banner246

banner176

banner242

banner191

banner148

banner179

banner248

banner145

Ergenekon Davası'nın Birinci Yılında 3 Tahliye

Özetinin okunması 40 saat süren, sanık sayısı artınca yeni mahkeme salonuna taşınan Ergenekon ana davasının birinci yılında 3 kişi tahliye edildi. Davanın 116'ıncı oturumunda..

GUNDEM 20.10.2009, 11:29
1879
Ergenekon Davası'nın Birinci Yılında 3 Tahliye

Ergenekon Davası'nın Birinci Yılında 3 Tahliye 

Özetinin okunması 40 saat süren, sanık sayısı artınca yeni mahkeme salonuna taşınan Ergenekon ana davasının birinci yılında 3 kişi tahliye edildi. Davanın 116'ıncı oturumunda tahliye edilen Erol Ölmez, Kahraman Şahin ve Ümit Oğuztan cezaevinden çıktı.

3 KİŞİ TAHLİYE EDİLDİ

Ergenekon Ana davasında mahkeme, Kahraman Şahin, Erol Ölmez ve Ümit Oğuztan'ın tahliyesine karar verdi.

Çıkışta gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erol Ölmez, “Bizi yargılayanlar zamanı geldiğinde yargılanacaklar” dedi.

Tahliyesinin ardından açıklama yapan Erol Ölmez şunları söyledi: “Çıktığım için mutlu değilim, kalbim ve aklım içerdekilerle. Buradaki insanlar onuruyla aslanlar gibi yatıyorlar. Bu duvarları yıka yıka buradan çıkacaklar. Hiçbir güç buna engel olamayacak. Bu dava siyasi bir davadır. Pişman değilim aslanlar gibi yattım.”

Tahliye olan sanıklardan üniversite öğrencisi Kahraman Şahin ise, "Adalet yerini buldu. Suçsuzum” dedi.

Gazeteci Ümit Oğuztan da, “Adalet yerini buldu” diye konuştu. Oğuztan, kendisine davaya ilişkin soru soran gazetecilere, “Devam eden dava hakkında konuşmam doğru olmaz” diye yanıt verdi.

DAVA BAŞLAYALI BİR YIL OLDU

Silivri Ceza İnfaz Kurumları Kampusü'nde 20 Ekim 2008'de başlayan ve ’Asrın davası’ olarak adlandırılan Ergenekon ana davası bugün birinci yılını geride bıraktı. 86 sanıkla başlayan ana davada yapılan bir yıllık yargılama sonucunda birleştirilen Danıştay suikasti davasının sanıkları ile birlikte 30’u tutuklu 94 sanık yargılanıyor.

Başladığı günden itibaren bir çok tartışmaya sahne olan Ergenekon ana davasında bir yıllık süre içerisinde biri Danıştay suikasti davası sanığı olmak üzere toplam 26 sanık ise tutuklu kaldıkları süre dikkate alınarak tahliye edildi. Ergenekon ana davasının sanıklarından İlhan Selçuk, Fuat Turgut ve firari sanık Saipir Deblevidze’nin ifadesi ise henüz alınamadı.

BİR YILDA 29 YILLIK YARGILAMA YAPILDI

Normal koşullarda ağır ceza mahkemelerinde bir sanık 4 ayda bir hakim karşısına çıkarken Ergenekon ana davasında sanıkları haftada 4 gün hakim karısına çıktı. Çarşamba günleri ise görüş günü olduğu için duruşma yapılmadı. Bugüne kadar 116 oturum yapılan Ergenekon ana davasında bu uygulama ile özel yetkili ağır ceza mahkemelerinde 29 yılda yapılacak olan duruşma bir yılda yapıldı. Duruşma aralarında heyet salondan çekilince sanıklar duruşmaya gelen yakınlar ile hasret giderdi. Birbirlerine sarılarak ya da hediye vererek Noel, doğum günü, evlilik yıldönümü gibi özel günlerini kutladı. Basın mensuplarını da unutmayan sanıklar, yapmak istedikleri açıklamaları avukatlar aracılığı basın mensuplarına ulaştırdılar.

İLK GÜN İZDİHAM YAŞANDI, SONRA İLGİ AZALDI

Davanın başladığı ilk gün yaşanan izdihamın aksine ilerleyen günlerde ilgi giderek azaldı. Mesafenin uzak, gidiş gelişin pahalı olması sanık yakınlarına ayrılan bölümlerin boş kalmasına neden oldu. Uzun süren bazı ifade ve savunmalarda hem sanık hem de avukat sandalyeleri boş kaldı. En çok ilgi ise İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'e oldu. Doğu Perinçek'in ifade verdiği 4 gün boyunca İşçi Partiler genel başkanlarını yalnız bırakmadı. Yargılamanın yapıldığı ana salonda ve ana salona bitişik yan salonda oturacak yer kalmadı. Ayrıca aralarında tiyatrocu Levent Kırca'nın da bulunduğu bazı sanatçı ve aydınlar da Doğu Perinçek'e destek vermek için duruşmayı izlemeye geldi.

İDDİANAMENİN ÖZETİ 40 SAATTE OKUNDU

Tutuklu ve tutuksuz sanıkların kimlik tespitinin ardından davanın 3'üncü oturumunda Cumhuriyet savcıları Mehmet Ali Pekgüzel ve Nihat Taşkın tarafından 2455 sayfalık iddianamenin özetinin okunmasına başlandı. İddianamenin okunması 12'inci oturumunda sona erdi. 8 tam gün ve 40 saat sürdü. Sanıkların hukuki durumları okunurken en uzun süre 2 saat 10 dakika ile emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün oldu.

Davanın 12'inci oturumunda iddianamenin özetinin okunmasının ardından Ümraniye'de bir gecekonduda ele geçirilen bombaların sahibi olduğu iddia edilen tutuklu sanık emekli Astsubay Oktay Yıldırım ile sanıkların ifadesinin alınmasına başlandı.

En kısa ifadeyi 15 dakika ile Selim Akkurt, en uzununu ise 12 oturumda toplam 60 saat ile örgüt üyesi olduğu gerekçesi ile tutuklu yargılanan Avukat Kemal Kerinçiz verdi. Kemal Kerinçsiz'in ardından ikinci uzun ifade ise 4 günde toplam 18 saat ile örgütün üst düzey yöneticisi olduğu gerekçesi ile tutuklu yargılanan İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek'e ait oldu.

SANIKLAR VE VEKİLLERİNE SAVCILARA HAKARETTEN SUÇ DUYURUSU

Sevgi Erenerol ve Doğu Perinçek’in avukat Nevzat Erdemir, Doğu Perinçek, sanık Kemal Kerinçsiz, Muzaffer Tekin’in avukatı Engin Çelik Kadıgil ve Avukat Vural Ergül’ün de arasında bulunduğu bazı sanık ile avukatlar hakkında savcılara hakaret ettiği gerekçesi ile Silivri Cumhuriyet Başsavcılığı’na suç duyurusunda bulunuldu. İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek hakkında Ergenekon soruşturmasını yürüten savcılara hakaret ettiği gerekçesi ile Silivri Asliye Ceza Mahkemesi'nde 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası istemiyle dava açıldı.

ERGENEKON KELİMESİNİN İDDİANAMEDEN ÇIKARTILMASI İSTENDİ 

Sanıkların büyük çoğunluğu Ergenekon’un bir Türk efsanesi oluğunu belirterek terör kelimesi ile yan yana olmasından rahatsızlık duyduklarını dile getirdiler. Ergenekon kelimesinin iddianameden çıkartılmasını istediler. Bu talepleri mahkeme tarafından reddedildi.

İddianamenin ’Bilinmeyen Mevlana’ ve ’Agarta’dan Ergenekon’a isimli kitaplardan kes yapıştır yöntemiyle yapıldığını iddia edildi.

Sanık avukatlarının telefonlarının dinlenip e-mailerinin takip altında olduğunu belirtmesi üzerine Mahkeme Başkanı Köksal Şengün, "Hakimlerin dinlenmediğini kim söylebilir ki" dedi.

Ergenekon Terör Örgütü’nün varlığının ispatlanmadığını, var olduğuna dair kesinlemiş bir mahkeme kararı bulunmadığını belirtilen mahkeme Ergenekon terör örgütü yerine, 'iddia edilen Ergenekon terör örgütü' denilmesine karar verdi. Bu şekilde kullanılmaması halinde yasal işlem yapılacağını belirtti.

'BİR NUMARA'NIN İSMİ MAHKEME BAŞKANINDA SAKLI KALDI

MİT Müsteşarlığı tarafından hazırlanan, siyasetçi, işadamı, asker ve gazetecilerin de yer aldığı 69 ismin bulunduğu Ergenekon şemasının açık hali soruşturmayı yürüten İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı ve MİT’ten istendi. Ancak savcılık tarafından mahkemeye gönderilen yazıda şemada yer alan bazı kişiler yönünden soruşturmanın devam ettiği belirtildi.

Mahkeme bu aşamada şemanın açıklanmaması yönünde bir karar verdiği için örgütün bir numarasının ismi soruşturma savcıları ve mahkeme başkanında saklı kaldı.

Cumhuriyet Gazetesi'ne atılan el bombalarının verildiği iddia edilen Ataşehir toplantısına ilişkin baz istasyonu kayıtları istendi. Mahkemeye gelen kayıtlarda 27 Nisan 2006'da yapıldığı öne sürülen toplantıya katıldıkları iddia edilen Veli Küçük, Zekeriya Öztürk, Fikri Karadağ, Muzaffer Tekin, Osman Yıldırım, Alparslan Arslan'ın telefonlarının o tarihte Ataşehir'den sinyal vermediği belirtildi.

İddianamede yüzlerce kez ismi geçen Ergenekon soruşturmasının firari sanığı Tuncay Güney’in dosyası ifadesinin alınabilmesi için gerekli işlemlerin başlatılması amacıyla savcılıktan istendi. Savcılık soruşturmanın gizli yürütüldüğü gerekçesi ile dosyayı göndermek istemeyince davanın görüldüğü İstanbul 13’üncü Ağır Ceza Mahkemesi, talebinde ısrar ederek gizlilik kararlarının mahkeme tarafından koyulduğunu hatırlattı.

TUNCAY GÜNEY’İN MÜLAKAT GÖRÜNTÜLERİ DOSYAYA GELDİ

Tuncay Güney'in 2001'de dolandırıcılık iddiasıyla gözaltına alındığında yapılan mülakat görüntülerinin yer aldığı kamera kayıtları mahkemeye gönderildi. Mahkeme soruşturmanın en önemli isimlerinden olan Tuncay Güney'in mahkemede ifadesini alamadı ama ilk kez bu kamera kayıtlarından görüp dinlemiş oldu.

MİT'ten gönderilen CD'de ise Tuncay Güney'in ikinci bir mülakatı ortaya çıktı. Sadece ses kaydının yer aldığı ikinci mülakat sırasında Tuncay Güney'in işkence gördüğünün tespit edilmesi üzerine mahkeme mülakatı yapan polisler hakkında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulundu.

Ergenekon davasında örgüt üyesi olduğu gerekçesi ile yargılanan ve ifadesinin ardından tahliye edilen emekli Yüzbaşı Gazi Güder ve tutuklu sanık Muzaffer Tekin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'ne (AİHM) başvurdu. Gazi Güder Türkiye Cumhuriyeti'nden 100 bin Euro ve 178 bin 280 TL.

Muzaffer Tekin ise 18.350 Euro ve 33.000 TL maddi ve manevi tazminat talebinde bulundu. Muzaffer Tekin, yargılama devam ederken İşçi Partisi’ne üye oldu.

OSMAN YILDIRIM’IN SANIK OLARAK İFADESİ ALINACAK

Ergenekon davasında ’Gizli tanık 9’ olarak ifadesi alınan kişinin Danıştay davası sanığı Osman Yıldırım olduğu iddia edildi. Mahkeme, Osman Yıldırım olduğu iddia edilen ’Gizli tanık 9’un ifadesinin dosyada olmayan bölümlerinin bir kısmı sanık avukatlarına verildi. Bazı bölümleri ise gizli olduğu gerekçesi ile verilmedi. Danıştay suikast davasının Ergenekon ana davası ile birleşmesinin ardından Osman Yıldırım’ın hukuki durumu tekrar gündeme geldi. Mahkeme, Osman Yıldırım’ın sanık ifadesinin alınacağını belirtti. Müdahil avukatları ve savcılar tarafından sorulan birçok soru sanıklar tarafından yanıtsız bırakıldı. Bazı sorulara hatırlamıyorum cevabı veren sanıklar iddianamede yer alan suikast ve ’darbe’ye ilişkin konuşmaları ise gırgır, şamata olsun diye yapılan görüşmeler olarak ifade etti.

YARGILAMANIN ASKERİ MAHKEMEDE YAPILMASI İSTENDİ

“Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmak” ve “Halkı Hükümete karşı silahlı isyana tahrik etmek” suçlarının askeri suç olduğu öne sürülerek yargılamanın askeri mahkemede yapılması istendi.

Tutuklu sanık Oktay Yıldırım'ın 'polisten başka kimse görmedi' dediği, Ümraniye’de bir gecekonduda ele geçirilen ve Ergenekon soruşturmasının başlamasına neden olan 27 el bombasının fotoğrafları ve kamera görüntüleri mahkemeye gönderildi.

SANIK SAYISI ARTINCA YENİ SALON YAPILDI

Devam eden Ergenekon soruşturmasına ilişkin açılacak davanın olması ve sanık sayısının da artması dikkate alınarak yeni bir duruşma salonun yapıldı. 20 Temmuz 2009’da ikinci iddianamenin yargılamasına yeni salonda başlandı.
  
Türk Tarihine utanç davası olarak geçecek davanın 1. yılı bitti. Teröristler törenle karşılanırken birkaç ayak oyunu ile Vatanseverler hapiste. Kara mizah bumu ola. davanın sonunda herkes görecek bir kaç kişi hariç kimse ceza almayacak.
 
 
 

Yorumlar (0)
banner255
2
parçalı bulutlu
banner102
banner85
Günün Karikatürü Tümü