banner209

banner191

banner148

banner179

banner176

28.05.2012, 16:02

Hollanda'dan Satın Alınan Gemiler

 

Türkiye ile Hollanda arasında ticari ilişkilerin geçmişi 400 yıl öncesine dayanır. “Kaptan Paşa” (Donanma Başkomutanı) tarafından çağrılan ilk Hollanda elçisi, 1612 yılında İstanbul’a gelmiştir. Osmanlı-Hollanda ilişkilerinde başlıca konu ticarettir. Önceleri Hollandalı tüccarlar tarafından satın alınan başlıca ürünler Suriye ve İran’dan ipek, Asya’dan da baharat olmuştur. 17. yüzyılda da Türkiye, Hollanda’ya angora yünü ve pamuk ihraç etmeye başlamış, Hollanda da buna karşılık İzmir ve İstanbul’a pamuklu ve yünlü kumaş göndermiştir. 19. yüzyılda tütün, Türkiye’den Hollanda’ya ihraç edilen en önemli tarım ürünü olmuştur.

Çağdaş Türkiye ile Hollanda arasındaki ticari ilişkilerin güçlendirilmesi için 1934’de Türk-Hollanda Derneği kurulmuştur. Kuruluş anlaşması her iki ülkenin devlet başkanları, Cumhurbaşkanı Atatürk ve kraliçe Wilhelmina tarafından imzalanmıştır. Bu olaydan önce 1930’da Hollanda’nın çokuluslu şirketi Philips, Türk Philips Ltd. olarak Türkiye’de etkinlik göstermeye başlamıştır.

İkinci Dünya Savaşından sonraki ilk dönemde iki ülke arasındaki ticaret hacmi düşük bir düzeyde kalmıştır. Ancak 1950’lerde Philips’ten sonra İngiliz-Hollanda şirketi Unilever, Türkiye’de şube açan ve üretime başlayan ilk uluslararası şirketlerden biri olmuştur.

Denizcilik ile ilgili ilk ilişkilerin ne zaman başladığına dair bir bilgiye rastlanmamıştır. Ancak Ekli listede görüleceği üzere Hollanda’dan denizcilikle ilgili ilişkiler 1900 yılların başlarında deniz vasıtalarının alımları ile başladığını tahmin ediyoruz. İlk önce İstanbul Limanını işleten İstanbul Rıhtım, Dok ve Antrepo şirketi tarafından 1908 yılında Ahırkapı ve Yenikapı olmak üzere bir adet cer motoru 1911 yılında Kartal römorkörünün satın alındığı görülüyor. 1929 yılından sonra 1,2,3 No’lu Cer Motorları ile 13,15 ve 16 numaralı cer motorları satın alınır. Liman şirketinin millileştirilmesinden sonrada Hollanda’dan Liman-1 ve Liman-2 römorkörler satın alınır. Bu römorkörlerden Liman 2 halen Haliç’te çalışır vazıyette Rahmi Koç Müzesinde sergilenmektedir.

Bu arada İzmir Körfezinde çalışan 1904 yılında Hollanda’da inşa edilen Güzel İzmir adlı vapurun ne zaman alındığına dair bir bilgi bulunmamaktadır. 1900 yılların başlarında Haliç Dersaadet Şirket-i Hayriyesi (daha sonra Haliç Vapurları Şirketi adını almıştır. )  1910 yılında 11 adet 1920 yılına kadar’da 6 gemi daha satın alarak toplam 17 adet gemi satın alınmıştır. . Kendine has görünümü olan bir birini benzeyen bu gemilerin en büyük özellikleri isimlerinin olmamasıdır. Gemiler üzerinde taşıdığı numara ile anılmışlardır.  Bu gemiler uzun yıllar haliç hattında İstanbullulara hizmet etmiştir. 

Hollanda’dan gemi satın alınması cumhuriyetin ilanından sonra Türkiye Seyr-i Sefain idaresi (Türkiye Denizcilik İşletmeleri ) I.Dünya Savaşında kaybettiği filosu güçlendirmek amacıyla dört adet gemi satın alınır bu gemiler S/S Ankara, S/S Karadeniz, S/S İzmir ve S/S Ege’dir S/S Ankara gemisi alındığı zaman önce adını Angora adını almış bilahare Ankara ismi ile çalışmaya başlamıştır. 1948 yılında Marshall yardımı çerçevesinde Amerika Birleşik Devletleri’nden alınan gemiye Ankara adı verilmesi istenmiş bu nedenle bu adı S/S Çorum olarak değiştirilmiştir. Bu gemi 9 Temmuz 1949 yılında Tophane rıhtımında kıç ambarı ve makine dairesinde çıkan bir yanında 62 kişi hayatını kaybederken 22 kişide yaralanmıştır. Faciaya yolcuların bavul, çanta denk ve yükleriyle kapı önlerine sıkışmaları neden oldu. Kısmen yanan gemi onarıldıktan sonra birkaç yıl daha çalıştıktan sonra 1956 yılında kadro dışı bırakılarak satılarak Haliç’te sökülmüştür. S/S Çorum gemisi 1954 yılına kadar çalıştı. Karadeniz gemisi ilk sergi gemisi olarak anılmaktadır. Gemi 1926 yılında Atatürk’ün emri ile sergi gemisi haline getirilmiştir. 22 Haziran 1926 tarihinde hareket eden gemi 18 ayrı limana uğradıktan sonra, 5 Eylül 1926 Pazar günü İstanbul'a geri dönmüştür. Gezi 86 gün, 22 saat sürmüştü. Bu sürenin 40 gün 16 saati seyirde, 46 gün 6 saati de li­manlarda geçmişti. 9.981 mil yol yapılmış, 2.778 ton kömür, 971 ton tatlı su tüketilmişti. 12 Avrupa devletinin 16 limanı ziyaret edilmiş, bu arada da limanlara girip çıkılmak için 44 yabancı kılavuz kaptan alınmıştı. Bu sergi gittiği her limanda olağan üstü bir ilgi ile karşılanmış sergiyi gezmek için uzun kuyruklar oluşmuş bu kuyrukların 1 kilometreyi bulduğu bile söylenir. Bu sergi sırasında en komik olay ise Barcolana’da gemiyi ziyaret eden bir İspanyol aldığı bir kilo hacıbekir lokumunun gümrük vergisinin lokumun değerinin iki katı olduğunu öğrenince gümrük vergisinin vermemek için oturup bir kilo lokumu yiyip bitirmiştir. 29 Eylül 1951 tarihinde kadro dışı bırakılarak daha sonra satılarak sökülmüştür. S/S Ege gemisi diğer gemiler gibi uzun yıllar hizmet etmiştir. S/S Ege gemisinin en büyük özelliği Atatürk’ün en çok bindiği gemidir. Bunun nedeni geminin kaptanı Atatürk’ün kaptanı diye anılan Savarona yatında da kaptanlık yapan Sait Özege olmasıdır. 14 Eylül 1928 tarihinde çıktığı bir Karadeniz seyahatinde 16 Eylül 1928 tarihinde gemi defterine “İzmir vapuru ile Bahr-i Siyah (Karadeniz) seyahatinde vapurun mükemmeliyeti ve kumanda heyeti ile efradının vazife hususunda gösterdikleri liyakatten dolayı kumanda heyeti ve seyr-i Sefain müdüriyetine teşekkür ve tahsin eylerim”  diye yazmıştır. Bu yazının en büyük özelliği yazının Latin harfleri ile yazılmasıdır. Latin harflerinin kullanılmasına ilişkin kanun 1 Kasım 1928 tarihinde kabul edilmiştir. Yani Atatürk kanundan önce Latin Harflerini kullanarak bu yazıyı kaleme almıştır. Bu yazı Aralık 2011 tarihine kadar Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürü’nün odasında bulunurken bu tarihten itibaren T.C Deniz Kuvvetleri Komutanlığı İstanbul Deniz Müzesi Müdürlüğü’ne verilmiştir. Bir söylentiye göre de 21 Haziran 1934 yılında çıkan soyadı kanunu istinaden Sait Kaptan uzun yıllar çalıştığı ismi ile özdeşlenen Ege gemisinden esinlenerek Ege adını soyadı olarak almak için müracaat ettiği zaman bu adın alındığını bu kişi ile yakın bir akrabalık bağı olmadığı içinde bu adı soyadı olarak almasının mümkün olamayacağı kendisine bildirilir Sait Kaptan bunun üzerine Özege olarak soyadı alır Ege soy soyadını alan kişi ise aynı geminin orkestrasını yöneten keman sanatçısı ve tangoları ile meşhur Fehmi Ege’dir. Ege gemisi 1951 Haziran ayında bir sefer esnasında arızalanması sonucunda önce kadro dışı bırakılarak bilahare sökülmek üzere Cenova’lı hurdacılara satılmıştır.

Hollanda’dan en çok II Dünya savaşından sonra gemi alınır. 1948 ve 1949 yılında o zamanki adı ile Devlet Denizyolları ve Limanları Genel Müdürlüğü II Dünya savaşının sonuçlanması neticesinde İstanbul’a göçlerin artması artan yolcu potansiyelini karşılamak amacıyla Şehirhatları İşletmesi için Anadoluhisarı, Büyükdere, Büyükada, Haydarpaşa. Rumelihisarı ve Yalova adlı gemiler Hollanda’da inşa ettirilir. Bu gemiler Gerek Boğaziçi. Gerek Haydarpaşa-Kadıköy gerekse Adalar hattında yıllarca çalıştılar. Bu gemilerden Anadoluhisarı, Rumelihisarı ve Haydarpaşa 1985 yılında Büyükdere 1991 yılında Büyükada 1992 yılında kadro dışı bırakılarak şirketin filosundan çıkarıldı. Bu gemiler içerisinde yalnızca Yalova Samsun Büyük Şehir Belediye Başkanlığı’nca satın alınarak Samsun Limanı içerisinde resturant ve cafe olarak hizmet vermektedir.

1951 yılında ise 1948-1951 yılları arasında yürürlüğe konan ABD kaynaklı bir ekonomik yardım paketi olan Marshall Planı çerçevesinde Türkiye’ye verilen nakit para ile Şehirhatları İşletmesi için 5 adet Denizyolları için 2 adet ve İstanbul Limanı için’de 5 adet Cer Motoru  alımı için anlaşma yapılır. Bu anlaşma çerçevesinde Şehirhatları İşletmesi için Beylerbeyi, Yeniköy, İstinye, Beşiktaş ve Emirgan adlı yolcu vapurları inşa ettirilir. Bu gemilerden Beylerbeyi, Yeniköy, İstinye 700 yolcu kapasiteli Beşiktaş ve Emirgan vapurları ise 300 yolcu kapasitelidir. Bu vapurlar genellikle boğaz hatlarında çalışmıştır. Bu gemilerden Beşiktaş ve Emirgan 1980 yılların ortalarında filodan ayrılırken Beylerbeyi 1995 yılında satıldı, Satıldıktan sonra Harem’de bağlı iken bir lodos fırtınası sonucunda halatlarını kopararak Harem rıhtımında karaya vurdu ve burada kesilerek hurdaya gitmiştir. Yeniköy Vapuru 1990 sonlarına doğru satılarak hurdaya gitti İstinye vapuru ise 2000 yılında İzmir Büyük Şehir Belediyesine satıldı ismi “ İhsan Alyanak” olarak değiştirildi. 25 Temmuz 2011 tarihinde Konak İskelesi’nden ayrılıp Karşıyaka’ya giderken mendireğe karinasının sürtünmesi nedeniyle meydana gelen yırtık nedeniyle su almaya başlamıştır. Kaptan hemen geri dönerek gemiye Konak İskelesine bağlamış gemi burada karaya oturmuştur bilahare çıkarılan gemi tamir kabul etmez bir halde olması nedeniyle diğer gemiler gibi Aliağa’ya götürülerek burada sökülmüştür. İstanbul Liman için alınan 45,46.47.48. ve 50’lu Cer motorları rıhtımın elverişsizliği nedeniyle açıkta duran gemilerden şatları konan malzemeler bu cer motorlarının aracılığı ile Haliç içerisinde bulunan antrepolara götürülmüşlerdir. İstanbul Limanına yük gemilerinin yanaşmaması üzerine de birer birer satılmışlardır.46 No’lu Cer Motoru  2 Nisan 2012 tarihinde Ege denizinde batarken 45 No’lu  Cer motoru halen Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü filosu içerisinde yer almaya devam etmektedir.

Denizyolları İşletmesi için yaptırılan Ayvalık ve Gemlik adlı gemiler uzun yıllar İstanbul halkını Gemilik, Mudanya, Marmaraadası, Avşa ve Karabiga taşımışlardır. 1960,1970 yıllarda Bandırma, Çanakkale ve Gelibolu’na hatlarında çalışmışlardır. Denizcilik Bankası T.A.O Sigorta Müdürlüğü’nde çalışırken bir vesile ile ziyaret ettiğimiz 1980 yıllardaki Teknik Müdür Yardımcısı Cevdet Utanç konuşmasının bir yerinde keşke tüm gemilerimiz Gemlik ve Ayvalık gibi olsalar hiçbir sorunları olmamıştır. Bütün seferlerini zamanında tamamlamıştır İşletmeye hiçbir zaman sorun çıkarmamış büyük meblağlar tutan bakım ve onarım masrafı çıkarmamıştır demişti. Rahmet ve minnetle andığım Cevdet Utanç’ın bu sözleri hala kulaklarımda çınlamaktadır.  Bu gemilerden Gemlik 1988 yılında İstinye Tersanesinde bakım ve onarımda iken çıkan bir yangın neticesinde tamir kabul etmez bir hal alınca kadro dışı bırakılarak Pendik Tersanesine çekilmiş bilahare de satılmıştır. Ayvalık 1999 yıllara kadar çalışmış daha sonra kadro dışı bırakılarak Aliağa’da sökülmüştür.

1951 yılında Hollanda’da inşa edilen deniz vasıtalarının ortak bir özelliği hepsinin de dizel motorlu olmasıdır. Bu özelliği ile de İstanbul Liman İşletmesi, Şehirhatları İşletmesi ve Denizyolları İşletmesinin ilk dizel motorlu vasıtalarıdır. 1951 yılında Hollanda’da inşa edilen bu gemilerin kontrol mühendisi 1970-1974 yılları arasında Genel Müdürlük yapan Celalettin Erol’dur. Celalettin Erol Nedret Utkan’dan sonra Türkiye Denizcilik İşletmelerinde memurluktan başlayarak Genel Müdürlük görevine kadar yükselen ikinci kişidir.Her ikisi de Cumhuriyetin kurulduktan sonra yurt dışına kıvılcım olarak gönderilen ve ateş olarak dönen bu ülkeye büyük hizmetler vermiş olan kişilerdir. Nedret Utkan’a Allahtan rahmet dilerken Celalettin Erol’a sağlıklı ve mutlu uzun bir ömür dilerim.

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

Hollandadan Alınan Gemiler Ali Bozoglu

 

Yorumlar (4)
hayri şener 7 yıl önce
son 5 senede ido hollanda dan 5 deniz otobüsü ve 2 fery cat tipi acık güverteli hızlı feribot satın almıştır.

veysel daldaban 7 yıl önce
Sayın Ali Bozoğlu nefis bir akıcılıkla kaleme aldığı deniz tarihi yazılarını zevkle okutuyor.''Ben zevk alıyorum,o yeter'' bile, diyecek kadar mutluyum.

Umarım,Ali bey,ilerde ya da uygun bir zamanında ama,fazla gecikmeden yazılarını bir kitapta toplar.(topladı da benim haberi mi yok, acaba!?)

Yazmak ve fakat,bilgi ile yazmak,sabırla ve zamanında yazmak,bence çok önemli bir yetenek.Benim tanrı ile bu yüzden aram pek iyi sayılmaz.Sitemkarım;yazma-çizme-boyama yeteneğim olmadığı için,bir haftadır bakmakta olduğum torunumun güzel bir fotoğrafını bile çekemedim.O halde,madem ki,yetenekler çok sınırlı sayıda insanlara verilmiş;benim gibi insanların bu, yeteneklerini kullananlara itibar edip,destek ve kolaylık göstermeleri gerekir,diye düşünüyorum.

Sayın Bozoğlu,ayrıca beni öyle heyecanlandırdı ki,çocukluğu ve ilk gençliği İstanbul Haliç gemileri ile içiçe geçmiş birisi olarak,tekrar tekrar teşekkür etmek isterim.Bana oyuncak gibi gelen -1- no.lu gemi ile,-büyük baba- dediğimiz 17 no.lu haliç gemilerini tekrar hatırlamak pek hoş oldu...Saygılarımla
Ali BOZOĞLU 7 yıl önce
Sevgili Veysel Daldaban kardeşime önceleikle güzel sözlerle dolu bu yazınız için size çok teşekkür ederim bu güzel sözler insanın şevkini artırıyor daha vermli oluyor. Tekrar çok teşekkür ederim.Yazılarımın toplandığı bir kitabım yok ben bu işlerden bir menfaat beklemiyorum bu güne kadarda bu yazılarmdan dolayı kiseden bir kuruş almadım bir misyon yüklendim yıllarca ekmeğini yediğim denizciliğim geçmişini geleceğe taşimayı görev edindim amacım para kazanmak değil.Bana bu yazma konusunda büyük emeği geçen Eser Tüter'e Denizcilik Dergisi editörü Ceylan Atatunç'a ve Bu sitede yazdığım yazıları yayınlayan Cahit İstikbal'e çok teşekkür ederim
Ömer Yardaş 5 yıl önce
Sayın Bozoğlu, İstinye (İhsan Alyanak) Kaza geçirip iskeleye geri döndükten sonra aldığı su ile sadece düz olarak dibe oturmuştu, Bu vapur maalesef İzdeniz (İzmir Denizcilik İşletmesi) tarafından gözden çıkarıldığı için , tabir yerindeyse ölüm fermanı imzalanmış ve batırlımştır. Kaza sonucu geminin aldığı yarayı bizzat kendim onlarca fotoyla belgeledim. Tam kaptan köşkünün alt hizasına denk gelen karinada tam su hattı üzerinde ufak boy bir çocuk tapunun bile zor sığacağı bir delik oluşmuştur. Gemi bu haliyle omurgasının üzerine karaya oturmuş, 8 Ayrı yerden halatlarla iskele babalarına güvenli şekilde bağlıyken, hiç bir güvenlik riski ve teklikesi yokken, çağırılan romorkörle gemi iskele taraftan çekilip kasten iskele bordası suya girecek şekilde yan yatırılmıştır. Gemiyi yeniden yüzdürmek için gelen firma yetkilisi, ilk hali ile sadece dibe oturmuş, o kadar ufak bir yarası olan gemiyi en fazla 8 saat içinde tekrar yüzer hale getirebilecleeini ifade etmiştir. Saygılar...
25°
sağanak
Günün Anketi Tümü
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?