İsrail, 31 Mayıs'ta Gazze'ye yardım götüren gemilere düzenlediği, 9 Türk'ün hayatını kaybettiği olayla ilgili yaptığı soruşturmanın sonucunu kısmen açıkladı.
    

İsrail ordusu içinde kurulan komisyonun raporunun açıklanan kısmında, istihbarat toplanmasında kusurlu hareket edildiği, gemideki direniş potansiyelinin bu nedenle hafife alındığı ve planlamada hatalı davranıldığı belirtildi.

Soruşturma komisyonunun raporunda, baskını düzenleyen komandolarda kusur bulunmadı.

Rapor, operasyonla ilgili İsrail ordusunda bazı hatalar olmakla birlikte, temel konularda bir ihmalin olmadığını belirtip, operasyonun sonuçlarıyla ilgili asıl sorumluluğun gemideki aktivistlerde bulunduğu değerlendirmesini yapıyor.

Mavi Marmara operasyonun uluslararası düzeyde tepki çekmesinin ardından, 7 Haziranda İsrail Genelkurmay Başkanı tarafından görevlendirilen emekli generallerden ve İsrail Ulusal Güvenlik Konseyi eski Başkanı Giora Eiland başkanlığında oluşturulan komisyon, baskınla ilgili 150 sayfalık bir rapor hazırladı.

Rapor dün gece Savunma Bakanı Ehud Barak ile Genelkurmay Başkanı Gabi Aşkenazi'ye sunuldu, bugün de basına açıklandı

Raporla ilgili basın toplantısı düzenleyen Eiland, operasyonun hazırlanışı ve operasyon sırasında bazı küçük hatalar yapıldığını belirtmesine rağmen, "bu karmaşık operasyonda temel konularda önemli hatalar tespit etmediklerini" söyledi. Eiland, yüksek rütbeli bazı askerlerin aldığı yanlış kararların, operasyonun beklenen şekilde gerçekleşmemesine yol açtığını kaydetti.

Eiland, komisyonun askeri bir komisyon olduğuna vurgu yaparak, hiçbir şekilde politikacıların davranışlarını yargılama yetkisinde olmadıklarının altını çizdi.

Raporda, operasyon sonuçlarından üst düzey komutanlar sorumlu tutulmadı. Eiland ise "Bazı hatalar söz konusu komutanların... Ancak bir ihmal olduğunu sanmıyorum" diye konuştu.

Gemi operasyonuyla ilgili bütün ayrıntıları incelediklerini de söyleyen Giora Eiland, şiddeti ilk başlatan tarafın gemideki aktivistler olduğunu savundu.

Komandolarının gemiye indikleri sırada kendilerine en az 4 el ateş açıldığını, yaralanan komandonun dizinden çıkarılan kurşunun askerlerin silahından değil, gemide daha önce hazırlanmış bir silahtan çıktığını öne süren Eiland, ayrıca "askeri olmayan" silahlarla da askerlere saldırıda bulunulduğunu söyledi.

Operasyonla ilgili önceden yapılan hazırlıkları da araştırdıklarını söyleyen Eiland, İsrail ordusunun Şubat ayında konuyla ilgili görüşmeler yaptığını, Genelkurmay Başkanı Gabi Aşkenazi'nin Mayıs ayı ortasında Başbakan Binyamin Netanyahu ile Savunma Bakanı Ehud Barak'a birer mektup yollayarak operasyon sırasında herhangi bir can kaybı yaşanmaması için ortak çalışma yürütmeye çağırdığını belirtti.

"Deniz Kuvvetleri Mavi Marmara gibi bir gemiyi durduramazdı"

Raporda, Deniz Kuvvetlerinin bu gemileri durdurup durduramayacağı sorusunun cevabının da arandığı, ancak İsrail ordusunun ve Deniz Kuvvetlerinin Mavi Marmara gibi gemileri, teknik olarak denizin ortasında durdurma gibi bir imkanının bulunmadığı kaydedildi.

Raporda incelenen başka bir husus da yardım filosu hareket etmeden önce Donanma ve Askeri İstihbarat Dairesi tarafından toplanan istihbarat oldu.

Komisyon, İsrail Silahlı Kuvvetlerinin Türkiye'nin dost kabul edilmesi ve İHH'nin de bir tehdit olarak görülmemesi nedeniyle örgüt hakkında istihbarat toplamamayı seçtiği sonucuna vardı.

Baskının uygulanmasıyla ilgili olarak da raporda, İsrail donanmasının hazırlıklarını şiddetli bir saldırı için değil, yalnızca birkaç militanca gösterilebilecek olası bir direniş beklentisine göre yaptığı sonucuna varıldı.

Hatta gemilerin yaklaşmasından ve Donanmanın hata yaptığını fark etmeye başlamasından sonra bile yeni bir önlem paketinin oluşturulmamış olduğu raporda vurgulandı. Eiland, Donanma yetkililerinin durumun kendi değerlendirmelerine uymadığını anlamaları, harekatı durdurup eylem planını yeniden gözden geçirmeleri gerektiğine işaret etti.

Eiland, hatalarının yanı sıra İsrail Deniz Kuvvetlerini operasyon sonrasında yaralıların gemiden boşaltılması konusundaki çalışmasından dolayı da övdü.

General Giora Eiland, gazetecilere yaptığı açıklamada, "Karar sürecinde, arzu etmediğimiz bir sonuca katkıda bulunan, nispeten yüksek düzeyde hatalar yapılmıştır" dedi.

Bu soruşturma sırasında istihbarat toplama ve karar sürecinde profesyonel hatalar olduğunu ortaya çıkardıklarını kaydeden Eiland, "Özellikle İsrail komandolarının cesaretli ve çok profesyonel hareketiyle ilgili çok olumlu sonuçlara da vardık. Sadece hayatları tehlikede olduğunda güç kullandılar" diye konuştu.

Soruşturmada, adli takibatı gerektirecek ihmallerden söz edilmedi. İsrail'de ordunun yaptığı soruşturmanın dışında, iki soruşturma daha yapılıyor.

Alman gazetesi: İsrail'in raporu yetersiz

Bu arada, Almanya'nın etkili gazetelerinden Süddeutsche Zeitung, açıklanan raporun yetersiz olduğunu yazdı.

Gazetede şöyle denildi:

"Tüm eleştirilere rağmen, bu raporun bir hayli sınırlı olduğunu söylemek mümkün. Raporda hiçbir şekilde bu olayın sorumlularının kim olduğu ismen belirtilmiyor. Doğrudan bir suçlama yöneltilmiyor, sorumlular sıralanmıyor. Bu iç soruşturma raporu, dünya kamuoyunun beklediği bağımsız bir soruşturma raporunun yerini de tutmuyor. Gazze Savaşı'nın ardından istenen uluslararası soruşturmaya karşı çıkan Kudüs yönetimi, son olayla ilgili tavrıyla da uluslararası arenadaki prestijine yeniden zarar veriyor. Çünkü bu haliyle yapılan özeleştiriler bile akıllara, 'acaba bunun arkasında örtbas edilmek istenen bir şeyler mi var?' sorusunu getiriyor."