ürünü, korsanlık olayları artınca gemilere uyarladılar. Gemi adı verilmeden sadece armatörle sigortacı arasında olan bir sigorta. Aksi halde açık bir hedef haline gelebilir. Armatörler bunu Tekne & Makine sigortalarının altında mevcut klaimler değerlendirebilirler ama hasar denkleri bozulacak ve armatörlerin alamayacağı ekstra masraflar doğacak. K&R sigortası fidye dışında yapılacak bütün masrafları da içeriyor.
Seferlik yapılan bir sigorta ancak eğer o bölgeyi çok sık kullanıyorsanız yıllık anlaşmalar yapılabilir ve daha avantajlı hale gelir. 5 milyon dolarlık bir teminat için 35 - 40 bin dolarlık primi var."

OMNI: Sigortacılar korsanlık teminatından kurtulmaya çalışıyor

Korsanlık olaylarının artmasının ardından mevcut poliçelere ilaveler yapılmadığını söyleyen Omni Corporate Solutions Brokeri Kaptan Ufuk Teker, sigortacıların aksine korsanlık teminatından kurutulmaya çalıştığını belirtti. Yeni sözleşmelerde tekne & makine sigorta kapsamı altında olan korsanlık teminatlarının birçok sigortacının başından atmaya çalışacağını ifade eden Kaptan Teker, “Ek primlerle harp & grev poliçelerine katılacak ve bu da armatöre yeni bir maliyet unsuru oluşturacak. Veya sadece Aden Körfezi geçişleri, Nijerya uğraklarıyla ilgili olarak armatörler yeni poliçeler almak zorunda kalacaktır” diye konuştu. 

Tekne & Makine sigortalarının tabi olduğu bir takım klozların olduğunu ve bu klozlar altında korsanlığın da tanımlanmış rizikolardan biri olduğunu söyleyen Omni Corporate Solutions Brokeri Kaptan Ufuk Teker, “Ancak istenecek fidyenin bu teminat altında değerlendirilip değerlendirilmeyeceği noktasında sigortacıların aklında bir takım soru işaretleri var. Bu konuda marketler farklı hareket ediyor” dedi.

Bugüne kadar kaçırılan her geminin yüklü olduğuna dikkat çeken Ufuk Teker şöyle devam etti:“Bir gemi kaçırıldığı anda üzerinde yük olup olmaması sigortacılar için önemli bir unsur. Yüküyle birlikte kaçırılmışsa, geminin kaptanı müşterek avarya ilan edebilir. Ödenecek fidyenin, kurtarma, yardım ücreti veya daha büyüyebilecek hasarı minimize edebilecek masraf olarak kabul ediliyor. Fakat gemide yük yoksa olay biraz daha değişiyor. Sigortacıların çoğu, bizim korsanlık teminatımız var ancak sadece gemiye verilen fiziki hasarları karşılarız. Kaçırılan boş gemiler müşterek avarya teşkil etmeyeceği için sigortacılar fidyeyi teminat dışı bırakabiliyor. Henüz boş bir gemi kaçırılmadığı için net bir örnek yok. Türkiye’de tekne makine sigortası yapan çok fazla sigorta kuruluşu bulunmazken, olanlar da İngilizlere benzer bir sistem içeriyor. Gemi kaçırılırken korsanlar tarafından gemiye verilen hasarlar, müşterek avarya olarak değerlendirilir ve poliçe şartları dahilinde tanzim edilir. Karşı konulurken gemiye verilen zararlar ve geminin yüküyle birlikte kaçırılması durumunda korsanlar tarafından talep edilen fidye tutarı, TTK’nın 1193-94’de açıklandığı gibi müşterek avarya teşkil etmektedir.”

Sigortacılar bölündü

Sigorta poliçelerinde gri noktalar olmasından dolayı marketleri gezerek araştırma yaptıklarını söyleyen Ufuk Teker, “Korsanlık teminatı sigorta poliçelerinin içerisinde olan bir şeydir. Ancak daha çok gemiye verilen fiziki zararlarla alakalı bir şey. Fidye ise yeni bir olgu. Fidye ödemelerinde bugüne kadar sigortacılar bir sorun çıkarmadı. Ancak bunun adedi çok artmaya başlayınca piyasa hemen bir reaksiyon gösterdi. İngilizler teminat altına alıyor ancak İtalyan klüpler verilecek olan fidyenin kanunsuz olduğunu söylüyor ve ödenecek fidyeyi teminat dışı bırakıyor. Rus sigortacılar da o bölgedeki kaçırma olaylarının bir riziko olarak değerlendirilmediği ve teminat dışında bıraktığını deklere ettiler. Sigortacıların fiziki hasar olmazsa ben bir şey ödemem deme ihtimali var. Armatörleri bu muallakta bırakmamak adına o bölgede seyreden gemiler için özel bir sigorta tarzı oluşturuldu ve biz bunu uygulayan dünyadaki ilk sigortacılardan biriyiz” şeklinde konuştu.

Fidye teminat altına alındı

Korsanlık olayları için hazırlanan Kidnap and Ransom (K&R - Kaçırma ve Fidye) sigortalarında, gemileri daha cazip hale getirmemek için poliçelerin üzerine gemi ismi ve şirket bilgileri yazılmıyor. Gemi armatörü ve sigortacının bir referans numarası ile sigortalanabiliyor. 3 ve 5 milyon doları bulan fidye teminatı sağlanıyor. Tek geçiş için yaklaşık 12 bin dolarlık primi var. Sürekli geçişler için ise prim avantajı sağlıyor. 8 sefer için yıllık 20 bin dolarlık bir primle gemi teminat altına alınabiliyor. Bu sigorta poliçesiyle ayrıca 2 aya yakın geminin kira kayıpları da teminat altına alınabiliyor.

Kira kayıpları teminat altında değil

Korsanlar tarafından kaçırılan gemiler aylarca rehin tutulabiliyor ve büyük bir kira kaybı oluşuyor. Geminin kira kaybı sigortası yoksa bu kayıplar tekne & makine sigortası tarafından karşılanmıyor. Bu sigorta poliçesi de armatörler tarafından çok fazla tercih edilmiyor. Armatör veya kaptanın bir kusurunun olmadığını söyleyen Omni Corporate Solutions Brokeri Kaptan Ufuk Teker, charter party sözleşmelerinin dikkate alınacağını ve mahkemelerin çözebileceğini belirtti. 

MURAT ERDOĞAN
[email protected]