banner242

banner176

banner246

banner191

banner249

banner148

banner145

banner179

banner248

banner243

'Sevgi olmazsa çevreyi koruyamazsınız'

Yeşilçam’ın ünlü aktörü, çevreci ve siyasetçi Ediz Hun, “Bu kadar devlet bakanlığı var, bir tanede Allah rızası için balıkçılık bakanlığı olsun” dedi.

GÜNCEL 18.06.2009, 01:04
1826
'Sevgi olmazsa çevreyi koruyamazsınız'

'Sevgi olmazsa çevreyi koruyamazsınız'

Yeşilçam’ın ünlü aktörü, çevreci ve siyasetçi Ediz Hun, “Bu kadar devlet bakanlığı var, bir tanede Allah rızası için balıkçılık bakanlığı olsun” dedi. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği İstanbul Büyükkent Şubesi Çorlu Temsilciliği tarafından Çorlu Ticaret ve Sanayi Odasında ‘Sosyo ekonomik kalkınmada doğa ve insan ilişkileri’ konulu konferansa sinema sanatçısı, çevreci ve siyasetçi Ediz Hun konuşmacı olarak katıldı.

Hun, konuşmasına başlamadan önce konferansa katılan katılımcılarla tek tek selamlaşarak sohbet etti. Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği İstanbul Büyükkent Şubesi Çorlu Temsilciliği Başkanı Ramadan Cesur’un konuşmasının ardından konuşan Ediz Hun çarpıcı bilgiler aktardı. Hun, “Bir insanın yaşına ve yaşam alışkanlıklarına göre günde 4 ile 7 litre atık çıkıyor. Bunlar katı atık ve likit atık. 5 litre olarak kabul etsek çarpı 15 milyon (İstanbul’un nüfusu) kişi eşittir 75 milyon litre kanalizasyonlarda. İstanbul gibi megarapolis eğer boğaz olmasa tamamen kokar. Alt yapı çok çok önem taşıyor. Sistemin çok iyi oturulması lazımdır. En medeni sayılabilecek ve çok oy almış belediye başkanlarının bulunduğu ilçelerde dahi çöpler yine ilkel metotlarla toplanıyor. 1991 – 1993 yılları aracın İstanbul Çevre İl Müdürü olarak görev yaptım. Avrupa’da çöpler ayrı ayrı toplanıyor. Fakat bizde bütün çöpler bir arada toplanması devam ediyor. Hala benim oturduğum Kadıköy ilçesince insanların çöpleri karıştırması ile toplanıyor. Medeniyet çok şık kıyafetler giymekle olmuyor. Sistemin çok iyi çalışması lazımdır.”

Konferansta çevrenin doğal değerlerine yönelik konuşma yapan Ediz Hun, “İş üniversite mezunu olmakla bitmiyor, işin birde gönül tarafı var. Gönlümüzde ki sevgi pınarından çevreye bakmamız lazım. Sevgi olmazsa çevreyi koruyamazsınız. İşin bilimsel yanında felsefi yanı var. Çevreyi korumak için insan ruhunun derinine inmemiz lazım. Global değerler sisteminde, çağdaş yönetim anlayışında 3 temel unsur dünyanın neresinde olursak olalım ön planda. Birincisi demokrasi anlayışıdır. İkincisi hak ve hukuk kavramları ve üçüncü olarak çevreyi koruma düşüncesidir. Çevre yoksa yaşamda yoktur. Yapılan araştırmalar size ütopik gibi gelse de dünyada üreten bitki sistemleri, gözle görülmeyen denizlerde ki bitki planktonlarından bu yeşillikler meydana geliyor” dedi.

Bugün artık çevre bir lüks değil bir gereksinim diyen Hun, “Bugün dünyada kullanılabilir alanın %44,5’i kullanılmıştır. İstanbul dünyanın 4. büyük megarapolisinde 18,5 milyon insan yaşıyor. Türkiye bugün 75 milyon yerine 15 milyon olsaydı sorun olmazdı. Şunu söyleyeyim Türkiye’de çevre bilinci çok gelişti. Çevre yaşamın ve üretimin hem kaynağı hem de sınırını teşkil eder.” Hun, “Benim arzum yetkililerinde bu konferansta yer almasıydı.

Söyleyeceğim bazı şeylerin onlarında duymasını isterdim. Ben her şeyi biliyor değilim. Onlarda bir şeyler söyleyebilirlerdi. Belki işleri çok yoğundur. Çevremin eğitimine her sektörde önem verilmeli. Özellikle belediyelerde verilmeli. Belediye çalışanlarının çevre bilincine duyarlı olması gereklidir. Ben bunu birçok belediyede görmemekteyim. Öyle belediye başkanı ve yardımcıları biliyorum ki, kurtlanmış un çuvallarını derelere dökmekteydiler.” Hun, “Yaz mevsimindeyiz. Orman yangıları yine meydana gelebilir. Orman yangınları kapımız da. Acaba tedbir aldık mı? Acaba helikopter ve uçaklarımız hazır mı? Su atmakla yangını söndüremezsiniz. Su düştüğü yeri ezdiği için yangını yayar. Acaba tozlar, köpükler ve kimyasallarımız hazır mı? Bunları çoktan hazırlamış olmamız lazım. Bu kadar devlet bakanlığı var, bir tanede Allah rızası için balıkçılık bakanlığı olsun. Karadeniz’in dünyada eşi benzeri yok. Türkiye’nin 3 bir yanı denizlerle çevrili. Dünyada böyle bir ülke yok. Binlerce balık popülasyonuna sahip. Bazı balıklar Ocak ve Şubat ayında yumurtlar. Bizde balıkçılık yasağı 15 Nisanda başlamakta. Balıkçıklar gırgırla trolle balıkları tarayarak birçok balık nesli yok edilmekte. Bazı ülkelerde 2 çeşit balıkçılık bakanlığı var. 3 tarafı denize açık bir ülke yok. Ben öyle bakanlar biliyorum ki, bakanlığından haberi yok” dedi.

Yorumlar (0)
21
hafif yağmur
Günün Karikatürü Tümü