"IMF İle Anlaşma Siyasi Karar"

Merkez Bankası Başkanı Durmuş Yılmaz, yılın ilk enflasyon raporunu açıkladı.

Yılmaz'ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle: "Geçen yıl sonu enflasyondaki sapma işlenmemiş gıda fiyatlarındaki sapma ile açıklanabilir. İşlenmemiş gıda fiyatlarındaki dalgalanma önemli bir tahmin belirsizliği oluşturuyor. Enflasyondaki artış temel bileşenlerden ziyade geçici unsurlardan kaynaklanmaktadır. Enflasyon yılın ilk iki ayında belirgin artışlar gösterecek ve bir müddet hedefin üzerinde kalacak. Geçici etkilerden kaynaklanan bu durumun genel fiyatlara sirayet etmesi beklenmiyor. Enflasyon daha sonre yeniden düşüş sürecine girecek.

Reel faizlerin mevcut seviyesi tarihi düşük seviyede, kredi piyasalarında sıkılık azalmaya devam ediyor. Yatırım harcamalarında kısa sürede toparlanma beklenmiyor. Dış talebin kriz öncesi seviyelere ulaşmasının uzun zaman alacağı düşünülmekte.

İş gücü piyasasındaki göstergeler 3. çeyrekten itibaren iyileşme eğilimine girdi. Yakın dönemde istihdamda görülen iyileşmenin hızlı toparlanmaya dönüşmesini beklemiyoruz, işsizlik uzun süre yüksek oranlı kalacak.

Kredi talebi canlanmaya başladı, özellikle ticari kredilerde artış başladı. Son veriler ekonominin ılımlı bir toparlanma sürecine girdiğini gösteriyor. Ekonomideki kaynak kullanımı uzun bir dönem daha ortalamanın altında seyredecek.

Ocak ayı içinde yapılan vergi düzenlemeleri enflasyona bu yıl 1.5 puanlık katkı yapacak. Tahminler yapılırken 0.5 puanlık artış öngörmüştük. Bu da enflasyon tahminlerini yaklaşık 1 puan yükseltti. Bu etki Ocak 2011'de ortadan kalkacak. Küresel ekonomiye ilişkin olumlu algılanmanın yükselmesiyle petrol fiyatları Ekim raporunda 70 dolar olarak belirlenen varsayımın üzerinde seyretti. Petrol fiyatları varsayımı 75'ten 80 dolara çıkarıldı. Bu güncelleme 2010 enflasyon tahmini üzerindeki etkisi 0.2 puan oldu. İşlenmemiş gıda fiyatları beklentilerin üzerinde seyretti. 2010 sonu gıda fiyatları artış oranını yüzde 6'dan yüzde 7'ye çıkartık, 2010 enflasyonuna etkisi 0.3 puan oldu.

Enflasyonun 2010 sonunda orta nokta yüzde 6.9 olmak üzere yüzde 5.5, yüzde 8.3 aralığında olması, 2011 sonunda orta noktası yüzde 5.2 olmak üzere yüzde 3.4-7 arasında olması öngörülüyor. Efnflasyonun 2012 sonunda yüzde 4.9'a düşeceği tahmin ediliyor. Güncellenen tahminler politika faizleri uzun süre düşük tutulsa bile enflasyon üzerinde belirgin baskı olmayacağını gösteriyor. Önümüzdeki iki ay enflasyonda belirgin bir artış öngörülüyor. Baz etkisi yıllık enflasyonun görünümünü önemli ölçüde şekillendirecek. Vergi düzenlemeleri ve baz etkisi nedeniyle enflasyon bir süre yüksek
Seyredecek, beklenti yönetiminin önemi artıyor.

Duraklama olması ve toparlanmanın gecikmesi durumunda politika faizlerinde ek bir indirim söz konusu olabilir. Tahmin ufku boyunca politika faizinin tek hanede kalmasının mümkün olduğunu düşünüyoruz. Petrol ve emtia fiyatları risk olmayı sürdürüyor."

Gazetecilerin sorularını da yanıtlayan Yılmaz şunları kaydetti: "İçinde bulunduğmuz ortam, ortaya çıkan ekonomik büyüme trendini biraz daha hızlandırmaya yönelik bir programdır, çabadır. Olumlu gelişmeler olursa yüzde 5 büyüme sürpriz olmayacaktır sözünün arkasındaki olumlu gelişmelerin ana noktasi yurtdışındaki gelişmeler. Ticaret ortaklarımızda büyüme başlar, ekonomik canlanma harekete geçerse biz daha fazla ihracat yapacağız. Ana eksen bu. İkincisi de IMF'den gelecek olan kaynağın Hazine'nin borçlanma imkanları üzerinde yaptığı baskının azalmasıyla ilgili. Biz teknik olarak olayın tamamen içerisindeyiz, çalışmalar belli bir aşamaya geldi. Ama son tahlilde hükümet karar verecektir. IMF siyasi bir karar, anlaşma olup olmayacağını ben de bilmiyorum. Ekonomi açısından belirsizlik ne kadar hızlı ortadan kalkarsa o kadar iyi olur.

Ülkede koordinasyon önemli ve biz Merkez Bankası olarak koordinasyona önem veriyoruz. Bu çerçevede de Davos'a filan gün gidiyoruz demiyoruz. Önceki yıllarda demediğimiz gibi bu yıl da demedik. Bizim için normal akan bir durum. Ekonomi yönetiminin gitmemesi onların tercihi. Davos'ta 'Türkiye nereye gidiyor' sorusuna vereceğim cevap şu. Türkiye'de siyasi istikrar olduğu sürece Türkiye'nin geleceği bugünden daha iyi olacaktır. Ekonomi yönetimi sürpriz yapmamalı, beklentiler bozulmamalı. "