banner246

banner176

banner242

banner184

banner191

banner148

banner179

banner145

banner182

banner263

01.10.2010, 12:29 34388

Haliç Tersanesi ve Gemi Yapı Lisesi

 

Mimar Sinan Üniversitesi mezunu, fotoğraf sanatçısı Nihal Gündüz, Haliç Tersanesi’nin İDO’ya devrinden sonra neredeyse bir yılı aşkın bir süre tersane içinde adeta işçilerle beraber yaşayarak, işçilerin işbaşı çalışmalarının ve tersanenin muhtelif manzaralarının görüntülendiği fotoğraflarda çok güzel bir sergi hazırlamış.

Bu sergi münasebeti ile tersanede yapılacak merasime davet edildiğimde, 1984 senesinde Denizcilik Bankası’ndan emekli olduğumdan bu yana geçen 26 yıl zarfında Haliç Tersanesi’ni hiç ziyaret etmediğimi düşündüm.

Zaten, Haliç’teki tersanelerle birlikte, Haliç Tersanesi’nin de 1990 yılı başlarında Haliç’in boşaltılması çerçevesinde faaliyeti, bir nevi durdurulmuş; duyumlarıma göre, tersaneye hemen hemen hiç iş verilmemiş, işçi sayısı 2000’lerden zamanla birkaç yüze indirilmiş, tersane adeta kendi kaderine terk edilmişti.

Bu düşüncelerle, 35 yıl evvel müdürlüğünü yaptığım o yılların en büyük tersanesi, acaba şimdi ne durumdaydı? Doğrusu büyük bir endişe ve merak içinde tersanenin yolunu tuttum. Tersanenin Kasımpaşa kapısından içeriye girerken, tarihi kapının iç tarafının modern bir hale getirildiğini, sol taraftaki eski marangozhane binasının da yenilenerek müdüriyetin buraya taşındığını fark ettim.

3 Nolu havuz kenarında toplanan oldukça büyük bir kalabalık vardı, anlaşılan sergiye alaka çok büyüktü. Bir süre sonra İstanbul Büyükşehir Belediye başkanı Sn. Kadir Topbaş da teşrif edince, yapılan konuşmalardan sonra sergiyi gezmeye başladık. Sn. Nihal Güngüz’ün çektiği fotoğraflar, havuz duvarları ve atölye duvarları üzerine oldukça yükseğe büyük panolar halinde monte edilmiş, doğrusu çok güzel bir görünümdü.

Nihal Hanım, bu çok güzel fotoğrafların yanında, tersanede çalışmış eski emektarların anılarını bir albümde toplamış, benim de dört anımın yer aldığı albüm, kaliteli baskı ve kâğıdı ile çok güzel bir belgesel olmuş.

Sergiyi gezerken, son 10 – 15 yılın bakımsızlığı, atölyelerin dış duvarlarının boyasız hali ve çatlaklardan anlaşılıyordu. İçlerine giremediğim için tezgahların son durumlarını göremedim ama 10 – 15 sene kullanılmayan, bakımları yapılmayan tezgahlar tabiatı ile artık hurda olmuş sayılır.

Bu arada, dökümhane ve laboratuarda da herhalde kullanılamayacağı düşüncesi ile yıkılmış. Bir zamanlar sevgili Günnur Dikeç’in gayretleri ile o dökümhane Sulzer motorlarının bloklarını dökmüş, harikalar yaratmıştık. Eski müdüriyet binası da metruk bir bina halindeydi.


Bütün bu üzüntü verici görüntüler yanında beni mutlu eden gelişmeler de dikkatimi çekti. Bir kere belediyenin ve İDO’nun tersaneyi benimsediklerini ve sahip çıktıklarını müşahade ettim. İDO’nun tersaneye yavaş yavaş elinin değdiğini gösteren işaretler de vardı. Tersane girişindeki güzellikler yeni müdüriyet binası yanında, havuzların içleri temizlenmiş, havuz köprüleri, korkulukları yenilenmiş, pırıl pırıl boyanmıştı.

İnşa atölyesi önüne çekilen bir şehir hattı gemisi büyük tadilata alınmıştı. Bu da tersanenin yavaş yavaş çalışmaya başlatıldığını gösteriyordu. Tersanenin genç ve çalışkan müdürü Süleyman Genç kardeşimizi tersaneyi güzelleştirmek ve iyi çalıştırmak konusunda çok istekli ve heyecanlı gördüm. Heyecan ve istek varsa arkadan başarı mutlaka gelir. Kısa zamanda tersanenin çok değişeceğini ve pırıl pırıl bir hale geleceğine eminim.

10 – 15 yıldır kurda kuşa yem edilecek diye korktuğum bu ecdat yadigarı tarihi tersaneyi emin ellerde görmek beni çok sevindirdi. Tabi İDO da ileride özelleştirilir de tersane başka ellere geçerse o zaman ne olur bilemem. Allah korusun diyelim…


Tersane Müzesi

Tersaneyi boydan boya gezip dolaştıktan sonra Sn. Kadir Topbaş ve Genel Müdür Ahmet Paksoy’la arkadaşlarla beraber ayak üstü sohbet imkanını bulduk. Sn. Topbaş ve Sn. Paksoy, tersanenin belediyeye devrinden son derece mutlu görünüyorlardı. Sohbette iki konuya kısaca temas edildi. Müzeye ve meslek lisesine tersanenin Azapkapı tarafında, inşa kızaklarını ve 1 Nolu havuzu da içine alan bir müze planlandığını ve hazırlıkların yürütüldüğü anlaşılıyordu.

555 yıldır faaliyette olan bu dünyanın en eski tersanesinin bir köşesinde 555 yıllık şanlı mazisini genç kuşaklara tanıtacak, kronolojik olarak çaloşma ve gemi inşa teknolojilerini canlandıracak bir müze çok heyecan verici bir projeydi.

2002’de yayınladığım “Bir Tersane Bir Hayat” isimli anı kitabımda ecdat yadigarı bu tersanenin asla başka bir şekle dönüştürülmemesini, bir kısmının tersane olarak sembolik de olsa çalıştırılırken, bir kısmının da müze haline getirilmesini önermiştim. Belediyenin bu müze girişimini öğrenince, “bu gelişmede benim de payım var galiba” diye doğrusu çok sevindim.

Eğer, Topkapı’daki “Fetih Müzesi”nde olduğu gibi simülasyonlu canlandırmalar yapılan bir müze yapılabilirse, yapanlar Türk Denizcilik tarihine büyük bir katkıda bulunmuş olacaklardır. Müze gerçekleştiğinde, inanıyorum ki, ziyaretçi akınına uğrayacak, büyük rağbet görecektir.

Gemi Yapı Meslek Lisesi


Tersane gezisi sırasında 3 Nolu büyük havuzun kenarında yürürken gözüm 60 yıl evvel okuduğum Meslek Lisesi binasına takıldı. Eski bina 15 -20 yıl süren bakımsızlıktan bir viraneye dönmüş, pencere çerçeveleri sökülmüş ölü gözleri gibi görünüyordu, uzaktan…

Açıldığı 1938 yılından kapatıldığı 1983’e kadar geçen yaklaşık 45 yılda 2000’e yakın mezun vermiş, Gemi Sanayii’mize çok değerli elemanlar yetiştirmiş bu okulun harabe haline gelmiş binası beni çok duygulandırdı, çok üzdü.

Benim müdürlüğüm sırasında Haliç Tersanesi’nin 2000’den fazla olan işçi sayısının neredeyse yarısı bu okuldan mezun olmuş çocuklardı. İçlerinden yanılmıyorsam 7 – 8 kişi de benim sınıf arkadaşlarımdı.

Aynı okuldan mezun olmuş, içlerinden birinin müdür olarak tersaneye gelişi onları çok mutlu etmiş, çok gururlandırmıştı. Benim gelişimle tersanede birden bire bir heyecan ve canlanma oldu, kısa sürede gemi inşa süreleri, gemi tamir süreleri neredeyse yarı yarıya kısaldı. Yıllardır zarar eden tersane zarardan kurtuldu. Bu güzel gelişmeler, sadece benim başarım değildi. Okul arkadaşlığının, tersaneyi bir yuva gibi benimseyip ona bağlanmanın yarattığı sinerji bu başarıyı getirmişti. Hepimiz tersaneyi sahiplenmiştik. Bu başarı, Gemi Yapı’nın, arkadaşlığın başarısıydı…

Okuldan her yıl mezun olanların bir kısmı da Camialtı, Hasköy ve İstinye Tersaneleri’ne dağıtılırdı. Mezunlar, bu tersanelerde de çok faydalı hizmetler verdiler. Mecburi hizmetlerini tamamlayanların bir kısmı da özel sektör tersanelerine geçtiler, içlerinde tersane kuranlar bile çıktı.

Sedef Tersanesi’ni yaptığı yenilikler ve yatırımlarla, Türkiye’nin en modern tersanesi haline getiren, harika gemiler inşa eden, çok değerli okul arkadaşımız, sevgili kardeşim Nevzat Kalkavan’a bu vesile ile takdir ve tebriklerimi sunuyorum.

Pendik Tersanesi’nin gerek kuruluş aşamasında, gerekse gemi inşaatına geçişte, Sulzer Motor Fabrikası’nın keza kurulmasında ve dizel motor üretimi aşamalarında bu okul mezunu genç kardeşlerimiz görev yaptılar. Onların canla başla ve heyecanla çalışmalarını asla unutamam.

Gemi Sanayi’miz için bu çok değerli okul ne yazık ki 1983 senesinde bütün karşı çıkmalarımıza, bütün gayretlerimize rağmen 12 Eylül askeri idaresi tarafından kapatıldı. Okulun kapatılmasıyla, Gemi Sanayimi’ze eğitilmiş, kalifiye işçi, teknisyen yetiştiren bu güzel kaynak maalesef kurutulmuş oldu.

Okulun kapatıldığı sırada Pendik Tersanesi ve Pendik-Sulzer Motor Fabrikası devreye girmek üzereydi. Haliç’teki, boğazdaki küçük tersaneler peş peşe Tuzla tersane bölgesine taşınıyorlar, Gemi Sanayi’mizde ciddi bir gelişme hareketi başlıyordu.


1980’lerin başlarında, yılda sadece birkaç adet koster inşa edebilen özel sektör tersanelerinde, Tuzla’daki yerleşimden sonra zamanla yılda küçüklü büyüklü 50 – 60 gemi inşa edilir hale geldi.

Bu sürekli gelişmenin en büyük sıkıntısı, bu gemileri inşa edecek yetişmiş insan gücü eksikliğiydi. Bu eksikliği giderecek en büyük kaynak olan Gemi Yapı Meslek Lisesi ne yazık ki kapatılmıştı. O okula tam da ihtiyaç duyduğumuz zamanda. Bu büyük bir talihsizlikti…

Tuzla tersanelerinin çok büyük siparişler aldığı 2000’lerden sonra tersanelerdeki işçi sayısı neredeyse 40,000’e yaklaştı. Ne var ki bu işçileri yetiştirecek okul olmadığından bu işçilerin büyük bir çoğunluğu maalesef eğitimsiz düz işçilerdi.

Bir yandan Tuzla tersanelerinde yurt içinden, yurt dışından her yıl artan gemi siparişleri gelip, yoğun ve sürekli çalışma koşullarını getirirken, diğer yandan tersane idareleri tarafından gerekli iş emniyeti tedbirlerinin alınamaması işçilerin eğitimsiz ve tecrübesiz oluşları, tersanelerde sık sık, büyük iş kazalarının meydana gelmesine sebep oldu. Türkiye, Tuzla tersanelerinden gelen işçi ölümü haberleri ile sarsılır oldu.

Gemi Yapı Meslek Lisesi binasının metruk halini seyrederken kafamdan hep bu iyi kötü gelişmeler geldi geçti. Kendi kendime “Bu Gemi Yapı Meslek Lise’miz kapanmasaydı, tersine daha da geliştirilseydi, Tuzla’da bu kadar işçi kardeşimiz kaybedilir miydi? Şüphesiz kaybedilmezdi.” diye söylenip duruyordum.

Ben bu düşüncelerimi eski mezun arkadaşlarım ile paylaştıktan sonra Sn. Topbaş ve Sn. Paksoy’la da yaptığımız ayak üstü sohbet sırasında onlara da aktarmak fırsatını bulduk.

Memnuniyetle öğrendik ki, onlar da bu okulu yeniden açmayı düşünüyorlarmış. Benim “Sn. Başkan, Haliç Tersanesi’ne sahip çıktınız, lütfen kapatılan bu meslek lisesine de sahip çıkınız.” Şeklindeki sözlerime, “Hiç merak etmeyin, okulu en kısa zamanda öğretime açacağız.” Şeklinde cevap verdi.

Eğer bu okul açılırsa;

  • İDO’nun çalıştırdığı şehir hattı gemileri ile Ferry-Boat’ları Haliç’te tamir edecek kaliteli ve eğitimli işçiler ve teknisyenler bu okulda yetiştirilebilir. İDO, işçi sıkıntısı çekmez, tamirler kaliteli ve güvenli yapılır.
  • Tuzla tersanelerinin ihtiyacı olan branşlardaki işçi ihtiyacının bir kısmı bu okulda kaliteli olarak yetiştirilir. Bu okul, Tuzla tersaneleri için de bir eleman kaynağı haline getirilebilir.
  • Yaz aylarında, Tuzla’da çalışan idareci, teknisyen ve işçilere “iş emniyeti” kursları açılarak, iş kazalarının önlenmesi sağlanabilir.

Netice olarak, bu okul, Gemi Sanayimiz için eskiden olduğu gibi yeniden çok faydalı bir “Eğitim merkezi” haline getirilebilir.

Yaptığımız sohbet sırasında, Sn. Topbaş’ın da Sn Paksoy’un da ayni düşüncede olduklarını gördük. İnşallah bu düşüncelerini en kısa zamanda gerçekleştirip, okulu tedrisata açarlar da hem gemi sanayimize unutulmaz bir hizmette bulunurlar hem de biz eski mezunları mutlu ederler.

Netice olarak; değerli sanatçı kardeşimiz Sn. Nihal Gündüz’ün “Haliç Tersanesi Fotoğraf Sergisi”nde birkaç mutluluğu birden yaşadım.

  • Emekli olduğum 1984 senesinden bu yana ziyaret edemediğim sevgili tersanemi tekrar ziyaret etmek imkanını buldum.
  • 55 yıldır faaliyette olan ecdat yadigarı Haliç Tersanesi’ne, İstanbul Belediyesi’nin ve İDO’nun sahip çıktığını, yakın bir gelecekte
  • bugünkü bakımsız halinden çıkarılıp ciddi bir yenilemeye tabi tutulacağını ve verimli şekilde çalıştırılacağını görüp sevindim.
  • Tersanenin, Azapkapı tarafına şanlı tarihini canlandıracak güzel bir müzenin kurulacağını öğrenip mutlu oldum.
  •  Ve nihayet, 27 yıldır kapalı tutulan ve binaları yıkılmaya yüz tutmuş, “Gemi Yapı Meslek Lisesi”nin tekrar açılacağını öğrenip çocuklar gibi sevindim.

Bütün bu sevinç ve mutlulukları, Sn. Nihal Gündüz’ün fotoğraf sergisi sayesinde yaşadım. Bu sergiyi tertipleyen İDO’nun çok değerli ve çalışkan Genel Müdürü Sn. Ahmet Paksoy’a ve Sn. Nihal Gündüz’e bana ve okul arkadaşlarıma bu mutlulukları yaşattıkları için tekrar tekrar teşekkür ediyorum.

Şimdi tek dileğim,

Kurulması vaat edilen “Tarihi Haliç Müzesi” ile tekrar açılması kararlaştırılan “Gemi Yapı Meslek Lisesi”nin açılışlarını hep birlikte görebilmek…

Allah’tan, o günleri görebilmek ve yaşayabilmek için bana sağlık ve ömür vermesini diliyorum…

 

Yorumlar (13)
İSMET YÜKSEL 12 yıl önce
Sayın Müdürüm,

Öncelikle bu konuyu gündeme getirdiğiniz için sonsuz teşekkürler. Ben 1979 yılında o güzel okulumuzdan mezun oldum. 28 yıl Haliç Tersanesinde çalıştıktan sonra emekli oldum. Çalışma hayatımın son yıllarında mezunu olmaktan büyük onur ve gurur duyduğum okulumuzun o halini görmek beni çok üzer ve yaralardı. Orada geçirdiğim yıllar hayatımın en önemli ve en güzel yılları idi. Şimdi hayatımda bu kadar önemli yer tutan Tersanemizin işlevlerine devam edeceğini ve özellikle okulumuzun tekrar öğrenime açılacağını öğrenmek beni çok heyecanlandırdı. İnşallah gerçekleşmesi dileğiyle saygılarımı sunarım.
Cemal Alişanoğlu 12 yıl önce
Gemi Yapı meslek Lisesi'nin 1974 yılında verdiği ilk teknisyen bölümü mezunlarından biri olarak,Sn.Ali Can'ın yazısını okurken gözlerim dolar gibi oldu.Orası bir okul değil daha çok bir eğitim yuvası gibiydi.Düşünebiliyormusunuz,zamanının en önemli işlerinin yapıldığı Haliç Tersanesinde yarım gün ders , yarım günde tulum giyip gemilerde ve atölyelerde iş üzerinde çalışıyorsunuz.Bu çalışmalar sırasında neler öğrenmedikki.Gemi inşaasından onarımına kadar,yönetim sistemlerinden malzeme bilgisine kadar.Şimdi üniversite öğrencileri bile neredeyse bu kadar ciddi bir eğitim alamıyorlar.Öğlen nyemeğimizi tersane yemekhanesinde yer,çalışanlarla birlikte o havayı teneffüs ederdik.Giysilerimiz bile okuldan verilirdi.Kısacası o okuldan mezun olup da tersane atölyelerinde çalışanlar çok başarılı işlere imzalar attılar.Hele üniversite ve yüksel okul eğitimini de bu teorik bilgilerinin üzerine ilave edenler birçok kurum ve kuruluşlarda önemli mevkilerde görev yaptılar.Halen gerek Tuzla ve gerekse Yalova bölgesinde yerleşik tersanelerin birçoğunda müdür,şef ve uzman olarak birçok büyüğümüz ve arkadaşımız çalışmaktadır.Bizleri o okuldaki derslerde yetiştiren öğretmelrimize ne kadar teşekkür etsek azdır.Burada onların isimlerini anmadan geçmek vefasızlık olur diyer düşünüyorum.Başta rahmetli Hamdi Karahasan,Emrettin Atik,Altan Adanır,Aykut Altay,Günnür Dikeç,Şefik Karaer,Ömer Şemsi Ilgaz,Mustafa İplikçi,Rona Heleteli,Kemal Müldür ve daha niceleri.İsmini hatırlayamadığım varsa hepsinden özür diler,hayatını kaybetmiş olanlara Yüce Allah'tan rahmet temenni ederim.O Okulda aynı sıralarda okuduğum,iyi ve kötü günler geçirdiğim arkadaşlarıma da selametler dilerim.Ayrıca,belki de mesleki bakımdan başka bir eşleri olmayan ve Türkiye'nin en iyi motor ustalarından olan sıra arkadaşım rahmetli Necati Gamlı ve sınıf arkadaşım Cemil Aykit'e de genç yaşta iltihak ettikleri ahiret hayatlarında rahmet niyaz ederim.Okulumuz açılırsa bunun hem ülkemiz ve hemde sektörümüz açısından mükemmel bir olay olacağına inandığımı belirtmek istiyorum.
HAKAN TAMER 12 yıl önce
Sayın Ali CAN beyefendi,

Sayın Müdürüm,

Sayın Gemi Yapılı Hocam.

Yazınızı okurken ne kadar duygulandığımı ifade edemem. Gemi Yapı Meslek Lisesinde okuduğum 1976 - 79 yılları gözümün önünden geçti. Yanılmıyorsam ben mezun olduğum zaman siz Denizcilik Bankası T.A.O nda Genel Müdürlük konumundaydınız. Kendimi bir kat daha şanslı hissettim. Mecburi hizmet bursu ile okuduğum camiadan bir kez daha gurur duydum. Her ne kadar, geleneksel pilav günlerimizde, belirttiğiniz eksiklerden serzenişte bulunsak ta bunu bu denli ifade edecek ve ses getirecek bir aşamaya getiremediğimiz için hepimiz üzüntü duyuyorduk. Yüreğimize su serptiniz. İyi ki varsınız. Sizin de okuduğunuz sıralarda okumuş olmaktan, sizin personeliniz olmaktan, sizinle aynı camianın bir ferdi olmaktan kıvanç ve onur duydum. En derin sevgi ve saygılarımı kabul etmenizi istirham eder ellerinizden öperim.

Hakan TAMER

1979 yılı(Makine Bölümü)mezunu - İstinye Tersanesi çalışanı
Halim DEMİR 12 yıl önce
Sn.Müdürüm AliCanbey;

Gemicilik alanında okulumuzun tekrar kazanılması yönünde yapmış olduğunuz girişimleri hem kendim hemde ülkemiz adına size teşekkür ederim.

Ben 1980 de mezun olup 27 yıl Haliç Tersanesinde çalıştım şimdi ise tuzlada özel sektördeyim.Okulumuzun kapatılmasından sonra tersanemizinde kapatılmaması yönünde tüm çabalarımıza rağmen politik nedenlerle bu günlere geldi.Şimdi yazınızı okuyunca duygulandım.Buraların tekrar yeşereceğini yok olmayacağını ve duyarlılık gösterildiğini bilmek güzeldi.Bunu sergisiyle tüm emeği geçenlere tekrar teşekkürler.Umarım verilen sözler unutulmaz.
mehmet uzun 12 yıl önce
guzel bir haber insallah sozde kalmaz o guzel okul tekrar eski gunlerde oldugu gibi denizcilik sektorumuze yeni elemanlar yetistirmeye devam eder.Bu konuda emegi gecen ve emegi gececek olanlara 79 mezunu bir gemi yapili olarak, simdiden tesekkur ederim. saygilar.. *
Cem MOHAN 12 yıl önce
Malesef gecmişte denizcilikle ilgili okul ve egitimli deniz insanlarına karşı bir tepki oluşmuştu.



Okulların kapatılmasını eleman yetişmesine engel değil , elemanın talep edecegi maası engelleyen bir sistem olarak algıladılar.



Keske bu çok önemli görev yüklenmiş lise gibi diger okullarda kapatılmasdı.



Insallah bundan sonra degeri anlasılır.



Cem Mohan

YDO 85



Ali GÜNEY 12 yıl önce
senelerdir içimiziyakan bu sorunu dile getiren sayın Ali CAN beye sonsuz teşekkürler.ancak okuldan bahsederken Değeri tartışılmaz gemi yapı değince ilk akla gelen bizlerin yetişmesinde çok emeğiolan rahmetli okul müdürümüz HAMDİ KARAHASAN,anmamak biz okul mezunlarını üzmekte eğer okul tekrar acılırsa bu okula Hamdi KARAHASAN,in isminin verilmesi.tersanelere eğitimli sanatkarlar yetiştiren bu okul bu günki tersanelerin gelişmesinde çokönemli rol oynamıştir.istinye tersanesinde 11 sene çalışaraktecrübelerini geliştiren hiper aktif sayın Nevzat KALKAVAN kardeşi Mehmet KALKAVAN kendi tersanesini kurarak Tersaneciliğe yenilikler getirmişlerdir.halazırda okul mezunları tesanelerde uzman olarak görev yapmaktadır.şahsım ve okul mezunları olarak bu gelişmeler bizlerionurlandırmaktadır.ayrıca biz okul mezunları ve tersane çalışanları olarak irtibat halindeyiz.sayın ulaştırma bakanımızın başarılı olmasının temelindede müşteşarından genel müdürüne kadar yönetim kadrosu bu tersanelerde yetişen niteliklifikren ve bedenen çalışmış yönetiçilerdir.1965-66 mezunu Ali GÜNEY İstanbul Bölgesi Su Ürünleri Kooperatifler Birliği BAŞKANI
12 yıl önce
İYİ EĞİTİMLİ PERSONELE TUZLANIN ÇOK İHTİYACI VAR. KALİTE VARSA İŞ VARDIR.BU YÜZDEN HALİÇTEKİ OKUL GİBİLERİNİN ÖNEMİ ÇOK BÜYÜKTÜR.ANCAK SADECE LAF ÜRETEN VE TABANCI HAYRANLIĞI OLANLAR,HEM YAPAMAZ HEMDE TENKİT EDERLER.ALLAH AKIL FİKİR VERSİN.
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
19
açık
banner260
banner102
banner93
Namaz Vakti 27 Haziran 2022
İmsak 03:26
Güneş 05:27
Öğle 13:12
İkindi 17:12
Akşam 20:47
Yatsı 22:39
Günün Karikatürü Tümü