Martı – Hidrojen Teknesi Projesi’nin oluşum süreci geniş bir zaman aralığını kapsıyor. Proje fikri, 2007 yılının Kasım ayında fikir sahiplerinin İTÜ’de yapılan projeleri gözden geçirirken güneş arabası, güneş teknesi ve hidrojen arabasının yanında hidrojen teknesini eksik olarak görmesiyle ortaya çıktı. Ardından çalışmalara başlanmış, araştırma aşaması günümüze kadarki süreçte önemli bir bölümü kapladı.

Başlangıçta İstiklal Projesi adı altında tek tekne üretilmesi ve adının İstiklal olması planlanırken gelişen süreçte takım üyeleri hedeflerini büyüterek proje kapsamını genişletmiş ve projenin kapısını gelecek çalışmalara açarak “İstiklal Projelendirme ve Uygulama Topluluğu” şeklini alarak ilk proje adını “Martı – Hidrojen Teknesi Projesi” olarak belirlemişlerdir. Teknenin ismini bulmak için denizcilik tarihimizi detaylıca araştıran ekip, ikisi hizmet dışı biri halen hizmet vermekte olan Doğan Sınıfı hücumbotlarından esinlenerek “Martı” adında karar kılmıştır. Deniz Eğitim ve Öğretim Komutanı Koramiral Can Erenoğlu ile görüşmeler esnasında takım kaptanına verilen Cumhuriyet Donanması kitabından fikir edinilen Martı İstanbul’un Haliç sularında süzülecek.

Martı, alternatif enerji sistemlerinden hidrojen enerji sistemi ile çalışacak. Enerji taşıyıcısı olarak bilinen hidrojenin kimyasal enerjisini elektrik enerjisine yüksek verim ve düşük emisyon değerleri ile dönüştüren yakıt hücresi teknolojisinin Türkiye’de ilk defa bir deniz taşıtında kullanılması Martı ile sağlanacak. Bu dönüşüm esnasında sıkıştırılmış hidrojen atmosferdeki oksijen ile birleşip, ürün olarak elektrik enerjisi, ısı ve atık olarak sadece saf su ortaya çıkmaktadır. Martı, Haliç sularında süzülürken göstereceği sıfır emisyon ile çevre dostu bir tekne olacak.

Martı, yüksek stabilite ve manevra kabiliyet özellikleri olması açısından katamaran (çift gövde) yapıda tasarlandı. Boyutu 8.13 m uzunluğunda ve 3.2 m genişliğinde olup, 1 kaptan, 1 mürettebat ve 6 yolcu kapasitesine sahip olacaktır ve tam yüklü durumda 7 kW güç ile 7 knot hız yapabilecek.