banner246

banner176

banner242

banner191

banner249

banner148

banner244

banner179

banner248

banner145

27.11.2008, 19:57 25847

Karaköy İskelesi’nin Hazin Hikayesi

1984 yılında Karaköy’de Vapurların yanaşıp kalkması için kullanılmak üzere sökülüp takılabilir 8 adet duba yapılır.
Sökülüp takılabilirin anlamı; Her duba bağımsız olarak sökülüp iskele hizmetini aksatmadan dengeli olarak ikişer, ikişer bakım tutumlarının daha kolay yapılabilmesine olanak sağlanmasıdır. 

Dubalar bu düşünce ile imal edildikten sonra sıra üst binalarının yapılmasına geçilir. Dubaların üzerine gelecek tüm çelik yapılar (üst binalar) taşerona ihale edilir ve imalatları yaptırılır.

Hesap kitap yapılmadan imal edilen bu çelik yapılar dubaların üzerine konulduğunda bu yapıların ağırlığını dubaların kaldıramayacağı, eğer üzerine konursa dubaların batabileceği tespit edilir.

Çare aranır…

Sonunda aklıevvel birisi bir çözüm ortaya atar. Dubaların arası sac ve kaynakla kapatılacak, tank haline getirilecektir. Bu tanklar da duba vazifesi görecek, böylece dubaların kaldırma gücü artacak ve üst binaları kaldırabilecektir.

Hemen tatbikata geçilir ve işlem tamamlanır.

Yalnız göz ardı edilen bir şey vardır. Dubalar, kaynakla birbirlerine bağlandıkları için tek bir duba haline gelmiştir. Artık bu dubanın bakım tutumu çok zordur. Hatta imkansızdır. Çünkü bakım tutum için dubanın tamamının yerinden alınarak havuzlanması gerekecektir. Bu da belli aralıklarla iskelenin ortadan kalkması ve hizmet verememesi anlamına gelmektedir.

Tekrar çare aranır…

Geçici de olsa bunun da bir çözümü vardır.
Dubanın iç kısmının bakım tutumu olduğu yerde yapılacak ama dış kısmı (ki deniz içinde kalan bu kısmın bakım tutumu da çok önemlidir) iyi bir hesap sonucu ortaya çıkacak olan anot ile korunacaktır.

Günü kurtarmak isteyen yöneticiler uzun süreli bir koruma hesabı yaptırmak isterler.
20 yıllık bir koruma için Haliç Tersanesi Dizayn ofisine başvururlar. 
Öyle ya! 20 yıl sonra kim öle, kim kala…
 
O zamanlarda Haliç Tersanesi Dizayn Ofisi Şefi olan Mühendis Hasan Er, bu kritik hesabın yapılabileceğini söyler.

Neden kritik?

Çünkü, anotların hesabında ve sonra yerlerine yerleştirilmesinde dağılım çok hassas yapılmalıdır. Anotlar tükeninceye kadar bakım tutuma ihtiyaç kalmamalı ve iskele yerinden oynatılmamalıdır. Ayrıca, süre çok uzun olduğundan anot miktarı çok fazla çıkabilecek ve bu anot ağırlığı da dubanın mevcut halinin deplasman problemini olumsuz etkileyecektir.

Hesap çinko’ya göre yapılınca, çıkan anot ağırlığı ile bunun mümkün olamayacağı görülür. Bunun üzerine Anot olarak Alüminyum İndiyum kullanılmaya karar verilir ve hesaplama sonucunda çinkonun üçte biri ağılığında alüminyum indiyum anot ile bu işin çözüleceği bulunur.

Yalnız hesaplar 20 yıl değil 22 yıla göre yapılmıştır. Öyle ya, 20 yıl dolduğunda bakım tutum kararı için ilgililere kısacık! (2 yıl) süre tanınmalıdır…

Alüminyum anotlar projeye uygun olarak yerleştirilir. (Sayın Er tüm bu hesapların bu gün bile Haliç Tersanesi arşivinde bulunabileceğini belirtiyor.)     

1990 ortalarında sırf kişisel merakından Sayın Er durumu araştırır. Anotların % 100 çalıştığını öğrenir. (Bu duruma ait raporlar da şehir hatları arşivlerinden bulunabilir)

Çok memnun olur. Hesap doğru yapılmıştır. Anotların tükenmesine daha 16 yıl vardır.
Yani 2006 yılına kadar bir sorun yoktur.

                                                   *  *  * 
Yıl 2008…

1984 senesinin Ekim ayında yerleştirilen 22 yıllık tutyalar 2006’nın ekim ayında bitmiş ve sonrasında sacın kendisi erimeye başlamış olmalıdır.

Evet, öyle de olmuştur…

Tutyaların ömrü tükendikten sonra sacın ömrü de tükenmeye başlamış ve ancak iki yıl dayanabilmiştir. (Olay sonunda televizyondaki röportajlarda, çalışanların dubanın son iki yıldır su aldığı söylenmeleri bu hesabı doğrulamaktadır…)

Anafikir;

Hesapsız üst binaların yapılması,

Dubaların birleştirilmesi,

22 yıl dolduğunda müdahale yapılmaması hazin sonucun etkenleridir.

Anafikrin anafikri;

Bilimden uzaklaşılması sonucunda doğaya yenilgi kaçınılmazdır.

Yorumlar (5)
mustafa yılmaz 13 yıl önce


1-İskelenin ve Duba yüzebilirlik hesabı yapan Gemi İnşaa müh.

Dubaların birleştirilmesine kara veren Gemi İnşaa müh.

2-İskele üzerinde projeye uygun olmayarak tadilat yapatıran ve iskelenin ağılığının en az %30 artması ve iskelenin ağırlık merkezinin değişmesine ve tehlikeli bir hal almsına neden olan ihaleye oluru veren İDO Genel Müd.Gemi İnşaa Müh.

Siz mühendislerin hiç mi sorumluluğu yok?

3-Dubalar peryodik olarak midye temizliği yapılarak saç kalınlık kontrolleri yapılabilir,Dubanın havuzlanması mümkün iken yapılmaması büyük hata.

4-Dubalara su seviye kontrolu için seviye şamandırası sistemi monte edilerek sürekli gözetim altında tutulabilirliği mümkün.

5-10mm kaınlığındaki saç iki yıl gibi kısa bir sürede bu derecede korozyona uğraması mümkün değil

6-Tur-Yol gemileri iskelenin baş tarafından yanaşıp kalkmakta ve her seferinde deniz tarafındaki duba yani su alan duba ve karaya bağlı olan dubalar sürekli darbe alarak hasarlaması mümkün

7-Gemiler çalışıyor-motorlar çalışıyor ama lodos etkisi ile iskele batıyor.Mümkün

9-İskelesi lodostan batan kuruma kalite ödülü vermekte mümkün.
13 yıl önce
OLAYIN AZ ÇOK ANOT İLE İLGİLİ OLDUĞUNU ANLIYORUM.ANLAMAK İSTEDİĞİM SABİT İSKELE ÇÖZÜMÜ OLABİLİR Mİ?



SAYGILAR/KADRİ GÜNDOĞDU
Ersin Güneralp 13 yıl önce
Gerçekten çok güzel bir şekilde Karaköy İskelesinin 1986'dan bu yana tarihçesini ve bu tarihçeyi oluşturan alt başlıkları tüm ayrıntılarıyla betimlemişsiniz. Ancak bu güzel makalenin bu sitenin sınırlarını aşarak tüm kamuoyu ile paylaşılmasında büyük yarar olacağı kanısındayım. Böyle bir açılımın gerçekleştirilmesi gelecekteki olası benzer aksaklıkların önlenmesi açısından da büyük yarar sağlayacaktır.

Saygılarımla.
Şenol Üngör 13 yıl önce
Savaş Bey,



Ciddi bir teknik araştırma ve temele dayanan ilginç makalenizi merakla okudum. Ve ben de Ersin Bey gibi kesinlikle bu tesbitin daha geniş bir okuyucu kitlesi ile buluşturulmasının gerekliliğine inanıyorum.

Bir de aklıma gelen soru şu; gemilerin denize uygunluğunu uluslararasi kural ve konvansiyonlar gereği belli periyodlarda denetleyen klas kuruluşlarının, hergün üzerinde binlerce yolcunun geçtiği bu iskeleyi denetleme yükümlülüğü yok mudur? Eğer varsa, duba saclarında oluşan korozyonu bugüne kadar nasıl tesbit edememişlerdir?



Saygılar / Şenol Üngör
vahideyaran 12 yıl önce
DENİZCİ EŞİ OLARAK ,YÜREKLERİNİZİ TANIRIM MAKİNALAR AZGIN DALGALAR ,İŞ İLİŞKİLERİNDEKİ FEDAKARLIKLAR .BÜTÜN BU SERT ÇALIŞMA VE DÜZENİN İÇİNDE SICACIK SEVGİ DOLU EV ÖZLEMLİ YÜREKLERİNİZ VARDIR TERSANELERİN BAZILARININ SAHİPLERİ BENIM TALEBELERİM YAKINDAN TANIYORUM .HER EMEK MÜKAFAT BEKLER BAZENDE HÜSRANLA BİTER USTA KARDEŞİMİZİN GURURLU DAVRANIŞINI AĞLIYARAK OKUDUM ÇÜNKÜ AYLARCA ÇALIŞILIPTA ALINAMAYAN MAAŞLARI ÇOK İYİ BİLİRİM NE GÜÇLÜKLERLE ALMIŞIMDIR DÜNYAMI BÖYLE YOKSA BULUNULAN YERİN ŞARTLARIMI HALA ÇÖZEMEDİM CANIM KAPTANIMI BİR DALGADA KAYBETMENİN ACISINI YAŞIYORUM .İŞ BEKLENİLEN GÜNLER FEDAKARLIKLAR EVET BU ARKADAŞIMIZIN KARŞISINDA BINLERCE KERE SAYGI DOLU DUYGULARLA EĞİLİYORUM GÖZYAŞLARI HAYATINA BEREKET OLSUN DİLERİM SAYGILARIMLA VAHİDE YARAN
17
açık
banner102
Günün Karikatürü Tümü