banner209

banner191

banner148

banner179

banner176

Mümtaz Soysal: "Limanlar Kimin?"

Mümtaz Soysal; bugünkü Cumhuriyet gazetesinde yazdığı köşe yazısında AB Parlamentosu'nun Limanlar Yönergesini reddetmesi kararını değerlendiriyor.

GÜNCEL 20.01.2006, 07:17
Mümtaz Soysal:

MÜMTAZ SOYSAL

Limanlar Kimin?

MEDYAMIZ haber bile yapmadı; oysa olay önemliydi. Avrupa Birliği Parlamentosu'nun Strasbourg toplantısından limanların ''tam rekabet'' e açılmasına ilişkin ''directive'' denen bir yönerge kararı çıkarma girişimi reddedildi.

Hem de 120 lehte, 25 çekinser oya karşılık 532 oy gibi ezici bir çoğunlukla.

Bu ''aşırı liberal'' girişim kabul görseydi, AB'nin yürütme organı olan Komisyon'un bu yönergesi 25 ülkeyi bağlayacak, devletler limanlarını bütün dünyanın serbest rekabetine açmak zorunda kalacaktı.

Yani, limanların işletilmesi için uluslararası ihaleye çıkılacak, kim en yüksek bedel verirse, isterse Singapur'dan gelsin, işletme hakkı onun olacaktı. Sonuç, binlerce işçinin işten çıkarılması, ihaleyi alanın hizmeti alt-hizmetlere bölüp taşeronlara gördürmesi, römorkörleri falanca, palamar motorlarını filanca şirketin çalıştırması, antrepo bekçiliğini bir şirketin, elleçlemeyi bir başkasının yapması, rıhtımları berikinin, salonları ötekinin temizlemesi istenecekti.

Tıpkı Türkiye'nin bazı limanlarında şimdiden yapılmaya başlandığı gibi.

Ama, olmadı. Taşımacılıktan sorumlu Komisyon üyesi Jacques Barrot 'nun hevesi kursağında kaldı.

Niçin? Çünkü, bu girişim duyulunca, Hamburg'dan Lizbon'a, Antwerp'ten Pire'ye kadar bütün AB limanlarında yüzbinlerce işçi hep birlikte greve gidip kıta ticaretini felç etti, binlercesi Strasbourg'daki Avrupa Sarayı önünde gösteri yaptı, olay sırasında bina hasar gördü, yüzlerce işçi hırpalandı.

AB parlamenterleri de halklarına ters düşmemek için öneriyi reddettiler.

AB örgütünün işleyişinde ve sosyal politikalarında bir dönüm noktası yaşanmıştı. Avrupa'nın kodamanları koca kıtayı artık küreselleşme liderlerinin reçetelerine göre yönetemeyeceklerdi. ''Serbest piyasa ekonomisi'' nin sınırlarını, yöneticiler değil, çalışanlar çizecekti. Emeğin gücü, sanıldığı kadar zayıflamamıştı ve yeniden kükrüyordu. Aslında, AB içindekiler kadar dışındakiler ve tam üyelik sırası bekleyenler için de dersler vardı bu olayda.

En başta da Türkiye için. Kamu hizmeti gören yerlerin en başta gelenlerinden olan limanlar şuna buna, üstelik yabancılara peşkeş çekilebilir mi? İşçiler böyle talanların akıbetine kuzu kuzu katlanmalı mıdırlar? Oy verdikleri siyasetçiler seyirci kalsa bile onlar kalabilir mi? Emekçiler, kendi güçlerini yalnız sendika seçimleri ve ödenti paylaşımı için mi harcamalıdırlar?

Kaynak: Cumhuriyet

DenizHaber.Com

DenizHaber'in Notu: Mümtaz Hoca; "Medyamız haber bile yapmadı" diyerek DenizHaber'e biraz haksızlık etmiş. DenizHaber bu konuyu önceden haber yaptı, oylamayı da biter bitmez haberleştirdi.

Yorumlar (4)
Ergun Citlak 14 yıl önce
Saygi duydugum degerli hacamiz Mumtaz Soysal, bu olaya, biraz ic politikaya uyarlama zoru ve endisesi ile duygusal ve pempe gozluklerle yaklasmis.



AB komisyonunun muhafazakar Alman CDU parlamenteri Georg Jarzambowski’ye hazirlattigi bu yumusatilmis ikinci liman hizmetleri yonergesi, bu hali ile AB liman iscilerini memnun etmedigi gibi, degisimi isteyen taraf olan basta AB armatorleri tarafindan da pek tatmin edici bulunmamakta idi.



Kaldiki yonerge nin reddedilmesindeki ana unsur, soylendigi gibi sadece liman isci lerinin gosterilerinin sonucunda degil basta sag/ muhafazakar UK parlamenterlerinin karsi oy kullanmasi ile sonuca ulasmamistir.



Aslinda bu yonergede sadece liman hizmetlerinin liberallestirilmesi konusu da ele alinmadi. Avrupa limanlarinin cogunda liberal dunyanin sartñarina asir rekabet edici sistemler var vede bunlarin cogunlugu bir cok avrupa limaninda ozel firmalar elinden yurutuluyor.Bu yonergede bu konuda istenen avrupa limanlari arasindaki kamu yardimlarinin elimine edilerek haksiz rekabetin ortadan kaldirilmasidir.



Mumtaz hocanin yaklastigi konu ise liman isci hizmetlerinin liberallestirilmesidir.Buda sanildigi gibi alabildigince sinirsiz bir sekilde olmayacaktir.Sadece, AB Short Sea Shipping konseptinde calisan ve otorizasyon verilen gemilerce (yolcu dahil) kendi personeli vasitasi ile yukleme bosaltma yapabilme yetkisidir.Bunun disinda liman hizmetleri icerisine giren kilavuzluk, palamar ve remorkaj hizmetleri pilotaj hizmetleri

Icerisinde teknik-seyir hizmetleri kapsaminda tutulmasi her gecen gun daha cok taraftar bulmaktadir.Ozellikle kilavuzluk hizmetleri emniyet ilkesi adi altinda bu lberallesmeden muaf tutulmaktadir.Roporterun bizzat kendisin de ifade ettigi gibi bu hizmet “ticari bir hizmet olarak degerlendirilemez, diger bir degisle emniyet rekabet konusu olamaz”.



Mumtaz Hoca’ma Turkiye Limanlarinin peskes cekilerek ozellestirmeye acilmasinin sakincalari konusunda hemfikirim.Oncelikle bu konuda basta hukuki,sosyal guvence altyapilarin olusturulmasi , liman isleticilerinden kalite,rekabet ve emniyet cercevesinde bir hizmetin verilmesi konusunda guvence alinmasi ve bunun yaptirimlarla siki bir takip altina alinmasi gerekmektedir.Bugun limanlarimiz ozellestirmeye hazir degildir, Ispanyol modeli gibi ozerk sistemler daha yararlidir gorusundeyim.Bunun yaninda dis yatirim , eger yeni limanlar ve is ortami yaratacaksa elbette gelebilir.



Ergun CITLAK /YDO mezunu

Ergun Citlak 14 yıl önce
Bu yazi ile ilgili biraz once gonderdigim yaruma ek olarak ve denizhaberin gosterdigi hassasiyete paralel olarak , bende sunu soyleyebilrim ki, Yuksek Denizcilik Okulu mezunlari forumunda bu grevler daha 19 Aralik 2005 tarihinde bildirildi ve oylamadan cok once AB parlamentosu dengelrine gore yonergenin gecmeyecegi bildirilmisti.(Bu arada denizhaber oylama sonuclari Mumtaz Hoca'nin soyledigi gibidir.)

Saygilarimla,

Kapt.Ergun CITLAK

YDO mezunu
DenizHaber Editörü 14 yıl önce
Sayın Cıtlak; DenizHaber'in verdiği oylama sonuçlarında bir yanlışlık yok, ama eksiklik olduğu söylenebilir.

Yapılan oylama sonuçları tam olarak şöyle:

Yönerge için yapılan oylama: 132 lehinde, 523 aleyhinde, 19 çekimser.

Yönergenin reddedilmesi önergesinin oylanması: 523 lehte, 120 aleyhte, 25 çekimser.

Dolayısıyla iki oylama yapıldığı görülüyor.

Biz bunu biliyorduk; ancak okuyucunun zihninde karışıklık yaratmaması açısından tek sonucu bildirmiştik, şimdi sizin de uyarınızla tam sonuçlşarı vermiş oluyoruz.

Gerek Mümtaz Hocamızın, gerekse sizin yaptığınız yorumlarla ilgili konuyu yıllardan beri izleyenler olarak bizim de söyleyeceğimiz şeyler var; ancak şimdilik haber boyutunda bırakarak bu konuya girmiyoruz.

Katkılarınızın devamını diler teşekkür ederiz.

ersin deniz 13 yıl önce
kardeşim bırakın satılsın yav ben liman peroneliyim 9 yıldır hizmet veriyorum bu sektöre lakin bu işin devlet eliyle yapılamıyacağı artık aşikar olmuştur o cihetten bırakın satılsın diyoruz sayın soysal davulun sesi uzaktan hoş geliyor gel içeride bak bakalım nasıl içerde durum liman malesef artık mükellefe cevap veremiyor cevap veremiyorsan bırakıp gideceksin artı limanda liyakatı olmayan insanlar biyerlere getiriliyo yani ayaklar baş başlar ayak olmuş durumda bizim aile hayatımızı bile etkiliyen bu haksızlığa tek çare özelleştirmedir bir kere daha söylüyoruz bırakın satılsın yav
banner225
parçalı bulutlu
Günün Anketi Tümü
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?
DenizHaber.Com Tema güncellemesi yaptık. Yeni site dizaynımızı nasıl buldunuz?