banner191

banner148

banner179

banner176

"Türk Bayrağında Kalmak Enayilik"

Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan, "Gemilerinizde bayrak sevmeyi unutun. Bayrağınızı seviyorsanız götürün evinize asın"" dedi.

GÜNCEL 04.12.2009, 12:35

"Türk bayrağında kalmak enayilik"

Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan, "Gemilerinizde bayrak sevmeyi unutun. Bayrağınızı seviyorsanız götürün evinize asın"" dedi.
 
Deniz Ticaret Odası Aralık Ayı Olağan Meclis Toplantısı'nda konuşma yapan Metin Kalkavan sert açıklamalar yaptı.

Türkiye'de gemi inşa bitiyor

Sertifika değişikliğinde ön duyuru yapılabileceğini ve bunun düzetilmesi gerektiğini belirten Kalkavan, aynı şeyin Türk bayrağına geçecek olan yatlar içinde geçerli olduğunu ifade ederek "Şuanda belli bir şeyi kaybettik. Eskiden mutfakta beraber çalışırdık. Şimdi her şeyi onlar biliyor, pişiriyor, bize servis ediyorlar. Öneri veriyoruz. On öneriden bir tanesini düzeltiyorlar. Sadece kendi problemlerinize odaklanmayın. Her şeyi yönetimden beklemeyin. Herkes elinden geleni yapsın" dedi.

Kapalı kapılar ardında yapılan mücadelede ilk 3 yılda büyük başarı kazandıklarını kaydeden Metin Kalkavan, bürokrasinin her şeyi bildiğini, bakanların da işlerinin arttığını söyledi. Bu kadar insan alındığı için hepsinin de yeni bir şey yaratmaya çalıştığını ifade eden Kalkavan,

"Biz IMO kurallarının önüne geçtik. Bu kuralların yanı sıra bir de maliye olayı var. Biz üçüncü, dördüncü ya da alt malzeme alığımız taşeron firmaları nasıl takip ederiz. Dünya ticaretin önünü açmak için uğraşırken, bizde zorlaştırmak için uğraşıyoruz. Bu ülke gençlere nasıl iş imkanı sağlayacak. Öyle hale geldik ki başka dertlerden buralar unutuldu. Ne derdiniz var diye soran yok" şeklinde konuştu.

"Bugün rahat olanlar zamanınızın, yerinizin kıymetini bilin" diyen Kalkavan, bu ülkede üretici olmanın gittikçe zorlaştığını söyleyerek herkesin çok dikkatli olmak zorunda olduğunu vurguladı.

"Türk bayrağını seviyorsanız götürün evinize asın"

“Gemilerinizde bayrak sevmeyi unutun” diyen ve tavsiyede bulunan Deniz Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Metin Kalkavan, "Türk bayrağını seviyorsanız götürün evinize asın" diyerek Türk bayrağında kalmanın enayilik olduğunu söyledi.

Kalkavan konuşmasını şu şekilde sürdürdü:

"Şuanda ki çalışma potansiyeliyle, gemilerin gelirlerindeki dökmeciler hariç Türk bayrağında kalmanız enayilik. Çünkü 500 dolar fazla kazanmak sizi artıya götürüyor, kazanmamak ise eskiye götürüyor. Yabancı bayrağa geç 500 dolar al. Sigortadan avantajlısın. Müsteşarlığa gidiyorsunuz sürekli para veriyorsunuz. Bazı şeyleri artık anlamak lazım. Bayrağımızı hepimiz seviyoruz. Vicdan azabı da çekmeyin. Bu gemilere yurt dışında yapılmış yatırım olarak bakın. Bu ülkeye böyle hizmet edecekseniz rekabet dışında kalırsınız. Tavsiyem özel bir mal taşımıyorsanız Türk bayrağından çıkın. Belki o zaman anlayacaklar.

Şu anda Yönetim'de olan arkadaşımızın hem Türk, hem Malta hem İtalyan bayraklı gemisi var, farklarını söylesinler. Bizi iyi görüyorlar, bunlar iyi kazanıyor, cukkaları da var diye düşünüyorlar. Almanya, İtalya, Çin gibi ülkeler deli mi? Hepsi deli mi sektöre yardım yapıyorlar. Süre kazandırıyorlar”.

Bu politika devam ettiği sürece Türkiye'de gemi inşanın ömrünün bir-iki sene, yan sanayinin ömrünün de belki ondan biraz daha fazla olacağını söyleyen Kalkavan, "Yazık olacak. Türkiye'de henüz iflas etmiş ya da kapanan tersane yok. Tuzla'ya, Yalova'ya gidip görün her gün işçi çıkarılıyor. Tersane kazaları ile ilgili o kadar yaygara koparıldı. 26 senede 129 ölü vardı. Bayram tatilinde trafik kazalarında yüzlerce insan öldü. Kimse konuşmuyor. Hiç kimse... Ben farklı sorunlarınızı dile getirmenizi istiyorum. Bu kadar basit şeylerle verimsiz çalışma lüksümüz yok" dedi.

Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım'ın krizle ilgili yapacak bir şeyi olamadığını ancak Başbakanın yapabileceğini söyleyen Kalkavan "biz hiç bir şey yapamayız" dedi.

Kalkavan, birbirimizin sorununa sahip çıkmazsak hiçbir şey yapamayız diyerek, bu bütün dağılınca hepsinin kaybolacağını; yan sanayinin çökeceğini, limanlarda problemler yaşanacağını ve tersanelerin de çökeceğini ifade ederek "Bu kadar büyüttüğümüz sektörü bu hale getirmek üzücü" dedi.

Deniz turizmiyle ilgili Göcek’e Fethiye’nin sahip çıkması gerekli olduğunu şikayetlerini yapmaları halinde kendilerinin destek olacağını belirterek önemli olanın birliğe kötü zamanda sahip çıkmak olduğunu ifade etti.

"Kurtuluş Gemi Yapmamak ve Satmamak"

"Hangi alanda olursanız olun çok ciddi büyük bir tehlike geliyor" diyen Metin Kalkavan, kurtuluşun satmak ve gemi yapmamak olduğunu dile getirerek,

"2012’de gemi teslimi sıfır. 2011'de bir kaç tane 2012'de ise hiç gemi teslimi olmaz. Tersane başına bir tane gemi bile düşmüyor. Bu gerçeği görmezseniz çözme şansınız yok. Bizim çektiklerimizi bilmiyorsunuz. Konuştuğumuz için fırça yiyoruz. Bizim ekonomiye katkımız bittiği gibi ciddi zararımız da var. Geçen sene biz sektör olarak devlete minimum 500 milyon dolar civarında vergi verdik. Çalışmayan adamın vergisi olur mu? Sosyal Sigortalar priminin karşılama oranı yüzde 50’ye düştü. Bunun ne kadar büyük tehlike olduğunun farkında değil kimse.

Herkes bütçe açığını aşıyor biz de azaltmaya çalışıyoruz. Zaman frene basmak zamanı değil. Ciddi bir problem var. Uygulamadığımız stratejiye bakmak lazım. Zaman su gibi akıp geçiyor. Olan bu ülkeye oluyor. Bugün rahatsınız diye hep böyle olacağınızı düşünmeyin. Yarın büyük ödemeler geldiğinde ödeyemezsiniz. Bu piyasanın kısa zamanda ayağa kalkacağını unutun. Ne kadar süreceği belli olmaz. Çok uzun bir maratona başlıyoruz. Bünyenin çok kuvvetli olması ve buna göre hazırlanmanız lazım" diyerek konuşmasına son verdi.

Yorumlar (34)
Deniz Erenler 11 yıl önce
Gecenlerde merak ettim baktim, Karadenizden Marmara (ve gerisindeki denizlere)

Yuklu olarak Bogazdan gecis yapan kuruyuk (hercesit tankerler, yolcu gemileri/feribotlar, romorkorler, canlihayvan tasiyan gemiler, konteyner hattindan calisan basta liner gemiler

Vede 20,000 tonun ustunde tasima kapasiteli dokmeci kuruyuk gemilerini haric tutarak)

Gemilerinin bayraklarini merak edip, 7 haftalik bir sure icin (14 Agustos 2009-1 Ekim 2009)

Bakinca gordumki ;



Toplam 2,182 kuruyuk gemisi (500/20,000 dwat) kuruyukgemisi kuzey/guney istanbul

Bogazi gecisi yapmis. Bunlardan 965 tanesi turk kontrolunde (165 rus tipi nehir gemisi gecisi,

459 tane 500/5000 ton tasima kapasiteli normal deniz tipi kuruyuk gemisi, 341 adette 5/20,000ton tasima kapasiteli kuruyuk gemisi) , bu Turk gemi isletmecilerinin elinde olan gemilerden 514 tanesi yabanci bayraktadir.



108 Malta (ParisMou Beyaz liste) % 21

100 Panama (KaraListe – Orta risk) % 20

43 St.Kitts&Nevis (Kara Liste – Yuksek risk) % 8

43 Kambocya (Kara Liste – Yuksek risk) % 8

27 Gurcistan (Kara Liste – Yuksek risk) % 5

26 Siera Leone (Kara Liste – Cok yuksek risk) % 5

23 St.Vincent (Kara Liste – Orta/Yuksek risk arasi) % 5

23 Komor (Kara Liste – Cok yuksek risk) % 5

21 Moldova (Kara Liste-Orta risk) % 4

20 Belize (Kara Liste-Orta risk) % 4

17 Rus bayrak (Beyaz liste) % 3

14 Antigua&Barbuda (Beyaz liste) % 3

12 Slovak (Kara Liste-Yuksek risk) % 2

9 Hollanda Antilleri (Gri liste) % 2

5 Togo (!! Yeni bayrak –muhtemelen KaraListe) % 1 ve alti...

4 Liberya (Beyaz liste)

4 Mogolistan (Kara Liste-Orta/Yuksek risk arasi)

4 Tuvalu (!! Yeni bayrak –muhtemelen KaraListe)

3 Dominica (Kara Liste-Orta risk)

3 Kiribati (!! Yeni bayrak –muhtemelen KaraListe)

3 Marshall Islands (Beyaz liste)

1 Cook Islands (Gri liste)

1 Luxemburg (Beyaz Liste)



(onemli not; burdaki sayilar aslinda gecislerdir, ayni gemi 7 hafta icinde mukerrer olarak kuzey/guney istanbul bogaz gecisi yapmis olabilir)



Bu demektirki, Karadenizden yukleyip cikan 20000 tona kadar olan kuruyukgemilerinin

Nerdeyse yarisi bizim kontrolumuzdeki gemiler (% 44) , gemilerimizinde yaridan fazlasi

Yabanci bayrakta (% 53), yabanci bayraktaki her 5 gemimizden 1 taneside Panama”da kayitli

Ve simdi bu gemilerin hepsi haksiz olarak bayrakdan cikarilma ile tehdit ediliyor. Ama kimse

Cikip 2 laf etmez, sesini duyurmaya calismaz ise daha beterinide yapmaya kalkarlar.



Bilgi: Kabaca, bahsi gecen gemilerin % 44 Turklerin,



% 30 Ruslarin (Ukraynalilar vede daha az sayida Bulgar&Romenler dahil – rus gemilerinin hemen tamami nehir gemisi vede tasimalarinin % 65”i Turkiyeye),



% 13 Avrupalilarin (Hollanda,Alman,Italya basta, Ingiliz/Norvec/Danimarka/Estonya/Latvia vesair gibi Baltik ulkelerine ait gemiler ile 7 haftada 2182 gecis arasinda toplam 28 gemi – 0 nehir gemisi, 4 tanesi 500/5000 tonaji arasinda, 21 tanesi 5/20000 tonajinda- YUNAN”lilara ait olanlarda dahil, yani



965 TURK GEMISINE KARSILIK, YUNAN KONTROLUNDEKI GEMI SAYISI SADECE 28 –tekrar ediyorum 28 - birileri avrupali malsahiplerini “kiracilari” ozellikle gubrecileri uyandirsin;

Bunlarin elinde gemi yok, neden hala onlari anabroker olarak atiyorsunuz diye !! ),

% 13 Araplara ait gemiler (hemen hepsi Suriyelilerin kontrolunde, Lubnanda Mısırda Romanyada Yunanistanda Ingilterede ofisi olan Suriyeliler dahil. gemi sayisida hergun artmakta, tonajda buyukmekte. Bu arada Suriye”nin Almanya gibi sadece 1 tarafi deniz/3 degil, sadece 2 tane limani var, ustelik 1 tane bile gemilerini havuzlayabilecek kuruhavuzlari yok, tersaneleri yok, ama karadenizden cikan her 100 gemiden 13”u onlarin kontrolunde.



Son olarak, benim aklima su soru geliyor. Hala neden tamamen Turklerin kontrolunde, Headoffice”i (resmen veya gayriresmi) Istanbul”da olan bir (veya daha fazla) ikinci bayragimiz yok !!!



Almanlarin “Antigua&Barbuda” si gibi !!

Hollandalilarin “Antileri” gibi !!



Neden Seriat ile yonetilen Komor”un bayragini yunanlilar icat etti, onlar idare ediyor!!

Neden Mogol bayragini, Cinliler icat etti, onlar idare ediyor !!



Yokmu bir Musluman ulke, bayragina Turkler onderlik edecek, Yokmu bir Turki Cumhuriyet

Bayragini Turkler idare edecek, yokmu dunyada bir ada devleti bizler bayrak edinelim, bir

Antigua bayragi, bir Antil bayragi, bir Bahama, Bir Bermuda, bir Marshall Adalari, bir Gibraltar, bir Malta, bir Kibris, bir Barbados”da biz cikaralim !!!!



Burda Gemiler bizde arkadaslar !!! . . . Boylece, hergun aksam olmasini, gemilerimizin limanlarda basi sikismis iken birde Panama”nin acilmasini beklemeyiz.. bekleyipte karsimizda zarzor ingilizce konusan, ne konustugu anlasilmayan, sarhosmudur kafasimi iyidir nedir anlam veremedigimiz, yanlis yamalak bastigi sertifikanin fahis parasini pesinen isteyen

bu tip insanlarla muhatap olacagimiza, oturur burda isimizi hizli ve etkin bir sekilde bitiririz, iyi olmazmi !! Bir bilen varsa yapsin artik ltf. Yaninada guzel bir klas, TL”den veya BV/GL/LR/NKK gibi kurumlardan ayrilan arkadaslar bir araya gelip !! Panamalinin, Yunanin, KibrisRumunun, Arabin icat ettigi klaslari satacagimiza !! ne guzel olurdu...



Saygilar

Deniz Erenler

11 yıl önce


HELAL OLSUN BAŞKAN'a



DOGRULARI SOYLUYO KENDISINN BILE ETKISI OLMUYOSA DEVLET'E BU ULKEDE NE CALISMANIN NE URETMENIN FAYDASI YOK HERKEZ PARALARINI BANKAYA KOYSUN, BANKALAR KAR ACIKLASIN KRIZ DE BILE, DEMEKKI CALISAN URETEN HERZAMAN KI GIBI DEGERSIZ DURUMDA,



BIZ ARMATOR LERDE AYAKTA SALLANIYORUZ DAHA NE KADAR DAYANABILIRIZ BIZLERDE BILMIYORUZ DEVLET WARSA GOSTERSIN KENDINI ARTIK,,,





Senol Genc 11 yıl önce
İşler iyiyken hukümete ve burokratlara methiyeler düzüyordunuz.Ama şindi işler değişti tabii.Ama lütfen sadece buyuk gemisi olan armatorlerin yada tersanecilerin degil biz KOSTERCİLERİN problemlerini de dile getirin.Dto olarak bizde sadece aidat alıyorsunuz.Bizim için başkaca hiç bir şey yapmıyorsunuz.

Buna rağmen Metin bey in sozlerinin altına imzamı atarım.Takım kaptanımız sayın Binali Yıldırım da heyecanını kaybetmiş görünüyor.Bizler de artık ümidimizi yitiriyoruz.Bu memlekette armatorlerin sorunları yapılan çalışmalara ragmem hala diz boyu.Beyaz bayraga gectik diye boburlenenlere sesleniyorum.Beyaz bayraga gecmek bizim hangi derdimize ilac oldu:Şu safe manning leri bir gözden geçirin.Yabancı bayrakta 5-6 personel ile çalışan gemi Türk bayrağı çekince neden aynı personel ile çalışamiyor.Halkın onediği vergilerle maaş alan sayın bürokratlar Allah aşkına izah edermisiniz bunu bana?Şu yakın kıyısal sefer tanımını da acilen degiştirmeniz lazımSayın burokratlar kafanızı kuma gömmeyin elinizi taşın altına sokmanız lazım.Sizler problemleri çözmek için o koltuklarda oturuyorsunuz:Yoksa aldığınız maaşlar sizlere helal olmaz.
Kurtoğlu Muslihittin Reis 11 yıl önce
Evet, Türk Bayrağı cazip değil. Başkanın söyledikleri doğru.

Dahasıda var. Türk Bayrağı pek çok dezavantaja sahip armatör için. Bütün bunlar doğru.

Ülkede üretime istihdama endeksli kalkınma değil, tamamiyle altta kalanın ezildiği kapitalist bunun yanında devletin rolünün böylebir ekonomide tam tarafsız olması gerekirken tarafsız olmadığı maalesef insanların devletin eline bakar duruma gelmesi modelin bir fragmanını oluşturduğu ve hatta istendiği, adına ne denir bilinmez bir sistem var. Buna kendi ayakları refaha ermiş bir aile babasının kendi maiyetindekileri istediği gibi idare etmesine benzetmek yanlış da olmaz.

Kapitalist ekonomiyse kuralları var. Devletçiyse onunda kuralları var. Her iki sistemde de devletin rolü belli?

Bizimki eğer serbest piyasa ekonomisiyse devlet bu piyasadan çekilecek. Eğer öyleyse Başkanın sözleri haksız. Ve anlamsız. Ne bekliyorsunki devletten?

Ama öyle değilse... Bizdeki sistem "ört ki ölem" sistemidir. Başkan işte bu noktada haklıdır.

Ama zaten kendi gemileri Türk Bayrağında değil çoğunlukla yanılmıyorsam. Bu sözleri Arkas söyleseydi daha büyük bir haklılığı olurdu. Tabiidirki Başkan her kesimi temsil ediyor.

Başkan doğru söyleyeni dokuz köyden kovarlar. Karadenizliliğini yaptın ama yine şimşekleri üzerine çektin. Hadi bakalım şimdi kolay gelsin.
hasan balikci 11 yıl önce
efendim,, bu cümleleri söyleyen zat,, bu konuma kadar nasil gelmistir ??,,bu devletten hic kredi,, tesvik vs. almamismidir??,, simdide türk bayragini evinize götürün diyor,, dogru ,, bunlar icin bayrak bir-sey ifade etmiyor,, bunu mazidende biliriz biz ,, saygilarimla efendim !!!!!!!
Saygın Yılmaz 11 yıl önce
Sektörle ilgili söylediklerini genel olarak doğru buluyorum ancak konuşmasında yaptığı "ölü sayısı karşılaştırması" çok çok talihsiz olmuş. Tersanelerde çalışan kişi sayısıyla, Türkiye genelinde bayramda trafiğe çıkan araç sayısı eşit mi? Onu geçtim, bir insanın canını kim, hangi hakla rakamlara indirgeyebilir?
Naci Acikalin 11 yıl önce
Belki biraz da batı mantığı ve doğu mantığı arasındaki farkla ilgili birşeydir bu. türkiye'de batılı bir eğitim almış, modern ve düzgün bir aile yapısı içinde büyümüş, rasyonel düşünceyle yetişmiş bir insan, ne kadar acımasız, bencil ve açgözlü karakterli olursa olsun, ne kadar kendi çıkarları doğrultusunda hareket ederse etsin, "şark kurnazı" ve "çirkef" bir kişinin karşısında savunmasız kalacaktır. çünkü şark kurnazının kendi çıkarlarını savunuşu içgüdüseldir, kurnazlığı içgüdüseldir; batılı bir tarzda eğitim almış kişi ise kendi çıkarlarını rasyonel mantıkla arayacaktır.



oksimoron ya da paradoks gibi görünse de, aslında açıklananabilir olan bir hadise. şimdi ilk bakışta rasyonel olmak, enayilik değil, tam tersine kişinin kendi çıkarlarını savunmayı bilmesi gibi görünüyor. ama öyle olmayabiliyor. çünkü "etraf", irrasyonel bir şekilde kendi çıkarlarını savunan insanlarla dolu. hiçbir mantık gözetmeden, sırf içgüdüsel bir şekilde kendi çıkarları, arzuları, ihtirasları yönünde vahşice ve ölçüsüzce hareket eden ve bunu yaparken çevresindekileri de fırsatını bulursa ezen insanlar var. oysa, rasyonel insan, kendi çıkarlarını içgüdüsel şekilde değil rasyonel şekilde hesaplar. bunlara ulaşmasını sağlayan araçları ve yöntemleri rasyonel bir şekilde algılar ve kullanır. bu, merhamet, "insaflı rekabetçilik" ya da "fair play" değildir, sadece yöntemin rasyonel düşünceye dayalı olmasıdır. bunu yaparken de, somut anlamda bir mantık ve düşünce üretmeden, daha çok vahşice ve içgüdüsel olarak kendi çıkarlarının mücadelesini veren insanların karşısında enayi durumuna düşebilir. yumuşak kalabilir. ezilebilir.



yani kısaca: "işini bilmek", rasyonel olmak değil, mantıksız ve vahşi olmaktır. rasyonel insanın bencilliği ve acımasızlığı bir yere kadardır. içinden bencil ve acımasız olmak gelmediği için değil, bencilliği ve acımasızlığı tam olarak uygulayamadığı içindir bu
Nedim Tekeli 11 yıl önce
Günün birinde bir adam çölde devesiyle giderken, kızgın kumların üzerinde susuzluktan ölmek üzere olan bir bedeviye rastlamış. hemen durmuş, adamı kucağına almış. su içirmiş, yüzünü gözünü yıkamış. torbasını açıp karnını doyurmuş. adam biraz kendine geldikten sonra da devesini alıp yolu birlikte devam etmişler. uzun bir yolculukmuş. gece mola vermişler. her ikisi de uyumuş. sabah olup adam uyandığında bir de ne görsün. ortada ne hayatını kurtardığı bedevi ne deve ne de bir damla su varmış. adam gece hepsini çalıp götürmüş. çölün ortasında öylece kalakalan adam açmış ellerini “ey adam!” demiş. “suyumu çaldın helal olsun, ekmeğimi çaldın helal olsun, devemi çaldın helal olsun. ama insanlara olan güvenimi çaldın ya, işte o sana haram olsun.”
Bütün Yorumları Görmek İçin Tıklayın
19°
açık
Günün Anketi Tümü
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?