banner242

banner176

banner246

banner191

banner249

banner148

banner145

banner179

banner248

"Yalı Çapkını" nı İlgisizlik Batırdı

KAÇAK avcılıkla mücadelede için 2005 yılında İzmir İl Özel İdaresi tarafından, 390 bin liraya alınarak Tarım İl Müdürlüğü’ne verilen ‘Yalıçapkını’ adlı teknenin acı hikayesi.

GÜNCEL 22.01.2009, 12:25
1941

Yalı Çapkını'nın acı hikayesi 

KAÇAK avcılıkla mücadelede kullanılmak üzere 2005 yılında İzmir İl Özel İdaresi tarafından, o dönemde 390 bin liraya alınarak Tarım İl Müdürlüğü’ne verilen ‘Yalıçapkını’ adlı teknenin hikayesi, devletin kaynaklarının nasıl savrulduğunu gözler önüne serdi.

10 metre uzunluğunda, 3 metre genişliğindeki ‘Yalıçapkını’, 2005 yılında İzmir Tarım İl Müdürlüğü’nün talebi üzerine Valilik tarafından, İzmir İl Özel İdaresi’nin kaynaklarıyla Maya Marina ve Yatçılık Deniz Araçları San. Tic. Ldt. Şti.’den o dönemin parasıyla 390 bin liraya satın alındı. Zamanın İzmir Valisi Yusuf Ziya Göksu, İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ve dönemin Tarım İl Müdürü Muzaffer Ağar’ın da katıldığı törenle 24 Şubat 2005'te Güzelbahçe’de ilk seferini yapan Yalıçapkını, daha sonra Pasaport İskelesi’ne bağlandı. Kaptanı ve iki personeli bulunan tekne ilk iki yıl etkin bir şekilde denetimlerde kullanıldı.

PERSONEL EMEKLİ OLUNCA, 1 YILDA 80 SAAT DENİZE ÇIKTI

Ancak kaptanı ve makinistinin emekli olmasının ardından bağlı bulunduğu Pasaport İskelesi’nde kaderine terkedildi. Tarım İl Müdürlüğü kaptan ve makinistin emekli olması üzerine kadrosunda bulunmayan personelin temini için 8 Ocak 2008 tarihinde İzmir İl Özel İdaresi’ne başvuruda bulundu. Ancak İl Özel İdaresi, Tarım Müdürlüğü’nün başvurusuna tek satırlık bir cevap verdi. Cevapta “İdaremizde kaptan kadrosu bulunmadığından ilgi talebiniz yerine getirilememektedir” denildi. İl Özel İdaresi’nden gelen olumsuz yanıtın ardından tekne denetimlere, Tarım İl Müdürlüğü bünyesinde bulunan ve amatör denizcilik belgesi sahibi personel ile çıktı. Bu süre içerisinde teknenin sık sık arızalanması nedeniyle denetimler durma noktasına geldi. Yalıçapkını arızalar nedeniyle denize çıkamayınca müdürlük denetimler için Deniz Polisi’nden yardım istedi. Sonuçta körfez içindeki kaçak balıkçılığı önlemek için alınan dört yaşındaki tekne 2008 yılında, battığı Eylül ayına kadar sadece denize 80 saat çıkabildi, bu sürede 36’sı Deniz Polisi’ne ait tekneyle olmak üzere sadece toplam 60 ceza kesilebildi.

TAMAMEN BATMASINI POLİSLER ÖNLEDİ

Personel yokluğu ve arızalar yüzünden Pasaport İskelesi’nde kaderine terkedilen Yalıçapkını, 27 Eylül 2008 günü saat 01.00 sularında kıç tarafından suya gömüldü. Nöbetçi Deniz Polisi memurları gece saatlerde suya gömülen tekneyi görünce, müdahale etti. Teknenin kapaklarını açan polisler makinelerin ve akülerin sular altında kaldığını gördü. Dalgıç polisler tekneyi tamamen batmaktan kurtardı. Tarım İl Müdürlüğü elemanlarının çağırdığı teknik personelin yaptığı incelemede teknenin egzoz körüğünün kırıldığı bu nedenle sintine çıkışlarından içeriye su dolduğu belirlendi. Buradaki deliklerin kapatılmasının ardından karaya çekilen tekne Belkahve’de bir depoda bakıma alındı, makineleri söküldü. Gövdesinin su alan kısımları onarılan teknenin motorları da 2. Sanayi Sitesi’nde başka bir tamirhaneye götürüldü. Tarım İl Müdürlüğü yetkilileri, “Tekneyi arızalı olduğu için bakıma aldık. Bunun dışında açıklama yapamayız” diye konuştu. ‘Yalıçapkını’ şimdi yeniden denize kavuşacağı günü bekliyor.

İKİ HAFTA ARADI, İSYAN ETTİ

Teknenin satın alındığı dönemde İl Encümen Üyesi olan CHP’li Mehmet Şenel, teknenin başına gelenleri öğrendikten sonra araştırmaya başladı. Tekneyi denizde ararken Belkahve’de bir depoda bulduğunu söyleyen Şenel, “Teknenin battığını duyunca çok üzüldüm, aramaya başladım. İl Genel Meclisi üyesi olmama rağmen Tarım İl Müdürlüğü’nden kimse bilgi vermek istemedi. İki hafta tekneyi aradım, Belkahve’de bir depoda buldum. Biz zamanında o kadar para ayırıp denetim yapılsın, kaçak avcılık önlensin diye tekne satın aldık, ama kaderine terk edildi. Bu devlet bu kadar zengin mi? Bu kadarına da pes. O kadar para döküp koskoca tekne alıyorsunuz bir yıl içerisinde 80 saat denize çıkabiliyor, ceza kestiğiniz adamlar sizinle alay ediyor, üstüne bir de kesilen cezalar ödenmiyor” diyerek isyan etti.

Yalıçapkını’na verilen parayla bir okula on derslikli ek bina yapılabileceğini söyleyen CHP’li eski Encümen Üyesi Muhterem Ağababaoğlu ise, “Burada yaşanan durum görevi kötüye kullanmaktır. Bu teknenin yarısı sulara gömülene kadar Tarım İl Müdürlüğü personeli neredeydi? Öğrendiğimize göre Deniz Polisi yetişip tekneyi kurtarmasaydı sulara gömülecekti. O zaman bunun hesabını kim verecekti” diye konuştu. Meclis üyeleri önerge hazırlayıp durumu İl Genel Meclisi'ne taşıyacaklarını söyledi.(dha)

 

Yorumlar (2)
duyarlı balıkçı 13 yıl önce
son yıllarda körfezde kacak avcılığın özellikle sebeke trol avcılığın neden artmiş olduğu belli oldu.Tarım il müdürlüğünün balıkçılıkla ne kadar ilğili oldugunu göstermektedir.
Ayhan AKYILDIZ 13 yıl önce
Sevgili Denizhaber okuyucuları.Bu sorun sadece İzmir Bölgesinin sorunu değildir.Tüm Türkiye'nin sorunudur. Yetkili birimlerin yasa dışı su ürünleri avciliğini önlemek için yapılan koordınasyon toplantılarında Tarim İl Müdürlükleri Yetkililer mangalda kül bırakmaz ve aktif mucadele edememelerinin gerekçesinide araç, gereç yetersizliğine ve güvenliklerinin olmadığına bağlamaktadırlar. Bunların hepsi mazeret olup 0830-1730 mesai zhniyetiyle ve kontrol botlarının marınalarda durmasıyla bu ışın olmayacağı kesindir. Örnek İstanbulda bulunan Kontrol botlarının konuş yerinin Kumkapı Balıkçı barınağı olmasıyla ve 24 saat denize açılmadan kontrol botları memurlarının bu barınaktan çıkan ve giren balıkçi teknelerini kontrol etmesiyle daha faydalı olacakları kanaatındeyım.Yeterki bu yonde Tarım ve Köy İşleri bakanlığı yeterli duyarlılığı gösterip yapısal tedbirleri almaya çalışsın. Bunu da yaparken maddi yönden güçlü kabzımal ve balıkçıya değil, ekmeğini taştan çıkaran gerçek balıkçıya danışmalı. Gerçek balıkçı mı nerde? Denizde. Yeterki bulmak iste.Bulmak isteyen bulur. Öncelikle bu balıkçı ve kabzımallar İstanbul Boğazıcı'nın belli balıkçı gemilerinin tekelinde avlanma bölgesi olmadığını, bu bölgenin sirkülerde belirtilen koordinatlar dahilinde başta GIRGIR avcılığına yasak olduğunu hatırlamalıdırlar.En önemli unsur ise denizde sağlıklı kontrol için çok başlılığın ortadan kaldırılıp, denizde fiili kontrol kanun değişikliği ile tam anlamıyla Sahil Güvenlik Komutanlığı unsurlarına bırakılmalıdır.Saygılarımla.
33
açık
banner102
Günün Karikatürü Tümü